Yanınızda biri sakız çiğnediğinde, burnunu çektiğinde ya da kalemin ucuna art arda bastığında içinizde ani bir öfke kabarıyorsa bu tepkinin bir adı olabilir: mizofoni. Çevredekilerin çoğunun fark etmediği gündelik sesler, mizofonisi olan kişide yoğun bir rahatsızlık yaratır. Bu yazıda mizofoninin ne olduğunu, neden ortaya çıktığını, benzer durumlardan farkını ve tedavi seçeneklerini anlatıyoruz.
İÇİNDEKİLER

Mizofoni Nedir?
Mizofoni, belirli seslere ya da bu seslerle bağlantılı görüntülere karşı dayanma gücünün belirgin biçimde azaldığı bir durumdur. Tetikleyici denen bu uyaranlar kişide öfke, tiksinme, gerginlik ve ortamdan kaçma isteği uyandırır. Tepkiyi doğuran şey sesin yüksekliği değil, kişi için taşıdığı örüntü ve anlamdır; tetikleyiciler çoğunlukla başka birinin bedeninden çıkan, tekrarlayan seslerdir.[1]
Terim ilk kez 2001'de işitme bilimi alanında kullanıldı ve kelime anlamı "sesten nefret"tir. Uzmanlar bu çevirinin yanıltıcı olduğunu vurgular; çünkü kişiler aslında nefret duymaz ve bazı kişiler sessiz görüntülere de benzer tepki verir.[1] Günlük dilde "ses takıntısı" ya da "ses hassasiyeti" diye de anılır. Mizofoni bugün ICD-11 ve DSM-5 sınıflamalarında ayrı bir ruhsal bozukluk olarak yer almıyor.[10]
Mizofoni bir hastalık mı, yoksa kötü bir huy mu?
Mizofoni kişinin kendi seçtiği bir huy, şımarıklık ya da terbiye meselesi değildir. On beş kişilik uluslararası bir uzman kurulu, 2022'de yayımladığı ortak tanımda mizofoniyi hafiften ağıra uzanan bir bozukluk olarak tarif etti. Öte yandan bazı seslerden rahatsız olmak toplumda çok yaygındır; tablo ancak kişinin işini, ilişkilerini ya da ruh hâlini belirgin biçimde etkilediğinde klinik bir sorun sayılır.
Mizofoni ile mizofobi aynı şey mi?
Hayır. Adları birbirine benzese de mizofobi (misofobi) mikroplara bulaşma ve kirlenme korkusudur. Mizofoninin temelinde ise korku değil, belirli seslere karşı öfke ve tiksinme vardır. Korku türlerinin listesi için fobi çeşitleri yazımıza bakabilirsiniz.
Mizofoni Ne Kadar Yaygındır?
Mizofoni sanıldığından daha sık görülür. Ankara'da rastgele seçilen evlerde 541 kişiyle yapılan yüz yüze görüşmelerde katılımcıların yüzde 12,8'inde mizofoni saptandı.[3] Birleşik Krallık nüfusunu temsil eden 772 kişilik bir örneklemde ise belirtilerin günlük hayatta belirgin yük oluşturduğu kişilerin oranı yüzde 18,4 bulundu.[4]
Aynı Ankara çalışmasında katılımcıların yaklaşık beşte dördü en az bir sesin kendisini orta ya da yüksek düzeyde rahatsız ettiğini söyledi; ancak mizofonisi olanların yalnızca yüzde 5,8'i bu yakınma için bir ruh sağlığı hizmetine başvurmuştu.[3] Mizofonisi olanların üçte ikisi durumunu bir hastalık olarak görmüyordu. Mizofoni gençlerde daha sık görüldü ve yaş ilerledikçe oran düştü. Yani pek çok kişi bu yükü adını koymadan, sessizce taşıyor.
Mizofoni Belirtileri Nelerdir?
