Terapi Süreci Hakkında Sık Sorulan Sorular
Terapiye başlamak, seansların işleyişi, süre ve ücret soruları. Bu başlıkta 92 soru yanıtlandı.
Psikolog mu psikiyatrist mi, hangisine gitmeliyim?
İkisi farklı eğitimlerden gelir ve farklı şeyler yapar; çoğu durumda birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
Psikiyatrist bir hekimdir. Tıp fakültesini bitirip psikiyatri uzmanlık eğitimi almıştır. Tanı koyar, gerekli tetkikleri ister, ilaç tedavisi başlatır ve yönetir, tıbbi nedenleri ayırt eder. Ruh sağlığı belirtilerinin bazen tiroit hastalığı, kansızlık, vitamin eksikliği ya da bir ilacın yan etkisi olabileceğini değerlendirecek kişi odur.
Yanıtın tamamını oku
Terapide söylediklerim gerçekten gizli kalıyor mu?
Evet. Terapide anlattıklarınız, birkaç dar ve önceden bilinen istisna dışında gizli kalır; bu gizlilik yalnızca terapistin iyi niyetine değil, meslek etiğine ve yasaya dayanır. İstisnalar sizin ya da bir başkasının yaşamına yönelik ciddi tehlike ve yasal zorunluluk hâlleridir; onlarda bile terapist mümkün olduğunda önce sizinle konuşur ve yalnızca gereken kadarını paylaşır.
Gizlilik, terapinin işleyebilmesinin ön koşuludur. İnsan, anlattıklarının başka bir yere gitmeyeceğinden emin olmadan en utandığı, en korktuğu ya da en suçlu hissettiği konuyu açamaz; açamayınca da terapi yüzeyde kalır. Bu yüzden gizlilik, bir nezaket kuralı değil, mesleğin çekirdeğidir ve bütün ruh sağlığı meslekleri bunu ilk ilkeleri arasında sayar. Terapistler, meslek eğitimlerinin ilk yılından itibaren gizliliği yalnızca ne söylemeyecekleri değil, kayıtları nasıl tutacakları, telefonda nasıl konuşacakları ve sokakta karşılaştıklarında nasıl davranacakları düzeyinde öğrenirler.
Yanıtın tamamını oku
Terapiye gitmek için durumun çok kötü olması mı gerekiyor?
Hayır, gerekmiyor. Bu yaygın bir inanış ama tersi doğru: erken başvuran kişilerde süreç hem daha kısa hem daha kolay ilerliyor. Dişçiye gitmek için dişin çürümesini beklemek gibi düşünün; ağrı başlamadan gitmek her zaman daha az zahmetlidir.
Terapi yalnız ağır tablolar için değildir. İnsanlar şu nedenlerle de başvurur ve bu başvurular tamamen yerindedir: bir karar eşiğinde kalmak, tekrarlayan ilişki örüntülerini anlamak, iş değişikliği ya da taşınma gibi geçiş dönemlerini yönetmek, öfke ya da erteleme gibi belirli bir davranışı değiştirmek, kendini daha iyi tanımak istemek. Bunların hiçbiri "yeterince kötü değil" kategorisine girmez.
Yanıtın tamamını oku
Erkek olarak psikoloğa gitmek zayıflık mı?
Bu soruyu sormanız ve yaşadıklarınızı paylaşmanız çok değerli. Pek çok erkek benzer düşüncelerle büyür ve yardım istemekte zorlanır. Ancak şunu açıkça söyleyelim: Erkek olarak psikoloğa gitmek zayıflık değildir. Aksine, zorluklarınızın farkına varıp onlarla baş etmek için harekete geçmek güç ve sorumluluk gerektirir.
Erkekler neden yardım istemekte zorlanır? Toplumda erkeklere genellikle güçlü olmaları, duygularını göstermemeleri ve sorunlarını kendi başlarına çözmeleri öğretilir. "Erkekler ağlamaz", "dert anlatmak kadın işi" gibi kalıplar, erkeklerin duygusal zorluklarını içlerine atmalarına yol açabilir. Bu da ruh sağlığı sorunlarının fark edilmemesine ve tedavi edilmemesine neden olabilir.
Yanıtın tamamını oku
Psikoloğa gitmek acizlik midir? Neden bu kadar zor geliyor?
