Her çocuk zaman zaman “hayır” der, kurala itiraz eder, kapıyı çarpıp odasına gider. Bazı ailelerde ise bu sahneler aylarca her gün tekrarlanır; en basit istek bile bir tartışmaya, okulda öğretmenle yaşanan her konuşma bir çatışmaya dönüşür. Bu tablonun adı karşıt olma karşı gelme bozukluğu olabilir. Bu yazıda belirtileri, nedenleri, benzer durumlardan farkı ve ailelerin neler yapabileceğini anlatıyoruz.
İÇİNDEKİLER

Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu Nedir?
Karşıt olma karşı gelme bozukluğu, bir çocuğun ya da gencin en az altı ay boyunca yaşıtlarından belirgin biçimde daha sık öfkeli, inatçı, meydan okuyan ve kinci davranışlar göstermesidir. Bu davranışlar yalnız kardeşe yönelik değildir; aile, okul ve arkadaş ilişkilerini bozacak kadar yoğundur. Ağır saldırganlık, hırsızlık ya da yasa dışı eylemler ise bu tablonun parçası değildir.[1]
Bozukluk, çocuk ruh sağlığında “yıkıcı davranış bozuklukları” diye anılan grubun bir üyesidir. Sorunun özü, çocuğun öfkesini ve davranışını düzenlemekte zorlanması ile yetişkinlerin koyduğu sınırlara karşı süreklileşmiş bir dirençtir. Çoğunlukla okul öncesi ya da ilkokul yıllarında fark edilir, ancak ergenlikte ve yetişkinlikte de sürebilir. Tanı konması çocuğu damgalamak için değil, ailenin ve çocuğun doğru desteğe ulaşması içindir.
Karşı gelme bozukluğunun başka adları var mı?
Türkçe kaynaklarda karşı gelme bozukluğu, karşıt olma bozukluğu ya da baş harfleriyle KOKGB adları kullanılır. İngilizce adı oppositional defiant disorder olduğu için ODD kısaltmasına da sık rastlanır. Türkiye'de raporlarda kullanılan ICD-10 sınıflamasında kodu F91.3'tür; yeni ICD-11 sınıflamasında ise 6C90 koduyla yer alır.
Her inatlaşan çocukta karşı gelme bozukluğu mu vardır?
Hayır. Kısa süreli itiraz, inat ve öfke; iki-üç yaş döneminde, okula başlarken, taşınma ya da kardeş doğumu gibi değişikliklerde ve ergenlikte gelişimin olağan bir parçasıdır. Tanı ancak davranışlar uzun süre devam ettiğinde, yaşıtlara göre belirgin biçimde sık ve yoğun olduğunda ve çocuğun hayatını aksattığında düşünülür. ICD-10 tanımı da çok yaramaz ya da haylaz davranışın tek başına bu tanı için yeterli olmadığını özellikle vurgular.[2]
Küçük yaş dönemlerindeki inatlaşma için 2 yaş sendromu ve 3 yaş sendromu yazılarımıza bakabilirsiniz. Hangi davranışın yaşa uygun sayıldığını genel olarak merak ediyorsanız çocuğumun davranışları normal mi yazımız bir çerçeve sunar.
Karşı Gelme Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?
