Psikiyatrik Hastalıklarda Engelli Raporu Oranları ve Yönetmelik Cetveli

Yazan: Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi Son güncelleme: 8 Eylül 2026 Nasıl hazırlıyoruz?
🎧 Makaleyi sesli dinleyin -- dk okuma süresi

Kısaca

Psikiyatrik engelli raporu oranları yönetmelik cetveline göre 'tedaviyle düzelme' ilkesiyle belirlenir: tedaviye rağmen işlevi belirgin bozulan şizofreni ve bipolar bozukluk yüksek, remisyondaki depresyon ve kaygı düşük oran alır ya da oran verilmez. Birden fazla tanıda Balthazard formülü uygulanır; psikiyatrik raporlar çoğunlukla süreli olup kontrol muayenesi gerektirir. Güncel ve ayrıntılı epikriz, düzenli tedavi kayıtları ve işlev kaybını gösteren belgeler değerlendirmede belirleyicidir.

Ruh sağlığı, bireyin yaşam kalitesini, iş gücünü ve sosyal ilişkilerini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Ancak bazı durumlarda, psikiyatrik rahatsızlıklar kronikleşerek bireyin günlük yaşam aktivitelerini tek başına sürdürmesine engel olabilir. Bu noktada, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak engelli sağlık kurulu raporları devreye girmektedir.

Psikiyatrik Hastalıklarda Engelli Raporu Oranları ve Yönetmelik Cetveli

Bu makalede; hangi psikiyatrik hastalığa yüzde kaç oran verildiğini, değerlendirme kriterlerinin neler olduğunu, raporun süreli mi yoksa süresiz mi verileceğini ve rapor sahibi bireylerin hangi haklardan yararlanabileceğini en ince detayına kadar inceleyeceğiz.

Psikiyatrik Engelli Raporu Nedir ve Nasıl Alınır?

Psikiyatrik engelli raporu, bireyin ruhsal durumunun, tıbbi tedaviye verdiği yanıtın ve sosyal işlevselliğinin yetkili sağlık kurulları (heyet) tarafından değerlendirilmesi sonucu verilen resmi bir belgedir. Bu rapor, yalnızca bir teşhis belgesi değil, aynı zamanda kişinin yasal haklarını belirleyen bir statü göstergesidir.

Rapor alma süreci genellikle şu adımları izler:

  1. Başvuru: Kişinin veya vasisinin, yetkili bir sağlık kuruluşunun sağlık kuruluna başvurması.
  2. Muayene: İlgili psikiyatri hekimi tarafından yapılan detaylı klinik görüşme, psikometrik testler ve geçmiş tedavi öyküsünün (epikriz) incelenmesi.
  3. Heyet Değerlendirmesi: Elde edilen bulguların, "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre puanlanması.

Psikiyatrik Değerlendirmede Temel Kriterler: "Tedaviyle Düzelme" İlkesi

Fiziksel hastalıklardan farklı olarak, psikiyatrik rahatsızlıklarda oranlar belirlenirken en kritik ayrım "Tedavi edilebilirlik" ve "İşlevsellik" düzeyidir. Sağlık kurulu, oran verirken şu üç sınıflandırmayı temel alır:

  1. Tedavi ile Tam Düzelen: Hastalık mevcuttur ancak ilaç veya terapi ile kişi tamamen normal yaşamına dönebilmektedir. (Genellikle oran verilmez veya %0 verilir).
  2. Tedavi ile Kısmen Düzelen: Kişi tedavi görmektedir ancak hastalığın belirtileri hafif de olsa devam etmekte, iş ve sosyal yaşamı kısmen etkilenmektedir.
  3. Tedavi ile Düzelmeyen (Kronik/Ağır): Düzenli tedaviye rağmen belirtiler gerilememekte, kişi kendine bakım, iş ve sosyal uyum konusunda ağır kayıplar yaşamaktadır.
Önemli Not: Psikiyatrik raporlarda "süreli" (genellikle 1 yıl) rapor verilmesi sık rastlanan bir durumdur. Bunun nedeni, ruhsal hastalıkların zaman içinde iyileşme veya kötüleşme gösterebilmesidir. Kalıcı (süresiz) raporlar genellikle hastalığın kronikleştiği ve iyileşme umudunun kalmadığı durumlarda verilir.

