Psikolojik Sebeplerle Emekli Olunur Mu? (Kapsamlı ve Güncel Rehber 2026)

🎧 Makaleyi sesli dinleyin -- dk okuma süresi

Psikolojik sebeplerle emekli olunur mu sorusunun yasal ve tıbbi cevabı kesinlikle evettir. Türkiye'deki Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mevzuatına göre, bir kişinin yaşadığı psikiyatrik veya psikolojik rahatsızlık, çalışma gücünde en az %60 oranında kalıcı bir kayba yol açıyorsa, kişi malulen emeklilik hakkı kazanabilir. Bunun için hastalığın çalışma hayatına başladıktan sonra ortaya çıkmış olması, tam teşekküllü bir devlet veya üniversite hastanesinden "çalışma gücünü %60 oranında kaybettiğine" dair Sağlık Kurulu (Heyet) raporu alınması, en az 10 yıllık sigortalılık süresi ve 1800 gün prim ödemesinin tamamlanmış olması şarttır. Tedaviye yanıt vermeyen kronik psikolojik hastalıklar, yasalar önünde fiziksel hastalıklar ile aynı derecede maluliyet sebebi sayılmaktadır.

Psikolojik Sebeplerle Emeklilik Nedir ve Yasal Dayanağı Nasıldır?

Toplumumuzda emeklilik denildiğinde akla genellikle yaşın ilerlemesi, prim günlerinin dolması veya fiziksel bir iş kazası/meslek hastalığı sonucunda bedensel yetilerin kaybedilmesi gelir. Ancak insan sağlığı sadece bedensel bir bütünlükten ibaret değildir; ruh sağlığı da bireyin çalışma hayatını sürdürebilmesi, sosyal ilişki kurabilmesi ve üretken olabilmesi için en az fiziksel sağlık kadar kritik bir öneme sahiptir.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, sigortalıların çalışma gücünü kaybetmeleri durumunda onlara sosyal bir güvence sağlamak amacıyla malulen emeklilik ve engelli emekliliği (vergi indirimi ile emeklilik) olmak üzere iki farklı yol sunar. Bu kanun kapsamında, "çalışma gücü kaybı" değerlendirilirken sadece ortopedik, kardiyolojik veya nörolojik kayıplara bakılmaz; aynı zamanda psikiyatrik kayıplar da titizlikle incelenir. Psikiyatrik rahatsızlıklar, bireyin odaklanma, karar verme, insan ilişkilerini yönetme, strese dayanma ve düzenli mesai saatlerine uyum sağlama gibi temel çalışma becerilerini tamamen ortadan kaldırabilir. Yasa koyucu bu gerçeği göz önünde bulundurarak, ruhsal hastalıkları da maluliyet cetveline dahil etmiştir.

Psikolojik sebeplerle emeklilik sürecinde en temel ayrım, kişinin hastalığının ne zaman başladığı ve hastalığın iş gücü kaybına hangi oranda etki ettiğidir. Eğer hastalık kişi ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başladıktan sonra ortaya çıkmış veya ilerlemişse "malulen emeklilik" devreye girer. Eğer hastalık doğuştan veya sigorta başlangıcından önce de varsa, bu durumda "engelli emekliliği" şartları değerlendirilir.

SGK Kapsamında Psikolojik Hastalıklar İçin Malulen Emeklilik Şartları

Psikolojik veya ruhsal bir rahatsızlık nedeniyle malulen emekli olabilmek için SGK tarafından belirlenmiş çok net ve katı şartlar bulunmaktadır. Bu şartların tamamının aynı anda sağlanması zorunludur:

1. Çalışma Gücünde En Az %60 Kayıp (Maluliyet Oranı): Kişinin, yaşadığı psikolojik rahatsızlık nedeniyle meslekte kazanma gücünü veya genel çalışma gücünü en az %60 oranında kaybetmiş olması gerekir. Bu oran, kişinin kendi beyanına veya özel bir psikoloğun/psikiyatristin görüşüne göre değil, SGK'nın yetkilendirdiği tam teşekküllü devlet hastaneleri veya üniversite hastanelerinin "Sağlık Kurulları" (Heyetleri) tarafından verilecek raporla belgelenmelidir. SGK Sağlık Kurulu, hastaneden gelen bu raporu "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde inceler ve nihai kararı verir.

