Şiddetli anksiyete anında yavaş ve uzun nefes vermek, dikkati bedenden çevreye taşımak ve kaçmak yerine birkaç dakika beklemek krizi yatıştırır. Kalıcı çözüm ise bilişsel davranışçı terapi ve gerekiyorsa antidepresan grubundan ilaçlardır. Sakinleştiriciler yalnızca kısa süreli kullanılır. İlk kez yaşanan göğüs ağrısı ya da kendine zarar verme düşüncesi acil değerlendirme gerektirir.
İçindekiler · 7 başlık

Şiddetli anksiyete nasıl bir şeydir?
Şiddetli anksiyete; sürekli tetikte olma, kontrol edilemeyen endişe, kas gerginliği, uykusuzluk, çarpıntı ve nefes darlığı gibi belirtilerle günlük yaşamı belirgin biçimde zorlaştıran yoğun bir kaygı hâlidir. Bazen aniden gelen panik ataklar, bazen de aylarca süren ve her konuya yayılan bir endişe olarak görülür.[2] Bu yoğunluk bir karakter zayıflığı değil, tedavi edilebilir bir durumdur.
Kaygı krizi anında ne iyi gelir?
Kriz anında amaç kaygıyı zorla bastırmak değil, bedenin alarmının kendi kendine sönmesine izin verirken onu büyütmemektir. Kaygı dalgası çoğu zaman dakikalar içinde zirveye ulaşır ve sonra azalır. Aşağıdaki adımlar bu süreyi daha katlanılır kılar; telefonunuza kaydedip kriz anında okumak da işe yarar.
- Nefes verişi uzatın: Dört saniyede alıp altı ila sekiz saniyede verin; hızlı ve derin nefes almak baş dönmesini artırır.
- Dikkati dışarı taşıyın: Çevrenizde gördüğünüz renkleri ya da nesneleri sayın, ayaklarınızın yere bastığını hissedin.
- Bedeni soğutun: Yüzünüzü soğuk suyla yıkamak ya da bileklerinize soğuk su tutmak çarpıntıyı yatıştırabilir.
- Düşünceye etiket koyun: “Bu bir kaygı dalgası, tehlikeli değil, geçecek” deyin.
- Kaçmayın, bekleyin: Ortamdan hemen kaçmak yerine birkaç dakika kalmak, korkunun kendiliğinden azaldığını öğretir.
Atak anındaki adımların ayrıntısı için panik atak anında yapılacaklar yazımıza, iş yerinde yaşanan ataklar için iş yerinde panik yazımıza bakabilirsiniz.
Kalıcı tedavide hangi seçenekler var?
Şiddetli anksiyetenin kalıcı tedavisinde iki ana yol vardır: bilişsel davranışçı terapi ve antidepresan grubundan ilaçlar. Kaygı bozukluklarında farklı tedavileri karşılaştıran geniş bir analizde, hem ilaç tedavisinin hem de bilişsel davranışçı terapinin etkili olduğu gösterilmiştir.[3] Aşağıdaki tablo seçenekleri ve dikkat edilecek noktaları özetler.
| Yöntem | Ne zaman kullanılır? | Dikkat edilecekler |
|---|---|---|
| Bilişsel davranışçı terapi | Yaygın kaygı, panik bozukluk ve diğer kaygı bozukluklarında ilk seçenek | Seans arası çalışma gerektirir, etkisi kalıcıdır |
| Serotonin etkili antidepresanlar | Orta ve şiddetli kaygıda ilk ilaç seçeneği | Etki iki ila altı haftada başlar, ilk günlerde kaygı hafif artabilir |
| Pregabalin | Antidepresanların uygun olmadığı yaygın kaygı bozukluğunda | Baş dönmesi, uyku hâli; kötüye kullanım riskine dikkat |
| Sakinleştiriciler (benzodiazepinler) | Yalnızca kısa süreli kriz dönemlerinde | Birkaç haftadan uzun kullanımda bağımlılık riski |
| Beta blokerler | Yalnızca sunum gibi performans kaygısında | Yaygın kaygıyı tedavi etmez, astımda kullanılmaz |
Neden sakinleştiriciler kalıcı çözüm değildir?