Karşı gelme bozukluğunun belirtileri üç grupta toplanır: sık öfkelenme ve çabuk alınma gibi sinirli bir duygu durumu; büyüklerle tartışma, kurallara uymayı reddetme, başkalarını bilerek kızdırma ve suçu başkasına atma gibi meydan okuyan davranışlar; son olarak kinci ve intikamcı bir tutum. Amerikan Psikiyatri Birliği'nin DSM-5-TR el kitabına göre tanı için bu sekiz belirtiden en az dördü gerekir.[3]
| Belirti grubu | Belirti | Günlük hayatta nasıl görünebilir? |
|---|---|---|
| Öfkeli ya da sinirli duygu durumu | Sık sık öfkesini kaybetme | Küçük bir “hayır” karşısında bağırma, kapı çarpma, eşya fırlatma |
| Öfkeli ya da sinirli duygu durumu | Çabuk alınma, kolay sinirlenme | Şakaya, uyarıya ya da ses tonuna hemen tepki gösterme |
| Öfkeli ya da sinirli duygu durumu | Sık sık kızgın ve içerlemiş olma | “Herkes bana haksızlık ediyor” duygusuyla dolaşma |
| Tartışmacı ve meydan okuyan davranış | Yetişkinlerle sık tartışma | Anne baba ya da öğretmenle her konuda pazarlığa girme |
| Tartışmacı ve meydan okuyan davranış | İsteklere ve kurallara uymayı reddetme | Ödev, banyo, yatma saati ya da ekran süresinde sürekli direnme |
| Tartışmacı ve meydan okuyan davranış | Başkalarını bilerek kızdırma | Kardeşini ya da sınıf arkadaşını tepki alana kadar rahatsız etme |
| Tartışmacı ve meydan okuyan davranış | Kendi hatası için başkasını suçlama | “Ben yapmadım, o başlattı” diyerek sorumluluktan kaçma |
| Kincilik | Kin tutma, öç almaya çalışma | Kendisini kızdıran kişiye günler sonra karşılık vermeye çalışma |
Belirtilerin ne sıklıkta görülmesi gerektiği çocuğun yaşına göre değişir. Beş yaşından küçüklerde davranışların altı ay boyunca günlerin çoğunda, beş yaş ve üstünde ise en az altı ay boyunca haftada en az bir kez görülmesi beklenir; kincilikte son altı ayda en az iki kez yaşanması yeterlidir.[3] Davranışlar kardeş dışında en az bir kişiyle de yaşanmalıdır. Bu ölçütler ailenin evde işaretleyeceği bir liste değil, uzmanın görüşmede değerlendirdiği bir çerçevedir.
Bozukluğun şiddeti, belirtilerin kaç ortamda görüldüğüne göre derecelendirilir. Yalnız evde ya da yalnız okulda görülüyorsa hafif, iki ortamda görülüyorsa orta, üç ya da daha fazla ortamda görülüyorsa ağır kabul edilir.
Belirtiler evde ve okulda nasıl farklılaşır?
Evde en sık görülen tablo, sıradan günlük işlerin bir güç savaşına dönüşmesidir. Kalkma, giyinme, yemek, ödev ve yatma saati gibi her geçişte itiraz yükselir; anne baba bir süre sonra çocuğa istekte bulunmaktan kaçınmaya başlar. Okulda ise öğretmenin uyarısına karşılık verme, ders akışını bozma ve arkadaşlarla sık tartışma öne çıkar. Zamanla çocuk akranları tarafından dışlanabilir ve bu dışlanma öfkesini daha da artırır.
Bazı çocuklar öğretmene karşı oldukça uyumlu görünürken evde çok zorlayıcı olabilir. Karşı gelme bozukluğu olan çocuklar bu davranışları daha çok iyi tanıdıkları kişilere, yani aile üyelerine, düzenli bakımını üstlenen kişiye ya da öğretmenine karşı gösterir.[5] Bu nedenle evde yaşanan yoğun çatışma, ailenin yanlış bir şey yaptığı anlamına gelmez. Tersine, yalnız belirli bir öğretmenle yaşanan çatışma da tek başına tanıya işaret etmez; ilişkinin kendisi ayrıca ele alınmalıdır.
Karşı gelme bozukluğu gündelik hayatta nasıl görünür?
Aşağıdaki örnek kurgusaldır; gerçek bir çocuğu anlatmaz, yalnız belirtilerin bir arada nasıl görünebileceğini göstermek için yazılmıştır. Yedi yaşında bir çocuk düşünelim: sabah kalkmak istemez, giyinmesi söylendiğinde bağırır ve kahvaltıda kardeşiyle kavga eder. Okulda öğretmeni sırasını beklemesini söylediğinde “Sen bana karışamazsın” diye karşılık verir, teneffüste kendisini oyundan çıkaran arkadaşının çantasını saklar. Akşam ödev saati bir saatlik tartışmaya döner ve anne babası artık ondan bir şey istemeye çekinir.