2. Hastalığın Sigorta Başlangıcından Sonra Ortaya Çıkması: Malulen emekliliğin en kritik şartlarından biri budur. Kişinin malul sayılmasına sebep olan psikolojik rahatsızlığın, ilk defa sigortalı olarak işe girdiği tarihten sonra meydana gelmiş olması şarttır. Eğer kişi işe girmeden önce de şizofreni, ağır depresyon veya bipolar bozukluk gibi bir tanıya sahipse ve bu tanı o dönemde de %60'ın üzerinde bir iş gücü kaybına yol açıyorsa, kişi malulen emekli olamaz. Bu durumdaki kişiler için engelli emekliliği (erken emeklilik) yolları açıktır.

3. Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı: Psikolojik rahatsızlığı olan sigortalının malulen emekli olabilmesi için en az 10 yıldan beri sigortalı bulunması ve toplam olarak 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması gerekmektedir. Ancak burada çok önemli bir istisna vardır: Eğer psikolojik rahatsızlık, kişinin "başka birinin sürekli bakımına muhtaç" derecede ağır bir tablo çizmesine neden oluyorsa (örneğin ağır ve ilerlemiş bir psikoz tablosu, kişinin kendi kişisel bakımını yapamaması durumu), bu durumda 10 yıllık sigortalılık süresi şartı aranmaz. Kişinin sadece 1800 gün prim ödemiş olması emeklilik başvurusu için yeterli kabul edilir.

4. İşten Ayrılma ve İşyerini Kapatma Şartı: Hizmet akdine bağlı çalışanların (4/A - SSK) işten ayrılmaları, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların (4/B - Bağ-Kur) işyerlerini kapatmaları veya devretmeleri, kamu görevlilerinin (4/C - Emekli Sandığı) ise görevlerinden ayrılmaları gerekmektedir. Bağ-Kur'luların ayrıca SGK'ya prim borcunun bulunmaması da zorunludur.

Hangi Psikolojik Hastalıklar Emeklilik (Maluliyet) Kapsamına Girer?

Bir psikiyatrik tanının olması tek başına emeklilik için yeterli değildir. Hastalığın şiddeti, kronikleşme durumu ve tedaviye verdiği yanıt, maluliyet kararında belirleyicidir. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Maluliyet Cetveli incelendiğinde, genellikle aşağıdaki ağır psikiyatrik tabloların malulen emeklilik nedeni sayılabildiği görülmektedir:

  1. Şizofreni ve Diğer Psikotik Bozukluklar: Gerçeği değerlendirme yetisinin ciddi şekilde bozulduğu, halüsinasyonlar ve sanrılarla seyreden şizofreni, şizoaffektif bozukluk ve sanrısal bozukluklar en sık karşılaşılan maluliyet nedenleridir. Tedaviyle dahi gerçeği değerlendirme yetisinin düzelmediği, kişinin sosyal ve mesleki işlevselliğinin tamamen bozulduğu kronik vakalar doğrudan malul sayılabilir.
  2. Bipolar Afektif Bozukluk (Manik Depresif Hastalık): Kişinin duygu durumunda aşırı yükselmeler (mani) ve aşırı çökkünlükler (depresyon) yaşadığı bu hastalık, eğer tedaviye dirençliyse, sık sık hastaneye yatış gerektiriyorsa ve ataklar arasındaki dönemlerde bile kişinin çalışma kapasitesi kalıcı olarak zedelenmişse %60 ve üzeri rapor alabilmektedir.
  3. Tedaviye Dirençli Ağır Majör Depresyon: Standart bir depresif atak genellikle emeklilik sebebi sayılmaz. Ancak yıllarca süren, elektrokonvülsif terapi (EKT) dahil tüm ilaç ve psikoterapi yöntemlerine rağmen düzelmeyen, kişide ağır psikomotor retardasyon (hareket ve düşünce yavaşlaması) veya intihar eğilimi yaratan kronik ve ağır majör depresyon vakaları maluliyet kapsamında değerlendirilebilir.
  4. Ağır Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB): Kişinin günlük yaşamını idame ettirmesini imkansız hale getiren, evden çıkmasını, insanlarla iletişim kurmasını veya bir işe odaklanmasını tamamen engelleyen çok ağır, tedaviye yanıt vermeyen OKB vakaları nadir de olsa maluliyet sebebi olabilmektedir.
  5. Kronik Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Özellikle asker, polis, itfaiyeci gibi zorlu meslek gruplarında veya ağır iş kazaları sonrasında görülen, kişinin çalışma ortamına dönmesini imkansız kılan kronik TSSB tabloları değerlendirmeye alınır.
  6. Organik Beyin Sendromları ve Demans (Erken Başlangıçlı): Psikolojik belirtilerle seyreden ancak altında nörolojik veya organik bir sebep yatan beyin hasarları, erken yaşta başlayan demans (bunama) ve alzheimer gibi hastalıklar, bilişsel yetileri tamamen yok ettiği için doğrudan maluliyet nedenidir.

Psikiyatrik Değerlendirmelerde Sağlık Kurulunun Dikkat Ettiği Kritik Faktörler

Psikiyatrik rahatsızlıklarda maluliyet tespiti, ortopedik bir uzvun kaybını tespit etmekten çok daha karmaşıktır. Çünkü psikolojik belirtiler röntgen veya kan testi ile ölçülemez. Bu nedenle Sağlık Kurulları (Heyetler) değerlendirme yaparken bazı son derece kritik kıstaslara odaklanırlar:

  1. "Tedavi ile Düzelmeyen" İbaresi: Bir psikolojik rahatsızlığın emeklilik sebebi sayılabilmesi için en kilit kavram budur. Hastalık "tedavi edilebilir" veya "tedavi ile kısmen düzelen" statüsündeyse, kurullar genellikle çalışma gücünün %60 oranında kaybedilmediğine hükmeder. Raporlarda "Tedaviye rağmen çalışma olanağı vermeyen" veya "Tedavi ile düzelmeyen" ibaresinin yer alması şarttır.
  2. Hastaneye Yatış ve Geçmiş Tıbbi Kayıtlar (Epikriz Raporları): Kişinin bir gün kurula gidip "ben çok depresyondayım, çalışamıyorum" demesi hiçbir anlam ifade etmez. SGK, kişinin yıllara yayılan tedavisini, kullandığı yeşil/kırmızı reçeteli ilaçların dökümünü, psikiyatri kliniklerine yatış yapılıp yapılmadığını (epikriz raporlarını) detaylıca inceler. Geçmiş tıbbi öykünün sağlam ve belgelenmiş olması zorunludur.
  3. Kişilerarası İlişkiler ve İşlevsellik: Heyet, hastanın sadece semptomlarına (halüsinasyon, mutsuzluk vb.) değil; bu semptomların kişinin öz bakımına, sosyal ilişkilerine ve iş ortamındaki kurallara uymasına nasıl engel olduğuna bakar.

Engelli (Özürlü) Emekliliği ile Malulen Emeklilik Arasındaki Farklar

Eğer kişi %60 şartını sağlayamıyorsa (örneğin oranı %40 veya %50 çıkmışsa) ya da hastalığı sigortalı olmadan önce başlamışsa süreç nasıl işler? İşte burada "Engelli Emekliliği" (Vergi İndirimi ile Emeklilik) devreye girer. Bu sistem psikolojik rahatsızlığı olan bireyler için harika bir alternatiftir.