Destek almaya ihtiyaç duyduğunuzu fark etmeniz ve bunu dile getirmeniz bile önemli bir adım. Psikoloğa ya da psikiyatriste gitmenin zor gelmesi çok yaygın bir deneyimdir ve bunun birçok nedeni vardır.
Psikoloğa gitmek acizlik mi? Hayır. Psikolojik destek almak, bir sorunu fark edip onu çözmek için harekete geçmek anlamına gelir. Bu bir güçsüzlük değil, aksine cesaret ve öz farkındalık gerektiren bir adımdır. Kırık bir kol için ortopediste ya da şiddetli bir diş ağrısı için diş hekimine gitmeyi kimse acizlik olarak görmez. Ruh sağlığı da beden sağlığı kadar önemlidir ve gerektiğinde uzman desteği almak son derece doğaldır.
Yanıtın tamamını oku
Psikolog ya da psikiyatriste anlattıklarım gizli kalır mı?
Gizlilik konusundaki endişeniz çok anlaşılır, özellikle herkesin birbirini tanıdığı küçük yerlerde. Bu güven duygusu terapinin temelini oluşturur. Bu yüzden gizlilik kurallarını bilmeniz, kendinizi daha rahat hissetmenize yardımcı olacaktır.
Psikologlar ve psikiyatristler mesleki gizlilik ilkesine bağlıdır. Görüşmelerde anlattıklarınız, sizin açık izniniz olmadan ailenize, eşinize, iş yerinize ya da başka herhangi birine aktarılamaz. Sağlık bilgileri Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında özel nitelikli kişisel veri olarak korunur.
Yanıtın tamamını oku
Ailemi psikoloğa gitmem için nasıl ikna edebilirim?
Kendi ihtiyacınızı fark etmeniz ve yeniden destek almak istemeniz çok değerli. Daha önce terapiden fayda görmüş olmanız, bu isteğinizin ne kadar yerinde olduğunu da gösteriyor. Ailenizin olumsuz tutumu ise maalesef pek çok gencin karşılaştığı bir durum.
Ailelerin terapiye karşı çıkmasının arkasında çoğu zaman korku ve bilgi eksikliği vardır. "Çocuğumda bir sorun mu var?", "Başkaları ne der?", "Kayıtlara geçer mi?", "Para boşa mı gider?" gibi kaygılar sık görülür. Bu kaygıları anlamaya çalışmak, ikna sürecini kolaylaştırır.
Yanıtın tamamını oku
Devlet hastanesinde psikiyatriye nasıl gidilir, ücreti ne kadar?
Arkadaşınız çok yerinde bir öneride bulunmuş. Devlet hastanelerinin psikiyatri poliklinikleri, ruhsal sorunlar için değerlendirme ve tedavi almanın en erişilebilir yollarından biridir ve özel muayeneye göre maliyeti oldukça düşüktür.
Randevu almak için şu yollardan birini kullanabilirsiniz:
Yanıtın tamamını oku
Param yok, ailem de destek olmuyor; ücretsiz psikolojik destek nereden alabilirim?
Bu kadar zor bir dönemde yardım aramanız çok değerli. Maddi imkânsızlık ve aile desteğinin olmaması yardım almayı zorlaştırabilir, ama imkânsız kılmaz. Türkiye'de ücretsiz ya da çok düşük maliyetli ruh sağlığı hizmeti alabileceğiniz çeşitli kaynaklar var.
Devlet hastaneleri: Devlet hastanelerinin ve şehir hastanelerinin psikiyatri polikliniklerine MHRS, e-Nabız ya da ALO 182 üzerinden randevu alabilirsiniz. Genel sağlık sigortası kapsamındaysanız muayene ücreti çok düşüktür. Ruhsal sorunların değerlendirilmesi ve gerekirse ilaç tedavisi bu yolla yapılabilir. Bazı hastanelerde psikologlar da görev yapar.
Yanıtın tamamını oku
Psikoloğum seans ücretini bir anda iki katına çıkardı; ne yapmalıyım?