Mizofoninin çekirdek belirtisi, tetikleyici sesi duyar duymaz başlayan yoğun öfke, sinirlilik ya da tiksintidir. Buna kaslarda gerilme, kalp atışının hızlanması ve terleme gibi bedensel tepkiler eşlik edebilir. Kişi dikkatini sesten ayıramaz, ortamdan uzaklaşmak ister ve tepkisinin olaya göre fazla olduğunu bilse bile kendini kolayca durduramaz.
| Alan | Mizofonide görülen belirtiler |
|---|---|
| Duygusal | Ani öfke, sinirlilik, tiksinme; bazen hiddet; ardından utanç ya da suçluluk |
| Bedensel | Kaslarda gerilme, kalp atışının hızlanması, terleme |
| Dikkat | Sese kilitlenme, başka bir işe odaklanamama, sesin yeniden geleceğini bekleme |
| Davranış | Ortamdan çıkma, kulakları kapatma, sesi çıkaran kişiyi uyarma, sesi taklit etme |
| Sosyal yaşam | Birlikte yemek yiyememe, toplu taşımadan ya da açık ofisten kaçma, ilişkilerde gerginlik |
Amsterdam'daki bir psikiyatri merkezinde yürütülen 575 hastalık çalışmada soruları yanıtlayanların yaklaşık yüzde 94'ü sinirlenme, yüzde 90'ı öfke, yüzde 64'ü tiksinme bildirdi; neredeyse hepsi sese kilitlendiğini, yüzde 86'sı da dikkatini sesten nadiren ya da hiç ayıramadığını anlattı. Kaygı, sesle karşılaşınca verilen ilk tepki olarak bildirilmedi. Buna karşın kişiler tetikleyici bir durumla karşılaşacaklarını düşündüklerinde önceden kaygılanıyor, görüşmelerde çoğu utanç ya da suçluluk duyduğunu anlatıyordu.[2]
Mizofoniyi hangi sesler tetikler?
Tetikleyiciler kişiden kişiye değişse de en sık bildirilenler ağızdan ve burundan çıkan seslerdir. Amsterdam çalışmasında hastaların yüzde 96'sı yeme seslerinden, yüzde 85'i burun ve nefes seslerinden rahatsızdı.[2] Uzman kurulunun tanımında sık anılan tetikleyiciler şöyle gruplanabilir:
- Ağız sesleri: çiğneme, şapırdatma, yutkunma, höpürdeterek içme, öksürme, boğaz temizleme
- Burun ve nefes sesleri: burun çekme, nefes alıp verme sesi
- Tekrarlayan hareket sesleri: kalem tıklatma, klavye tıkırtısı, parmakla ya da ayakla vurma, ayak sürüme
- Nesne ve hayvan sesleri: saat tıkırtısı, hayvanların çıkardığı sesler
Türkiye'deki toplum çalışmasında mizofonisi olanlarda sinek vızıltısı, horlama, yeme ve şapırdatma sesleri, burun çekme ve boğaz temizleme en sık rahatsızlık veren sesler arasındaydı. Çatalın tabağa sürtünmesi ve damlayan su da listede öne çıktı.
Yalnız sesler mi, görüntüler de tetikler mi?
Görüntüler de tetikleyebilir. Amsterdam'daki hastaların yüzde 68'i tekrarlayan hareketlerden rahatsızdı; ses ile görüntü bir araya geldiğinde, örneğin sakız çiğneyen birini hem görüp hem duyduğunda tepki daha da güçleniyordu.[2] Ankara'da mizofonisi olanların yüzde 56,5'i, sesi duyamayacağı bir mesafede yemek yiyen birini görmekten bile rahatsız olduğunu söyledi. Bacak sallama ve parmak çıtlatma da sık anılan görsel tetikleyicilerdir.
Neden en çok yakınlarımızın çıkardığı sesler rahatsız eder?
Tepkinin şiddeti; sesin duyulduğu ortama, kişinin durumu kontrol edebildiğini hissedip hissetmediğine ve sesi çıkaran kişiyle ilişkisine göre değişir.[1] Kişinin kendi çıkardığı sesler ise genellikle aynı rahatsızlığı yaratmaz. Amsterdam çalışmasındaki hastalar sevdikleri kişilerin çıkardığı seslere çok daha sert tepki verdiklerini anlattı. Aynı sesi küçük bir çocuk, zihinsel engelli bir yetişkin ya da demansı olan yaşlı biri çıkardığında ise tepki nadiren oluşuyordu.