Hastalık Bazlı Engelli Raporu Oranları Cetveli

Aşağıda yer alan oranlar, ilgili resmi yönetmelik cetvellerinden referans alınarak derlenmiştir. Her hasta kendi özel durumuna göre değerlendirilir, ancak genel çerçeve şu şekildedir:

1. Şizofreni ve Benzeri Psikotik Bozukluklar

Şizofreni, şizoaffektif bozukluk ve sanrısal bozukluklar, işlevselliği en çok etkileyen hastalık grubudur.

  1. Tedaviyle işlevselliği kısmen düzelenler: %45
  2. Tedaviyle işlevselliği düzelmeyenler (Ağır Tanı): %80

Şizofreni hastaları için verilen %80'lik oran, genellikle "Tam Bağımlı" veya "Ağır Engelli" statüsünü de beraberinde getirebilir, ancak bu durum hastanın öz bakım becerilerine bağlıdır.

2. Bipolar Bozukluk (İki Uçlu Duygudurum Bozukluğu)

Bipolar bozuklukta (Manik-Depresif), atakların sıklığı ve ataklar arasındaki iyileşme dönemleri oranı belirler.

  1. Tedavi ile işlevselliği tam düzelen: %0
  2. Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen: %40
  3. Tedavi ile işlevselliği düzelmeyen: %70

Bipolar bozuklukta %40 oranı, engelli haklarından (EKPSS, vergi indirimi vb.) yararlanmak için kritik bir eşiktir ve hastaların büyük bir kısmı bu kategoride yer alır.

3. Depresif Bozukluklar (Kronik Depresyon)

Her depresyon hastası engelli raporu alamaz. Rapor için depresyonun kronikleşmesi ve tedaviye dirençli olması gerekir.

  1. Tedavi ile işlevselliği tam düzelen: %0
  2. Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen: %20
  3. Tedavi ile işlevselliği düzelmeyen: %40

Görüldüğü üzere, sadece ağır ve tedaviye yanıt vermeyen depresyon vakaları %40 barajını aşabilmektedir.

4. Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları ve Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Yaygın anksiyete, panik bozukluk ve OKB gibi durumlarda oranlar genellikle daha düşüktür.

  1. Tedavi ile işlevselliği tam düzelen: %0
  2. Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen: %20
  3. Tedavi ile işlevselliği düzelmeyen: %40

Anksiyete bozukluklarında %40 ve üzeri oran almak oldukça zordur ve genellikle çok ağır, kişinin evden çıkmasını dahi engelleyen vakalarda görülür.

5. Zeka Geriliği (Mental Retardasyon)

Zeka geriliğinde oranlar, yapılan IQ testleri sonucuna göre belirlenir. Bu grup, psikiyatrik/nörolojik değerlendirmenin ortak alanına girebilir.

  1. Sınırda Zeka (IQ: 70-80): %25
  2. Hafif Düzeyde Zeka Geriliği (IQ: 50-69): %50
  3. Orta Düzeyde Zeka Geriliği (IQ: 35-49): %70
  4. Ağır Düzeyde Zeka Geriliği (IQ: 20-34): %90
  5. Çok Ağır Düzeyde Zeka Geriliği (IQ: 20 altı): %100

6. Otizm Spektrum Bozuklukları

Otizm ve Asperger sendromu gibi yaygın gelişimsel bozukluklarda oranlar yüksektir.

  1. Hafif düzeyde (Yaygın Gelişimsel Bozukluk): %40
  2. Belirgin düzeyde: %60
  3. Ağır düzeyde: %80


Birden Fazla Hastalık Durumunda Hesaplama: Balthazard Formülü

Eğer bir kişide birden fazla hastalık varsa (örneğin; hem Bipolar Bozukluk hem de Diyabet), bu oranlar basitçe toplanmaz (40 + 20 = 60 denmez). Bunun yerine Balthazard Formülü kullanılır.

Hesaplama Mantığı Nasıldır?

  1. Tüm hastalıkların engel oranları ayrı ayrı belirlenir.
  2. En yüksek oran, kişinin toplam vücut bütünlüğünden (100) çıkarılır.
  3. Kalan rakam, ikinci sıradaki hastalığın oranı ile çarpılır ve 100'e bölünür.
  4. Çıkan sonuç, ilk (en yüksek) orana eklenir.