Terapiden memnunken böyle bir ücret artışıyla karşılaşmak gerçekten zor bir durum. Hem maddi hem de duygusal olarak sizi zorlayacağını anlıyoruz. Özellikle terapist ile güven ilişkisi kurulmuşken bırakmak zorunda kalma düşüncesi kaygı verici olabilir.
Önce şunu söyleyelim: Uzmanların ücretlerini belirli aralıklarla güncellemesi olağan bir durumdur. Ancak bu güncellemenin danışanlara önceden ve açıkça bildirilmesi, mevcut danışanlar için makul bir geçiş süresi tanınması beklenir. Seansa geldiğinizde danışmadan öğrenmek, bu açıdan ideal bir iletişim değildir.
Yanıtın tamamını oku
Özelde psikolog seans ücretleri ne kadar? 5.000 TL normal mi?
Seans ücretlerini öğrenince şaşırmanız çok anlaşılır. Psikolojik destek ücretleri son yıllarda belirgin şekilde arttı ve uzmanlar arasında çok büyük farklılıklar bulunuyor. Bu yüzden "ortalama" bir rakam vermek zor; ücretler şehre, uzmanın eğitimine ve deneyimine, çalıştığı yerin konumuna ve seansın süresine göre büyük ölçüde değişir.
Ücretleri etkileyen başlıca etkenler şunlardır:
Yanıtın tamamını oku
Ailem benim için psikolog buldu ama ben çok sessiz biriyim, ne konuşacağım?
Abinizin sizin için destek araması, sizi önemsediğini gösteren güzel bir adım. Sizin de "ne konuşacağım" diye düşünmeniz çok anlaşılır. Sessiz ve içine kapanık olan pek çok kişi terapiye aynı kaygıyla başlar ve zamanla terapinin kendileri için çok değerli bir alan olduğunu fark eder.
Önce şunu bilmenizi isteriz: Terapide sessiz kalmak yasak ya da yanlış değildir. Psikologlar, kendini ifade etmekte zorlanan danışanlarla çalışmaya alışkındır. İyi bir psikolog sizi zorlamaz; sorular sorarak, sizin hızınıza saygı göstererek konuşmayı kolaylaştırır. Susup kaldığınız anlar olursa bu da bir başlangıçtır ve psikoloğunuz bunu birlikte anlamaya çalışır.
Yanıtın tamamını oku
İlk kez psikiyatriye gideceğim; ailemden habersiz gidebilir miyim, neler konuşmalıyım?
İlk psikiyatri randevunuz için heyecanlı olmanız çok doğal. Yardım almaya karar vermeniz zaten çok değerli bir adım.
Önce ailenizle ilgili sorunuza cevap verelim: 18 yaşını doldurmuş bir yetişkin olarak psikiyatriye kendi isteğinizle ve ailenizin bilgisi olmadan başvurabilirsiniz. Sağlık bilgileriniz gizlidir; hekiminiz sizin izniniz olmadan ailenize bilgi veremez. Bu kuralın istisnaları, sizin ya da başkasının hayatının ciddi tehlike altında olduğu durumlar ve yasal zorunluluklardır.
Yanıtın tamamını oku
Psikoloğa gideceğim ama ne söyleyeceğimi bilmiyorum, kafam çok karışık.
Ne için gittiğinizi tam bilmemek, terapiye başlayan pek çok kişinin yaşadığı bir durum. Aslında terapinin amaçlarından biri de tam olarak bu karmaşayı birlikte anlamlandırmaktır. Yani "neden geldiğimi bilmiyorum, sadece kötü hissediyorum" demek terapiye başlamak için tamamen yeterli bir nedendir.
İlk seansta bir şeyleri doğru söylemek zorunda değilsiniz. Psikolog sizinle konuşmayı kolaylaştıracak sorular soracaktır. Siz de kafanızdakileri olduğu gibi anlatabilirsiniz. Örneğin şu cümlelerle başlayabilirsiniz:
Yanıtın tamamını oku
Psikologda ilk seans nasıl geçer, konuşmayı kim başlatır?
İlk seans öncesinde gergin hissetmeniz son derece doğal. Bilinmeyen bir ortama girmek ve tanımadığınız biriyle özel konuları konuşmak çoğu kişiyi tedirgin eder. Size ilk seansın genelde nasıl geçtiğini anlatalım, belki biraz rahatlarsınız.