  1. Malulen Emeklilikte: Tek bir hastalıktan %60 oran istenir, hastalığın işe girdikten sonra olması gerekir, 10 yıl 1800 gün yeterlidir.
  2. Engelli Emekliliğinde: Hastalığın ne zaman başladığı önemli değildir. En az %40 rapor almak yeterlidir (Farklı hastalıklar Balthazard formülü ile toplanabilir, örneğin %30 depresyon, %20 diyabet gibi). SGK işe giriş tarihinize ve rapor oranınıza göre (1., 2. veya 3. derece engellilik) sizden 15 ile 20 yıl arasında sigortalılık süresi ve 3600 ile 4680 arasında değişen prim günü ister. Yaş şartı aranmaz.

Özellikle psikiyatrik hastalıklarda kurullar genellikle "tedavi ile kısmen düzelen" kararı verip oranı %40-50 bandında tutma eğilimindedir. Bu durumda malulen emekli olamayan bir kişi, prim gününü tamamlayarak vergi indirimi belgesi alıp engelli statüsünde erken emekli olabilir.

Sağlık Kurulu Raporu Alma Süreci: Adım Adım Rehber

Psikolojik nedenlerle emekli olmak isteyen bir bireyin izlemesi gereken resmi adımlar şunlardır:

Ücretsiz Sanal Psikolog Uygulaması
Ücretsiz Psikolog Uygulaması - Google Play'den İndirin

  1. SGK'ya Başvuru ve Hastaneye Sevk: Süreç doğrudan hastaneye giderek başlamaz. Öncelikle bağlı bulunduğunuz İl veya İlçe Sosyal Güvenlik Merkezi'ne (SGM) giderek "Maluliyet tespiti için hastaneye sevk" dilekçesi vermeniz gerekir.
  2. Devlet Hastanesine Yönlendirme: SGK, sizi ikametgahınıza en yakın ve maluliyet raporu vermeye tam yetkili bir devlet veya araştırma/üniversite hastanesine sevk eder.
  3. Poliklinik Muayeneleri: Hastaneye gittiğinizde tüm polikliniklerden (İç Hastalıkları, Genel Cerrahi, Göz, KBB, Nöroloji ve tabii ki Psikiyatri) muayene olmanız istenir. Psikiyatri muayenesi bu aşamanın kalbidir.
  4. Psikiyatri Heyeti/Görüşmesi: Psikiyatri uzmanı sizi değerlendirir, geçmiş hastane kayıtlarınızı, epikrizlerinizi ve ilaç raporlarınızı sisteme girer. Gerekirse size bir zeka/kişilik testi (MMPI, Rorschach vb.) yapılmasını isteyebilir.
  5. Sağlık Kurulu (Heyet) Kararı: Tüm doktorların görüşleri tamamlandıktan sonra dosya hastane Sağlık Kuruluna girer. Kurul başkanı ve uzman hekimler, yönetmeliğe göre bir rapor hazırlar. Not: Hastane size "Sen %60 malulsün" diye kesin bir karar bildirmez. Hastane sadece "mevcut durumunuzu" anlatan bir sağlık kurulu raporu düzenler ve bunu kapalı zarfla (veya sistem üzerinden elektronik olarak) direkt SGK'ya gönderir.
  6. SGK Bölge Sağlık Kurulunun İncelemesi: Hastaneden gelen rapor, SGK'nın kendi bünyesindeki Bölge Sağlık Kurulundaki uzman doktorlar tarafından incelenir. "Çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiştir" veya "kaybetmemiştir" kararı asıl bu kurul tarafından verilir. Size sonuç yazılı olarak tebliğ edilir.

SGK Başvuruyu Reddederse Ne Yapılmalı? (İtiraz Süreci)

Psikiyatrik rahatsızlıklarda SGK Bölge Sağlık Kurullarının başvuruyu reddetmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bunun nedeni ruhsal hastalıkların doğası gereği inişli çıkışlı seyredebilmesi ve kurulların genellikle katı kurallar uygulamasıdır. Eğer "malul değilsiniz" şeklinde bir ret yazısı alırsanız sürecin bittiğini düşünmemelisiniz.