Bu tabloyu olağan inatlaşmadan ayıran şey tek bir sahne değildir. Benzer olaylar bir yıla yakın süredir hemen her hafta yaşanmakta, hem evde hem okulda sürmekte ve çocuğun arkadaş ilişkilerini bozmaktadır. Buna karşın çocuk insanlara ya da hayvanlara zarar vermez, hırsızlık yapmaz; bu da tabloyu davranım bozukluğundan ayırır. Değerlendirmede ayrıca dikkat sorunu, öğrenme güçlüğü ya da evde onu zorlayan bir durum olup olmadığına bakılır.
Kronik öfke ve sinirlilik ne anlama gelir?
ICD-11 sınıflaması karşı gelme bozukluğunu iki alt tipe ayırır: kronik öfke ve sinirliliğin eşlik ettiği tip ile eşlik etmediği tip. Birinci tipte çocuk hemen her gün, birden çok ortamda kızgın, kırgın ve kolay alınan bir ruh hâlindedir; öfke nöbetleri kışkırtıcı olayla orantısızdır. Bu alt tip her zaman daha ağır ya da daha nadir bir tablo demek değildir, ancak ileride depresyon ve kaygı bozukluklarının gelişmesiyle ilişkilidir.[1]
Sınırlı sosyal duygular ne demek?
Karşı gelme bozukluğu olan çocukların küçük bir bölümünde başkalarının duygularına ilgisizlik, yaptığı zarar için pişmanlık duymama, okul başarısını önemsememe ve sevgi gibi olumlu duyguları yüzeysel ifade etme dikkat çeker. ICD-11'e göre bu örüntü en az bir yıl boyunca farklı ortamlarda ve ilişkilerde sürüyorsa tanıya “sınırlı sosyal duygularla birlikte” ifadesi eklenebilir; bunu değerlendirirken çocuğu uzun süredir tanıyan kişilerden bilgi almak önemlidir. Bu çocuklarda karşı gelme davranışları daha uç ve kalıcı seyretme eğilimindedir ve ileride davranım bozukluğu ölçütlerini karşılayacak kadar ağırlaşma olasılığı daha yüksektir.
Karşı Gelme Bozukluğu Kaç Yaşında Başlar, Ne Kadar Yaygındır?
Karşı gelme bozukluğunun ilk belirtileri çoğunlukla okul öncesi yıllarda görülür ve tablo genellikle sekiz yaşından önce belirginleşir. Toplum taramalarında çocuk ve ergenlerin yaklaşık yüzde 3 ila 5'inde görülür. Erkeklerde kızlardan daha sık bildirilir; bu fark özellikle ergenlikten önceki yıllarda belirgindir.[8] Yetişkinlikte de sürebilir, ancak görülme sıklığı yaşla birlikte azalır.
ICD-11, 6–18 yaş arasındaki yaygınlığı yüzde 3,3 olarak verir; erkek-kız oranı okul çağında yaklaşık 1,4'e 1'dir, okul öncesinde, ergenlikte ve yetişkinlikte ise cinsiyetler arasında belirgin fark görülmez. Aynı kaynağa göre belirtilerin ergenliğin ilk yıllarından sonra ilk kez başlaması seyrektir ve itaate çok değer veren kültürlerde olağan itirazlar bile daha kolay “karşı gelme” olarak algılanabilir.[1] Buna karşın ülkeleri karşılaştıran bir derleme, bildirilen oranlardaki farkların coğrafyayla değil, yalnız araştırmalarda kullanılan yöntemlerle ilişkili olduğunu buldu.[11]
Türkiye'de karşı gelme bozukluğu hakkında ne biliniyor?
Türkiye'de yapılmış bir klinik çalışma, karşı gelme bozukluğunun dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile birlikte görüldüğü ailelere odaklanır. Çalışmadaki 6–11 yaş arası 92 DEHB tanılı çocuğun yaklaşık üçte birinde (yüzde 30,4) karşı gelme ya da davranım bozukluğu da vardı; iki grubun yaş ve zeka düzeyleri arasında fark bulunmadı. Bu gruptaki çocukların annelerinde depresyon, babalarında alkol sorunu daha sık görüldü ve yazarlar tedavinin anne babaya yönelik çalışmaları da kapsaması gerektiğini vurguladı.[15]
Karşı Gelme Bozukluğu Neden Olur?
