Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Çocukluk çağı, gelişimin en hızlı olduğu, ancak aynı zamanda ebeveynler için "Bu davranış normal mi yoksa bir sorun mu var?" sorusunun en sık sorulduğu dönemdir. Sınıfta sırasında oturamayan, ödevinin başına geçmekte zorlanan, sürekli bir şeyler unutan veya sanki motor takılmışçasına hareket eden bir çocuk... Bu tablo pek çok aileye tanıdık gelebilir. Ancak bu davranışlar ne zaman sadece "hareketli bir çocukluk" olmaktan çıkıp tıbbi ve psikolojik bir tanı olan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu'na (DEHB) dönüşür? Bu makalede, DEHB'yi psikiyatrik kökenleri, psikolojik etkileri ve çözüm yollarıyla en ince ayrıntısına kadar ele alacağız.

Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?
DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu); çocukluk çağında başlayan, odaklanma sorunu, dürtüsel davranışlar (impulsivite) ve aşırı hareketlilik ile karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur. Sadece bir "yaramazlık" veya "terbiye sorunu" değil; beynin dikkat ve davranış kontrolü sağlayan ön bölgesindeki (prefrontal korteks) kimyasal ve yapısal farklılıklardan kaynaklanan biyolojik ve psikiyatrik bir durumdur. Erken tanı ve doğru tedavi ile yönetilebilir.

1. DEHB Nedir? Yaramazlık mı, Hastalık mı?

Toplumda sıkça karıştırılan iki kavram vardır: Yaramaz çocuk ve DEHB'li çocuk. Psikiyatrik açıdan baktığımızda DEHB, çocuğun isteyerek yaptığı bir davranış biçimi değildir. Çocuğun beyni, "dur", "bekle", "planla" komutlarını işlemekte zorlanır.

DEHB temel olarak üç ana belirti kümesiyle kendini gösterir ve her çocukta bu belirtilerin hepsi aynı anda görülmeyebilir:

  1. Dikkatsizlik (Dikkat Eksikliği Önde Olan Tip): Çocuk hayallere dalar, eşyalarını kaybeder, yönergeleri takip etmekte zorlanır, ancak aşırı hareketli olmayabilir. Bu tip genellikle kız çocuklarında daha sık görülür ve "sessiz" olduğu için gözden kaçabilir.
  2. Hiperaktivite ve Dürtüsellik (Hiperaktif/İmpulsif Tip): Sürekli hareket halindedir, çok konuşur, sırasını bekleyemez, tehlikeli hareketlere meyillidir.
  3. Birleşik Tip: Hem dikkat sorunlarının hem de hareketliliğin bir arada görüldüğü, en yaygın karşılaşılan tiptir.

Psikolojik Boyut: Çocuğun İç Dünyası

Bir DEHB'li çocuğun psikolojisini anlamak, tedavinin yarısıdır. Bu çocuklar gün içinde ortalama bir çocuğa göre 10 kat daha fazla "Yapma", "Dur", "Yine mi unuttun?", "Neden dinlemiyorsun?" uyarılarına maruz kalırlar. Bu durum, çocuğun benlik saygısını (özgüvenini) ciddi şekilde zedeler. Çocuk zamanla "Ben yetersizim", "Ben kötüyüm" veya "Ben aptalım" inancını geliştirebilir. Bu nedenle DEHB sadece bir odaklanma sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir duygusal yıpranma sürecidir.

2. Neden Olur? (DEHB Sebepleri)

Ebeveynlerin en çok merak ettiği ve kendilerini suçladıkları alan burasıdır: "Ben neyi yanlış yaptım?"

Önemle belirtmek gerekir ki; DEHB, kötü ebeveynlik sonucu oluşmaz. Çocuğunuzu şımarttığınız veya ona sınır koymadığınız için DEHB gelişmez. Bilimsel veriler ışığında nedenleri şöyle sıralayabiliriz:

  1. Genetik Faktörler: DEHB, kalıtımsal geçişi en yüksek olan psikiyatrik durumlardan biridir. Yapılan araştırmalar, DEHB tanısı alan çocukların ebeveynlerinde veya yakın akrabalarında benzer özelliklerin bulunma olasılığının %70-80 civarında olduğunu göstermektedir.
  2. Beyin Yapısı ve İşleyişi: Beynin "yönetici işlevler"den sorumlu olan ön bölgesi (frontal lob) ve bu bölgenin diğer alanlarla iletişimi DEHB'li bireylerde farklı çalışır. Özellikle Dopamin ve Noradrenalin gibi dikkat ve odaklanmayı sağlayan nörotransmitterlerin (beyin kimyasalları) iletiminde sorunlar olduğu bilinmektedir.
  3. Çevresel Faktörler: Gebelik sırasında sigara/alkol kullanımı, erken doğum, düşük doğum ağırlığı veya erken çocukluk döneminde maruz kalınan toksinler (kurşun gibi) risk faktörleri arasındadır.
  4. Şeker ve Katkı Maddeleri: Çok merak edilen bir konu olsa da, şeker tüketiminin doğrudan DEHB'ye neden olduğu bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Ancak sağlıklı beslenme, belirtilerin yönetimi için her zaman önemlidir.

3. Normal Hareketlilik ile DEHB Nasıl Ayırt Edilir?

"Benim çocuğum da yerinde duramıyor, acaba DEHB mi?" sorusu sıklıkla sorulur. İşte normal gelişim gösteren hareketli bir çocuk ile DEHB arasındaki temel farklar:

ÖzellikNormal Hareketli ÇocukDEHB Olan Çocuk
Ortam Seçiciliğiİlgisini çeken oyunda saatlerce oynayabilir, sıkıcı ortamda hareketlenir.Sevdiği bir oyunda bile (video oyunları hariç) dikkati çabuk dağılır, kurallı oyunları sürdüremez.
Kontrol"Dur" dendiğinde veya ödül/ceza söz konusu olduğunda davranışını frenleyebilir.İstese bile dürtülerini frenlemekte zorlanır, sonucunu bildiği halde aynı hatayı yapar.
Etki AlanıSadece evde hareketlidir, okulda uyumludur (veya tam tersi).Sorunlar; ev, okul, sosyal çevre gibi en az iki farklı ortamda belirgin şekilde görülür.
Uyku/YemekGenellikle düzenlidir.Bebeklikten itibaren uyku ve yeme sorunları sık görülür.

4. Yaşlara Göre DEHB Belirtileri: Neye Dikkat Etmelisiniz?

DEHB belirtileri yaşla birlikte şekil değiştirir. Bir psikiyatrist gözüyle yaş dönemlerine göre alarm zilleri şunlardır:

Okul Öncesi Dönem (3-5 Yaş)

Bu dönemde tanı koymak zordur çünkü hareketlilik doğaldır. Ancak şu işaretler varsa dikkatli olunmalıdır:

  1. Sürekli bir şeylere tırmanma, atlama (korkusuzca).
  2. Kreş etkinliklerinde (boyama, masal dinleme) 3 dakikadan fazla oturamama.
  3. Aşırı inatlaşma ve öfke nöbetleri.
  4. Arkadaşlarına vurma, oyuncakları paylaşamama (dürtüsellik kaynaklı).

Okul Dönemi (6-12 Yaş)

Tanının en sık konulduğu dönemdir.

  1. Ödev yaparken sık sık kalkma, tuvalete gitme, su içme bahaneleri.
  2. Eşyalarını (kalem, mont, beslenme çantası) sık sık kaybetme.
  3. Öğretmenin "Çok zeki ama derse kendini vermiyor" demesi.
  4. Sorulan soru bitmeden cevabı yapıştırma.
  5. Sırasını bekleyememe, arkadaşlarının sözünü kesme.

Ergenlik Dönemi (13-18 Yaş)

Hiperaktivite (hareketlilik) azalır, yerini "iç huzursuzluğa" ve dikkat sorunlarına bırakır.

  1. Planlama ve organizasyon becerilerinde ciddi yetersizlik.
  2. Akademik başarının kapasitesinin altında olması.
  3. Riskli davranışlara (hızlı araba kullanma, madde kullanımı, riskli cinsellik) meyil.
  4. Duygusal dalgalanmaların şiddetli olması.

5. Tanı Süreci: Testi Var mı?

DEHB'nin tanısı için tek başına "Kan Testi" veya "Beyin MR'ı" gibi biyolojik bir belirteç yoktur. Tanı, tamamen klinik gözlem ve bilgi toplama sürecine dayanır. Bu süreç mutlaka bir Çocuk ve Ergen Psikiyatristi tarafından yönetilmelidir.

Süreç genellikle şu adımları içerir:

  1. Aile Görüşmesi: Çocuğun gelişim öyküsü, doğum hikayesi ve ailedeki diğer bireylerin durumu dinlenir.
  2. Okul Bilgisi: Öğretmenden alınan geri bildirimler tanı için hayati önem taşır. Çocuğun sınıf içindeki davranışları, akran ilişkileri ve dikkat süresi değerlendirilir.
  3. Klinik Gözlem: Hekimin çocukla yaptığı birebir görüşme ve oyun gözlemi.
  4. Ölçekler ve Testler: Conners Aile ve Öğretmen Derecelendirme Ölçekleri gibi standart formlar ve Moxo, WISC-R gibi dikkat ve zeka testleri destekleyici olarak kullanılabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, hiçbir test tek başına tanı koydurmaz; hekimin klinik yargısı esastır.

6. Tedavi Yöntemleri: İlaç Şart mı?

DEHB tedavisinde "Multimodal Yaklaşım" (Çok Yönlü Tedavi) altın standarttır. Bu yaklaşım ilaç tedavisi, psikoterapi ve ebeveyn eğitimini kapsar.

A. İlaç Tedavisi (Medikal Yaklaşım)

Ebeveynlerin en çok çekindiği konu budur: "Çocuğumu uyuşturacaklar mı?", "Bağımlı olur mu?".

Psikiyatrik tedavide kullanılan DEHB ilaçları (metilfenidat grubu ve diğerleri), çocuğu uyuşturmaz; aksine beynin odaklanma merkezini "uyandırır". Bu ilaçlar dopamin seviyesini dengeleyerek çocuğun dikkatini sürdürmesini ve dürtülerini kontrol etmesini sağlar.

  1. Bağımlılık Yapar mı? Hayır, hekim kontrolünde kullanılan DEHB ilaçları bağımlılık yapmaz. Aksine, tedavi edilmeyen DEHB'li ergenlerin, kendilerini rahatlatmak için madde kullanımına yönelme riski tedavi edilenlere göre çok daha yüksektir.

B. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Psikososyal Destek

Sadece ilaç kullanmak, çocuğa "nasıl davranması gerektiğini" öğretmez. İlaç biyolojik zemini hazırlar, terapi ise beceriyi öğretir.

  1. Zaman yönetimi becerileri.
  2. Öfke kontrolü.
  3. Sosyal beceri eğitimi (arkadaş edinme ve sürdürme).
  4. Ders çalışma stratejileri.

C. Ebeveyn Eğitimi

DEHB'li bir çocukla yaşamak zordur. Ebeveynlerin, çocuklarının davranışlarının "yaramazlık" değil "semptom" olduğunu anlamaları gerekir. Ceza yöntemi DEHB'li çocuklarda genellikle işe yaramaz, bunun yerine "olumlu pekiştirme" ve "anında ödüllendirme" sistemleri kurulmalıdır.

7. Tedavi Edilmezse Ne Olur?

DEHB, "büyüyünce geçer" denilerek hafife alınacak bir durum değildir. Tedavi edilmeyen DEHB'nin yetişkinlikteki yansımaları ağır olabilir:

  1. Düşük akademik başarı ve okul terki.
  2. İş hayatında istikrarsızlık (sık iş değiştirme).
  3. Evlilik ve ilişki sorunları.
  4. Anksiyete ve depresyon gibi ek psikiyatrik sorunların gelişimi.
  5. Yasal sorunlar ve kaza yapma riskinde artış.

8. Ebeveynlere Altın Değerinde Tavsiyeler

Eğer çocuğunuzda DEHB şüphesi varsa veya tanı aldıysa, evde uygulayabileceğiniz stratejiler şunlardır:

  1. Rutinler Oluşturun: DEHB beyni kaosu sevmez. Sabah kalkış, kahvaltı, ödev ve uyku saati her gün aynı olmalı. Duvarlara görsel programlar asın.
  2. Yönergeleri Basitleştirin: "Odanı topla" demek yerine; "Önce yerdeki oyuncakları sepete at," bitince "Şimdi kirlileri sepete at" gibi adım adım gidin.
  3. Göz Teması Kurun: Ona seslenirken uzaktan bağırmayın. Yanına gidin, elinizi omzuna koyun, göz teması kurun ve ne yapması gerektiğini söyleyin.
  4. Olumluyu Yakalayın: Sürekli eleştirilen çocuk, eleştiriyi kanıksar. Gün içinde yaptığı küçük bir doğruyu bile (örneğin; ayakkabılarını düzgün çıkarması) anında övün.
  5. Hareket İhtiyacını Karşılayın: Enerjisini atabileceği, kuralları olan spor dallarına (yüzme, basketbol, dövüş sanatları gibi) yönlendirin.