İlk seans genellikle bir tanışma ve değerlendirme görüşmesidir. Psikolog önce kendini kısaca tanıtır, seansın nasıl ilerleyeceğini, sürecin işleyişini ve gizliliğin sınırlarını açıklar. Ardından konuşmayı başlatacak sorular sorar. Örneğin:
Yanıtın tamamını oku
Hangi terapi yöntemi daha iyi? BDT, şema terapi ve psikodinamik terapinin farkı ne?
"En iyi" terapi yöntemi diye herkes için geçerli tek bir yöntem yoktur. Her yöntemin farklı sorunlarda güçlü olduğu alanlar vardır ve sizin için uygun olan; yaşadığınız soruna, kişiliğinize ve terapiden beklentilerinize bağlıdır. En sık karşılaşacağınız yöntemleri kısaca açıklayalım.
Bilişsel davranışçı terapi (BDT): Düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişkiye odaklanır. Belirli sorunlara yönelik, yapılandırılmış ve genellikle kısa sürelidir. Depresyon, kaygı bozuklukları, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk ve fobiler gibi durumlarda etkinliği en çok araştırılmış yöntemlerden biridir. Seanslar arasında ödevler verilir.
Yanıtın tamamını oku
Devlet hastanesinde psikiyatri muayenesi çok kısa sürdü; bu kadar kısa sürede tanı konabilir mi?
Bu deneyim pek çok kişinin yaşadığı ve yaşadığınız güvensizlik hissi çok anlaşılır. Devlet hastanelerinin psikiyatri polikliniklerinde yoğunluk çok fazladır ve hekimler bir gün içinde çok sayıda hastaya bakmak zorunda kalabilir. Bu durum muayene sürelerinin kısalmasına yol açar.
Kısa bir görüşmede bazı durumların ön değerlendirmesi yapılabilir. Deneyimli bir psikiyatrist, belirli soruların cevaplarına göre depresyon ya da kaygı bozukluğu gibi yaygın durumlar hakkında bir fikir edinebilir. Ancak kapsamlı bir değerlendirme için genellikle daha uzun bir görüşme ve zaman içinde takip gerekir. Tanının ve tedavi planının size açıklanması da hasta olarak en doğal hakkınızdır.
Yanıtın tamamını oku
Terapistim seansın çoğunda susuyor; bu normal mi?
Bu soru çok sık soruluyor ve cevabı büyük ölçüde terapistinizin kullandığı yönteme bağlı. Terapi yöntemleri birbirinden oldukça farklıdır ve bazılarında terapistin az konuşması bilinçli bir tercihtir.
Örneğin psikodinamik ya da psikanalitik terapilerde terapist genellikle daha az konuşur. Amaç, danışanın kendi düşüncelerini, duygularını ve çağrışımlarını özgürce ifade etmesine alan açmaktır. Bu yaklaşımda terapistin sessizliği, sizin kendi iç dünyanızı keşfetmeniz için bir fırsat olarak görülür. Bilişsel davranışçı terapi ya da şema terapi gibi yöntemlerde ise terapist daha aktif rol alır; sorular sorar, düşünce kalıplarını birlikte inceler, ödevler verir ve somut beceriler kazandırmaya çalışır.
Yanıtın tamamını oku
Psikiyatrik tedavi ya da terapi gerçekten işe yarar mı?
Bu soruyu sormanız ve karar vermeden önce bilgi almak istemeniz çok anlaşılır. Kısa cevap şu: Evet, psikiyatrik tedavi ve psikoterapi pek çok ruhsal sorun için bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış yöntemlerdir. Ancak etkinin görülmesi; doğru tanıya, doğru yönteme, yeterli süreye ve tedaviye düzenli devam edilmesine bağlıdır.
Araştırmalar şunları gösteriyor:
Yanıtın tamamını oku
Terapistimle devam etmek istemiyorum; terapist değiştirmek doğru mu?
Terapist değiştirmek ya da terapiyi bitirmek, danışanın en doğal haklarından biridir. Terapi sizin için var ve bir süre sonra fayda görmediğinizi düşünmeniz, bu konuyu değerlendirmek için geçerli bir neden. Bunu dile getirmek ayıp değil; aksine terapide dürüstlük, sürecin en önemli parçalarından biridir.