Mizofoni Neden Olur?
Mizofoninin nedeni henüz tam olarak bilinmiyor. Araştırmalar, beynin duygu ve dikkat ağlarının belirli seslere aşırı önem yüklediğini, ailede benzer yakınmaların daha sık olduğunu ve mizofoninin bazı ruhsal durumlarla birlikte görülebildiğini gösteriyor. Uzman kurulu da olası mekanizmaların tanıma eklenecek kadar netleşmediğini belirtiyor.
Mizofonide beyinde neler oluyor?
Bir beyin görüntüleme çalışmasında 20 mizofonili ve 22 sağlıklı kişiye yeme ve nefes gibi tetikleyici seslerle birlikte rahatsız edici ve nötr sesler dinletildi. Mizofonisi olanlarda yalnız tetikleyici sesler, beynin neyin önemli olduğuna karar veren ağının merkezlerinden ön insula bölgesinde belirgin biçimde fazla etkinlik yarattı; kalp atışı ve deri iletkenliği de arttı.[5] Bu bölgenin duyguları işleyen ve düzenleyen alanlarla bağlantısı da farklı çalışıyordu.
Aynı ekibin 2021'deki çalışması başka bir ipucu verdi: mizofonisi olanlarda işitme merkezi ile yüz ve ağız hareketlerini yöneten motor alan arasındaki bağlantı daha güçlüydü ve tetikleyici sesler bu motor alanı daha çok harekete geçiriyordu.[6] Araştırmacılar, sorunun sesin kendisinden çok, sesi çıkaran kişinin çiğneme gibi hareketinin dinleyenin beyninde aşırı biçimde yansıtılması olabileceğini öne sürüyor.
Mizofoni kalıtsal mı?
Ailesel bir yön olduğunu düşündüren bulgular var. Ankara çalışmasında mizofonisi olanların yüzde 43,5'i birinci derece bir yakınında benzer yakınmalar bildirdi; bu oran mizofonisi olmayanlarda yüzde 14,3'tü.[3] Amsterdam'daki hastaların üçte biri de ailede mizofoni öyküsü anlattı. Yine de genlerin ve aile içinde öğrenilen tepkilerin payı henüz birbirinden ayrılabilmiş değil.
Mizofoni hangi ruhsal durumlarla birlikte görülür?
Amsterdam'daki hastaların yaklaşık dörtte üçünde kişilik bozuklukları dışında eşlik eden başka bir ruhsal bozukluk saptanmadı; en sık eşlik eden durumlar duygu durum bozuklukları (yüzde 10), dikkat eksikliği (yüzde 5) ve otizm spektrumu (yaklaşık yüzde 3) oldu.[2] Hastaların dörtte birinde aşırı düzen ve mükemmeliyetçilikle giden obsesif kompulsif kişilik özellikleri göze çarpıyordu. Ankara'da mizofonisi olanlarda dikkat eksikliği ve obsesif kompulsif bozukluk öyküsü, olmayanlara göre yaklaşık üç kat daha sıktı.
Bu durumlar hakkında obsesif kompulsif kişilik bozukluğu, mükemmeliyetçilik, OKB ve DEHB yazılarımızda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Mizofoni Hangi Durumlarla Karıştırılır?
