Kaygı ve Panik Hakkında Sık Sorulan Sorular
Yaygın kaygı, panik atak, fobiler ve bedensel belirtiler. Bu başlıkta 51 soru yanıtlandı.
Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissediyorum, bu normal mi?
Bu his çok yaygın ve tek başına bir hastalık belirtisi olmak zorunda değil. Ancak süreklilik kazandıysa, günün büyük bölümünü kaplıyorsa ve hayatınızı kısıtlıyorsa üzerinde durmaya değer. Bu tabloya yaygın kaygı bozukluğu denir ve tedavisi vardır.
Kaygının kendisi kötü bir şey değildir. Tehlikeyi önceden görmemizi, hazırlıklı olmamızı sağlayan bir sistemdir. Sorun, bu sistemin gerçek bir tehdit yokken de sürekli açık kalmasıdır. O zaman beden tetikte kalır: kaslar gerilir, kalp hızlanır, sindirim bozulur, uyku yüzeyselleşir. Zihin ise olasılıkları tarar ve en kötü senaryoyu kurar.
Yanıtın tamamını oku
Panik atak geçirirken kalp krizi geçirdiğimi sanıyorum, nasıl ayırt edebilirim?
Bu benzerlik çok yaygındır ve panik atak geçiren kişilerin büyük kısmı en az bir kez acil servise gitmiştir. Önce en önemli cümleyi söyleyelim: ilk kez yaşadığınız göğüs ağrısında ya da belirtilerin alışılmadık olduğu her durumda, kalp kaynaklı bir sorun dışlanana kadar tıbbi değerlendirme öncelikli olmalıdır. Panik atak tanısı, kalp değerlendirmesi yapıldıktan sonra rahatlıkla konur.
Yine de aradaki tipik farkları bilmek işinize yarar. Panik atakta belirtiler genellikle çok hızlı yükselir, on dakika içinde tepe yapar ve yirmi ila otuz dakika içinde azalmaya başlar. Kalp kaynaklı ağrı ise sıklıkla daha yavaş başlar, eforla artar ve dinlenmeyle azalır. Panik atakta ağrı çoğu zaman göğsün ortasında keskin, batıcı ya da baskı hissi biçimindedir ve parmakla gösterilebilecek kadar sınırlıdır; kalp kaynaklı ağrı ise daha yaygın, sıkıştırıcı ve baskı tarzındadır, sol kola, çeneye ya da sırta yayılabilir. Panik atakta el ve ayaklarda karıncalanma, ağız çevresinde uyuşma, gerçek dışılık hissi ve ölüm korkusu belirgindir. Kalp krizinde ise soğuk terleme, bulantı ve belirgin nefes darlığı daha ön plandadır ve kişi genellikle hareketle kötüleşir.
Yanıtın tamamını oku
Bayılacak gibi olmak neden olur, ne yapmalı?
Bayılacak gibi olmak; ani baş dönmesi, gözlerin kararması, kulak çınlaması, terleme ve bacaklarda güçsüzlükle gelen bir histir. En sık nedenleri kaygı ve panik, uzun süre ayakta kalmak ya da ani kalkmak, açlık ve susuzluktur. Bazı ilaçların yan etkisi de olabilir. Çoğu zaman tehlikeli değildir. Ama sık tekrarlıyorsa ya da göğüs ağrısı, çarpıntı veya gerçek bayılmayla birlikteyse mutlaka muayene gerekir.
Beyne giden kan akımı ya da kandaki oksijen ve şeker dengesi kısa süreliğine bozulunca beden "uzan" uyarısı verir. Bu uyarıyı başlatan nedenler birbirinden çok farklıdır:
Yanıtın tamamını oku
Tek başıma toplu taşımaya binemiyorum; bu panik mi, nasıl aşarım?
Anlattığınız durum, panik atak ve agorafobi belirtileriyle uyumlu görünüyor. Agorafobi, panik atak geçirme ya da kaçmanın zor olacağı bir durumda kalma korkusuyla belirli yerlerden ve durumlardan kaçınmayı ifade eder. Toplu taşıma, kalabalık yerler, köprüler, asansörler ve evden uzaklaşmak bu durumların başında gelir. İyi haber şu ki bu durum tedaviye çok iyi yanıt verir.
