İlaçlar ve Tedavi

Concerta çocukların boy uzamasını etkiler mi?

Yazan: Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi 24 Eylül 2026 Nasıl hazırlıyoruz?

Etkileyebilir, ancak bu etki çoğu çocukta küçüktür ve izlemle yönetilebilir. Uzun süreli kullanımda bazı çocuklarda boy artışında ve kilo alımında yavaşlama görülür; bu yavaşlama genellikle ilk yıllarda belirgindir ve zamanla azalır. Bu nedenle tedavi boyunca boy ve kilo düzenli ölçülür [1][2].

Bu etkinin nedeni büyük ölçüde iştahtır. Metilfenidat, uyarıcı bir ilaçtır ve etkili olduğu saatlerde iştahı azaltır. Öğle yemeğini atlayan ya da çok az yiyen bir çocuğun günlük aldığı kalori düşer; bu da büyüme hızını etkiler. İştah akşam saatlerinde ilacın etkisi azaldığında geri gelir. İkinci bir mekanizma olarak büyüme hormonu düzenini etkilediği de araştırılmıştır, ancak asıl belirleyici beslenmedir.

Ne kadarlık bir fark söz konusudur? Uzun süreli izlem çalışmaları, düzenli uyarıcı kullanan çocuklarda erişkin boyunda ortalama olarak birkaç santimetrelik bir fark bildirmiştir. Bu ortalama bir değerdir; birçok çocukta hiç fark görülmez, bir kısmında ise daha belirgin olur. Çalışmalar arasında farklı sonuçlar bulunması, tedavi süresi, doz ve izlem yöntemlerinin farklılığından kaynaklanır [4].

Önemli olan, bu riskin tedaviden vazgeçmeyi gerektirip gerektirmediğidir. Kılavuzların yanıtı hayırdır. Tedavi edilmemiş dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun okul başarısı, kazalar, özsaygı ve aile ilişkileri üzerindeki etkisi, birkaç santimetrelik boy farkından çok daha ağırdır. Doğru yaklaşım ilacı bırakmak değil, büyümeyi izlemek ve gerektiğinde plan yapmaktır [2][3].

İzlem nasıl yapılır? Tedaviye başlarken boy ve kilo ölçülür ve büyüme eğrisine işlenir. Ardından genellikle altı ayda bir, bazı durumlarda üç ayda bir ölçüm yinelenir. Önemli olan tek bir ölçüm değil, çocuğun kendi eğrisindeki gidişattır. Eğrinin belirgin biçimde aşağı kayması, değerlendirme gerektiren bir işarettir ve hekime bildirilmelidir.

Büyümede yavaşlama fark edildiğinde birkaç seçenek vardır. Birincisi beslenmeyi düzenlemektir; bu çoğu zaman yeterli olur. İkincisi dozun gözden geçirilmesidir. Üçüncüsü ilaca ara verilmesidir: hafta sonları ya da yaz tatilinde kısa aralar, bazı çocuklarda iştahın ve büyümenin toparlanmasını sağlar. Ancak ara verme her çocuk için uygun değildir; belirtiler okul dışında da sorun yaratıyorsa ara vermek zarar verebilir. Dördüncü seçenek, iştahı daha az etkileyen başka bir ilaca geçilmesidir. Bu kararların hepsi hekime aittir.

İştahsızlıkla baş etmek için pratik yollar vardır ve aileler bunları kolayca uygulayabilir. Kahvaltıyı ilacı almadan önce, doyurucu biçimde yapmak en işe yarar adımdır. Öğle yemeğinde çocuk az yiyorsa akşam ve gece öncesi öğünleri güçlendirmek gerekir; ilacın etkisi azaldığında iştah geri gelir. Kalorisi yüksek ama küçük hacimli seçenekler işe yarar: kuruyemiş, tam yağlı süt ürünleri, avokado, zeytinyağı, ev yapımı tatlılar. Çocuğu yemeye zorlamak yerine sık aralıklarla küçük porsiyonlar sunmak daha iyi sonuç verir. Su ve şekerli içecekleri öğün aralarına almak, mideyi yemekten önce doldurmasını önler.