Bu yöntem, kişinin engel oranının matematiksel olarak %100'ü aşmasını engellemek ve kümülatif etkiyi doğru ölçmek için kullanılır. Psikiyatrik rahatsızlıkların yanına eklenen fiziksel rahatsızlıklar, toplam oranı artırarak hak kazanımını kolaylaştırabilir.

Psikiyatrik Rapor "Süreli" mi "Süresiz" mi Olmalı?

Rapor başvurusunda bulunanların en çok endişe ettiği konulardan biri raporun geçerlilik süresidir.

Süreli Raporlar

Psikiyatrik hastalıkların doğası gereği, doktorlar genellikle ilk başvuruda 1 yıl süreli rapor vermeyi tercih ederler. Bunun nedenleri şunlardır:

  1. İlaç tedavisiyle iyileşme potansiyelinin gözlemlenmesi.
  2. Hastalığın alevlenme ve sönme dönemlerinin takibi.
  3. Kişinin simülasyon (hastalık taklidi) yapıp yapmadığının zaman içinde anlaşılması.

Süreli raporlarda, süre bitimine yakın hastanın tekrar heyete girmesi gerekir. Eğer hastalık stabil seyrederse, heyet sonraki başvurularda süreyi uzatabilir veya raporu sürekliye çevirebilir.

Süresiz (Sürekli) Raporlar

Genellikle genetik kökenli, doğuştan gelen veya yıllarca süren tedavilere rağmen hiçbir düzelme belirtisi göstermeyen durumlarda (Örneğin; Ağır Şizofreni, Ağır Zeka Geriliği, İleri Evre Demans) süresiz rapor düzenlenir. Süresiz raporu olan bireylerin, aksi bir şikâyet veya ihbar olmadıkça rapor yenilemelerine gerek yoktur.

Psikiyatrik Engelli Raporunun Sağladığı Haklar

%40 ve üzeri oranda engelli raporu almak, bireye anayasal ve sosyal pek çok hak tanır. Bu haklar, bireyin topluma entegrasyonunu kolaylaştırmayı amaçlar.

1. EKPSS ve Kamuda İstihdam

Psikiyatrik tanısı olan bireyler, %40 ve üzeri raporla EKPSS'ye (Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı) girebilirler. Ruhsal ve duygusal engelliler, genellikle kendi engel grupları içinde, algı ve muhakeme yeteneklerine uygun sorularla sınava tabi tutulurlar.

2. Erken Emeklilik (Vergi İndirimi ile Emeklilik)

Çalışan engelli bireyler, Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan vergi indirimi hakkı elde etmeleri durumunda, yaş şartına takılmadan, sadece sigortalılık süresi ve prim gün sayısını doldurarak erken emekli olabilirler.

3. Malulen Emeklilik

Eğer kişinin çalışma gücü kaybı %60 ve üzerindeyse ve bu durum sigortalı işe başladıktan sonra ortaya çıktıysa, malulen emeklilik hakkı doğabilir. Psikiyatrik hastalıklarda malulen emeklilik için hastalığın "çalışmaya olanak vermeyecek düzeyde ağır" olması şartı aranır.

4. ÖTV Muafiyetli Araç Alımı (Önemli Ayrım)

Fiziksel engellerden farklı olarak, psikiyatrik rahatsızlıklarda ÖTV muafiyetli araç alabilmek için rapor oranının %90 ve üzeri olması şarttır. %40 veya %80 gibi oranlarla, kişi kendi üzerine ÖTV indirimli araç alamaz. Ayrıca, %90 üzeri raporla alınan aracı kullanacak kişiler için vasi kararı ve mahkeme izni gibi ek hukuki prosedürler gerekebilir.

5. Diğer Sosyal Haklar

  1. Ücretsiz Ulaşım: Şehir içi toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanma.
  2. Su ve Elektrik İndirimi: Belediyelere göre değişmekle birlikte su faturalarında %30-%50 arası indirim.
  3. Emlak Vergisi Muafiyeti: Tek evi olan (200 metrekareyi geçmemek şartıyla) engelliler emlak vergisinden muaftır.

