Çocukluk çağı, gelişimin en hızlı olduğu, dolayısıyla değişimin ve dalgalanmaların en yoğun yaşandığı dönemdir. Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun davranışlarını gözlemlerken "Acaba bu normal mi?" sorusunu sormanız son derece doğaldır. Bu makale, çocuk ruh sağlığı profesyonellerinin (Çocuk Psikologları ve Çocuk Psikiyatristleri) hangi durumlara müdahale ettiğini, bu sorunların kökenini ve tedavi süreçlerini en ince ayrıntısına kadar ele almaktadır.
Amacımız, tıbbi terimler arasında kaybolmadan, çocuğunuzun ruhsal dünyasını anlamanıza rehberlik etmektir.
Çocuk Psikologları Hangi Hastalıklara Bakar?
Çocuk psikologları ve çocuk psikiyatristleri, doğumdan ergenliğin sonuna kadar olan süreçte; Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Otizm Spektrum Bozuklukları, Özgül Öğrenme Güçlükleri (Disleksi vb.), Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları, Depresyon, Takıntı Hastalığı (OKB), Tik Bozuklukları, Yeme ve Uyku Bozuklukları, Tuvalet Alışkanlığı Sorunları (Alt Islatma) ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu gibi durumları değerlendirir ve tedavi eder. Ayrıca boşanma, yas, kardeş kıskançlığı ve okul uyum sorunları gibi gelişimsel krizlerde de danışmanlık hizmeti sunarlar.
1. Nörogelişimsel Bozukluklar: Beynin Farklı Çalıştığı Durumlar
Çocuk psikiyatrisi ve psikolojisinin en sık karşılaştığı alanların başında nörogelişimsel bozukluklar gelir. Bunlar genellikle "hastalık"tan ziyade, beynin yapısal ve işlevsel farklılıklarıdır.
A. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)
Ebeveynlerin "Çocuğum yerinde duramıyor" veya "Çok zeki ama dersin başında oturamıyor" şikayetiyle başvurduğu en yaygın durumdur.
- Neden Olur? Genetik faktörler çok baskındır. Beynin ön bölgesindeki (frontal lob) dopamin dengesizliği temel sebeptir. Şeker yemekle veya "şımarıklıkla" oluşmaz.
- Belirtiler:
- Detaylara dikkat edememe, sürekli hata yapma.
- Sanki "motor takılmış gibi" sürekli hareket etme hali.
- Sırasını bekleyememe, söz kesme.
- Eşyalarını sürekli kaybetme.
- Normal mi? Her çocuk hareketlidir. Ancak bu hareketlilik çocuğun okul başarısını, arkadaş ilişkilerini ve ev huzurunu bozuyorsa bir uzmana başvurulmalıdır.
B. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)
Sosyal etkileşim ve iletişimdeki zorluklarla karakterizedir.
- En Çok Merak Edilenler: "Göz teması kurmuyor", "İsmiyle seslenince bakmıyor", "Oyuncakları sıraya diziyor".
- Kritik Belirtiler:
- Gecikmiş konuşma veya hiç konuşmama.
- Basmakalıp, tekrarlayıcı hareketler (sallanma, el çırpma).
- Rutinlere aşırı bağlılık.
- Empati kurmada zorluk (karşıdakinin duygusunu anlayamama).
C. Özgül Öğrenme Güçlüğü (Disleksi, Disgrafi, Diskalkuli)
Zeka geriliği değildir. Aksine, normal veya üstün zekalı çocukların okuma, yazma veya matematikte beklenmedik zorluklar yaşamasıdır.
- Belirtiler: Harfleri karıştırma (b-d, p-q), okurken satır atlama, sağ-sol karıştırma.
2. Duygudurum ve Kaygı Bozuklukları: Çocuğun İç Dünyasındaki Fırtınalar
Çocuklar da yetişkinler gibi yoğun stres, üzüntü ve korku yaşarlar. Ancak bunu ifade ediş biçimleri farklıdır.
A. Çocukluk Çağı Depresyonu
"Çocuk hiç depresyona girer mi?" demeyin. Çocuklarda depresyon, yetişkinlerdeki gibi "sürekli ağlama" şeklinde değil, daha çok öfke, hırçınlık ve tahammülsüzlük şeklinde görülebilir.
- Belirtiler:
- Eskiden sevdiği oyunlardan keyif almama.
- Uyku ve iştah düzeninde bozulma.
- Sürekli yorgunluk hali.
- Değersizlik hissi ("Ben kötüyüm", "Kimse beni sevmiyor").
B. Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları
- Ayrılık Kaygısı: Ebeveynden ayrılırken aşırı ağlama, okula gitmek istememe, ebeveynin başına kötü bir şey geleceğinden korkma.
- Sosyal Fobi: Arkadaş ortamına girmekten çekinme, tahtaya kalkamama, hata yapmaktan aşırı korkma.
- Yaygın Anksiyete: Sınavlar, sağlık, doğal afetler gibi konularda sürekli "ya olursa?" endişesi taşıma.
C. Takıntı Hastalığı (Obsesif Kompulsif Bozukluk - OKB)
Çocuklarda mikrop kapma korkusu, simetri takıntısı veya "bunu yapmazsam anneme bir şey olur" gibi büyüsel düşüncelerle kendini gösterir.
3. Yıkıcı Davranış Bozuklukları
Ebeveynlerin en çok zorlandığı, disiplin sorunu ile hastalığın birbirine karıştığı alandır.
A. Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu (KOKGB)
Çocuğun otorite figürlerine (anne, baba, öğretmen) karşı sürekli, düşmanca ve itaatsiz bir tutum sergilemesidir.
- Özellikleri: Sık sık öfke patlamaları yaşar, kurallara bile isteye uymaz, başkalarını suçlar.
B. Davranış Bozukluğu
Daha ileri boyuttur. İnsanlara veya hayvanlara zarar verme, eşyaları kırma, yalan söyleme, okuldan kaçma gibi toplumsal normları ihlal eden davranışlar görülür.
4. Fizyolojik Temelli Sorunlar ve Alışkanlık Bozuklukları
Psikolojik kökenli olup bedensel işlevleri etkileyen durumlardır.
- Enürezis (Alt Islatma): 5 yaşından sonra hala gece veya gündüz idrar kaçırma. Genellikle genetiktir ancak travma veya stresle tetiklenebilir.
- Enkoprezis (Kaka Kaçırma): 4 yaşından sonra görülen dışkı kaçırma sorunudur. Genellikle kabızlık veya psikolojik inatlaşma kaynaklıdır.
- Tik Bozuklukları (Tourette Sendromu): İstemsiz göz kırpma, omuz silkme veya boğaz temizleme sesleri. Stresle artar, uykuda kaybolur.
- Yeme Bozuklukları: Özellikle ergenlik döneminde görülen Anoreksiya (yemek yememe) veya Bulimia (yiyip kusma). Ancak küçük çocuklarda "seçici yeme" (Picky Eating) de psikologların çalışma alanıdır.
5. Travma ve Stresörle İlişkili Bozukluklar
Çocuklar travmatik olaylardan (deprem, kaza, taciz, şiddet) veya yaşam değişikliklerinden (boşanma, taşınma) derinlemesine etkilenir.
- Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Olayı oyunlarında sürekli canlandırma, kabuslar, olayla ilgili yerlerden kaçınma ve aşırı irkilme.
- Uyum Bozukluğu: Boşanma veya okul değişikliği sonrası gelişen geçici davranış sorunları.
Çocuğumda Bir Sorun Olduğunu Nasıl Anlarım? "Normal" ile "Anormal" Arasındaki Çizgi
Ebeveynlerin en çok merak ettiği konu: "Bu bir dönem özelliği mi yoksa hastalık mı?"
Bunu ayırt etmek için şu 3 Kriteri kullanmalısınız:
- Süreklilik: Davranış ne kadar zamandır devam ediyor? (Örneğin, 2 haftadan uzun süren mutsuzluk depresyon işareti olabilir).
- Şiddet: Yaşıtlarına göre bu davranışı ne kadar yoğun yaşıyor? (Her çocuk ağlar ama sizin çocuğunuz kafasını duvarlara vuruyorsa bu şiddetlidir).
- İşlevsellik: Bu durum çocuğun hayatını bozuyor mu? (Okula gidemiyor, arkadaş edinemiyor, uyuyamıyorsa işlevsellik bozulmuştur).
Not: 2 yaş sendromundaki inatlaşma normaldir, ancak 8 yaşında hala aynı inatlaşma ve öfke krizleri varsa bu değerlendirilmelidir.
Neden Olur? Psikiyatrik Sorunların Sebepleri
Ebeveynler genellikle kendilerini suçlar: "Ben nerede hata yaptım?" Ancak bilimsel gerçekler, sebeplerin çok daha karmaşık olduğunu gösterir:
- Biyolojik Faktörler: Genetik yatkınlık (ailede benzer öykülerin olması), beyin kimyasındaki (serotonin, dopamin) dengesizlikler.
- Psikolojik Faktörler: Çocuğun mizaç özellikleri (utangaç, fevri veya hassas olması), baş etme becerilerinin zayıflığı.
- Çevresel Faktörler: Aile içi şiddet, tutarsız ebeveyn tutumları (birinin evet dediğine diğerinin hayır demesi), okul zorbalığı (akran zorbalığı), sosyo-ekonomik stresler.
Tanı ve Tedavi Süreci: İlk Adım Nedir?
Çocuğunuzda yukarıdaki belirtilerden birini veya birkaçını gözlemliyorsanız izlemeniz gereken yol haritası şudur:
1. Değerlendirme (İlk Görüşme)
İlk başvuruda uzman, aileden detaylı bir gelişim öyküsü alır. Gebelikten bugüne kadar olan süreç, hastalıklar, aile yapısı dinlenir. Çocuğun yaşına göre oyun gözlemi veya sözel görüşme yapılır.
2. Psikolojik Testler
Gerekli görülürse tanıya yardımcı olması için testler uygulanır:
- Zeka Testleri (WISC-4, CAS): Bilişsel düzeyi ölçmek için.
- Gelişim Testleri (Denver, AGTE): Yaşıtlarına göre gelişimini kıyaslamak için.
- Dikkat Testleri (Moxo, T.O.V.A): Dikkat eksikliğini ölçmek için.
- Projektif Testler (Rorschach, CAT): Çocuğun iç dünyasını resimler veya hikayelerle anlamak için.
3. Tedavi Planı
Tanıya göre tedavi şekillenir. İki ana kol vardır:
- Psikoterapi (Konuşma/Oyun Terapisi):
- Oyun Terapisi: Küçük çocuklar (3-11 yaş) duygularını kelimelerle değil, oyunla anlatır. Oyun terapisi, çocuğun travmalarını işlemesi için en etkili yöntemdir.
- Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Özellikle kaygı, OKB ve depresyonda çocuğa yanlış düşünce kalıplarını değiştirmeyi öğretir.
- Aile Danışmanlığı: Ebeveynlerin çocuğa nasıl davranması gerektiği öğretilir.
- İlaç Tedavisi (Farmakoterapi): Eğer durum "nörobiyolojik" ise (örneğin ağır DEHB, ağır depresyon veya otizmde Kendine Zarar Verme), beyin kimyasını düzenlemek gerekir. Bu noktada ilaç tedavisi devreye girer. İlaç tedavisi sadece hekimler (Çocuk Psikiyatristleri) tarafından düzenlenir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS) ve Ebeveyn Endişeleri
S: Çocuğumu psikologa götürürsem "deli" damgası yer mi? C: Kesinlikle hayır. Günümüzde diş hekimine gitmek ne kadar normalse, ruh sağlığı uzmanına gitmek de o kadar normaldir. Erken müdahale, çocuğun gelecekteki hayatını kurtarır.
S: İlaçlar çocuğumu uyuşturur mu? C: Doğru dozda ve doğru tanıda kullanılan ilaçlar çocuğu uyuşturmaz, aksine "odaklanmasını" veya "sakinleşip potansiyelini göstermesini" sağlar. Yan etkiler doktor kontrolünde yönetilir.
S: Ne zaman psikiyatriye, ne zaman psikologa gitmeliyim? C: Genellikle ilk değerlendirme için her iki uzmana da başvurabilirsiniz. Ancak çocuğunuzda kendine zarar verme, gerçeklikten kopma veya ağır dikkat sorunları varsa tıbbi bir değerlendirme için öncelikle bir çocuk psikiyatristi görmesi gerekebilir. Eğer doktor ilaçlık bir durum görmezse sizi zaten terapi için psikologa yönlendirecektir. İhtiyaç halinde psikiyatri randevusu alarak tıbbi değerlendirmeyi başlatmak en güvenli yoldur.
Ebeveynlere Öneriler
Çocuk psikolojisi, sadece sorunları çözmekle ilgili değildir; aynı zamanda çocuğun potansiyelini en üst düzeye çıkarmakla da ilgilidir. "Geçer" diye beklemek, bazen sorunların kemikleşmesine neden olabilir.
Unutmayın; yardım istemek bir zayıflık değil, ebeveynlik bilincinin en yüksek göstergesidir. Çocuğunuzun ruh sağlığı, fiziksel sağlığı kadar kıymetlidir. Eğer yukarıda sayılan belirtilerden şüpheleniyorsanız, bir uzmandan görüş almak için psikiyatri randevu süreçlerini değerlendirmekten çekinmeyin.
Sağlıklı, mutlu ve anlaşıldığını hisseden nesiller yetiştirmek dileğiyle.