Neden ortaya çıkar? Panik ataklar ve agorafobi genellikle yoğun stres dönemlerinden sonra başlar. Sizin de belirttiğiniz gibi üst üste gelen olaylar, kaygı sistemini aşırı duyarlı hâle getirebilir. Bir kez panik atak yaşanan bir yerde, beyin o yeri tehlikeli olarak kodlar ve benzer durumlarda alarm vermeye başlar. Kaçınma ise kısa vadede rahatlatsa da uzun vadede korkuyu büyütür.
Yanıtın tamamını oku
İlaç kullanmadan kaygı ve aşırı düşünmeyle, özellikle sınav öncesi nasıl başa çıkabilirim?
Aşırı düşünme ve sürekli kaygı üretme hâli çok yorucudur ve pek çok kişinin yaşadığı bir zorluktur. İlaç kullanmak istememeniz de anlaşılır bir tercih. Hafif ve orta düzeydeki kaygıyla baş etmek için ilaç dışında etkili yöntemler var.
Hemen kullanabileceğiniz yöntemler:
Yanıtın tamamını oku
Konya'da anksiyete yüzünden işe gidemiyorum, bir psikiyatriste nasıl ulaşırım?
Kaygının işe gitmenizi engelleyecek düzeye gelmesi, artık profesyonel destek almanız gerektiğini gösteren önemli bir işarettir. Yaşadığınız mide bulantısı ve titreme gibi bedensel belirtiler kaygı bozukluklarında sık görülür ve doğru tedaviyle belirgin şekilde azalır.
"İyi uzman büyük şehirdedir" düşüncesi yaygın ama doğru değil. Konya'da üniversite hastanelerinde, devlet hastanelerinde ve özel kliniklerde çalışan pek çok psikiyatri uzmanı var. Üstelik kaygı tedavisi çoğu zaman düzenli kontrol görüşmeleri gerektirir. Başka bir şehre gidip gelmek bu düzeni sürdürmeyi zorlaştırabilir; bulunduğunuz yerde ulaşabileceğiniz bir uzman uzun vadede daha sağlıklı bir seçim olabilir.
Yanıtın tamamını oku
Ataşehir–Maltepe civarında panik atak için tecrübeli bir psikolog arıyorum, nasıl bulurum?
Panik atak çok korkutucu bir deneyimdir; ama iyi haber şu ki tedaviye en iyi yanıt veren ruhsal sorunlardan biridir. Önce kalp kontrolünüzü yaptırmış olmanız da doğru bir adım. Bedensel bir neden dışlandıktan sonra psikolojik destek almak tam yerinde bir karar.
Panik bozuklukta etkinliği en çok araştırılmış yöntem bilişsel davranışçı terapidir (BDT). Bu terapide bedensel belirtilerin ne anlama geldiğini öğrenir, felaket senaryolarını sorgulamayı çalışır ve kaçındığınız durumlarla adım adım yüzleşirsiniz. Bu yüzden uzman ararken şunlara bakmanızı öneririz:
Yanıtın tamamını oku
İç çekmek neden olur, sık sık derin nefes alma ihtiyacı kaygıdan mı?
Sık iç çekme ve derin nefes alma ihtiyacı çoğu zaman stres ve kaygıyla ilişkilidir. Kaygılı olduğumuzda nefesimiz farkında olmadan yüzeyselleşir ve vücut bunu derin bir iç çekişle dengelemeye çalışır. Akciğer filminizin normal çıkması önemli. Gün içinde birkaç kez yavaş, karından nefes alma egzersizi yapmak bu hissi azaltabilir. Göğüs ağrısı, efor sırasında artan nefes darlığı ya da çarpıntı olursa mutlaka bir doktora başvurun. Kaygınız günlük hayatınızı etkiliyorsa bir psikiyatristle görüşebilirsiniz.
Yanıtın tamamını oku
Anksiyete belirtileri nelerdir, kaygı bozukluğu bedende nasıl hissedilir?