Rapor Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Püf Noktalar

Rapor sürecinin sağlıklı ilerlemesi ve hak kaybı yaşanmaması için şu hususlara dikkat edilmelidir:

  1. Düzenli Takip: Heyete girmeden önce, hastalığınızın geçmişini belgeleyen tüm evrakların (eski raporlar, ilaç dökümleri, yatış epikrizleri) hazır olması çok önemlidir. Düzenli doktor kontrolüne gitmemiş birinin "tedaviye dirençli" olduğunu kanıtlaması zordur.
  2. İlaç Kullanımı: İlaçlarınızı düzenli kullandığınızı ve buna rağmen iyileşmediğinizi (veya kısmen iyileştiğinizi) kanıtlamanız gerekir. İlaç raporları bu noktada belirleyicidir.
  3. İfade Tutarlılığı: Heyet doktorlarına şikayetlerinizi anlatırken abartıdan uzak, yaşadığınız gerçek zorlukları net bir şekilde ifade etmelisiniz. Uyku düzeni, insan ilişkileri, iş hayatındaki başarısızlıklar gibi somut örnekler verilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru: Psikiyatrik engelli raporu almak ehliyetimi etkiler mi? Cevap: Evet, etkileyebilir. Özellikle şizofreni, bipolar bozukluk gibi tanılarda ve ağır ilaç kullanımlarında, sürücü sağlık şartları yönetmeliği gereği ehliyetinize kısıtlama getirilebilir veya düzenli kontrol şartı konulabilir. Heyet, kişinin araç kullanmasının güvenli olup olmadığına ayrıca karar verir.

Soru: Anksiyete bozukluğu ile %40 rapor alabilir miyim? Cevap: Yalnızca hafif veya orta düzeyde anksiyete ile %40 oranına ulaşmak zordur. Genellikle "Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen" kategorisinde %20 oran verilir. Ancak durum çok ağırsa ve tedaviye yanıt vermiyorsa %40 ihtimali vardır.

Soru: Psikiyatrik rapor sicilime işler mi, iş bulmamı engeller mi? Cevap: Engelli raporu adli sicil kaydı (sabıka) değildir. Ancak E-Nabız ve SGK kayıtlarında hastalığınız ve raporunuz görünür. Engelli kadrosundan işe girerken bu bir avantajdır. Normal statüde işe girerken ise, işyeri hekimi "ağır ve tehlikeli işlerde çalışamaz" raporu verebilir.

Soru: İlaçlarımı kullanmayı bırakırsam raporum iptal olur mu? Cevap: Raporunuz anında iptal olmaz ancak süreli raporunuz varsa, yenileme zamanı geldiğinde heyet kan tahlili veya ilaç geçmişi isteyebilir. İlaç kullanmadığınız görülürse "tedavi reddi" veya "iyileşme" olarak yorumlanıp oran düşürülebilir.


Psikiyatrik hastalıklarda engelli raporu, bireyin yaşadığı zorlukların yasal zeminde kabul görmesi ve yaşamın kolaylaştırılması adına atılan bir adımdır. Şizofreni, Bipolar Bozukluk veya Zeka Geriliği gibi durumlarda verilen oranlar, kişinin tedavi geçmişine ve işlevsellik kaybına göre titizlikle belirlenir.

Eğer siz veya bir yakınınız ruhsal bir hastalıkla mücadele ediyorsa ve bu durum yaşamınızı kısıtlıyorsa, haklarınızı öğrenmekten ve yetkili sağlık kuruluşlarına başvurmaktan çekinmeyin. Unutmayın, bu rapor bir etiket değil, sosyal yaşama eşit katılım için bir araçtır.

"Tedaviyle Düzelme" İlkesi Pratikte Ne Anlama Geliyor?

Psikiyatrik cetvellerin neredeyse tamamı aynı üçlü ayrımı kullanır ve bu ayrım oranın yüzde kaçının verileceğini tek başına belirler. Ancak ifadeler soyut olduğu için hastalar kendilerini hangi satırda gördüklerini kestiremez.