Seslere aşırı tepki pek çok durumda görülebildiği için mizofoni özellikle hiperakuzi, fonofobi, otizmdeki duyusal hassasiyet ve dikkat eksikliğiyle karıştırılabilir. Ayırt edici nokta şudur: mizofonide sorun sesin şiddeti değil belirli bir ses türüdür ve tepki korkudan çok öfke ile tiksintidir. Uzman kurulu, ayrım yaparken işe mizofoniyi hiperakuziden ayırarak başlamanın önemli olabileceğini belirtir.[1]
| Durum | Kişi ne yaşar? | Mizofoniden farkı |
|---|---|---|
| Mizofoni | Belirli, çoğunlukla insan kaynaklı seslere öfke ve tiksinti | — |
| Hiperakuzi | Gündelik sesleri olduğundan çok daha yüksek algılama | Belirleyici olan sesin türü değil yüksekliğidir |
| Fonofobi | Seslerden belirgin biçimde korkma | Baskın duygu öfke değil korkudur |
| Otizmde duyusal hassasiyet | Pek çok duyusal uyarana karşı genel aşırı duyarlılık | Hassasiyet belirli seslerle sınırlı değildir |
| Dikkat eksikliği (DEHB) | Dikkatin her türlü uyaranla kolayca dağılması | Sorun genel dikkat dağınıklığıdır, belirli seslere öfke değil |
| Çevre gürültüsünden rahatsızlık | Komşu ya da trafik seslerinden bıkma | Yalnız çevre sesleri rahatsız ediyorsa mizofoni denmez |
| Mizofobi (misofobi) | Mikrop ve kirlenme korkusu | Seslerle ilgisi yoktur |
Yüksek duyarlılığı olan kişiler de seslerden kolay etkilenebilir; ancak onlarda ışık, kalabalık ve başkalarının duyguları gibi pek çok uyarana karşı genel bir hassasiyet söz konusudur. Bu kişilik özelliği için yüksek hassasiyetli kişiler yazımıza ve Yüksek Hassasiyetli Birey (HSP) Testi'ne göz atabilirsiniz.
Mizofoni Nasıl Teşhis Edilir?
Mizofoninin kan tahlili ya da beyin görüntülemesiyle konulan bir tanısı yoktur. Değerlendirme, psikiyatri uzmanı ya da klinik psikoloğun ayrıntılı görüşmesiyle yapılır: hangi seslerin tetiklediği, tepkinin niteliği, kaçınma davranışları ve günlük hayata etkisi sorulur. Araştırmalarda kullanılan ölçeklerin çoğu henüz tam bir geçerlilik çalışmasından geçmemiştir.
Ayrıntılı değerlendirme önemlidir; çünkü Amsterdam'da mizofoni düşünülerek yönlendirilen 779 kişinin yaklaşık dörtte birinde mizofoni tanısı doğrulanmadı; bu kişilerin bir kısmında yakınmalar otizm, DEHB ya da kişilik bozukluğu gibi başka bir durumla daha iyi açıklanıyordu.[2] Rastgele seçilen 109 hastaya yapılan işitme testinde 106'sının iki kulağı da normal duyuyordu. İşitme kaybı ya da kulak çınlaması şüphesi varsa kulak burun boğaz ve odyoloji değerlendirmesi de istenebilir.
Mizofoni testi tanı koyar mı?
Hayır. Sitemizdeki Misofoni (Ses Takıntısı) Testi ve benzeri ölçekler, hangi seslerin sizi ne ölçüde etkilediğini görmenize yardım eder. Sonuç yüksek çıksa bile tanı ancak yüz yüze değerlendirmeyle konur. Test sonucunu, uzmana giderken yanınıza alacağınız bir ön not gibi düşünebilirsiniz.
Mizofoni Nasıl Tedavi Edilir?
Mizofonide yararı araştırmalarla gösterilen başlıca yöntem bilişsel davranışçı terapidir (BDT); bu alandaki ilk randomize kontrollü çalışma da bu terapiyle yapıldı.[7] Tedavinin amacı sese kilitlenmeyi ve bedensel gerilimi azaltmak, tepkiyi yönetebilmek ve kaçınmanın daralttığı hayatı yeniden genişletmektir. Mizofoninin kendisi için etkinliği kontrollü çalışmalarla gösterilmiş bir ilaç yoktur.[8]
| Yöntem | Ne yapılır? | Kanıt durumu |
|---|---|---|
| Bilişsel davranışçı terapi | Dikkati sesten uzaklaştırma, bedensel uyarılmayı azaltma, tetikleyiciyle kurulan bağı değiştirme | Randomize kontrollü çalışmada yararlı bulundu |
| Aile oturumları | Yakınların bilgilendirilmesi, öğrenilen tekniklerin birlikte denenmesi | Terapi programının parçası olarak uygulandı |
| Başa çıkma becerileri | Farkındalık, sıkıntıya dayanma ve düşünceleri yeniden değerlendirme alıştırmaları | Başka alanlarda denenmiş ilkeler; mizofonide kontrollü çalışmayla sınanmadı |
| Eşlik eden bozukluğun tedavisi | Depresyon, kaygı bozukluğu, OKB ya da DEHB varsa ayrıca ele alınması | Bu bozuklukların kendi tedavi yöntemleriyle |
| Ses yönetimi | Müzik, kulaklık, kulak tıkacı, arka plan sesi | Anlık rahatlama sağlar; ne zaman kullanılacağı planlanmalıdır |
| İlaç | Mizofoni için değil, eşlik eden durumlar için hekim kararıyla | Mizofoniye etkisini gösteren kontrollü çalışma yok |
Bilişsel davranışçı terapide neler yapılır?