Evet, kaygı bedende çok çeşitli belirtiler yapabilir. Çarpıntı, nefes darlığı, mide bulantısı, ishal, kas gerginliği, baş ağrısı, terleme, titreme ve uyku sorunları sık görülür. Zihinsel olarak ise sürekli endişe, gerginlik, odaklanma güçlüğü ve kötü bir şey olacakmış hissi yaşanır. Bedensel nedenlerin dışlanmış olması önemli bir adım. Kaygı bozuklukları tedaviye çok iyi yanıt verir. Bilişsel davranışçı terapi ve gerektiğinde ilaç tedavisi için bir psikiyatristle görüşmenizi öneririm.
Yanıtın tamamını oku
Her şeyi kafaya takan biri ne yapmalı, en küçük sözü bile günlerce düşünüyorum
"Takma kafana" demek kolay, ama kafaya takma çoğu zaman irade meselesi değildir. Genellikle onaylanmama korkusu, yüksek kaygı ya da düşük özgüvenle ilişkilidir. Bir sözü günlerce düşündüğünüzde, karşı tarafa doğrudan sormak çoğu zaman kafanızdaki senaryodan daha rahatlatıcı olur. Düşüncelerinizi yazmak ve bir arkadaşınıza tavsiye veriyormuş gibi bakmak da mesafe kazandırır. Bu durum ilişkilerinizi ve uykunuzu etkiliyorsa bir psikologla çalışmak kalıcı bir değişim sağlar.
Yanıtın tamamını oku
Kafada kurma nasıl geçer, olmayacak şeyleri düşünüp durmayı nasıl bırakırım?
Kafada kurmayı fark etmeniz değişimin ilk adımı. Bir senaryo başladığında kendinize "Bunun gerçekleştiğine dair kanıtım ne? En olası sonuç ne?" diye sormak işe yarar. Günde 15 dakikalık bir "endişe zamanı" belirleyip kaygıları o saate ertelemek de düşüncelerin gün boyu yayılmasını azaltır. Yatmadan önce aklınızdakileri kâğıda yazmak uykuya dalmayı kolaylaştırır. Bu yöntemler yetmiyorsa bilişsel davranışçı terapi bu düşünce kalıplarını değiştirmede çok etkilidir.
Yanıtın tamamını oku
Kafada kurmak hangi psikolojik rahatsızlık, sürekli kötü senaryo yazmak neyin belirtisi?
Kafada kurmak bir hastalığın adı değil, ama yaygın kaygı bozukluğu, sağlık kaygısı, obsesif kompulsif bozukluk ve depresyon gibi durumlarda sık görülen bir düşünce kalıbıdır. Psikolojide buna "felaketleştirme" de denir: zihnin belirsizliği hep en kötü ihtimalle doldurmasıdır. Bu kalıp öğrenilmiş bir alışkanlık olduğu için değiştirilebilir. Bilişsel davranışçı terapi bu konuda çok etkilidir. Kafada kurduğunuz senaryolar günlük hayatınızı ve ilişkilerinizi etkiliyorsa bir psikiyatrist ya da psikologla görüşmenizi öneririm.
Yanıtın tamamını oku
Ruh daralması ne demek, insanın ruhu neden daralır?
Ruh daralması tıbbi bir terim değil, insanın içindeki sıkışmışlık, bunalmışlık ve nefes alamama hissini anlatan bir ifade. Bu his çoğu zaman yoğun stres, çözümsüz kalan sorunlar, yalnızlık ya da kaygı ile ortaya çıkar. Uzun sürdüğünde depresyonun bir parçası da olabilir. Gün içinde kendinize küçük nefes alanları açmak, doğada yürümek ve duygularınızı biriyle paylaşmak iyi gelebilir. Bu his haftalardır sürüyor ve günlük hayatınızı etkiliyorsa bir psikiyatrist ya da psikologla görüşün.
Yanıtın tamamını oku
Geçmeyen iç sıkıntısı neyin belirtisi, haftalardır süren iç daralmasına ne iyi gelir?