  1. Yüksek Sağlık Kuruluna İtiraz: Ret kararı elinize ulaştıktan sonra belirli bir süre içinde (genellikle tebliğ tarihinden itibaren 6 ay) SGK'ya dilekçe vererek karara itiraz etme hakkınız vardır. Bu durumda dosyanız Ankara'daki SGK Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilir. Bu kurul, en üst itiraz merciidir ve dosyayı tıp profesörleri eşliğinde tekrar inceler.
  2. İş Mahkemelerinde Dava Açılması: Yüksek Sağlık Kurulu da başvurunuzu reddederse, yasal yollara başvurma hakkınız doğar. Bulunduğunuz yerdeki İş Mahkemesinde SGK aleyhine "Maluliyet Tespiti Davası" açabilirsiniz. Mahkeme, sürecin tamamen bağımsız bir kurum olan Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesine karar verir. Adli Tıp Kurumu sizi psikiyatrik muayeneye alır ve eğer "kişi %60 oranında çalışma gücünü kaybetmiştir" şeklinde bir rapor verirse, SGK bu karara uymak zorundadır ve mahkeme kararıyla malulen emekli edilirsiniz.

Balthazard Formülü ve Psikiyatrik Rahatsızlıkların Birleştirilmesi

Birçok kişinin kafasını karıştıran bir diğer konu da birden fazla hastalığın varlığıdır. Diyelim ki kişinin ağır depresyonu var ve tek başına %40 oran alıyor. Aynı zamanda kişinin ciddi bir bel fıtığı (%15) ve kalp rahatsızlığı (%20) bulunuyor. Bu oranlar matematiksel olarak düz bir şekilde toplanmaz (40+15+20=75 yapılmaz). Bunun yerine tıp dilinde Balthazard Formülü adı verilen özel bir hesaplama yöntemi kullanılır.

Bu formülde kişinin sağlam kalan vücut kapasitesi üzerinden hesaplama yapılır. En yüksek orandan başlanarak diğer hastalıkların kişinin kalan sağlamlık oranını ne kadar etkilediği hesaplanır. Eğer fiziksel hastalıklarınızla psikolojik hastalıklarınızın Balthazard formülü ile birleşimi %60'ı buluyorsa, yasal olarak maluliyet veya engelli emekliliği şartlarını sağlarsınız. Psikiyatrik rahatsızlıkların beden sağlığını da doğrudan etkilediği (psikosomatik hastalıklar) durumlarda, diğer branş doktorlarının da değerlendirmesi hayati önem taşır.

Kontrol Muayenesi Nedir? (Psikolojik Vakaların En Büyük Handikabı)

Psikolojik sebeplerle emekli olan kişilerin bilmesi gereken en önemli kavram "Kontrol Muayenesi"dir. SGK, şizofreni gibi tamamen kronik ve düzelme umudu sıfıra yakın olan çok spesifik bazı vakalar dışında, psikiyatrik nedenlerle bağlanan malullük ve engelli aylıklarına genellikle "1 Yıl Sonra Kontrol Muayenesi Şartı" koyar.

Bunun sebebi, psikolojik rahatsızlıkların gelişen tıbbi tedaviler, yeni nesil ilaçlar veya psikoterapiler sayesinde zamanla düzelme eğilimi gösterebileceği ihtimalidir. Kontrol muayenesi tarihi geldiğinde (genellikle sürenin dolmasına 1-2 ay kala) kişi tekrar hastaneye sevk edilir ve aynı heyet sürecinden geçer.

  1. Eğer hastalık devam ediyorsa ve oran %60'ın altını düşmüyorsa emekli maaşı devam eder.
  2. Eğer kişi tedaviyle düzelmiş, işlevselliğini kısmen geri kazanmış ve maluliyet oranı %60'ın (veya engelli emekliliğinde şart koşulan oranın) altına düşmüşse, SGK kişinin emekli maaşını derhal keser. Kontrol muayenelerine zamanında gitmek çok önemlidir, aksi takdirde maaşınız sınav tarihinde otomatik olarak durdurulur.