"Tedavi ile işlevselliği tam düzelen" demek, kişinin ilaç kullanarak hastalık öncesi hayatına dönebilmesi demektir: çalışıyor, sosyal ilişkilerini sürdürüyor, kendi işlerini yürütüyor. Bu satıra düşen kişilere genellikle rapor verilmez ya da çok düşük oran verilir. Buradaki mantık şudur: tedavi işe yarıyorsa, kalıcı bir engel yoktur.

"Kısmen düzelen", tedavinin belirtileri azalttığı ama hayatı eski hâline getirmediği durumdur. Kişi çalışabiliyor olabilir ama daha düşük kapasiteyle, sık izin alarak, belirli işleri yapamayarak. Ya da çalışabiliyor ama sosyal hayatı tamamen daralmış olabilir. Psikiyatride raporların büyük bölümü bu satırdan verilir.

"Düzelmeyen", birden fazla ilaç denenmesine rağmen belirtilerin sürdüğü ve kişinin temel işlevlerini yerine getiremediği durumdur. Çalışamama, kendi bakımını yapamama, başkasının desteğine sürekli ihtiyaç duyma bu satırın göstergeleridir.

Kendinizi hangi satırda gördüğünüzü değil, hangi somut örnekleri verebildiğinizi düşünün. "Kısmen düzeldim" demek yerine "ilaçla sesler azaldı ama hâlâ market alışverişini tek başıma yapamıyorum" demek, kurulun doğru satırı seçmesini sağlar.

Kurul Muayenesinde Psikiyatrik Değerlendirme Nasıl Yapılır?

Psikiyatrik değerlendirme, kan tahlili gibi nesnel bir ölçüme dayanmaz. Kurul hekimi kısa bir görüşmede karar verir ve bu görüşmede neyin anlatıldığı doğrudan orana yansır.

Hekimin baktığı başlıklar şunlardır:

Değerlendirme alanıNe aranır
Hastalığın süresiKronikleşme var mı; kaç yıldır tedavi görülüyor
Tedaviye yanıtKaç ilaç denendi, yanıt alındı mı, direnç var mı
Atak sıklığıSon bir yılda kaç kez alevlendi, hastane yatışı oldu mu
İşlevsellikÇalışabiliyor mu, kendi bakımını yapabiliyor mu, evden çıkabiliyor mu
Sosyal destekYalnız yaşıyor mu, bakıma muhtaç mı
Bilişsel durumDikkat, bellek ve yönelim; gerekirse test istenir

Bu altı başlıktan işlevsellik en belirleyicisidir. Cetvellerde "tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen" ve "düzelmeyen" ayrımının anlamı budur.

Psikiyatride Belirleyici Olan Belgeler

Psikiyatrik tanıda görüntüleme ya da kan tahlili yoktur; dosyanın gücü tamamen tedavi kayıtlarından gelir. Kurula giderken şunları götürmek oranı doğrudan etkiler.

BelgeNeyi kanıtlarNereden alınır
Eski epikrizlerTanının süresi ve kronikleşmeTedavi gördüğünüz hastane arşivi
İlaç kullanım dökümüTedavi sürekliliği, denenen ilaç sayısıe-Devlet ilaç raporu sorgulama
Yatış belgeleriAtakların ağırlığıYatış yapılan hastane
Psikolojik test sonuçlarıZekâ düzeyi, bilişsel kayıpTestin yapıldığı kurum
e-Nabız muayene geçmişiBaşvuru sıklığıe-Nabız uygulaması
İş göremezlik raporlarıHastalığın çalışmaya etkisiSGK / işyeri kayıtları

En sık yapılan hata, "zaten sistemde kayıtlı" diyerek belge götürmemektir. Kurul hekiminin muayene sırasında geçmiş kayıtları tek tek incelemeye vakti olmayabilir; elinize tutuşturulan dosya bu yüzden değerlidir.

Psikiyatrik Rapor ile İlaç Raporu Arasındaki Fark

İki belge sıkça karıştırılır, oysa amaçları ve süreçleri tamamen farklıdır.