Haftalardır süren iç sıkıntısı, özellikle zevk alamama, uyku ve iştah değişiklikleriyle birlikteyse depresyon ya da kaygı bozukluğunun bir belirtisi olabilir. Bazen tiroit sorunları, vitamin eksiklikleri ya da kullanılan bazı ilaçlar da benzer bir tabloya yol açar. Bu sıkıntı tedavi edilebilir. Günlük düzeninizi korumak, kısa yürüyüşler ve yakınlarınızla konuşmak yardımcı olur, ama tek başına yeterli olmayabilir. Bir psikiyatristle görüşmenizi öneririm. Umutsuzluk ya da ölüm düşünceleri olursa hemen yardım isteyin.
Yanıtın tamamını oku
Aniden gelen iç sıkıntısı neden olur, birden içim daralıp nefesim kesiliyor
Aniden başlayıp birkaç dakika içinde geçen iç daralması, nefes darlığı ve çarpıntı çoğu zaman kaygı ya da panik ataklarla ilişkilidir. Ne zaman geleceğini bilmemek ve sürekli tetikte olmak da bu döngüyü besler. Ancak benzer belirtiler kalp ritim bozuklukları, tiroit sorunları ya da astım gibi bedensel durumlarda da görülebilir. Bu yüzden önce bir doktor muayenesi önemli. Göğüs ağrısı, bayılma ya da uzun süren nefes darlığı olursa hemen 112'yi arayın. Bedensel bir neden bulunmazsa bir psikiyatristle görüşün.
Yanıtın tamamını oku
İç sıkıntısı nasıl geçer, sebepsiz iç sıkıntısında hemen yapabileceğim şeyler var mı?
İç sıkıntısı geldiğinde birkaç dakika yavaş ve derin nefes almak, özellikle nefes verişi uzun tutmak bedeni sakinleştirir. Kısa bir yürüyüşe çıkmak, yüzünüzü soğuk suyla yıkamak ya da güvendiğiniz biriyle konuşmak da o anı hafifletebilir. Kafein ve alkolü azaltmak, düzenli uyumak sıkıntının sıklığını düşürür. Bunlar anlık rahatlama sağlar, ama sıkıntı sık tekrarlıyorsa altında kaygı ya da depresyon olabilir. Bu durumda bir psikiyatristle görüşmeniz kalıcı bir çözüm için önemli.
Yanıtın tamamını oku
Büyük deprem olacak diye sürekli korkuyorum, deprem haberlerini izlemeden duramıyorum
Deprem bölgesinde yaşarken endişelenmek çok anlaşılır, bu korkunun gerçek bir temeli var. Ancak sürekli haber ve bildirim takibi kaygıyı azaltmaz, tam tersine besler. Haberlere bakmayı günde bir kez ve kısa bir süreyle sınırlamak, bildirimleri kapatmak işe yarar. Korkuyu somut hazırlığa çevirmek de rahatlatır: binanızın durumunu öğrenmek, deprem çantası ve aile planı hazırlamak gibi. Kaygı uykunuzu ve günlük hayatınızı haftalardır bozuyorsa bir psikiyatristle görüşmenizi öneririm.
Yanıtın tamamını oku
Aileme panik bozukluğum olduğunu nasıl anlatırım?
Tedaviye başlaman çok önemli bir adım ve bunu ailenle paylaşmak istemen de çok anlamlı. Konuyu açarken yaşadığın belirtileri somut olarak anlatmak işe yarayabilir: "Kalbim çarpıyor, nefes alamıyorum ve öleceğimi sanıyorum." Panik bozukluğun yaygın ve tedavi edilebilir olduğunu anlatan güvenilir bir kaynak göstermek de yardımcı olur. Önce daha anlayışlı olduğunu düşündüğün bir aile üyesiyle başlayabilirsin. İstersen ailenden biri bir seansa seninle gelebilir.
Yanıtın tamamını oku
Ailemi geçindirememe korkusu yüzünden uyuyamıyorum
Maddi zorluklar ruh sağlığını en çok etkileyen yüklerden biridir ve yaşadığınız kaygı çok gerçek. Her şeyi tek başınıza taşımaya çalışmak yükü daha da ağırlaştırır. Eşinizle durumu açıkça konuşmak ve birlikte bir plan yapmak çoğu zaman rahatlatır. Gece aklınıza gelenleri bir kâğıda yazıp "yarın bakacağım" demek uykuya dalmayı kolaylaştırabilir. Uykusuzluk ve gerginlik haftalardır sürüyorsa bir psikiyatristle görüşmenizi öneririm, kaygıyla baş etmenin yolları var.
