Psikiyatrist mi, Psikolog mu? En Sık Sorulan Sorularla Nihai Rehber

Psikiyatrist mi, Psikolog mu? En Sık Sorulan Sorularla Nihai Rehber

Psikiyatrist mi, Psikolog mu?
Ruh sağlığı desteği ararken en temel fark eğitim ve tedavi yaklaşımıdır. Psikiyatristler, tıp doktorudur; ruhsal sorunların biyolojik kökenlerine odaklanır, teşhis koyar ve ilaç tedavisi düzenleyebilirler. Psikologlar ise Fen-Edebiyat fakültesi mezunudur; duygu, düşünce ve davranış süreçlerini inceler ve tedavi yöntemi olarak psikoterapi (konuşma terapisi) uygularlar. İlaç gerektiren durumlarda psikiyatriste, terapi odaklı süreçlerde ise psikoloğa başvurulması önerilir; ancak çoğu zaman bu iki uzman disiplinler arası bir şekilde birlikte çalışır.

Zihninizdeki Labirentte Yolunuzu Bulmak

Hayatın akışı içerisinde zaman zaman kendimizi çıkmazda hissetmemiz, göğsümüzün ortasına bir ağırlık çökmesi veya zihnimizin susmak bilmeyen seslerle dolması son derece insanidir. Ancak bu durumlar süreklilik kazandığında, işlevselliğimizi yitirmeye başladığımızda veya sadece "artık tek başıma baş edemiyorum" dediğimizde profesyonel bir destek arayışına gireriz. İşte tam bu noktada, yardım arayan herkesin karşısına o büyük soru çıkar: "Psikiyatriste mi gitmeliyim, yoksa bir psikoloğa mı?"

Bu makale, sadece bu iki meslek grubu arasındaki farkı teknik terimlerle anlatmakla kalmayacak; aynı zamanda hissettiklerinizin nedenlerini, bu durumların normalliğini ve tedavi süreçlerinin nasıl işlediğini derinlemesine ele alacaktır. Amacımız, psikiyatri randevu sürecinizi başlatmadan önce zihninizdeki tüm soru işaretlerini gidermek ve sizi en doğru kapıya yönlendirmektir.

Unutmayın, ruh sağlığı lüks değil, en temel ihtiyaçtır. Ve doğru uzmanla yola çıkmak, iyileşme sürecinin yarısıdır.

Bölüm 1: Kavramsal Çerçeve – Kim Kimdir?

Bu ayrımı netleştirmek için öncelikle her iki uzmanlık alanının eğitim ve yetkinlik haritasını çıkarmamız gerekir. Toplumda sıkça karıştırılan bu iki unvan, aslında tamamen farklı eğitim yollarından geçer ancak aynı hedefe hizmet eder: İnsanın iyilik hali.

1. Psikiyatrist Kimdir? (Tıbbi Yaklaşım)

Psikiyatrist, en temel tanımıyla bir tıp doktorudur. 6 yıllık tıp fakültesi eğitimini tamamladıktan sonra, Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile Psikiyatri (Ruh Sağlığı ve Hastalıkları) alanında 4-5 yıl süren özel bir ihtisas eğitimi alır.

  1. Biyolojik Bakış: Psikiyatristler, ruhsal sorunları beynin kimyası, nörolojik bağlantılar, hormonlar ve genetik faktörler üzerinden değerlendirir.
  2. Teşhis Yetkisi: Tıbbi bir tanı koyma yetkisine sahiptirler (Örn: Majör Depresyon, Bipolar Bozukluk, Şizofreni).
  3. Tedavi Aracı: En güçlü araçları farmakoterapi, yani ilaç tedavisidir. Ancak psikoterapi eğitimi almış psikiyatristler terapi de uygulayabilirler.

2. Psikolog / Klinik Psikolog Kimdir? (Davranışsal Yaklaşım)

Psikologlar, üniversitelerin Fen-Edebiyat fakültelerindeki 4 yıllık Psikoloji bölümünden mezun olan kişilerdir. Ancak hastanede veya klinikte hasta görebilmek için (yani "Klinik Psikolog" unvanını almak için) üzerine Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans (Master) yapmaları şarttır.

  1. Psikososyal Bakış: Psikologlar, sorunu kişinin geçmiş yaşantıları, travmaları, düşünce kalıpları, aile dinamikleri ve çevresel faktörler üzerinden değerlendirir.
  2. Tedavi Aracı: Asla ilaç yazamazlar. Temel araçları "Psikoterapi"dir (Bilişsel Davranışçı Terapi, Psikanalitik Terapi, Şema Terapi vb.).

Bölüm 2: En Kritik Farklar Tablosu

Karar vermenizi kolaylaştırmak için iki meslek grubu arasındaki temel farkları net bir şekilde karşılaştıralım:

ÖzellikPsikiyatristKlinik Psikolog
Eğitim KökeniTıp Fakültesi (Doktor)Fen-Edebiyat Fakültesi
UzmanlıkTıpta Uzmanlık (Ruh Sağlığı)Yüksek Lisans / Doktora
İlaç Yazma YetkisiEvet (Tek yetkili)Hayır (Asla yazamaz)
Yaklaşım TarzıBiyolojik & Medikal ModelPsikososyal & Davranışsal Model
Seans SüresiGenelde 15-30 dk (İlaç takibi)Genelde 45-50 dk (Terapi)
Kime Gitmeli?Fiziksel belirtiler, ağır krizler, halüsinasyonlarİlişki sorunları, kaygı, yas, hafif depresyon

Bölüm 3: "Neden Olur?" – Ruhsal Sorunların Kökleri

İnsanlar genellikle "Neden ben?", "Neden şimdi?" veya "Neden böyle hissediyorum?" sorularıyla boğuşurlar. Ruhsal sıkıntıların tek bir sebebi yoktur; bu durum genellikle "Biyopsikososyal Model" ile açıklanır. Yani biyoloji, psikoloji ve sosyal çevrenin birleşimi.

1. Biyolojik Nedenler (Beyin Kimyası)

Beynimiz, nörotransmitter adı verilen kimyasal ileticilerle çalışır. Serotonin (mutluluk), Dopamin (haz/motivasyon), Noradrenalin (enerji/dikkat) gibi maddelerin dengesi bozulduğunda ruhsal hastalıklar ortaya çıkar.

  1. Genetik Miras: Ailenizde depresyon, panik atak veya bipolar bozukluk öyküsü varsa, genetik yatkınlığınız olabilir. Bu, "kesin hasta olacaksınız" demek değildir, ancak risk faktörüdür.
  2. Hormonal Değişimler: Tiroid bozuklukları, hamilelik, menopoz gibi dönemler ruh halini doğrudan etkiler.

2. Psikolojik Nedenler (Zihinsel Süreçler)

  1. Travmalar: Çocukluk çağı ihmali, taciz, kaza, doğal afet gibi olaylar beynin işleyişini değiştirir.
  2. Kişilik Yapısı: Mükemmeliyetçi, aşırı kaygılı veya içe dönük kişilik yapıları bazı rahatsızlıklara daha yatkın olabilir.
  3. Öğrenilmiş Çaresizlik: Kişinin ne yaparsa yapsın sonucu değiştiremeyeceğine inanması depresyonu tetikleyebilir.

3. Sosyal ve Çevresel Nedenler (Yaşam Olayları)

  1. Stres Faktörleri: İş kaybı, boşanma, ekonomik kriz, sevilen birinin kaybı (yas).
  2. Yalnızlık: Sosyal destek mekanizmasının zayıf olması.
  3. Şehir Yaşamı: Büyük şehirlerin kaosu, gürültüsü ve rekabetçi ortamı anksiyeteyi besleyen faktörlerdir.

Bölüm 4: "Normal mi?" – Sağlık ile Hastalık Arasındaki İnce Çizgi

En çok merak edilen konulardan biri de şudur: "Herkes üzülüyor, benimki hastalık mı yoksa normal bir üzüntü mü?"