Mizofoni için yapılan ilk randomize kontrollü çalışmada 54 yetişkin, üç ay boyunca haftalık grup terapisine ya da bekleme listesine ayrıldı. Program; dikkati sesten başka bir noktaya taşıma, bedensel uyarılmayı azaltma, tetikleyiciyi olumlu bir duyguyla eşleştirme ve tetikleyici sesi değiştirerek üzerinde kontrol kurma alıştırmalarından oluşuyordu; yakınlar için ayrı oturumlar da vardı.
Terapi grubunda katılımcıların yüzde 37'si belirgin ölçüde iyileşirken bekleme listesinde bu oran sıfırdı ve kazanımlar bir yıl sonra da sürüyordu.[7] Hem psikologların hem de odyologların uyguladığı BDT programlarının sıkıntıyı azalttığını gösteren çalışmalar var; yine de herkes aynı ölçüde yararlanmıyor.[9] Terapinin genel ilkeleri için bilişsel davranışçı terapi yazımıza bakabilirsiniz.
Mizofoninin ilacı var mı?
Mizofoninin kendisi için etkinliği araştırmalarla gösterilmiş bir ilaç yoktur; bu alandaki kapsamlı bir derlemede ilaç tedavisinin sonuçlarını bildiren yayımlanmış bir çalışma bulunmadığı belirtilmiştir.[8] Birlikte depresyon, kaygı bozukluğu, OKB ya da DEHB varsa psikiyatri uzmanı bu durumlar için ilaç önerebilir. Terapiyle ilacın birlikte kullanılmasının mizofoniye ek yarar sağlayıp sağlamadığı ise henüz araştırma konusudur.
Kulaklık ve kulak tıkacı kullanmak doğru mu?
Amsterdam'daki hastaların yüzde 99'u müzik açmayı ve ortamdan uzaklaşmayı, yüzde 86'sı kulak tıkacını kullandığını söyledi; yaklaşık üçte biri günde 3 ila 8 saatini tetikleyicilerden kaçınmaya harcıyordu.[2] Bu yöntemler zor anlarda işe yarar, ancak her ortamda başvurulursa hayat giderek daralabilir. Uzmanlar, kaçınmanın ne zaman yararlı ne zaman sınırlayıcı olduğunu ayırt etmeyi öğretmeyi başa çıkma planının bir parçası sayar.
Mizofoniyle Günlük Hayatta Nasıl Başa Çıkılır?
Profesyonel destekle birlikte atılacak küçük adımlar, tetikleyicilerle karşılaşmayı daha katlanılır hâle getirebilir. Amaç sesleri dünyadan silmek değil; öfkenin yükseldiği anı erken fark etmek, bedeni yatıştırmak ve yakınlarla açık bir dille anlaşmaktır. Aşağıdaki öneriler terapinin yerini tutmaz ama ona destek olabilir.
- Birkaç hafta boyunca bir tetikleyici defteri tutun: hangi ses, nerede, kimin yanında ve tepkinizin şiddeti 0 ile 10 arasında kaç?
- Çene kasılması, sıcaklık hissi ya da hızlanan kalp gibi ilk işaretleri fark ettiğinizde nefesinizi yavaşça ve uzun uzun verin.