Yanıtın tamamını oku
Babam her hafta başka bir doktora gidiyor ama hiçbir şey çıkmıyor
Yaşlılarda depresyon ve kaygı çoğu zaman üzüntü olarak değil, bedensel şikâyetlerle kendini gösterir. Annenizin kaybından sonra şikâyetlerin artması da bu ihtimali güçlendiriyor. Babanızın ağrıları gerçek, bu yüzden "bir şeyin yok" demek yerine onu dinlemek önemli. Onu iyi tanıyan tek bir hekimin takibini sürdürmesi gereksiz tetkik döngüsünü de azaltır. Bir geriatrik psikiyatri değerlendirmesi önermenizi tavsiye ederim. Yaşlılıkta depresyon da tedaviye iyi yanıt verir.
Yanıtın tamamını oku
Engelli kızımın geleceği için sürekli kaygılanıyorum
Bu soru özel gereksinimli çocuğu olan birçok ebeveynin en derin kaygısıdır. Bunu düşünmeniz kızınıza olan sevginizi gösteriyor. Kaygıyı azaltmanın yollarından biri onu somut adımlara dönüştürmektir: yasal vasilik, maddi planlama, kızınızın bağımsız yaşam becerileri ve destek kurumları hakkında bilgi toplamak gibi. Bu planı eşinizle küçük parçalar hâlinde konuşmak işi kolaylaştırabilir. Kaygı uykunuzu sürekli bozuyorsa bir psikiyatristle görüşmeniz iyi gelecektir.
Yanıtın tamamını oku
Yaşlandıkça her şeyden endişelenir oldum, evden çıkamıyorum
İleri yaşta ortaya çıkan ya da artan kaygı oldukça yaygındır ve tedavi edilebilir. "Yaşlılık böyle" diye kabullenmek zorunda değilsiniz. Evden çıkmaktan kaçındıkça kaygı genellikle büyür, bu yüzden güvendiğiniz biriyle kısa yürüyüşler yaparak adım adım başlamak işe yarar. Bazen kaygının altında bedensel bir sorun ya da ilaç etkisi de olabilir, doktorunuzla bunu da konuşun. Bir geriatrik psikiyatri değerlendirmesi kaygınızın nedenini anlamanıza ve azaltmanıza yardımcı olur.
Yanıtın tamamını oku
Eşim sürekli ciddi bir hastalığı olduğunu düşünüyor
Temiz tahlillere rağmen ciddi bir hastalığı olduğuna dair süren yoğun endişe, sağlık kaygısı olarak adlandırılan ve tedavi edilebilen bir durumu düşündürüyor. Eşiniz numara yapmıyor, kaygıyı gerçekten yaşıyor. Onu sürekli "bir şeyin yok" diye rahatlatmak kısa süre işe yarar ama döngüyü besleyebilir. İnternette belirti aramayı sınırlamak önemli. Bir psikiyatrist değerlendirmesi ve bilişsel davranışçı terapi bu tür kaygılarda çok etkilidir. Ona birlikte gitmeyi önerebilirsiniz.
Yanıtın tamamını oku
Kan aldırırken bayılıyorum, bu bir korku mu?
Kan ya da iğne görünce bayılmak, kan-iğne fobisinde sık görülen ve bedensel bir refleksle ortaya çıkan bir tepkidir. Utanmanıza hiç gerek yok, oldukça yaygındır. Kan aldırırken sağlık personeline önceden söylemeniz ve işlemi uzanarak yaptırmanız bayılmayı önleyebilir. "Uygulamalı gerilim" adı verilen basit bir kas germe tekniği de çok işe yarar. Bu korku sağlık kontrollerinizi engellediği için bir psikolog ya da psikiyatristle çalışmanızı öneririm.
Yanıtın tamamını oku
Asansöre ve kapalı yerlere giremiyorum, kapalı alan korkusu nasıl geçer?