ÖlçütEngelli sağlık kurulu raporuİlaç (ödeme) raporu
AmaçEngellilik oranı belirlemek, sosyal haklara erişimİlacın SGK tarafından karşılanması
Kim verirSağlık kurulu (heyet)Tek hekim ya da uzman hekim
SüreSüreli ya da sürekliGenellikle 1 yıl, ilaca göre değişir
YenilemeYeni kurul süreciPoliklinik muayenesi yeterli
SağladığıVergi indirimi, EKPSS, ÖTV, emeklilik haklarıReçetede katılım payı avantajı, eczaneden temin

Engelli raporu almış olmak ilaç raporu ihtiyacını ortadan kaldırmaz; ikisi ayrı ayrı düzenlenir.

Oran Düşük Gelirse: İtiraz Yolu

Psikiyatrik değerlendirme kanaate dayalı olduğu için, itiraz sonucunda oranın değiştiği durumlar diğer branşlara göre daha sıktır. Buna rağmen hastaların büyük bölümü itiraz hakkını kullanmaz.

İtiraz süreci şöyle işler: rapor tebliğ edilir, belirli süre içinde ikamet edilen ildeki müdürlüğe yazılı başvuru yapılır, kişi hakem hastaneye yönlendirilir ve orada yeniden değerlendirilir. Hakem hastanenin kararı kesindir.

İtirazı güçlendiren şey yeni belgedir. İlk kurulda sunulmamış bir yatış belgesi, ek bir tanı ya da güncel bir test sonucu, kararın değişmesini sağlayabilir. Aynı dosyayla yapılan itirazın sonuç verme olasılığı düşüktür.

Çalışıyor Olmak Rapor Almaya Engel mi?

Psikiyatrik rapor başvurularında en yaygın yanlış inanç budur: "Ben çalışıyorum, bana rapor vermezler."

Çalışıyor olmak tek başına engel değildir. Cetveller "çalışma olanağı" ifadesini kullanır ama bunu mutlak bir ölçüt olarak koymaz; şizofreni satırında bile "tedaviyle çalışma olanağı veren" durum için %45 gibi yüksek bir oran öngörülür. Yani çalışan bir kişi de engelli statüsüne girebilir.

Belirleyici olan, çalışmanın hangi koşullarda sürdürüldüğüdür. Kurula anlatılması gereken ayrıntılar şunlardır: kaç kez iş değiştirdiniz, sık rapor almak zorunda kalıyor musunuz, işyerinde size özel düzenleme yapılıyor mu, kapasitenizin altında bir işte mi çalışıyorsunuz, atak dönemlerinde çalışamıyor musunuz.

Aynı şekilde ev hanımı olmak da "işlevsellik tam" anlamına gelmez. Ev işlerini yapamamak, çocuk bakımını sürdürememek, alışverişe tek başına çıkamamak da işlevsellik kaybıdır ve kurula bildirilmelidir.

Tersi de doğrudur: çalışmıyor olmak otomatik yüksek oran getirmez. Kurul, çalışmama nedeninin hastalık olup olmadığına bakar.

Yakınlar İçin: Sürece Nasıl Destek Olunur?

Psikiyatrik rapor sürecinde yakınların rolü, diğer branşlardan daha belirleyicidir. Bunun nedeni, hastalığın kendisinin süreci yürütme kapasitesini azaltabilmesidir.

Belge toplamayı üstlenin. Hastane arşivinden epikriz istemek, e-Devlet'ten ilaç dökümü indirmek, eski tetkikleri bulmak — bunlar depresyondaki ya da ağır kaygı yaşayan biri için aşılmaz görünen işlerdir. Bir yakının bu adımı üstlenmesi süreci başlatan şey olabilir.

Randevuyu takip edin. MHRS randevusu almak, tarihi hatırlamak, o gün hastaneye ulaşmak. Kaçırılan bir randevu haftalarca gecikme demektir.

Muayeneye eşlik edin ama yerine konuşmayın. Kurul hekimi kişinin kendi anlatımını duymak ister. Yakının rolü, kişi anlatmayı bitirdikten sonra eksik kalanı eklemektir: "evden çıkmıyor", "gece uyumuyor", "kendi bakımını yapamıyor" gibi gözlemler.

Gözlemlerinizi önceden yazın. Muayenede akla gelmeyen ayrıntılar sonradan hatırlanır. Son bir yılda yaşananları kısa maddeler hâlinde yazıp götürmek, kurul için değerli bir kaynaktır.

