Terapi Süreci Hakkında Sık Sorulan Sorular

Terapiye başlamak, seansların işleyişi, süre ve ücret soruları. Bu başlıkta 17 soru yanıtlandı.

Psikolog mu psikiyatrist mi, hangisine gitmeliyim?

İkisi farklı eğitimlerden gelir ve farklı yetkileri vardır. Psikiyatrist tıp eğitimi almış bir hekimdir; ruhsal rahatsızlıklara tanı koyar ve gerektiğinde ilaç tedavisi düzenler. Psikolog ise psikoloji eğitimi almıştır, konuşma temelli terapi uygular ama ilaç yazamaz.

Pratik bir yol haritası şöyle olabilir. Belirtileriniz günlük yaşamınızı ciddi biçimde kısıtlıyorsa, uyku ve iştahınız belirgin biçimde bozulduysa, kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa ya da daha önce ilaç kullandıysanız psikiyatriste başvurmak daha doğrudur. Konuşarak çalışmak, bir ilişki sorununu ele almak, kendinizi daha iyi anlamak istiyorsanız psikologla başlayabilirsiniz.

Yanıtın tamamını oku
Terapide söylediklerim gerçekten gizli kalıyor mu?

Evet, kural gizliliktir. Görüşmelerde anlattıklarınız uzmanın mesleki sır saklama yükümlülüğü kapsamındadır. Eşiniz, aileniz, işvereniniz ya da bir başkası, siz yazılı izin vermedikçe içeriği öğrenemez.

Bu gizliliğin sınırlı sayıda istisnası vardır ve bunlar ilk görüşmede size açıkça anlatılmalıdır. Kendinize ya da bir başkasına yönelik ciddi ve yakın bir tehlike varsa, bir çocuğun istismara veya ihmale uğradığı öğrenilirse ya da mahkeme kararıyla bilgi istenirse uzmanın sessiz kalması mümkün değildir. Bu durumlarda da amaç sizi korumaktır ve iyi bir uygulamada uzman ne yapacağını önce sizinle konuşur.

Yanıtın tamamını oku
Terapiye gitmek için durumun çok kötü olması mı gerekiyor?

Hayır, tam tersi. Terapiye en çok yarar sağlayan kişiler çoğu zaman dibe vurmadan gelenlerdir. Bir sorun ne kadar erken ele alınırsa, çözmek o kadar kolay olur.

Bu soruyu soran kişiler genellikle "benden daha kötü durumda olanlar var, ben yer kaplamayayım" diye düşünür. Oysa terapi bir sıra bekleme yarışı değildir. Kararsızlık, yorgunluk, ilişkilerde tekrarlayan bir kalıp, iş hayatında tıkanma ya da sadece kendini daha iyi anlama isteği geçerli sebeplerdir.

Yanıtın tamamını oku
Psikolojik destek almak sicilime işler mi, işim etkilenir mi?

Bu endişe çok yaygın ve birçok kişinin başvurmasını geciktiriyor.

Özel bir uygulamada aldığınız psikoterapi görüşmeleri, uzmanın mesleki sır saklama yükümlülüğü kapsamındadır. İşvereninize, okulunuza ya da bir başkasına bildirilmez. Uzman, sizin yazılı izniniz olmadan bilgi paylaşamaz.

Yanıtın tamamını oku
Görüşmelerde ağlarsam utanır mıyım?

Terapi odasında ağlamak beklenen bir şeydir ve uzman için sıradan bir andır. Utanmanız gereken bir durum değil.

Çoğu kişi ilk görüşmelerde duygularını tutmaya çalışır. Bu anlaşılırdır; yabancı birinin karşısındasınız ve kendinizi savunmasız hissediyorsunuz. Zamanla güven kurulunca bu tutma ihtiyacı azalır.

Yanıtın tamamını oku
Hangi terapi yöntemi bana uygun, nasıl seçerim?