Yine de karar vermeden önce şu soruları kendinize sormanızı öneririz:
Yanıtın tamamını oku
Psikoloğum terapiyi aniden sonlandırdı; bunun nedeni ne olabilir?
Terapinin beklenmedik şekilde sona ermesi gerçekten sarsıcı olabilir. Özellikle güvenmeye başladığınız birinden "son seans" haberini aniden almak, terk edilmişlik ve değersizlik gibi duyguları tetikleyebilir. Yaşadığınız hayal kırıklığı çok anlaşılır.
Terapistler bazen kişisel ya da mesleki nedenlerle çalışmalarına ara verebilir veya danışan kabul etmeyi bırakabilir. Taşınma, sağlık sorunları, akademik çalışmalar ya da iş değişikliği bu nedenler arasında olabilir. Bu durum tek başına sizinle ilgili bir sorun olduğunu göstermez. Sizin bir şeyi yanlış yaptığınız ya da "kurtulunmak istenen" biri olduğunuz anlamına gelmez.
Yanıtın tamamını oku
Psikolog ilk seanslarda sadece bilgi veriyor; bu normal mi, yoksa param boşa mı gidiyor?
Yaşadığınız hayal kırıklığını anlıyoruz. Terapiye anlatmak, dinlenmek ve rahatlamak için gidiyorsunuz; karşınızdaki kişinin çoğunlukla konuşması bu beklentiyle çelişebilir. Ancak terapinin ilk aşamalarında bilgi verilmesi çoğu zaman bir yöntem tercihidir ve tek başına dolandırıldığınız anlamına gelmez.
Bu aşamaya "psikoeğitim" denir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi gibi yapılandırılmış yöntemlerde terapist, yaşadığınız sorunun nasıl ortaya çıktığını, bedende ve zihinde nasıl bir döngü oluşturduğunu ve tedavinin nasıl ilerleyeceğini anlatır. Bunun amacı, belirtilerinizin ne anlama geldiğini anlamanızı sağlamak ve size bundan sonraki çalışmalar için bir çerçeve sunmaktır. Örneğin kaygının bedende neden çarpıntı ya da nefes darlığı yaptığını bilmek, pek çok kişinin bu belirtilerden daha az korkmasını sağlar.
Yanıtın tamamını oku
Psikoloğum benden hoşlanmıyor gibi hissediyorum; terapide bu tür duygular normal mi?
Terapide terapistinize karşı yoğun duygular hissetmeniz son derece normaldir ve aslında terapinin önemli bir parçası olabilir. Terapi ilişkisi, hayatımızdaki diğer ilişkilerde yaşadığımız duyguların ve beklentilerin sık sık ortaya çıktığı bir alandır. Bu duyguları fark etmek ve konuşmak, çoğu zaman kendinizi daha iyi anlamanızı sağlar.
"Benden hoşlanmıyor", "bana tahammül ediyor" gibi hisler bazen geçmişte yaşadığımız ilişkilerden kaynaklanır. Örneğin sevilmediğini ya da yük olduğunu hissettiğiniz deneyimler yaşadıysanız, bu duyguların terapistle olan ilişkiye de yansıması mümkündür. Terapide buna "aktarım" denir ve üzerinde çalışılabilecek çok değerli bir konudur.
Yanıtın tamamını oku
Psikiyatristin bana tepeden baktığını hissediyorum; doktor değiştirmeli miyim?
Yaşadığınız his çok değerli bir bilgi ve önemsenmeyi hak ediyor. Bir sağlık profesyoneliyle görüşmeden "aptal gibi hissederek" çıkmak, özellikle kaygı ve takıntılarla mücadele eden biri için yıpratıcıdır.
Önce şunu söyleyelim: Kaygı ve takıntılar, "yapma" ya da "düşünme" denilerek geçmez. Bu düşünceleri kontrol etmenin zorluğu, bu bozuklukların doğasında vardır. Yani sizin zorlanmanız bir zayıflık değil, tedavi gerektiren bir durumun belirtisidir.
Yanıtın tamamını oku
Muhafazakâr görünümlü bir psikiyatrist anlatacaklarım yüzünden beni yargılar mı?