Kapalı alan korkusu yaygın görülen bir fobidir ve tedaviye çok iyi yanıt verir. Kaçınmak kısa vadede rahatlatsa da korkunun yaşam alanınızı giderek daraltmasına yol açar. Bilişsel davranışçı terapi ve uzman eşliğinde adım adım maruz bırakma bu fobide en etkili yöntemlerdir. MR için de doktorunuzla korkunuzu konuşun, açık MR seçeneği ya da çekim sırasında rahatlatıcı yöntemler değerlendirilebilir. Bir psikolog ya da psikiyatristle görüşmenizi öneririm.
Yanıtın tamamını oku
Uçak korkum yüzünden tatile gidemiyorum
Evet, uçak korkusu en iyi tedavi edilebilen korkulardan biridir. Bir kez yaşanan panik atak ve ardından gelen kaçınma, korkunun yıllar içinde büyümesine neden olmuş olabilir. Bilişsel davranışçı terapi ve adım adım maruz bırakma çalışmalarıyla birçok kişi yeniden rahatça uçabiliyor. Uçuşla ilgili gerçek bilgileri öğrenmek ve nefes tekniklerini çalışmak da yardımcı olur. Tatilden birkaç ay önce bir psikolog ya da psikiyatristle çalışmaya başlamanızı öneririm.
Yanıtın tamamını oku
Kanser tanısı aldım, korkuyla nasıl baş edebilirim?
Kanser tanısı almak insanı derinden sarsar. Yaşadığınız korku, uykusuzluk ve belirsizlik çok doğal tepkilerdir. Çocuklarınızın yanında her zaman güçlü görünmek zorunda değilsiniz, duygularınızı paylaşmak sizi birbirinize yakınlaştırabilir. Tedavi ekibinize sorularınızı açıkça sormak belirsizliği azaltır. Birçok onkoloji merkezinde psiko-onkoloji desteği bulunuyor, bunu talep edebilirsiniz. Uykusuzluk ve kaygı sürüyorsa bir psikiyatristle görüşmek tedavi sürecinizi de kolaylaştırır.
Yanıtın tamamını oku
İnternette belirtilerimi araştırıp kendimi hasta sanıyorum
Anlattığınız döngü, sağlık kaygısı olarak adlandırılan ve oldukça yaygın olan bir durumla uyumlu. Temiz bir tahlil kısa süre rahatlatır, ama kaygı başka bir belirtiye kayarak geri gelir. İnternette belirti araştırmak bu döngünün en güçlü besleyicisidir, bu yüzden sınırlamak ilk adım olmalı. Sizi tanıyan tek bir aile hekimiyle düzenli bir kontrol planı yapmak da yardımcı olur. Bilişsel davranışçı terapi sağlık kaygısında çok etkilidir. Bir psikiyatristle görüşmenizi öneririm.
Yanıtın tamamını oku
Gelecek kaygısından geceleri uyuyamıyorum, ne yapmalıyım?
Mezuniyet dönemi birçok genç için büyük bir belirsizlik demek ve hissettiğin kaygı çok anlaşılır. Herkesin bir planı varmış gibi görünse de çoğu insan aynı belirsizliği yaşıyor. Büyük soruyu küçük adımlara bölmek kaygıyı azaltır: örneğin bu hafta kariyer merkezine gitmek ya da iki başvuru yapmak. Yatmadan önce düşüncelerini kâğıda yazmak da uyumana yardım edebilir. Kaygı uykunu sürekli bozuyorsa bir psikologla konuşabilirsin.
Yanıtın tamamını oku
Kalabalıkta kalbim çarpıyor ve terliyorum, sosyal fobi mi?
Anlattıkların sosyal kaygı bozukluğunu düşündürebilir. İyi haber şu ki bu durum çok iyi tedavi edilebiliyor. Ortamlardan kaçındıkça kaygı kısa vadede azalır ama uzun vadede büyür. Bir arkadaşınla kantine inmek gibi küçük adımlarla başlamak kaygının azalmasına yardım eder. Herkesin sana baktığı düşüncesi kaygının yarattığı bir yanılgıdır. Bir psikolog ya da psikiyatristle yapılacak bilişsel davranışçı terapi bu konuda çok etkilidir.
Yanıtın tamamını okuBuradaki yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz.