Memurlar (4/C) İçin Psikolojik Nedenlerle Adi Malullük ve Vazife Malullüğü

Kamu görevlileri (memurlar, askerler, polisler) için psikolojik sebeplerle emeklilik mevzuatı işçilere göre bazı farklılıklar gösterir. Memurlar 5510 sayılı Kanunun 4/1-c maddesine tabidir.

  1. Adi Malullük: Memurun kendi sivil hayatında yaşadığı travmalar, genetik yatkınlık veya iş dışı sebeplerle ortaya çıkan psikiyatrik rahatsızlıklar neticesinde çalışma gücünü %60 kaybetmesi durumudur. SSK'lılardaki malulen emekliliğin memurlardaki karşılığıdır.
  2. Vazife Malullüğü: Bu durum oldukça özeldir. Memurun yürüttüğü görevin neden olduğu, görevin mahiyetinden doğan bir psikolojik rahatsızlık yaşaması durumudur. Örneğin bir polisin çatışma anında yaşadığı travma sonrası gelişen ve düzelmeyen Ağır Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) vazife malullüğü sayılabilir. Vazife malullüğünde maaş bağlanma oranları ve tazminat hakları çok daha yüksektir. Ayrıca son yıllarda, iş yerinde uzun süreli psikolojik şiddete (mobbing) maruz kalmanın belgelenebilmesi durumunda, bunun yarattığı ağır psikiyatrik tabloların da işle illiyet bağı kurularak değerlendirilmesi hukuki tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Psikolojik Nedenlerle Emekli Olanların Çalışma Hayatına Dönüşü

Kullanıcıların en çok merak ettiği sorulardan biri de "Emekli olduktan sonra çalışabilir miyim?" sorusudur.

  1. Malulen Emekli Olanlar: Psikolojik veya herhangi bir sebeple malulen emekli olan kişiler, Türkiye'de sigortalı (4/A, 4/B veya 4/C statüsünde) olarak yeniden çalışmaya başlarlarsa malullük aylıkları anında kesilir. Çünkü maluliyetin temel mantığı "bu kişi hastadır ve çalışamaz durumdadır" varsayımıdır. Kişi çalışabildiğini gösterdiği an malullük ortadan kalkar.
  2. Engelli Emeklisi Olanlar: Eğer kişi %40-59 arası bir raporla veya hastalığı sigorta başlangıcından önce olması sebebiyle "engelli hakkıyla" (vergi indirimi ile) yaşlılık aylığı bağlanarak emekli olmuşsa, bu kişiler Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödeyerek özel sektörde (4/A statüsünde) çalışmaya devam edebilirler. Hem emekli maaşlarını alırlar hem de çalıştıkları işyerinden maaş alabilirler.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Sadece Panik Atak veya Anksiyete Bozukluğu ile malulen emekli olunur mu? Hafif ve orta düzeydeki panik atak veya yaygın anksiyete bozuklukları genellikle tedavi edilebilir veya kontrol altına alınabilir kabul edildiğinden, tek başına %60 maluliyet oranına ulaşmaz. Ancak kişi bu hastalıklar yüzünden agorafobi (alan korkusu) geliştirmişse, evden hiç çıkamıyorsa ve tedaviye dirençliyse kurul takdirine bağlı olarak değerlendirilebilir; fakat sadece basit panik atak yeterli değildir.

2. Hastanede hiç yatmadım, sadece ayakta ilaç tedavisi görüyorum, malulen emekli olabilir miyim? Hastaneye yatış (klinik tedavi) şartı yazılı bir kanun kuralı olmasa da, psikiyatrik maluliyet değerlendirmelerinde kurullar genellikle "hastalığın ağırlığını" ölçmek için epikriz raporları arar. Hiç hastaneye yatmamış, sadece ayaktan antidepresan kullanan bir hastanın iş gücünü %60 kaybettiğini kanıtlaması pratik uygulamada son derece zordur.