Ailelerin merak ettiği bir başka konu kalıcılıktır. İzlem çalışmaları, ilaç bırakıldıktan sonra birçok çocukta büyümede toparlanma görüldüğünü göstermektedir. Ergenlik döneminde büyüme hızı zaten değişir; bu nedenle tek bir dönemdeki yavaşlama, erişkin boyunun aynı oranda kısalacağı anlamına gelmez. Ailenin boy ortalaması da belirleyicidir ve hekim değerlendirme yaparken bunu hesaba katar.

Boy ve kilo dışında izlenmesi gereken başka başlıklar da vardır. Uyarıcı ilaçlar nabzı ve kan basıncını hafifçe yükseltebilir; bu nedenle kontrol muayenelerinde tansiyon ölçülür. Uyku düzeni sorulur, çünkü geç saatte alınan doz uykuya dalmayı zorlaştırabilir ve uyku eksikliği hem iştahı hem büyümeyi etkiler. Tik varlığı ve ruh hâli değişiklikleri de her kontrolde değerlendirilir [1][2].

Sık sorulan birkaç soru: "Yaz tatilinde ilacı kesebilir miyiz?" Bu karar hekimle verilir; belirtileri yalnızca okulda sorun yaratan çocuklarda uygun olabilir, ancak ev içi çatışma ve kaza riski yüksek olan çocuklarda uygun değildir. "Vitamin ya da iştah açıcı şurup verelim mi?" Hekime sormadan verilmemelidir; birçok iştah açıcı ürünün kanıtlanmış yararı yoktur. "Çocuğum çok zayıfladı, ilacı hemen keselim mi?" Kendi başınıza kesmeyin; kesilme belirtileri beklenmese de belirtiler hızla geri döner. Durumu hekimle konuşun, doz ya da ilaç değişikliği çoğu zaman sorunu çözer.

Ailelerin sık sorduğu bir başka konu, ilacın hangi saatte alınacağıdır; çünkü bu, hem iştahı hem uykuyu doğrudan etkiler. Concerta kontrollü salım yapan bir ilaçtır ve etkisi gün boyunca sürer. Sabah erken saatte, kahvaltıdan sonra alınması önerilir. Geç saatte alınan doz, akşam iştahının da baskılanmasına ve uykuya dalmanın gecikmesine yol açar. Uyku eksikliği ise hem büyüme hormonu salınımını hem de ertesi günün iştahını olumsuz etkiler; böylece kısır bir döngü oluşur [1][2].

Büyümeyi etkileyen etkenlerin ilaçla sınırlı olmadığını da hatırlamak gerekir. Çocuğun genetik boy potansiyeli, beslenme düzeni, uyku süresi, düzenli hareket ve eşlik eden hastalıklar büyümeyi belirleyen başlıca etkenlerdir. Demir eksikliği, çölyak hastalığı, tiroit sorunları ve büyüme hormonu ile ilgili durumlar, boy kısalığının ilaçtan bağımsız nedenleri arasındadır. Bu yüzden büyümede belirgin bir yavaşlama saptandığında hekim yalnızca ilacı değil, bu olasılıkları da değerlendirir ve gerekirse ek tetkik ister [3].

Uyarıcı ilaçlar arasında da farklar vardır. Metilfenidat içeren ürünler ile atomoksetin gibi uyarıcı olmayan seçenekler, iştah üzerindeki etkileri açısından birbirinden ayrışır. Karşılaştırmalı çözümlemeler, uyarıcıların etkililik açısından öne çıktığını ancak iştah ve uyku üzerindeki etkilerinin daha belirgin olduğunu göstermektedir. Bu nedenle çocuğunuzda iştahsızlık sorun yaratıyorsa, tedaviyi tümüyle bırakmak yerine seçenekleri hekimle konuşmak daha doğru bir yoldur [5].

Son olarak, ailelerin çocuklarıyla nasıl konuşacağı da önemlidir. Çocuk, ilacın kendisini kısa bırakacağını duyarsa gereksiz kaygı yaşayabilir ve ilacı gizlice atabilir. Konuyu basit ve gerçekçi anlatmak gerekir: bu ilaç bazı çocukların iştahını azaltır, bu yüzden kahvaltıyı ve akşam yemeğini iyi yemek önemlidir, doktor da boyunu düzenli ölçecek. Çocuğun sürece katıldığı, kendi boy ölçümünü gördüğü bir düzen, ilaca uyumu da belirgin biçimde artırır [2][3].

