F62 Tanı Kodu: Beyin zedelenmesi ve hastalığına bağlanamayan kalıcı kişilik değişiklikleri
DSÖ ICD-10 İngilizce adı: Enduring personality changes, not attributable to brain damage and disease
Hazırlayan: Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi · Son güncelleme: 30 Eylül 2026 · Başka bir kod arayın
Kısaca
F62, daha önce belirgin bir kişilik sorunu olmayan birinde, çok ağır bir yaşam olayından ya da ağır bir ruhsal hastalıktan sonra ortaya çıkan ve uzun süre devam eden kişilik değişikliğini gösterir.
F62 alt kodları ve anlamları
Kaydınızda noktadan sonra bir rakam varsa (ör. F62.0) aşağıdaki satırlardan anlamını bulabilirsiniz.
| Kod | Anlamı |
|---|---|
| F62.0 | Katastrofik bir olaydan sonra oluşan kalıcı kişilik değişikliğiEnduring personality change after catastrophic experienceEsaret, işkence ya da toplu felaket gibi yıkıcı bir deneyimden sonra gelişen kalıcı güvensizlik, içe kapanma, boşluk hissi ve sürekli tetikte olma hâlidir. |
| F62.1 | Psikiyatrik hastalıktan sonra oluşan kalıcı kişilik değişikliğiEnduring personality change after psychiatric illnessAğır bir ruhsal hastalık döneminden sonra, hastalık belirtileriyle açıklanamayan ve süregen biçimde devam eden kişilik değişikliğidir. |
| F62.8 | Diğer kalıcı kişilik değişiklikleriOther enduring personality changesYukarıdaki iki başlığa uymayan kalıcı kişilik değişiklikleri için kullanılır; süregen ağrıya bağlı gelişen kişilik değişikliği bu kapsamdadır. |
| F62.9 | Kalıcı kişilik değişikliği, tanımlanmamışEnduring personality change, unspecifiedKalıcı kişilik değişikliği olduğu belirtilen ancak nedeni ya da türü ayrıca yazılmamış durumlardır. |
F62 ne demek?
Bu kod, kişiliğin yetişkinlikte, belirli bir olayın ardından kalıcı biçimde değiştiği durumlar için kullanılır. 'Beyin zedelenmesine bağlanamayan' ifadesi, değişimin kafa travması ya da beyin hastalığı gibi bir nedenle açıklanamadığını anlatır; bu tür nedenlere bağlı değişiklikler F07 başlığında kodlanır. F62'de değişiklik ya çok ağır ve sarsıcı bir yaşantının ya da ağır bir psikiyatrik hastalığın ardından gelişir.
Esaret, işkence, uzun süre rehin kalma, toplu felaket ya da yaşamı tehdit eden uzun süreli durumlar gibi yıkıcı deneyimlerden sonra kişi dünyaya karşı kalıcı bir güvensizlik ve düşmanlık geliştirebilir; insanlardan uzaklaşabilir, boşluk ve umutsuzluk hissedebilir, sürekli tetikte olabilir. Ağır bir ruhsal hastalıktan sonra ise kişi başkalarına aşırı bağımlı hâle gelebilir, eski ilgi ve etkinliklerinden uzaklaşabilir ya da kendini hastalığıyla tanımlamaya başlayabilir. Bu değişikliklerin geçici bir tepki değil, uzun süredir devam eden bir durum olması beklenir.
Tedavi, kişinin yaşadıklarını anlamlandırmasına, güven duygusunu yeniden kurmasına ve günlük yaşama dönmesine odaklanır. Travmaya odaklı psikoterapiler, aile desteği ve eşlik eden depresyon ya da kaygının tedavisi bu sürecin parçalarıdır. İlerleme yavaş olabilir, ancak düzenli destekle yaşam kalitesi belirgin biçimde artabilir.
Sık görülen belirtiler
- Dünyaya ve insanlara karşı kalıcı güvensizlik
- Sosyal ilişkilerden uzaklaşma
- Sürekli boşluk ve umutsuzluk hissi
- Sürekli tetikte ve gergin olma
- Eski ilgi ve etkinliklerden kopma
- Başkalarına aşırı bağımlı hâle gelme
Bu belirtilerden bazılarını yaşamak tek başına bu tanının konduğu anlamına gelmez; değerlendirmeyi bir uzman yapar.
Hangi uzmana başvurmalı?
Bu gruptaki durumlarda değerlendirme ve gerekirse ilaç tedavisi için psikiyatrist, konuşma terapisi (psikoterapi) için psikolog ile çalışılabilir. Çoğu zaman ikisi birlikte yürütülür.
Size uygun uzmanı birkaç soruyla bulun Hangi uzmana gitmeliyim?
Sık sorulan sorular
F62.0 ile travma sonrası stres bozukluğu aynı şey mi?
Aynı değildir. Travma sonrası stres bozukluğunda olayla ilgili canlanmalar ve kaçınma öne çıkar. F62.0 ise yıkıcı bir deneyimden sonra kişinin dünyaya ve insanlara bakışının uzun süreli ve köklü biçimde değişmesini anlatır; bazen travma sonrası stres bozukluğunun ardından gelişebilir.
Kişiliğim eski hâline dönebilir mi?
Birebir eski hâle dönmek her zaman mümkün olmayabilir; ancak psikoterapi ve düzenli destekle güven duygusu, ilişkiler ve günlük işlevsellik belirgin biçimde düzelebilir. Bu süreçte psikiyatrist ve psikologla birlikte çalışmak yararlıdır.