Duygular hayatın bir parçasıdır. Üzülmek, korkmak, öfkelenmek gayet normaldir. Ancak bu duyguların bir "bozukluk" veya "hastalık" olarak adlandırılması için belirli kriterler vardır:

  1. Süreklilik: Bir yakınınızı kaybettiğinizde üzülmeniz doğaldır. Ancak bu üzüntü aylarca sürüyor, hiç hafiflemiyor ve yataktan çıkmanızı engelliyorsa bu "Normal" sınırın dışına taşmış olabilir.
  2. İşlevsellik Kaybı: Hissettiğiniz kaygı veya çökkkünlük işe gitmenizi, ders çalışmanızı, arkadaşlarınızla görüşmenizi veya duş almak gibi temel bakımlarınızı yapmanızı engelliyor mu? Cevabınız evet ise, bu profesyonel bir durumdur.
  3. Orantısızlık: Olaylara verdiğiniz tepki, olayın büyüklüğüyle orantısız mı? Örneğin; küçük bir eleştiri karşısında saatlerce ağlamak veya bir kedi gördüğünüzde bayılacak kadar korkmak.
  4. Fiziksel Belirtiler: Ruhsal sıkıntılar bedene vurur. Çarpıntı, nefes darlığı, geçmeyen ağrılar, uyku bozuklukları (aşırı uyuma veya hiç uyuyamama), iştah değişiklikleri "normal stres"in ötesine işaret eder.

Özetle: Hisleriniz hayatınızı yönetmeye başladıysa ve siz direksiyonu kaybettiğinizi düşünüyorsanız, bu durum artık "normal bir süreç" değil, tedavi edilmesi gereken bir durumdur.

Bölüm 5: Hangi Durumda Kime Gidilmeli? (Detaylı Senaryolar)

Karar verme sürecinizi kolaylaştırmak için sık karşılaşılan senaryolar üzerinden bir yol haritası çizelim.

Senaryo A: Doğrudan Psikiyatriste Başvurmanız Gereken Durumlar

Aşağıdaki belirtiler varsa, öncelikli durağınız bir tıp doktoru olan psikiyatrist olmalıdır. Çünkü bu durumlar genellikle biyolojik müdahale (ilaç) gerektirir:

  1. Gerçeklik Algısının Kaybı: Olmayan sesler duyma, hayaller görme (Halüsinasyon) veya takip edildiğini, zehirleneceğini düşünme (Hezeyan).
  2. İntihar Düşünceleri: Kendine veya başkasına zarar verme riski varsa, zaman kaybetmeden tıbbi destek şarttır.
  3. Ağır Depresyon: Yataktan çıkamayacak kadar ağır, yemeden içmeden kesilme durumu.
  4. Bipolar Bozukluk (Manik Atak): Aşırı enerji, hiç uyumama, çok para harcama, riskli davranışlar.
  5. Şiddetli Fiziksel Belirtiler: Panik atak sırasında kalp krizi geçiriyor hissi, bayılmalar.
  6. Madde Kullanımı: Alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı tedavileri tıbbi bir süreçtir (AMATEM vb. birimler psikiyatristler tarafından yönetilir).

Psikiyatriste gittiğinizde doktorunuz gerekli görürse, ilaç tedavisinin yanında sizi terapi için bir psikoloğa da yönlendirebilir.

Senaryo B: Doğrudan Psikoloğa Başvurmanız Gereken Durumlar

Eğer sorununuz daha çok yaşam olayları, davranış kalıpları ve duygusal yönetimle ilgiliyse, klinik psikolog doğru adrestir:

  1. İlişki Sorunları: Eşle, aileyle veya arkadaşlarla yaşanan iletişim problemleri.
  2. Yas Süreci: Bir kayıp sonrası toparlanamama ama gerçeklikten kopmama hali.
  3. Hafif ve Orta Düzey Depresyon/Kaygı: Hayata devam edebiliyorsunuz ama tadınız yok, sürekli endişelisiniz.
  4. Fobiler: Kedi korkusu, uçak korkusu, asansör korkusu gibi spesifik korkular.
  5. Özgüven Sorunları: Kendini değersiz hissetme, hayır diyememe.
  6. Sınav Kaygısı: Öğrencilerde sık görülen performans anksiyetesi.

Psikolog, değerlendirmesi sonucunda ilaç desteğine ihtiyacınız olduğunu düşünürse, etik kurallar gereği sizi bir psikiyatriste yönlendirir.

Bölüm 6: Tedavi Süreçleri Hakkında Merak Edilenler

Bir psikiyatri randevusu almadan veya terapiye başlamadan önce insanların aklında oluşan "şehir efsaneleri" ve merak edilen soruları yanıtlayalım.