Ne Zaman Bir Uzmana Başvurmalı?

Eğer çocuğunuzun hareketliliği ve dikkatsizliği;

  1. Okul başarısını düşürüyorsa,
  2. Arkadaş ilişkilerini bozuyorsa,
  3. Evde sürekli bir çatışma ortamı yaratıyorsa,
  4. Çocuğun kendine olan güvenini zedeliyorsa,

Vakit kaybetmeden profesyonel bir destek almalısınız. Unutmayın, erken müdahale çocuğunuzun geleceğini kurtarır. Bu belirtiler tanıdık geliyorsa, en doğru adım bir çocuk psikiyatristinden değerlendirme talep etmek olacaktır. Bunun için en kısa sürede bir psikiyatri randevusu alarak süreci başlatmanız, çocuğunuzun potansiyelini ortaya çıkarması için atacağınız en büyük adımdır.


Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, modern çağın uydurduğu bir hastalık değil; biyolojik temelleri olan, çocuğun hayatını zorlaştıran ancak tedavisi mümkün olan bir durumdur. Çocuğunuzu etiketlemek yerine onu anlamaya çalışmak, bir kusur olarak değil "farklı çalışan bir beyin yapısı" olarak görmek, bu zorlu yolculuğu başarı hikayesine dönüştürebilir. Einstein, Mozart, Leonardo da Vinci gibi tarihe yön veren pek çok ismin de DEHB özelliklerine sahip olduğu düşünülmektedir. Önemli olan bu enerjiyi ve farklı bakış açısını doğru kanalize edebilmektir.

Makale Özeti ve Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. DEHB tamamen geçer mi?

DEHB kronik bir süreçtir. Ergenlikte hiperaktivite azalabilir ancak dikkat sorunları devam edebilir. Doğru tedavi ile bireyler bu durumu yönetmeyi öğrenir ve sorunsuz bir hayat sürerler.

2. Çocuğum TV izlerken çok dikkatli, neden derste değil?

Ekranlar (TV, tablet) sürekli değişen görseller ve seslerle beyni pasif olarak uyarır (dopamin salgılatır). Ders çalışmak ise "aktif çaba" ve "sıkıcı göreve odaklanma" gerektirir; DEHB'li beynin zorlandığı kısım tam olarak budur.

3. Beslenme DEHB'yi çözer mi?

Sadece diyetle DEHB düzelmez. Ancak Omega-3 açısından zengin beslenme, paketli gıdalardan uzak durma tedaviyi destekler.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Profesyonel Destek Alın

Uzman psikolog ve psikiyatristlerden randevu alın

Yetişkin & Yaşlı

Psikiyatri & Psikoloji

Randevu Al

Çocuk & Ergen

Psikiyatri & Psikoloji

Randevu Al
Güvenli ve ücretsiz randevu sistemi
Doç.Dr.Büşra OLCAY ÖZ

Tıbbi İnceleme:

Doğrulanmış

Doç.Dr.Büşra OLCAY ÖZ

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Bu makale, bilimsel kaynaklara dayalı olarak hazırlanmış ve Doç.Dr.Büşra OLCAY ÖZ tarafından tıbbi doğruluk ve güncellik açısından detaylı incelemeye tabi tutulmuştur.

Doç.Dr. Uzman Danışman
Son İnceleme: 17.12.2025 Bilimsel Kaynaklı Detaylı Profil

Tıbbi Sorumluluk Reddi

Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili sorularınız için mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurunuz.

⚠️ Acil Durumlarda: Kendinize veya başkalarına zarar verme düşünceleriniz varsa, derhal 112 Acil Servisi'ni arayın veya en yakın acil servise başvurun.