Karşı gelme bozukluğunun tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlık, çocuğun doğuştan gelen mizacı, beynin ödül ve cezayı işleme biçimi, aile ortamı ve yaşam koşulları birbirini etkileyerek tabloyu oluşturur. İkiz çalışmaları kalıtımın payının yaklaşık yarı yarıya olduğunu düşündürür; yani ailede benzer sorunlar olan çocuklarda risk daha yüksektir.[3]
Araştırmalarda riski artırdığı gösterilen etkenler şunlardır:
- Gebelikte sigara içilmesi
- Ailede ekonomik güçlükler, anne babanın eğitim düzeyinin düşük olması
- Anne ya da babada alkol ve madde kullanımı, depresyon ya da DEHB gibi ruhsal sorunlar
- Ayrılık, boşanma, ölüm ya da bakım veren kişinin sık değişmesi gibi aile düzenindeki kopukluklar
- İstismar, ihmal ya da ev içi şiddete tanık olma
- Sert, tutarsız ya da ihmalkâr ebeveynlik tutumları
- Gebelikte ya da doğumdan sonraki aylarda annede depresyon
- Sigara, alkol ya da esrar kullanan, okuldan kaçan bir arkadaş çevresi
Bu etkenlerin hiçbiri tek başına bozukluğu açıklamaz; tablonun genetik yatkınlık ile çevrenin etkileşiminden doğduğu düşünülür.[8] Boşanma ve aile içi gerginliğin çocuklar üzerindeki etkisini boşanma ve aile içi sorunlar yazımızda ayrıca ele aldık.
Beyin araştırmaları da ipuçları veriyor. Yıkıcı davranış sorunları olan çocuklarda cezadan ders çıkarma ve ödüle duyarlılık süreçlerinin farklı çalıştığı, bazı çocukların karşısındakinin yüzündeki öfkeyi tanımakta zorlandığı bildirilmiştir. Bu bulgular, çocuğun her tepkisinin bilinçli bir inat olmadığını, uyarıları farklı işleyen bir sinir sistemiyle tepki verebildiğini düşündürür.
Karşı gelme bozukluğu anne babanın suçu mu?
Hayır. Ebeveynlik tutumu bozukluğun seyrini etkiler ama tek başına nedeni değildir. Mizacı zorlayıcı bir çocuk, en sabırlı anne babayı bile zamanla daha sert tepkilere itebilir; sertleşen tutum da çocuğun direncini artırır. İngiltere'nin ulusal kılavuzu, anne babaların bu süreçte kendilerini suçlanmış hissedebileceğini ve uzmanların ebeveyn eğitimi önerirken bu kaygıyı açıkça konuşup eğitimin amacını anlatması gerektiğini belirtir.[4]
Kısır döngü nasıl oluşur?
Günlük bir örnek düşünelim: Çocuktan tableti bırakması istenir, çocuk itiraz eder, anne sesini yükseltir, çocuk bağırır. Sonunda ya anne yorulup vazgeçer ya da ceza giderek büyür. Vazgeçildiğinde çocuk bağırmanın işe yaradığını öğrenir; ceza büyüdüğünde ise öfke ve kırgınlık birikir.
Bu döngü haftalar içinde evin olağan havasına dönüşebilir ve anne baba ile çocuk arasındaki keyifli anlar giderek azalır. Tedavinin önemli bir amacı, bu döngüyü kırmak ve olumlu etkileşimlerin payını yeniden artırmaktır. Ödül ve pekiştirmenin davranışı nasıl biçimlendirdiğini pekiştireç nedir yazımızda anlattık.
Karşı Gelme Bozukluğu Hangi Durumlarla Karışabilir?
Söz dinlememe ve öfke patlamaları pek çok farklı durumun belirtisi olabilir. DEHB, kaygı bozuklukları, depresyon, otizm spektrum bozukluğu, dil ve öğrenme güçlükleri, travma ve uyum sorunları ile yıkıcı duygudurum düzenleme bozukluğu en sık karıştırılan tablolardır. Bu ayrım önemlidir, çünkü altta yatan durum tedavi edilmeden inatlaşma çoğu zaman azalmaz.
| Durum | Benzeyen yönü | Ayırt ettiren özellik |
|---|---|---|
| Olağan gelişimsel inat | “Hayır” deme, kısa öfke nöbetleri | Geçicidir, yaşa uygundur, çocuğun gelişimini ve ilişkilerini bozmaz |
| DEHB | Söz dinlememe, kuralları çiğneme | Uyumsuzluk dikkat ve dürtü sorunundan kaynaklanır; uzun yönergeyi takip edemez, bilinçli bir meydan okuma yoktur |
| Davranım bozukluğu | Kurallara ve otoriteye karşı gelme | İnsanlara ya da hayvanlara saldırganlık, eşyaya zarar verme, hırsızlık, evden kaçma gibi başkalarının haklarını çiğneyen davranışlar |
| Kaygı bozuklukları | İsteği reddetme, öfkelenme | Yalnız korkulan durumda ortaya çıkar, amaç o durumdan kaçmaktır; kincilik görülmez |
| Depresyon ve bipolar bozukluk | Sinirlilik, isteksizlik, kurala uymama | Belirtiler duygudurum dönemleriyle sınırlıdır; uyku, iştah ve enerji değişiklikleri eşlik eder |
| Otizm spektrum bozukluğu | Uyum göstermeme, öfke patlaması | Rutin değişikliği ya da duyusal yük gibi tetikleyicilere bağlıdır; sosyal iletişim güçlüğü ve kısıtlı ilgiler vardır |
| Yıkıcı duygudurum düzenleme bozukluğu | Öfke nöbetleri, sürekli sinirlilik | Nöbetler daha şiddetlidir, aralarda da neredeyse her gün sinirli bir ruh hâli sürer; en az 12 ay sürer ve 10 yaşından önce başlar |
| Aralıklı patlayıcı bozukluk | Orantısız öfke patlamaları | Fiziksel saldırganlık daha belirgindir; inatçı ve kinci tutum eşlik etmez |
| Dil bozukluğu, zihinsel yetersizlik | İsteği yerine getirmeme | Çocuk söyleneni anlamadığı ya da yapamadığı için uymaz |
| Uyum bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu | Sinirlilik, kurallara uymama | Belirli bir stres kaynağı ya da travmatik olayla birlikte başlar |
Bu ayrımlar ICD-11'in tanı yönergelerinde ayrıntılı biçimde yer alır; örneğin karşı gelme yalnız kaygı uyandıran durumlarda görülüyorsa ya da yalnız bir depresyon döneminde ortaya çıkıyorsa ayrıca karşı gelme bozukluğu tanısı konmaz.[1] Aynı çocukta birden fazla durum birlikte bulunabilir ve ölçütler karşılanıyorsa uzman iki tanıyı birlikte koyabilir. DSM-5'e göre ise yıkıcı duygudurum düzenleme bozukluğunun ölçütleri de karşılanıyorsa yalnız o tanı konur.
Benzer tablolar için çocuklarda anksiyete bozuklukları, çocukluk depresyonu, otizm ve uyum bozukluğu yazılarımıza bakabilirsiniz.
Karşı gelme bozukluğu ile DEHB birlikte görülür mü?
Evet, sıkça. DEHB'de çocuk dikkatini toplayamadığı ya da dürtülerini frenleyemediği için kurala uymaz; karşı gelme bozukluğunda ise uymama bilinçli bir direnç niteliği taşır. Birleşik Krallık'ta 5–16 yaş arası 18 binden fazla çocuk ve genci kapsayan bir araştırma, karşı gelmenin “inatçı” yönünün DEHB ile, “sinirli” yönünün kaygı ve depresyonla, “incitici” yönünün ise duygusal soğuklukla ilişkili olduğunu gösterdi.[9] DEHB'nin çocuklarda nasıl göründüğünü çocuklarda DEHB yazımızda, tedavi seçeneklerini DEHB tedavisi yazımızda bulabilirsiniz.
Ergenseniz ya da kendi dikkat sorunlarınızı merak eden bir yetişkinseniz Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Testi ön fikir verebilir. Sitedeki testler tanı koymaz ve çocuk adına doldurulmak için hazırlanmamıştır.
Karşı gelme bozukluğu davranım bozukluğuna dönüşür mü?
Her zaman değil. Özellikle ağır meydan okuma ve kinci davranışlar içeren tablolar davranım bozukluğunun öncüsü olabilir, ancak karşı gelme bozukluğu olan pek çok çocukta ileride davranım bozukluğu gelişmez.[1] 1.420 kişinin 9–21 yaş arasında izlendiği bir çalışmada karşı gelme bozukluğu erkeklerde sonraki davranım bozukluğunu öngörürken kızlarda öngörmedi; genç yetişkinlikte ise daha çok kaygı ve depresyon gibi duygusal sorunlarla ilişkiliydi.[10] Yalan ve kural ihlallerinin ne zaman ciddileştiğini çocuğum neden yalan söylüyor, yetişkinlikteki uç noktayı antisosyal kişilik bozukluğu yazımızda okuyabilirsiniz.
Karşı Gelme Bozukluğu Tanısı Nasıl Konur?
Karşı gelme bozukluğu tanısını çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı klinik görüşmeyle koyar; kan tahlili ya da beyin görüntülemesi gibi bir tanı testi yoktur. Uzman, anne baba ve öğretmen gibi farklı kişilerden bilgi alır ve davranışları evde, okulda ve arkadaş ortamında karşılaştırır. Öğrenme güçlüğü, DEHB, kaygı ve depresyon gibi eşlik edebilecek durumlar da araştırılır.[3]
İngiltere'nin ulusal kılavuzu kapsamlı bir değerlendirmede çocuğa uzmanla yalnız görüşme fırsatı verilmesini ve ailenin disiplin yöntemleri, ev içi ilişkiler ve kendi ruh sağlığı hakkında da dinlenmesini önerir.[4] Değerlendirme fiziksel, cinsel ya da duygusal istismar riskini ve çocuğun kendini ihmal etme, kendine ya da başkalarına zarar verme riskini de kapsar. Bu sorular aileyi suçlamak için değil, tedavide nereden başlanacağını belirlemek için sorulur.
Görüşmeye yardımcı olmak için ebeveyn ve öğretmenin doldurduğu Güçler ve Güçlükler Anketi, Çocuk Davranış Değerlendirme Ölçeği ya da Eyberg Çocuk Davranış Envanteri gibi ölçekler kullanılabilir. Bu ölçekler tek başına tanı koymaz; uzmanın gözlemini ve ailenin anlattıklarını destekler.
Uzmana giderken hangi bilgileri hazırlamak işe yarar?
- Davranışların ne zaman başladığı ve son aylarda nasıl değiştiği
- Sorunların hangi ortamlarda (ev, okul, akraba ziyareti, oyun parkı) yaşandığı
- Öfke anlarında sizin nasıl tepki verdiğiniz ve neyin işe yarayıp neyin yaramadığı
- Öğretmen görüşleri, karne notları ve varsa okul rehberlik servisinin gözlemleri
- Konuşma, yürüme ve tuvalet eğitimi gibi gelişim basamaklarının zamanlaması
- Ailede DEHB, depresyon, alkol ya da madde kullanımı öyküsü
- Taşınma, boşanma, kardeş doğumu ya da kayıp gibi yakın dönemdeki stres olayları
F91.3 tanı kodu ne anlama gelir?
F91.3, ICD-10 sınıflamasında davranım bozuklukları grubunun içinde yer alan karşı gelme bozukluğunun kodudur. Tanım, genellikle küçük çocuklarda görülen, belirgin biçimde meydan okuyan, söz dinlemeyen ve bozucu davranışları kapsar. Suç niteliğinde eylemler ya da ağır saldırganlık bu koda girmez. Grubun ortak koşulu olarak davranışların altı ay ya da daha uzun süren kalıcı bir örüntü oluşturması gerekir.[2]
DSM-5 ve ICD-11 ölçütleri arasında ne fark var?
Yazının başındaki belirti tablosu ve sıklık eşikleri DSM-5-TR ölçütlerini izler; bu el kitabı belirti sayar, eşiği sekizde dört olarak koyar ve şiddeti ortam sayısıyla derecelendirir. ICD-11 ise belirti saymaz. Yaşa, gelişim düzeyine, cinsiyete ve sosyokültürel ortama göre belirgin biçimde uyumsuz, meydan okuyan ve itaatsiz bir davranış örüntüsü arar; altı aylık süreyi de kesin bir sınır olarak değil, örnek olarak verir.