Sonuç olumsuzsa vazgeçmeyin. İtiraz hakkı vardır ve psikiyatride itirazlar sıklıkla sonuç verir. Yeni belge ekleyerek yapılan itiraz, aynı dosyayla yapılandan çok daha etkilidir.

Psikiyatrik Raporda Sık Karşılaşılan Zorluklar

Ruhsal rahatsızlığı olan kişilerin kurul sürecinde yaşadığı zorluklar diğer branşlardan farklıdır ve önceden bilinirse büyük ölçüde aşılabilir.

Damgalanma korkusu. Birçok kişi tanısının kayda geçmesinden çekinir; işine ya da sosyal çevresine yansımasından endişe eder. Engelli raporu işverene otomatik bildirilmez ve kişisel sağlık verisi korunur. Kişi raporunu yalnızca kendi başvuracağı kurumlara sunar. Bu korku nedeniyle muayenede durumu hafif anlatmak, oranın düşmesine yol açan en yaygın nedenlerdendir.

İyi bir günde muayeneye gitmek. Psikiyatrik tablolar dalgalıdır. Kurul günü kendini iyi hisseden bir kişi, hastalığın genel seyrini değil o günkü hâlini yansıtır. Değerlendirilmesi gereken, son bir yılın ortalamasıdır. Kötü dönemleri anlatmak abartı değil, doğru bilgi vermektir.

Kendi durumunu fark edememe. Şizofreni ve mani tablolarında hastalık farkındalığı azalabilir; kişi kendini sağlıklı görebilir. Bu durumlarda yakının kurula eşlik etmesi ve gözlemlerini aktarması belirleyicidir. Kurul, yakın beyanına önem verir.

Belge toplayamamak. Depresyon ya da ağır kaygı içindeki bir kişi için hastane arşivine gidip epikriz istemek başlı başına zor bir iştir. Bu adımı bir yakının üstlenmesi süreci belirgin biçimde kolaylaştırır.

Randevu sürecini yürütememek. MHRS'den kurul randevusu almak, birden fazla polikliniği dolaşmak ve gün boyu hastanede beklemek, işlevselliği bozulmuş bir kişi için ağır bir yüktür. Refakatçi ile gitmek yalnızca destek değil, sürecin tamamlanabilmesi açısından gerekli olabilir.

Rapor Sonrası: Hakları Kullanmak

Rapor elinize geçtiğinde haklar kendiliğinden başlamaz; neredeyse tamamı ayrı başvuru ister. Psikiyatrik rapor sahiplerinin en çok kullandığı haklar ve başvuru yerleri şöyledir.

Gelir vergisi indirimi çalışanlar için en doğrudan kazançtır ve maaş bordrosuna aylık olarak yansır. Başvuru, çalışılan kurum aracılığıyla vergi dairesine yapılır. Derece, engellilik oranına göre belirlenir; oran yükseldikçe indirim artar.

EKPSS ile kamuda istihdam için ÖSYM başvuru döneminde rapor bilgisinin sisteme işlenmiş olması gerekir. Sınav, engelli adaylar için ayrı düzenlenir ve kadrolar ayrıca ilan edilir.

Engelli iş kotası özel sektörde belirli çalışan sayısının üzerindeki işyerleri için zorunludur. Bu kotadan yararlanmak için İŞKUR'a engelli kaydı yaptırmak şarttır; kayıt olmadan işveren sizi kota kapsamında gösteremez.

Erken emeklilik yalnızca orana değil, sigortalılık süresi ve prim gününe de bağlıdır. Raporun tarihi de önemlidir: bazı düzenlemelerde işe girişten önce mi sonra mı alındığı sonucu değiştirir. Bu nedenle SGK'dan kişiye özel hesaplama istemek en doğrusudur.

ÖTV muafiyetli araç hakkı her %40 raporunda doğmaz; raporda muafiyete uygun ifadelerin bulunması gerekir. Psikiyatrik tanılarda bu konu ayrıca değerlendirilir. Kurul muayenesi sırasında araç alma niyetinizi belirtmek, raporun buna uygun düzenlenmesi açısından yararlıdır.

Bakım yardımı ve engelli aylığı muhtaçlık koşuluna bağlıdır; hane geliri incelenir. Yalnızca oran yeterli değildir.