Bu seçimi tek başınıza yapmanız gerekmiyor; ilk görüşmede uzmanla birlikte kararlaştırılır. Yine de genel bir fikir vermek yararlı.

Bilişsel davranışçı terapi belirti odaklıdır, yapılandırılmıştır ve ev ödevleri içerir. Kaygı bozuklukları, panik, obsesif kompulsif bozukluk, depresyon ve uykusuzlukta en çok araştırılmış yöntemdir. Genellikle daha kısa sürer.

Yanıtın tamamını oku
Ailem terapiye gitmemi istemiyor, ne yapabilirim?

Yetişkinseniz, ruh sağlığı desteği almak için kimseden izin almanız gerekmez. Randevunuzu kendiniz alabilir, görüşmenizi kendiniz yürütebilirsiniz.

Ailenin karşı çıkması genellikle iki yerden gelir: damgalanma korkusu ("el âlem ne der") ve yanlış bilgi ("oraya gidenler delidir", "ilaç bağımlısı olursun"). Bunlar korkudur, kötü niyet değildir; bu ayrımı görmek konuşmayı kolaylaştırır.

Yanıtın tamamını oku
Terapiye gitmem gerektiğini biliyorum ama bir türlü randevu alamıyorum?

Bu çok yaygın bir eşik ve genellikle tek bir sebepten değil, birkaç küçük engelin birikmesinden doğar.

Sık görülenler: nereden başlayacağını bilmemek, yanlış kişiyi seçme korkusu, anlatırken duygulanacağından çekinmek, ücret kaygısı, damgalanma korkusu ve "belki kendi kendime geçer" düşüncesi.

Yanıtın tamamını oku
Uzmanın kayıtlı ve yetkili olduğunu nasıl doğrularım?

Bu önemli bir soru, çünkü ülkemizde bazı unvanlar korumasız kullanılabiliyor.

Bakılacaklar: kişinin lisans eğitimi nerede ve hangi alanda, psikolog ise yüksek lisans yapmış mı, hangi terapi yöntemlerinde eğitim almış, bu eğitimleri hangi kurumdan almış, süpervizyon sürecinden geçmiş mi. Psikiyatrist arıyorsanız tıp doktoru ve uzmanlık eğitimi almış olması gerekir.

Yanıtın tamamını oku
Randevu almadan önce uzmanın ücretini öğrenebilir miyim?

Evet ve bu tamamen normal bir taleptir. Ücreti bilmeden randevu almak çoğu kişiyi tedirgin eder; sormak için çekinmenize gerek yok.

Uzmanların bir bölümü ücret bilgisini profilinde ya da kendi sayfasında paylaşır. Paylaşılmıyorsa doğrudan sorabilirsiniz. Sitemizdeki uzman profillerinde ücret bilgisi isteyebileceğiniz bir düğme bulunuyor; talebiniz uzmana iletiliyor ve yanıtı size bildirim olarak dönüyor.

Yanıtın tamamını oku
Terapi ücretleri neye göre belirleniyor?

Terapi ücretleri tek bir tarifeye bağlı değildir ve birkaç etkene göre değişir.

Belirleyici olanlar: uzmanın eğitim düzeyi ve deneyimi, aldığı ek terapi eğitimleri ve süpervizyon geçmişi, görüşme süresi, şehir ve bölgedeki genel düzey, çift ve aile görüşmelerinin bireysel görüşmeden uzun sürmesi.

Yanıtın tamamını oku
Yurt dışında yaşıyorum, Türkçe terapi alabilir miyim?

Evet, Türkçe terapi almanın birkaç yolu vardır ve ana dilde terapi gerçekten fark yaratabilir. Duyguları ana dilde ifade etmek çoğu kişi için daha kolaydır; ikinci bir dilde konuşurken kişi kendini daha mesafeli anlatır, bazı ayrıntılar kaybolur. Özellikle çocukluk anıları ve yoğun duygular söz konusuysa bu fark belirginleşir.