1. İlaçlar beni "zombi" gibi yapar mı?

Bu, psikiyatrik tedavilerle ilgili en büyük yanılgıdır. Modern psikiyatrik ilaçlar, kişiyi uyuşturmak için değil, bozulan kimyasal dengeyi "normalleştirmek" için verilir. Doğru dozda ve doğru ilaçla kişi uyuşmaz, aksine kaybettiği enerjisini ve dikkatini geri kazanır. Yan etkiler olabilir ancak doktor kontrolünde bunlar yönetilebilir.

2. İlaç bağımlılık yapar mı?

Antidepresanlar bağımlılık yapmaz. Ancak yeşil reçeteli bazı sakinleştiriciler (anksiyolitikler) uzun süreli ve kontrolsüz kullanımda alışkanlık yapabilir. Bu yüzden psikiyatristiniz bu ilaçları kısa süreli ve kontrollü yazar. Doktorunuzun talimatlarına uyduğunuz sürece bağımlılık riski minimumdur.

3. Sadece konuşarak (Terapi ile) iyileşilir mi?

Kesinlikle evet. Beyin görüntüleme çalışmaları, psikoterapinin de en az ilaçlar kadar beyindeki nöral bağlantıları değiştirebildiğini (nöroplastisite) kanıtlamıştır. Terapi, sadece "dertleşmek" değildir; kişinin düşünce yapısını yeniden inşa eden bilimsel bir süreçtir.

4. Tedavi ne kadar sürer?

Bu sorunun net bir cevabı yoktur.

  1. İlaç Tedavisi: Genellikle etkisini 2-3 haftada göstermeye başlar, ancak tam iyileşme ve nüksü önlemek için en az 6 ay - 1 yıl devam edilmesi önerilir.
  2. Psikoterapi: Bilişsel Davranışçı Terapi gibi yöntemler 8-20 seans sürebilirken, psikanalitik yönelimli terapiler yıllarca sürebilir.

5. Aynı anda hem Psikiyatriste hem Psikoloğa gidilir mi?

Evet, bu "Altın Standart"tır. Araştırmalar, ilaç ve terapinin birlikte yürütüldüğü tedavilerin (kombine tedavi), tek başına ilaçtan veya tek başına terapiden çok daha etkili olduğunu göstermektedir. Psikiyatrist biyolojik zemini düzeltirken, psikolog davranışsal ve düşünsel değişimi sağlar.

Bölüm 7: Çocuk ve Ergenler İçin Durum Farklı mı?

Ebeveynlerin en çok zorlandığı konulardan biri de çocuklarının ruh sağlığıdır. Burada ayrım daha nettir:

  1. Çocuk ve Ergen Psikiyatristi: 18 yaş altı bireylerin DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu), Otizm, Öğrenme Güçlüğü, Tik bozuklukları gibi nörogelişimsel sorunları için mutlaka bir tıp doktoru olan Çocuk Psikiyatristine başvurulmalıdır.
  2. Çocuk Psikoloğu / Pedagog: Çocuğun okul uyumu, kardeş kıskançlığı, alt ıslatma (tıbbi sebep yoksa), inatçılık gibi davranışsal sorunlarında oyun terapisi gibi yöntemlerle çalışırlar.

Çocuklarda ilaç kullanımı konusunda aileler çok tedirgindir. Ancak tedavi edilmeyen bir DEHB veya depresyon, çocuğun tüm akademik ve sosyal hayatını, ilaç yan etkisinden çok daha fazla bozar. Bu konuda hekime güvenmek esastır.

Bölüm 8: Psikiyatri Randevu Süreci Nasıl İşler?

Devlet hastanelerinden veya özel kliniklerden randevu alırken dikkat etmeniz gereken bazı hususlar vardır.