Son bir uyarı: kurul sonrası "az verdiler" diye şikâyet etmek yerine, raporun gerekçe bölümünü okuyun. Hangi satıra yerleştirildiğinizi görürseniz, itirazda hangi noktayı güçlendirmeniz gerektiğini de anlarsınız. Gerekçesi okunmamış bir rapora yapılan itiraz, çoğu zaman ilk kararı tekrarlar. Raporunuzun bir örneğini saklamak, yenileme döneminde de karşılaştırma imkânı verir ve durumunuzun seyrini gösterir.

Süreli Rapor Alanlar İçin Takvim Uyarısı

Psikiyatrik raporlar sıklıkla süreli verilir ve bu, hakların da süreli olduğu anlamına gelir.

Ne zamanYapılacak
Rapor elinize geçtiğindeBitiş tarihini telefon takvimine hatırlatıcı olarak ekleyin
Bitişe 3 ay kalaKurul randevusu alın; randevular haftalar öncesinden dolabilir
Bitişe 2 ay kalaAradaki dönemin epikriz ve ilaç dökümünü toplayın
Süre dolduktan sonraHaklar kesilir; vergi indirimi ve diğer avantajlar durur

Yenilemede oranın düşme ihtimali de vardır. Aradaki dönemde tedaviye devam edildiğini ve tablonun sürdüğünü gösteren kayıtlar bu yüzden önemlidir.

Başvuru Öncesi Kontrol Listesi

Başvurudan önce tedavi sürekliliğinizin, belgelerinizin ve ek tanılarınızın hangi düzeyde olduğunu görmek, sürecin en kritik hazırlığıdır.

Engelli Raporu Alabilir miyim? Ön Değerlendirme Testi ile kendi durumunuzu değerlendirebilirsiniz. Test bir tanı aracı değildir; hangi alanda güçlü, hangisinde eksik olduğunuzu görmenizi sağlar.

Bu rehber bilgilendirme amaçlıdır. Nihai karar ve oranlar, mevzuata göre yetkili Sağlık Kurulu Heyetleri tarafından belirlenir.

Kaynaklar ve ileri okuma

Bu yazı hazırlanırken aşağıdaki kaynaklar temel alınmıştır. Sağlığınızla ilgili kararlar için hekiminize danışın.

  1. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik — T.C. mevzuatı (Resmî Gazete) (2019)
  2. Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge — T.C. Sağlık Bakanlığı (2023)
  3. Engelliler Hakkında Kanun (5378 sayılı) — T.C. mevzuatı (Resmî Gazete) (2005)
  4. DSM-5-TR: Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı — Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) (2022)

Yorumlar

2 yorum

Bu yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. Kişisel sağlık bilgilerinizi ve telefon numaranızı yazmayın.

  1. Mehmet Arı

    Rahatsızlığım bazen çok konuşan ve para harcayan bazende hiç konuşmayan hiç bir işlevsellikte bulunmayan doğru yaptıklarında bile kendini suçlu hisseden her sabah kalkınca aşırı şekilde düşünce olan daha sonra gün içinde biraz düşüncelerin azalması ama hiç geçmemesi banyo yapmakta ve büyük tuvalette isteksizlik aşırı asabiyet .

  2. Elif Balci

    Objektif ve bilimsel bir yaklasimla yazılmış bir içerik. Sansasyonculuktan uzak olması guzeel.

Yorum yazın

En az 10 karakter 0 / 2000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır. Acil bir durumdaysanız yorum yazmak yerine hemen 112'yi arayın.

Bu yazı nasıl hazırlandı?

Bu yazı Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi tarafından; resmi ürün bilgileri, tanı sınıflandırmaları ve güncel tedavi kılavuzları esas alınarak hazırlanmıştır. Bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için sizi muayene eden hekime başvurun.

Son güncelleme: 08.09.2026 Yayın ilkelerimiz Sorumluluk reddi

Tıbbi sorumluluk reddi. Bu yazı yalnız bilgilendirme amaçlıdır; profesyonel tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili sorularınız için bir sağlık profesyoneline başvurun.

Acil durumda: Kendinize ya da başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın ya da en yakın acil servise gidin.