Önce bulunduğunuz ülkeye bakın: birçok büyük şehirde Türkçe konuşan psikiyatrist ve psikologlar bulunur. Ülkenizin sağlık sistemi, aile hekiminiz ya da Türk toplumu dernekleri bu konuda yönlendirebilir. Bulunduğunuz yerde yüz yüze görüşebileceğiniz bir uzman, acil bir durumda da size daha kolay ulaşabilir.

Yanıtın tamamını oku
Uzmanla aram tutmadı, terapisti değiştirmek doğru mu?

Evet, doğru bir karar olabilir. Terapide sonuçları en çok belirleyen etkenlerden biri, uzmanla kurduğunuz ilişkinin niteliğidir. Kendinizi rahat hissetmiyorsanız süreç yürümez.

Ama değiştirmeden önce bir şey denemeye değer: rahatsızlığınızı doğrudan uzmanınıza söyleyin. "Anlaşıldığımı hissetmiyorum", "bu yöntem bana uymuyor gibi" demek terapiyi bozmaz, çoğu zaman güçlendirir. Bu tür konuşmalar sürecin en verimli anlarından biri olabilir.

Yanıtın tamamını oku
Terapist bana ne yapacağımı söyleyecek mi?

Genellikle hayır ve bu bir eksiklik değil, yöntemin kendisi. Terapi hazır çözümler dağıtmaz; sizin kendi cevabınızı bulabileceğiniz bir alan açar.

Bunun sebebi şu: dışarıdan verilen öğütler çoğu zaman uygulanmaz. Kendi çıkardığınız sonuç ise kalıcıdır, çünkü size, koşullarınıza ve değerlerinize uyar.

Yanıtın tamamını oku
Terapiste her şeyi anlatmak zorunda mıyım?

Hayır. Anlatmak istemediğiniz bir konuyu söylememe hakkınız her zaman var ve bunu uzmanınıza açıkça belirtebilirsiniz.

Terapi bir sorgulama değil. İyi bir uzman, sizin hazır olmadığınız bir konuyu zorlamaz. "Bu konuya şimdi girmek istemiyorum" demek sürecin doğal bir parçasıdır ve çoğu zaman kendi başına değerli bir bilgidir.

Yanıtın tamamını oku
Online terapi yüz yüze terapi kadar etkili mi?

Araştırmalar, bazı yaygın sorunlarda (örneğin hafif ve orta düzey depresyon ya da kaygı) uzaktan yapılan görüşmelerin de fayda sağlayabildiğini gösteriyor. Ancak bu sonuçlar her kişi ve her tablo için geçerli değildir; yüz yüze görüşmenin sunduğu bazı olanaklar uzaktan kurulamaz.

Yüz yüze görüşmenin güçlü yanları şunlardır: uzman beden dilinizi, ses tonunuzu ve genel görünümünüzü doğrudan gözlemleyebilir; görüşme odası dikkat dağıtıcılardan ve evdeki kulak misafirlerinden uzak, güvenli bir alan sağlar; terapi saati günlük hayattan ayrılmış bir zaman olarak daha kolay korunur.

Yanıtın tamamını oku
Terapi kaç seans sürer, ne zaman sonuç almaya başlarım?

Net bir sayı vermek zor, ama bir çerçeve çizebiliriz. Belirli ve sınırlı bir konu üzerinde çalışılıyorsa, örneğin bir fobi, sınav kaygısı ya da uyku sorunu, sekiz ila on altı görüşme çoğu zaman yeterli olur. Depresyon ve kaygı bozukluklarında on iki ila yirmi görüşme sık görülen bir aralıktır.

Uzun süredir devam eden, çocukluk dönemine uzanan ilişki kalıpları ya da travma çalışmalarında süreç daha uzun sürer. Burada aylarla değil, hedeflerle düşünmek daha doğrudur.

Yanıtın tamamını oku

Buradaki yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz.