ARFID, yani kaçıngan/kısıtlayıcı yiyecek alımı bozukluğu, kişinin kilo ya da görünüş kaygısı olmadan çok az çeşit ya da çok az miktarda yemek yemesi ve bunun sağlığını ya da günlük yaşamını belirgin biçimde etkilemesidir. Çoğunlukla çocuklukta başlar, ancak ergen ve yetişkinlerde de görülür. Olağan seçici yemekten daha ağır ve kalıcı bir tablodur.[1]
İÇİNDEKİLER

Bu yazıda ARFID'in ne olduğunu, seçici yemekten ve anoreksiyadan farkını, belirtilerini ve nedenlerini anlattık. Çocuklarda ve yetişkinlerde nasıl tedavi edildiğini, ailelerin evde neler yapabileceğini ve ne zaman bir uzmana başvurmak gerektiğini de bulacaksınız.
ARFID Nedir?
ARFID, yeme ya da beslenmeyle ilgili kalıcı bir sorun nedeniyle kişinin ihtiyacı olan enerji ve besinleri alamamasıdır. Bunun sonucunda kilo kaybı ya da çocuklarda beklenen kilo alımının ve büyümenin olmaması, besin eksiklikleri, takviye ya da tüple beslenmeye bağımlılık veya sosyal yaşamda belirgin aksama görülür.[1]
ARFID tanısı 2013'te tanı sistemlerine girmiştir; daha önce bebeklik ve erken çocukluğun beslenme bozukluğu olarak tanımlanan tablonun genişletilmiş hâlidir. Bu değişiklikle her yaşta görülebilen, beden algısı sorunundan bağımsız bir yeme bozukluğu olduğu kabul edilmiştir.[2]
ARFID ile Seçici Yeme Arasındaki Fark Nedir?
Pek çok çocuk belirli dönemlerde yeni yiyeceklerden kaçınır ve birkaç sevdiği yiyecekle beslenmek ister; bu genellikle gelişimin olağan bir parçasıdır ve zamanla düzelir. ARFID'de ise kısıtlama çok daha belirgindir, yıllarca sürebilir ve kilo, büyüme, besin değerleri ya da sosyal yaşam üzerinde ölçülebilir olumsuz etkiler yaratır.[2]
| Özellik | Seçici yeme | ARFID |
|---|---|---|
| Yiyecek çeşidi | Kısıtlı ama yeterli | Çok kısıtlı |
| Büyüme ve kilo | Olağan | Etkilenir |
| Süre | Geçici | Kalıcı |
| Sosyal yaşam | Az etkilenir | Belirgin aksar |
Çocuğunuzun yemek seçiciliğinin olağan sınırlarda olup olmadığını çocuğum çok az çeşit yiyor yanıtımızda kısaca anlattık.
ARFID ile Anoreksiya Arasındaki Fark Nedir?
Her iki durumda da yemek kısıtlanır ve kilo kaybı görülebilir, ancak nedenler tamamen farklıdır. Anoreksiyada kişi kilo almaktan yoğun biçimde korkar ve beden algısı bozulmuştur. ARFID'de ise kilo ya da görünüş kaygısı yoktur; kısıtlama duyusal hassasiyetten, korkudan ya da yemeğe ilgisizlikten kaynaklanır. Bu ayrım tedavinin planlanması için önemlidir.[1]
Anoreksiyanın belirtilerini ve tedavisini anoreksiya nervoza yazımızda, diğer yeme bozukluklarını ise yeme bozuklukları rehberimizde bulabilirsiniz.
ARFID'in Belirtileri Nelerdir?
ARFID'in temel belirtisi, yenen yiyeceklerin çeşidinin ya da miktarının yaşa göre beklenenden çok daha az olmasıdır. Kişi çoğu zaman yalnız belirli renk, doku ya da markadaki yiyecekleri yer, yeni yiyecekler karşısında yoğun kaygı ya da tiksinti duyar ve yemek saatleri ailede gerginliğe dönüşür.[3]
- Yirmiden az çeşit yiyecekle beslenmek, yeni yiyecekleri reddetmek
- Kilo kaybı ya da çocuklarda beklenen kilo alımının olmaması
- Yemeği çok yavaş yemek, küçük lokmalar almak
- Yiyeceğin kokusu ya da dokusu yüzünden öğürme
- Boğulma ya da kusma korkusuyla katı yiyeceklerden kaçınmak
- Arkadaş ortamında, okulda ya da yolculukta yemek yiyememek
Belirtiler kişiden kişiye değişir ve bazen yalnız biri ön plandadır. Belirtilerin yaşa göre olağan sınırlarda olup olmadığını değerlendirmek için bir uzman görüşü gerekir.
ARFID Neden Olur?
Araştırmacılar ARFID'in üç ana nedenden biri ya da birkaçıyla ortaya çıktığını düşünmektedir: yiyeceklerin tadına, kokusuna ve dokusuna karşı aşırı duyusal hassasiyet, boğulma, kusma ya da alerji gibi olumsuz sonuçlardan korkma ve yemeğe karşı düşük ilgi ya da çabuk doyma. Bu üç boyut, tedavinin hangi noktaya odaklanacağını belirler.[3]
Boğulma ya da şiddetli kusma gibi korkutucu bir deneyimden sonra başlayan ARFID'de kaygı ön plandadır. Duyusal hassasiyetin baskın olduğu tabloda ise kişi belirli dokulara ve kokulara karşı olağandışı güçlü tepkiler verir. Kaygı bozuklukları, otizm spektrum bozukluğu ve dikkat eksikliği olan çocuklarda ARFID daha sık görülür.[4]
Çocuklarda kaygının farklı biçimlerini çocuklarda anksiyete bozuklukları, duyusal farklılıkların görülebildiği gelişimsel tabloyu ise otizm nedir yazımızda anlattık.
ARFID Kimlerde Görülür?
ARFID çoğunlukla erken ya da orta çocuklukta başlar ve erkek çocuklarda biraz daha sık görülür. Okul çağındaki çocuklarda yapılan bir çalışmada çocukların yaklaşık yüzde üçünde ARFID ile uyumlu belirtiler saptanmıştır. Ancak tablo ergenlerde ve yetişkinlerde de görülebilir; bazı yetişkinler çocukluklarından beri süren kısıtlı beslenmeyi ancak sonradan bir sorun olarak fark eder.[6]
Yetişkinlerde ARFID çoğu zaman sosyal yaşamı belirgin biçimde kısıtlar: iş yemeklerinden, davetlerden ve seyahatlerden kaçınma, yemek seçiminden dolayı utanma ve yalnız kalma sık görülür. Bu durum zamanla kaygı ve keyifsizliğe de yol açabilir.
ARFID Hangi Sağlık Sorunlarına Yol Açar?
Uzun süren kısıtlı beslenme, vücudun ihtiyaç duyduğu enerji ve besinlerin alınamamasına yol açar. Çocuklarda en belirgin sonuç, boy ve kilo artışının yaşıtlarının gerisinde kalmasıdır. Demir, D vitamini, B12 ve kalsiyum gibi besinlerin eksikliği yorgunluk, dikkat güçlüğü, sık hastalanma ve kemik sağlığında sorunlara neden olabilir.[2]
Ağır kilo kaybında kalp ritmi bozuklukları, düşük tansiyon ve elektrolit dengesizliği gibi ciddi sorunlar gelişebilir; bu durum hastanede izlem gerektirir. Bazı kişiler yalnız takviyeler ya da özel içeceklerle beslenmeye başlar. Bu nedenle ARFID'i yalnızca bir yemek tercihi olarak görmemek ve bedensel sağlığı da düzenli olarak izlemek gerekir.
ARFID Okul ve Sosyal Yaşamı Nasıl Etkiler?
ARFID yalnız beslenmeyi değil, çocuğun ve ailenin sosyal yaşamını da etkiler. Çocuk okulda yemekhanede yemek yiyemeyebilir, doğum günü partilerinden ve okul gezilerinden kaçınabilir ya da arkadaşlarının yanında yemek yemekten utanabilir. Aile ise dışarıda yemek yemekten, misafirlikten ve tatillerden kaçınmaya başlayabilir.[4]
Bu kaçınma, çocuğun arkadaşlık ilişkilerini ve özgüvenini zayıflatabilir. Öğretmenle iş birliği yapmak, okulda çocuğun güvendiği yiyeceklere erişimini sağlamak ve yemekle ilgili alay ya da baskıyı önlemek önemlidir. Tedavi ilerledikçe sosyal ortamlarda yemek yeme becerisi de adım adım çalışılır.
ARFID Nasıl Teşhis Edilir?
Tanı, bir uzmanın ayrıntılı değerlendirmesiyle konur. Beslenme öyküsü, yenen yiyeceklerin listesi, büyüme ve kilo seyri, kaçınmanın nedenleri ve günlük yaşama etkisi sorulur. Bedensel bir hastalığın, örneğin yutma güçlüğü, reflü ya da besin alerjisinin yemek yemeyi zorlaştırıp zorlaştırmadığı da ayrıca araştırılır.[2]
Gerekirse kan tahlilleriyle besin eksiklikleri ve kansızlık değerlendirilir. Değerlendirmede çocuk psikiyatristi, çocuk doktoru ve diyetisyen birlikte çalışabilir. Eşlik eden kaygı bozukluğu, otizm ya da dikkat eksikliği varsa bunlar da ayrıca ele alınır.
ARFID Nasıl Tedavi Edilir?
ARFID'in tedavisi kişiye ve baskın nedene göre planlanır. İlk hedef, kilo ve besin değerlerini güvenli bir düzeye getirmektir; gerekirse diyetisyen desteği ve besin takviyeleri kullanılır. Ardından yiyecek çeşitliliğini kademeli olarak artırmaya dayanan bilişsel davranışçı terapi uygulanır. Ağır kilo kaybında yatarak tedavi gerekebilir.[5]
ARFID için geliştirilen bilişsel davranışçı terapide kişi önce yiyecekleri tanımaya, sonra küçük adımlarla koklamaya, dokunmaya ve tatmaya teşvik edilir. Korkunun baskın olduğu durumlarda kademeli maruz bırakma, duyusal hassasiyette ise dokulara alışma çalışmaları öne çıkar. Çocuklarda aile tedavinin merkezindedir; ebeveynler yemek saatlerini sakin ve öngörülebilir tutmayı öğrenir.[5]
Tedavide ilerleme genellikle küçük adımlarla olur: bir haftada yalnız bir yeni yiyeceği koklamak ya da dilin ucuyla tatmak bile önemli bir kazanımdır. Bu adımları kaydetmek ve ilerlemeyi birlikte görmek, hem çocuğun hem de ailenin motivasyonunu korur. Geri adımlar olabilir; özellikle hastalık ya da stres dönemlerinde kısıtlama geçici olarak artabilir.
ARFID'e özgü onaylı bir ilaç yoktur. Eşlik eden kaygı bozukluğu ya da başka bir psikiyatrik sorun varsa bir psikiyatrist ilaç tedavisini değerlendirebilir.
Aileler Evde Neler Yapabilir?
Ebeveynlerin en sık yaptığı hata, çocuğu yemeye zorlamak, rüşvet vermek ya da yemek saatlerini tartışmaya çevirmektir; bu tutumlar kaygıyı artırır ve kaçınmayı güçlendirir. Bunun yerine sakin, düzenli ve baskısız yemek saatleri, çocuğun güvendiği yiyeceklerin yanında küçük bir yeni yiyecek sunmak ve küçük adımları övmek daha yararlıdır.
- Yemeği ailece, ekransız ve sakin bir ortamda yiyin.
- Yeni yiyeceği zorlamadan, tabağın kenarında, tekrar tekrar sunun.
- Çocuğu alışverişe ve yemek hazırlığına katın.
- Kilo, büyüme ya da enerji düzeyinde değişiklik fark ederseniz uzmana başvurun.
Çocuğunuzun gelişimini yaşına göre gözden geçirmek için çocuğum normal mi rehberimize bakabilirsiniz.
Ne Zaman Bir Uzmana Başvurmalısınız?
Çocuğunuz kilo kaybediyor ya da beklenen kiloyu alamıyorsa, yediği yiyecekler giderek azalıyorsa, yemek saatleri ailede sürekli kriz yaratıyorsa ya da okulda, arkadaş ortamında yemek yiyemiyorsa bir uzmana başvurmanız gerekir. Yetişkinlikte de kısıtlı beslenme sağlığınızı ya da sosyal yaşamınızı etkiliyorsa değerlendirme yararlıdır.
İlinizdeki çocuk ve ergen psikiyatristlerini ve yetişkinler için psikiyatristleri sitemizde inceleyebilirsiniz. Yeme davranışınızla ilgili bir ön fikir edinmek için ücretsiz Yeme Bozukluğu Testi yardımcı olabilir.
Sık Sorulan Sorular
ARFID kendiliğinden geçer mi?
Olağan seçici yeme çoğu zaman yaşla düzelir, ancak ARFID genellikle kendiliğinden geçmez ve tedavi gerektirir. Erken başlanan tedavi daha iyi sonuç verir.
ARFID yetişkinlerde görülür mü?
Evet. Çoğu zaman çocuklukta başlar ama yetişkinlikte de sürebilir ya da yeni başlayabilir. Yetişkinlerde de tedavi edilebilir.
ARFID otizm belirtisi mi?
Tek başına değildir. Ancak otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda duyusal hassasiyet nedeniyle ARFID daha sık görülür; iki durum birlikte değerlendirilmelidir.
Çocuğum sadece birkaç yiyecek yiyor, ARFID olabilir mi?
Kilo ve büyümesi olağan, enerjisi yerindeyse büyük olasılıkla olağan seçici yemedir. Kilo kaybı, büyüme geriliği ya da günlük yaşamda aksama varsa değerlendirme gerekir.
ARFID tedavisi ne kadar sürer?
Süre kişiye ve tablonun ağırlığına göre değişir. Bilişsel davranışçı terapi çoğunlukla birkaç ay sürer ve yiyecek çeşitliliği adım adım artırılır.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Çocuğunuzun ya da sizin beslenmenizle ilgili endişeleriniz varsa bir uzmana başvurun.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Henüz yorum yok; ilk yorumu siz yazabilirsiniz. Düşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.