Benzodiazepin grubu sakinleştiriciler kaygıyı dakikalar içinde azaltır; bu yüzden çekici gelir. Ancak birkaç haftadan uzun düzenli kullanımda alışma, bağımlılık, bırakınca kaygının artarak geri dönmesi, dikkat ve bellek sorunları ve yaşlılarda düşme riski ortaya çıkar. Kılavuzlar bu ilaçların kaygı bozukluklarının uzun süreli tedavisinde kullanılmamasını önerir.[1]
Kalıcı tedavide antidepresanlar ilk ilaç seçeneğidir; bu ilaçlar bağımlılık yapmaz ve kaygıyı önleyici etki gösterir.[5] Sakinleştirici kullanıyorsanız kendi başınıza birden bırakmayın; hekiminizle azaltma planı yapın. Pregabalin hakkında ayrıntı için pregabalin yazımıza bakabilirsiniz.
Günlük yaşamda neler kaygıyı azaltır?
Günlük yaşamda yapılan düzenlemeler tedavinin yerini tutmaz, ama kaygının şiddetini ve ne sıklıkla geldiğini belirgin biçimde etkiler. Düzenli bedensel etkinliğin kaygı belirtilerini azalttığı bir meta-analizde gösterilmiştir.[4] Aşağıdaki değişiklikleri birkaç hafta düzenli uygulamak, ilaç ya da terapiden alınan yararı da artırır.
- Kahve, enerji içeceği ve kola gibi kafeinli içecekleri azaltın.
- Alkolle rahatlamayın; ertesi gün kaygı daha da artar.
- Haftada en az üç gün tempolu yürüyüş ya da benzeri bir etkinlik yapın.
- Uyku ve kalkış saatlerinizi sabitleyin.
- Endişelere günde kısa bir “kaygı zamanı” ayırın, gün içinde gelenleri o saate erteleyin.
Hangi durumlarda acil yardım gerekir?
Kaygının bedensel belirtileri bazen başka bir hastalıkla karışabilir. Tiroit bezinin aşırı çalışması, kalp ritim bozuklukları, kan şekeri düşüklüğü ve alkol ya da sakinleştirici bırakma belirtileri kaygıya benzer tablolara yol açabilir. Bu yüzden belirtiler ilk kez ortaya çıktığında bir hekim değerlendirmesi önemlidir.
- İlk kez yaşanan ve geçmeyen göğüs ağrısı, bayılma ya da nefes darlığı
- Kendinize zarar verme ya da ölüm düşünceleri
- Günlerdir yemek yiyememek ya da hiç uyuyamamak
- Alkol ya da sakinleştiriciyi birden bıraktıktan sonra titreme ve bilinç bulanıklığı
Bu durumlarda 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Kaygı düzeyinizi değerlendirmek için Anksiyete Testi fikir verebilir; test tanı koymaz.
Sık Sorulan Sorular
Şiddetli anksiyete tamamen geçer mi?
Doğru tedaviyle birçok kişide belirtiler belirgin biçimde azalır ya da tamamen kaybolur. Bilişsel davranışçı terapinin kaygı bozukluklarında etkili olduğu birçok kontrollü çalışmayla gösterilmiştir.[6] Stresli dönemlerde hafif belirtiler geri gelebilir; öğrenilen beceriler bu dönemleri yönetmeyi kolaylaştırır.
Anksiyete için bitkisel çaylar işe yarar mı?
Ihlamur, papatya gibi bitki çayları bazı kişilerde rahatlatıcı bir alışkanlık olabilir, ancak şiddetli anksiyeteyi tedavi ettiklerine dair güçlü kanıt yoktur. Sarı kantaron gibi bazı bitkisel ürünler ilaçlarla tehlikeli etkileşime girebilir; kullanmadan önce hekiminize danışın.
Hangi bölüme başvurmalıyım?
Şiddetli ve uzun süren kaygıda bir psikiyatriste başvurmak uygundur; psikiyatrist hem bedensel nedenleri dışlar hem de ilaç ve terapi seçeneklerini planlar. Kaygı bozukluklarının türleri için anksiyete bozuklukları rehberimize bakabilirsiniz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerini tutmaz. İlaç kullanımıyla ilgili kararları yalnızca hekiminizle birlikte verin.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
1 yorumDüşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.
Okurların yorumları
Emre Acar
Psikiyatrik rehabilitasyonun ne anlama geldiğini bu makaleden öğrendim. Bilgilendirici bir icerikti.