Bu korkuyu yaşamanız çok anlaşılır. Ruh sağlığı alanında yardım ararken en büyük endişelerden biri yargılanmaktır. Bunu açıkça yazmanız bile cesaret isteyen bir adım.
Şunu bilmenizde fayda var: Psikiyatristler ve psikologlar, kişisel inançları ve yaşam tarzları ne olursa olsun, danışanlarına yargısız, saygılı ve tarafsız yaklaşmakla yükümlüdür. Bu, mesleğin etik kurallarının temelidir. Hekimlik eğitimi de kişinin kendi değerlerini danışanın hayatından ayırmayı ve onu olduğu gibi kabul etmeyi öğretir. Bir uzmanın görünüşü, sizinle nasıl çalışacağı hakkında güvenilir bir bilgi vermez. Muhafazakâr görünen biri son derece kabul edici olabileceği gibi, farklı görünen biri de yargılayıcı olabilir.
Yanıtın tamamını oku
Erkek psikolog beni anlar mı, yoksa yargılar mı?
Bu çekince çok anlaşılır ve pek çok danışanın aklından geçen bir soru. Özellikle mahrem konuları anlatacağınız birini seçerken kendinizi güvende hissetmeniz önemlidir.
Önce şunu bilmenizde fayda var: Psikologlar, cinsiyetlerinden bağımsız olarak danışanlarını yargılamadan dinlemek, gizliliği korumak ve etik ilkelere uymakla yükümlüdür. Terapi eğitimi de büyük ölçüde danışanı kendi değerlerinin dışında, olduğu gibi anlamaya yöneliktir. Pek çok kadın danışan erkek terapistlerle, pek çok erkek danışan da kadın terapistlerle çok verimli çalışır. Yani iyi bir erkek psikoloğun sizi anlaması ve yargılamaması tamamen mümkündür.
Yanıtın tamamını oku
Psikiyatriste gitmek için sevk gerekir mi, doğrudan gidebilir miyim?
Doğrudan psikiyatriste gitmek hiç de garip değil; aksine pek çok durumda doğru bir başlangıçtır. Türkiye'de çoğu durumda psikiyatri polikliniklerine sevk olmadan doğrudan randevu alabilirsiniz.
Devlet hastanelerinin ve şehir hastanelerinin psikiyatri polikliniklerinden randevu almak için:
Yanıtın tamamını oku
Psikiyatrist ile psikolog birlikte çalışır mı? İkisine aynı anda gidilir mi?
Evet, psikiyatrist ve psikologla aynı anda çalışmak hem çok yaygın hem de çoğu durumda önerilen bir yoldur. Depresyon, kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu gibi pek çok durumda ilaç tedavisi ile psikoterapinin birlikte uygulanmasının tek başına uygulanmalarından daha iyi sonuç verdiği bilinmektedir.
Bu iki uzmanın rolleri birbirini tamamlar:
Yanıtın tamamını oku
Psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman ve yaşam koçu arasındaki fark nedir?
Bu karışıklık çok yaygın ve haklısınız; unvanlar birbirine sık karıştırılıyor. Kısaca her birinin ne anlama geldiğini açıklayalım.
Psikiyatrist: Tıp fakültesini bitirdikten sonra ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlık eğitimi almış bir hekimdir. Tanı koyar, ilaç yazabilir, rapor düzenleyebilir; bazıları psikoterapi de uygular. 18 yaş altındakilerle çocuk ve ergen psikiyatristleri ilgilenir.
Yanıtın tamamını oku
Psikoloğa mı gitmeliyim, psikiyatriste mi? Hangisi bana daha uygun?
Yaşadığınız yorgunluk, isteksizlik ve ağlama nöbetleri birkaç haftadır sürüyorsa bir uzmandan destek almak için doğru zaman. Psikolog mu psikiyatrist mi sorusu çok sık sorulur; kısaca farkı anlatalım.
Psikiyatrist bir hekimdir. Tıp fakültesinden sonra ruh sağlığı alanında uzmanlık eğitimi almıştır. Tanı koyar, gerekirse ilaç tedavisi planlar, bedensel nedenleri araştırmak için tahlil isteyebilir ve rapor düzenleyebilir. Bazı psikiyatristler psikoterapi de yapar.
Yanıtın tamamını okuBuradaki yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz.
