Kıskançlığım kontrolden çıkıyor, ilişkimi bitirecek, ne yapabilirim?
Kıskançlığın altında genellikle tek bir korku yatar: terk edilmek. Bu korku çoğu zaman şimdiki ilişkiden değil, daha eski deneyimlerden gelir; geçmişte yaşanan bir aldatılma, güvensiz bir çocukluk ya da tekrarlayan kayıplar.
Sorun duygunun kendisi değil, ürettiği davranışlardır: telefon kontrol etmek, sürekli soru sormak, konum istemek, sosyal medyayı takip etmek. Bunlar kısa süreli rahatlama verir, sonra kaygıyı büyütür. Çünkü her kontrol, "kontrol etmezsem kötü bir şey olur" inancını güçlendirir.
Denemeye değer şeyler: kontrol davranışını erteleyin, on beş dakika bekleyip kaygının kendiliğinden düştüğünü gözleyin. Duyguyu davranışa dökmeden partnerinizle paylaşın: "şu an kaygılıyım" demek, sorgulamaktan çok daha iyi çalışır. Güvence aramak yerine kendi yaşamınızı doldurun; ilişki dışındaki bağlar kaygıyı azaltır.
Partnerinizden sınırsız güvence istemek işe yaramaz, çünkü kaygı güvenceyle değil dayanmayla söner.
Bu örüntü ilişkilerinizi tekrar tekrar bozuyorsa bir uzmanla çalışmak gerçekten fark yaratır. Bağlanma odaklı yaklaşımlar bu alanda etkilidir.
Bu yanıt genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz. Belirtileriniz sürüyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurun. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın.