- Dikkatinizi bilerek başka bir duyuya kaydırın: elinizdeki bardağın dokusu ya da pencereden görünen bir ayrıntı gibi.
- Sofrada hafif bir müzik ya da sohbet ortamı kurun; tamamen sessiz odalar tek bir sesi daha belirgin kılar.
- Yakınlarınızla sakin bir anda konuşun ve suçlamak yerine "bu ses bende şunu yaşatıyor" diye anlatın.
- Kulaklığı ve ortamdan çıkmayı kaçış olarak değil, önceden planladığınız kısa bir mola olarak kullanın.
- Yorgun, aç ve uykusuzken sabrın azaldığını hesaba katın; günlük düzeninizi korumaya çalışın.
Öfkeyi yönetme teknikleri için öfke kontrolü yazımız, dikkat ve nefes alıştırmaları için mindfulness rehberimiz fikir verebilir. Öfkenizin genel düzeyini merak ediyorsanız Sinir Küpü ve Öfke Patlaması Testi ön bilgi sağlar.
Çocuklarda ve Ergenlerde Mizofoni Nasıl Görülür?
Mizofoni çoğunlukla çocuklukta ya da erken ergenlikte başlar; Amsterdam'daki hastalarda ortalama başlangıç yaşı 13'tü ve belirtiler çoğu kişide yavaş yavaş ortaya çıkmıştı.[2] Çocuklar yaşadıklarını adlandıramadığı için tablo sıklıkla huysuzluk, sofradan kalkma, kardeşle kavga ya da derste huzursuzluk olarak görülür ve yanlış yorumlanabilir.
Almanya ve Avusturya'da ruh sağlığı hizmetine başvuran 10–21 yaş arası 214 çocuk, ergen ve gencin yaklaşık üçte biri olası mizofoni eşiğinin üzerindeydi ve bu grupta kaygı gibi eşlik eden belirtiler çok yaygındı. Olası mizofonisi olanların günlük işlevleri öbürlerine göre daha çok bozulmuş, yaşam kaliteleri de daha düşüktü. Sorunların en çok sınıf arkadaşlarının yanında yaşandığı, en sık başa çıkma yolunun müzik dinlemek olduğu görüldü.[10]
Aileler ve öğretmenler ne yapabilir?
- Çocuğun tepkisini yaramazlık sayıp cezalandırmak yerine ne duyduğunu ve ne hissettiğini sorun.
- Sofrada arka plan sesi açmak ya da oturma düzenini değiştirmek gibi küçük düzenlemeler deneyin.
- Sessiz sınav ve ders ortamları zorlayıcı olabileceğinden öğretmenle oturma yeri gibi uyarlamaları konuşun.
- Kardeşlere durumu yaşlarına uygun bir dille anlatın ve kimseyi suçlamadan ortak kurallar belirleyin.
- Belirtiler okul başarısını, arkadaşlıkları ya da aile düzenini bozuyorsa çocuk ve ergen psikiyatrisine başvurun.
Çocuklarda hangi ruhsal belirtilerin ciddiye alınması gerektiği için ebeveynler için endişe verici belirtiler yazımıza bakabilirsiniz.
Mizofonisi Olan Birinin Yakınları Ne Yapabilir?
Mizofoni özellikle aile ilişkilerini yıpratabilir; Amsterdam'daki hastalarda günlük hayattaki bozulmanın en belirgin olduğu alan aile yaşamıydı. Yakınların sesi bilerek çıkarmadığını, mizofonisi olan kişinin de tepkisini seçmediğini kabul etmek suçlama döngüsünü kırmanın ilk adımıdır. Bu yüzden terapi programlarında yakınlar için ayrı oturumlara da yer verilebilir.
- "Abartıyorsun" diyerek tepkiyi küçümsemeyin; bu, zaten var olan utancı ve gerginliği artırır.
- Ortak alanlarda küçük uzlaşmalar arayın: yemekte arka plan müziği ya da sakızı ortak odada çiğnememek gibi.
- Tepki anında tartışmayı büyütmeyin; herkes sakinleşince konuşmayı önerin.