3. İşyerinde yaşadığım stres beni depresyona soktu, bu geçerli bir sebep mi? Stres kaynaklı depresyonlar genellikle durumsal (reaktif) kabul edilir. Yani kişi o işyerinden ayrıldığında veya stres faktörü ortadan kalktığında düzelmesi beklenen durumlardır. Emeklilik için hastalığın yapısal, kronik ve kalıcı bir yıkım yaratmış olması gerekir.

4. Psikiyatrik ilaçlarımı kendi isteğimle bıraktım, rapora başvurabilir miyim? Sağlık kurulları, hastalığın tedaviye dirençli olup olmadığını görmek ister. İlaçlarınızı düzenli kullanmadığınızı, doktor takibinizi aksattığınızı veya tedavinizi yarım bıraktığınızı tespit ederlerse, "hasta tedavisini reddediyor, tedavi uygulanırsa iyileşebilir" notu düşerek maluliyet başvurunuzu reddederler. Düzenli psikiyatrik takip şarttır.

Genel Değerlendirme

Psikolojik sebeplerle emekli olunur mu konusu, sosyal güvenlik hukukunun en hassas ve karmaşık alanlarından biridir. Ruh sağlığı bozulan ve artık çalışma, üretme, sosyal hayata katılma yetisini büyük ölçüde kaybeden bireyler için devletin sunduğu bu hak son derece değerlidir. Şizofreni, ağır bipolar bozukluklar, tedavi edilemeyen şiddetli majör depresyonlar gibi kişinin gerçeği değerlendirme yetisini bozan veya hayat enerjisini tamamen tüketen hastalıklar, yasal çerçevede maluliyet nedeni olarak kabul edilmektedir.

Sürecin başarıyla sonuçlanması için kişilerin hastane kayıtlarının eksiksiz olması, kullandıkları ilaçların ve aldıkları psikiyatrik tanıların net belgelenmesi gerekmektedir. SGK'nın bu konudaki tutumu genellikle sıkı ve denetleyicidir (kontrol muayeneleri gibi). Bu nedenle sürece başvurmadan önce kişilerin mutlaka kendilerini takip eden uzman psikiyatristleri ile konuyu istişare etmeleri, mevcut durumlarının "tedavi ile düzelmeyen, kronik" bir boyuta ulaşıp ulaşmadığını netleştirmeleri sürecin sağlığı açısından büyük önem taşır. Reddedilme durumlarında ise Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz veya İş Mahkemeleri yoluyla hukuki arayışın her zaman açık bir kapı olduğu unutulmamalıdır.

Yorumlar

Bu makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yazın

Düşünceleriniz bizim için değerli ✨

E-postanız yayınlanmaz

En az 10, en fazla 2000 karakter

0 / 2000
2 + 5 =

Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanır.

Profesyonel Destek Alın

Uzman psikolog ve psikiyatristlerden randevu alın

Yetişkin & Yaşlı

Psikiyatri & Psikoloji

Randevu Al

Çocuk & Ergen

Psikiyatri & Psikoloji

Randevu Al
Güvenli ve ücretsiz randevu sistemi
Doç.Dr.Büşra OLCAY ÖZ

Tıbbi İnceleme:

Doğrulanmış

Doç.Dr.Büşra OLCAY ÖZ

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Bu makale, bilimsel kaynaklara dayalı olarak hazırlanmış ve Doç.Dr.Büşra OLCAY ÖZ tarafından tıbbi doğruluk ve güncellik açısından detaylı incelemeye tabi tutulmuştur.

Doç.Dr. Uzman Danışman
Son İnceleme: 08.08.2026 Bilimsel Kaynaklı Detaylı Profil Sorumluluk Reddi

Tıbbi Sorumluluk Reddi

Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili sorularınız için mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurunuz.

⚠️ Acil Durumlarda: Kendinize veya başkalarına zarar verme düşünceleriniz varsa, derhal 112 Acil Servisi'ni arayın veya en yakın acil servise başvurun.