  1. MHRS veya Özel Randevu: Türkiye'de devlet hastaneleri için "Ruh Sağlığı ve Hastalıkları" bölümünden psikiyatri randevusu almanız gerekir. Devlet hastanelerinde doğrudan psikoloğa randevu alınamaz; önce psikiyatristin görüp yönlendirmesi gerekir.
  2. İlk Görüşme: Psikiyatrist ile ilk görüşme, şikayetlerinizin dinlendiği, uyku ve iştah düzeninizin sorgulandığı, varsa ailenizdeki hastalıkların konuşulduğu bir süreçtir. Kan tahlili istenebilir (Vitamin eksiklikleri veya tiroid sorunlarını elemek için).
  3. Tanı ve Plan: Doktorunuz bir ön tanı koyar ve tedavi planını (ilaç, terapi, kontrol süresi) sizinle paylaşır.
  4. Mahremiyet: Psikiyatri ve psikoloji seanslarında konuşulanlar, yasal zorunluluklar (suç, hayati tehlike) haricinde tamamen gizli kalır. Bu, hasta-hekim/danışan-terapist ilişkisinin temelidir.

En Önemli Adım, İlk Adımdır

"Psikiyatrist mi, Psikolog mu?" sorusunun cevabı, yaşadığınız sorunun şiddetine, türüne ve kökenine göre değişir. Ancak unutmayın ki, yanlış kapıyı çalsanız bile, içerideki uzman sizi doğru kapıya yönlendirecek meslek etiğine sahiptir.

Kendinizi mutsuz, kaygılı veya çıkmazda hissetmeniz sizin zayıf olduğunuzu değil, insan olduğunuzu gösterir. Bir dişimiz ağrıdığında nasıl diş hekimine gitmekten çekinmiyorsak, ruhumuz ağrıdığında da destek almaktan çekinmemeliyiz.

Normalin ne olduğu, neden böyle hissettiğiniz ve nasıl düzeleceğiniz konusunda internetteki bilgiler size sadece fikir verebilir. Gerçek çözüm, bir uzmanın karşısına oturup "Ben iyi hissetmiyorum" dediğiniz o ilk anda başlar.

Şifa, cesaretle başlar.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru: İnternetten online terapi almak işe yarar mı?

Cevap: Evet, özellikle pandemi sonrası yapılan araştırmalar, online terapinin yüz yüze terapi kadar etkili olabileceğini göstermiştir. Ancak ağır psikiyatrik tablolarda (intihar riski, psikoz vb.) yüz yüze görüşme şarttır.

Soru: Psikologlar ilaç tavsiye edebilir mi?

Cevap: Hayır, psikologlar ilaç tavsiye edemez, doz öneremez veya ilacı bıraktıramaz. İlaçla ilgili her türlü karar sadece psikiyatriste aittir.

Soru: Özel sağlık sigortası psikiyatriyi karşılar mı?

Cevap: Bu poliçenize göre değişir. Çoğu standart poliçe psikolojik desteği kapsamazken, kapsamlı poliçelerde belirli seans limitleri dahilinde psikiyatri muayenesi ve bazen terapi seansları karşılanabilmektedir. Sigorta şirketinizle görüşmeniz gerekir.

Soru: İyileştiğimi nasıl anlarım?

Cevap: Sadece üzüntünün geçmesi değil; eski işlevselliğinize dönmeniz (işe gitme isteği, sosyalleşme, hobilerden keyif alma) ve stresli olaylar karşısında daha dayanıklı hale gelmeniz iyileşmenin en büyük göstergesidir.

Profesyonel Destek Alın

Uzman psikolog ve psikiyatristlerden randevu alın

Yetişkin & Yaşlı

Psikiyatri & Psikoloji

Randevu Al

Çocuk & Ergen

Psikiyatri & Psikoloji

Randevu Al
Güvenli ve ücretsiz randevu sistemi
Doç.Dr.Büşra OLCAY ÖZ

Tıbbi İnceleme:

Doğrulanmış

Doç.Dr.Büşra OLCAY ÖZ

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Bu makale, bilimsel kaynaklara dayalı olarak hazırlanmış ve Doç.Dr.Büşra OLCAY ÖZ tarafından tıbbi doğruluk ve güncellik açısından detaylı incelemeye tabi tutulmuştur.

Doç.Dr. Uzman Danışman
Son İnceleme: 17.12.2025 Bilimsel Kaynaklı Detaylı Profil

Tıbbi Sorumluluk Reddi

Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili sorularınız için mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurunuz.

⚠️ Acil Durumlarda: Kendinize veya başkalarına zarar verme düşünceleriniz varsa, derhal 112 Acil Servisi'ni arayın veya en yakın acil servise başvurun.