- Destek almayı önerirken yargılamayan, "birlikte çözelim" diyen bir dil kullanın.
Bir yakınınızı yardım almaya ikna etmenin yolları için yakınını terapiye ikna etme yazımıza göz atabilirsiniz.
Ne Zaman Uzmana Başvurmak Gerekir?
Bazı seslerden rahatsız olmak tek başına tedavi gerektirmez. Tepkileriniz yüzünden birlikte yemek yiyemiyor, işte ya da okulda verim kaybediyor, ilişkileriniz bozuluyor ya da her gün saatlerinizi tetikleyicilerden kaçmaya harcıyorsanız bir psikiyatri uzmanına veya klinik psikoloğa başvurmanız yararlı olur. Çocuklar için çocuk ve ergen psikiyatrisi uygundur.
- Öfke anlarında bağırma, eşya fırlatma ya da fiziksel saldırganlık yaşanıyorsa
- Tetikleyiciler yüzünden işten, okuldan ya da sosyal ortamlardan uzaklaşıyorsanız
- Mizofoniye çökkünlük, yoğun kaygı ya da umutsuzluk eşlik ediyorsa
- Kendinize ya da başkasına zarar verme düşünceleri oluyorsa
Ankara çalışmasında, sayılar küçük olsa da, mizofonisi olanlar geçmişte intihar girişiminde bulunduklarını olmayanlara göre daha sık bildirmiştir (yüzde 5,8'e karşı yüzde 1,7).[3] Bu yüzden umutsuzluk ya da yaşamı sonlandırma düşünceleri hafife alınmamalıdır. Bu düşünceler yoğunlaştıysa ya da kendinizi güvende hissetmiyorsanız beklemeden 112'yi arayın.
Sık Sorulan Sorular
Mizofoni geçer mi?
Mizofoninin yıllar içindeki seyrini gösteren yeterli izlem çalışması henüz yoktur. Ancak tedaviyle belirtiler belirgin biçimde azalabilir; terapiyi tamamlayanların bir kısmı tedavi sonunda artık mizofoni ölçütlerini karşılamıyordu.
Mizofoni için hangi doktora gidilir?
İlk başvuru için psikiyatri uzmanı ya da klinik psikolog uygundur. İşitme kaybı ya da kulak çınlaması eşlik ediyorsa kulak burun boğaz uzmanı ve odyolog değerlendirmesi de istenir; çocuklarda çocuk ve ergen psikiyatrisine başvurulur.
Mizofoni otizm ya da DEHB belirtisi mi?
Hayır, mizofoni bu durumlar olmadan da görülür. Ancak otizmdeki genel duyusal hassasiyet ya da DEHB'deki dikkat dağınıklığı benzer bir tablo yaratabileceği için uzman bu olasılıkları ayrıca değerlendirir. Ayrıntılar için otizm rehberimize bakabilirsiniz.
Kendi yeme sesim neden beni rahatsız etmiyor?
Mizofonide kişinin kendi çıkardığı sesler genellikle aynı tepkiyi doğurmaz. Bu da sorunun sesin fiziksel özelliğinden çok, başka birinin hareketine verilen tepkiyle ilgili olabileceğini düşündürür.
Mizofonisi olan biri şiddet uygular mı?
Mizofonisi olanların çoğu yoğun öfkeyi içinde yaşar; sözlü tepkiler daha sık görülürken fiziksel saldırganlık nadirdir. Uzman kurulunun tanımına göre sözlü ya da fiziksel öfke patlamaları çocuklarda yetişkinlere göre daha sık görülür. Öfke kontrol edilemez hâle geliyorsa vakit kaybetmeden destek alınmalıdır.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; seslere verdiğiniz tepkinin mizofoni mi yoksa başka bir durumun parçası mı olduğunu sizi dinleyip değerlendiren bir uzman ayırt edebilir. Bir öfke anında kendinize ya da çevrenizdekilere zarar verme düşüncesi belirirse beklemeden 112'yi arayın.

Yorumlar
Bu yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. Kişisel sağlık bilgilerinizi ve telefon numaranızı yazmayın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazabilirsiniz.
Yorum yazın