Okul dönemi boyunca yapılacak izlemin nasıl planlandığını bilmek aileleri rahatlatır. Tedaviye başlanmadan önce boy, kilo, nabız ve kan basıncı ölçülür; ailede ani kalp ölümü ya da ritim bozukluğu öyküsü sorgulanır. İlk aylarda kontroller daha sıktır; doz ayarlanana kadar iki dört haftada bir görüşme yapılabilir. Doz oturduktan sonra kontroller genellikle üç altı ayda bire seyrekleşir. Her kontrolde boy ve kilo yeniden ölçülüp büyüme eğrisine işlenir; bu eğri, tek tek ölçümlerden çok daha anlamlı bir bilgi verir [2][3].

Ailelerin evde yapabileceği izlem de değerlidir. Basit bir defterde çocuğun kahvaltıda, öğle ve akşam yemeğinde ne kadar yediğini bir iki hafta boyunca not etmek, iştahın hangi saatlerde baskılandığını net biçimde gösterir. Aynı deftere uyku saatleri ve uyanma zamanı da yazılırsa, hekim doz ve saat ayarını çok daha isabetli yapar. Bu notlar kontrol randevusunu on beş dakikalık bir sohbetten, somut verilere dayanan bir değerlendirmeye dönüştürür.

Okulla iş birliği de sürecin parçasıdır. Öğle yemeğini yemeyen bir çocuk için okulda küçük ama kalorisi yüksek bir ara öğün planlamak, günlük alımı belirgin biçimde artırır. Öğretmenin çocuğu yemeye zorlaması değil, seçenek sunması işe yarar. Ayrıca öğretmenden alınan geri bildirim, ilacın etkisinin gün içinde ne zaman azaldığını anlamak açısından hekime yardımcı olur ve doz biçiminin yeniden değerlendirilmesini sağlayabilir.

Son olarak ergenlik dönemine dair bir not gerekir. Ergenlikte büyüme hızı kendiliğinden artar ve birçok çocukta daha önceki dönemde oluşan fark kısmen kapanır. Bu dönemde ilaç ihtiyacı da yeniden değerlendirilir; bazı gençlerde belirtiler hafifler, bazılarında ise sürer. Tedavi kararı yaşla birlikte değişebilir ve bu, düzenli kontrollerle doğal biçimde yönetilir [2][5].

Tedavi kararının nasıl verildiğini anlamak da ailelere yardımcı olur. Kılavuzlar, okul öncesi çocuklarda ilk seçeneğin ilaç değil, ebeveyn eğitimi ve davranışsal programlar olduğunu belirtir. Okul çağındaki çocuklarda ise belirtiler orta ya da ağır düzeydeyse ilaç tedavisi önerilir ve davranışsal desteklerle birlikte yürütülür. Yani ilaç, tek başına bir çözüm olarak değil, bütünlüklü bir planın parçası olarak düşünülür [2][3].

Bu bütünlüğün içinde uyku ve beslenme düzeni özel bir yer tutar. Düzenli uyuyan ve kahvaltısını atlamayan bir çocuk, hem ilaçtan daha iyi yarar görür hem de büyüme açısından daha korunaklı olur. Ekran süresinin sınırlanması, akşam saatlerinde hareketli oyunlardan kaçınılması ve yatma saatinin sabitlenmesi, ilaç dozunu değiştirmeden birçok sorunu azaltabilir. Aileler bu adımların etkisini çoğu zaman hafife alır.

Ailelerin merak ettiği bir diğer konu, ilacın ne kadar süre kullanılacağıdır. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu birçok çocukta ergenlik ve erişkinlik döneminde de sürer, ancak belirtilerin biçimi değişir. Tedavi süresi her yıl yeniden değerlendirilir; bazı çocuklarda birkaç yıl sonra ilaç bırakılabilirken bazılarında uzun süre devam edilir. Karar, belirtilerin okul ve ev yaşamındaki etkisine bakılarak verilir.

Son olarak, büyüme kaygısının tedaviye uyumu bozmaması önemlidir. Aileler bu endişeyle ilacı kendi kararlarıyla azaltır ya da günlerce vermezse, belirtiler geri döner ve çocuk hem okulda hem evde zorlanır. Kaygınızı hekiminizle paylaşın; ölçümleri birlikte takip etmek, hem sizi rahatlatır hem de gerçekten bir sorun varsa zamanında fark edilmesini sağlar [1][4].

Ailelerin bir başka merakı, ilaç kullanan çocukların spor yapıp yapamayacağıdır. Düzenli hareket hem iştahı artırır hem de büyüme açısından yararlıdır; bu nedenle spor teşvik edilir. Yoğun ve rekabetçi sporlarda kalp yükü arttığı için, ailede kalp hastalığı öyküsü olan çocuklarda hekim ek değerlendirme isteyebilir. Nabız ve tansiyon ölçümleri zaten düzenli kontrollerin parçasıdır ve bu soruyu yanıtlamayı kolaylaştırır.

Büyüme izlemi sırasında kullanılan büyüme eğrileri hakkında kısa bir açıklama da yararlıdır. Bu eğriler, çocuğun yaş ve cinsiyetine göre nerede durduğunu gösteren yüzdelik dilimlerden oluşur. Önemli olan hangi dilimde olduğu değil, kendi diliminde kalıp kalmadığıdır. Bir çocuğun sürekli aynı çizgide ilerlemesi olağandır; iki dilim birden aşağı kayması ise değerlendirme gerektiren bir işarettir ve hekimle konuşulmalıdır [2][3].

İlaca ara verme konusunda son bir açıklama gerekir, çünkü bu uygulama aileler arasında yanlış anlaşılır. Ara vermek, ilacın zararlı olduğu anlamına gelmez; yalnızca iştahın ve büyümenin toparlanmasına fırsat tanıyan planlı bir uygulamadır. Hangi çocukta uygun olduğunu belirleyen ölçüt, belirtilerin okul dışındaki yaşamı ne ölçüde etkilediğidir. Ev içinde çatışma, kaza riski, kardeşlerle sürtüşme ya da arkadaş ilişkilerinde bozulma varsa ara vermek yarardan çok zarar getirir ve bu nedenle önerilmez [2][3].

Özetle Concerta, bazı çocuklarda büyümeyi bir miktar yavaşlatabilir; bu etki genellikle küçüktür, iştahla ilişkilidir ve izlemle yönetilebilir. Yapılması gereken ilacı bırakmak değil, boy ve kiloyu düzenli ölçtürmek, beslenmeyi güçlendirmek ve kontrol randevularını aksatmamaktır. Çocuğunuzun tedavisini izleyecek bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı arıyorsanız Psikiyatri Rehberi'nde şehrinizdeki uzmanları inceleyebilirsiniz.

metilfenidatbüyümeçocukDEHB

Kaynaklar

  1. Kullanma Talimatı: CONCERTA kontrollü salım tableti (metilfenidat hidroklorür) — Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu onaylı (2022)
  2. Attention deficit hyperactivity disorder: diagnosis and management (NG87) — Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü (NICE) (2019)
  3. Clinical Practice Guideline for the Diagnosis, Evaluation, and Treatment of Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder in Children and Adolescents — Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) (2019)
  4. Growth of children with ADHD treated with stimulant medication: the Multimodal Treatment Study follow-up (Swanson ve ark.) — Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry (2017)
  5. Comparative efficacy and tolerability of medications for attention-deficit hyperactivity disorder in children, adolescents, and adults (Cortese ve ark.) — The Lancet Psychiatry dergisi (2018)
Bu yanıt işinize yaradı mı?

Bu yanıt genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz. Belirtileriniz sürüyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurun. İlacınızı hekiminize danışmadan bırakmayın ya da dozunu değiştirmeyin. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın.

Kendi durumunuz için görüş almak ister misiniz?

Buradaki yanıtlar genel bilgi verir. Size özel değerlendirme için şehrinizdeki bir uzmanla yüz yüze görüşebilir, randevunuzu dakikalar içinde oluşturabilirsiniz.

Uzman bul ve randevu al

İlaçlar ve Tedavi başlığındaki diğer sorular