ICD-11'in iki ayrıntısı günlük değerlendirmede önemlidir. Davranışlar, çocuğa düşmanca davranan ya da ondan makul olmayan şeyler bekleyen belirli bir anne baba, öğretmen ya da yöneticiyle yaşanan ilişki sorunuyla daha iyi açıklanıyorsa tanı konmaz. Öte yandan yetişkinler çocuktan bir şey istemekten kaçındığı için karşı gelme seyrek görünse bile, yetişkinlerle etkileşimlerin çoğunu belirliyorsa tanı yine konabilir. Kronik öfke-sinirlilik ve sınırlı sosyal duygular belirleyicileri de karşı gelme bozukluğu için yalnız ICD-11'de yer alır.[1]
Karşı Gelme Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?
Karşı gelme bozukluğunda tedavinin temeli ilaç değil, davranışsal ve psikososyal yöntemlerdir. Küçük yaşta kanıtı güçlü yaklaşım anne babaya yönelik davranışsal eğitimdir; okul çağında ve ergenlikte buna çocukla yapılan beceri çalışmaları ve okulla iş birliği eklenir. Eşlik eden DEHB, kaygı ya da depresyon varsa bunlar da ayrıca tedavi edilir.[3]
| Yöntem | Kimler için? | Neler içerir? |
|---|---|---|
| Grup halinde ebeveyn eğitimi | 3–11 yaş çocukların anne babaları | 10–12 ebeveynle, 90–120 dakikalık 10–16 buluşma; model olma, prova ve geri bildirimle beceri kazanma |
| Bireysel ebeveyn eğitimi | Gruba katılamayan aileler | 60–90 dakikalık 8–10 görüşme |
| Ebeveyn ve çocukla birlikte bireysel program | Sorunları ağır ve karmaşık 3–11 yaş çocuklar | 60 dakikalık en fazla 10 görüşme |
| Sosyal ve bilişsel problem çözme grupları | 9–14 yaş çocuk ve gençler | Haftada bir, 2 saatlik 10–18 buluşma |
| Çok yönlü müdahaleler | Davranım bozukluğu gelişmiş 11–17 yaş gençler | Aile, okul ve toplum düzeyinde; 3–5 ay boyunca haftada 3–4 görüşme |
| Okul temelli programlar | Okul çağındaki çocuklar | Öğretmene sınıf yönetimi araçları, akran ilişkileri ve problem çözme desteği |
| Bilişsel davranışçı öfke yönetimi | Okul çağı çocukları ve ergenler | Öfkeyi erken fark etme, sakinleşme, başkasının bakış açısını görme |
Tablodaki süre ve buluşma sayıları İngiltere'nin ulusal kılavuzundaki önerilerden alınmıştır.[4] 26 meta-analizi bir araya getiren bir çalışma, anne babaya yönelik programların 13 yaşından küçük çocuklarda davranış sorunlarını orta düzeyde azalttığını ve bu etkinin izlem döneminde korunduğunu gösterdi.[12] Güncel bir derleme de erken çocuklukta görece kısa ebeveynlik programlarının bile belirgin iyileşme sağlayabildiğini vurguluyor.[8]
Ebeveyn eğitiminde neler öğretilir?
Programlar sosyal öğrenme ilkelerine dayanır: istenen davranış fark edildiğinde övülür ve ödüllendirilir, istenmeyen davranışa ise şiddet içermeyen, doğal ve tutarlı sonuçlarla karşılık verilir.[3] Anne baba bu becerileri uzmanın gösterdiği örnekler üzerinden prova eder, evde uygular ve bir sonraki buluşmada neyin işe yaradığını konuşur. Birçok programda anne baba ile çocuk arasındaki iletişimi güçlendirmeye yönelik çalışmalar da bulunur. Program ilerledikçe aile, hangi durumda görmezden gelineceğini, hangi durumda sonuç uygulanacağını ayırt etmeyi öğrenir.
Çocukla ve okulla nasıl çalışılır?
Okul çağındaki çocuklarda ve ergenlerde bilişsel davranışçı terapiye dayanan öfke yönetimi, problem çözme becerileri ve başkasının bakış açısını görme çalışmaları kullanılır. Okulda öğretmenle birlikte uygulanan sınıf içi düzenlemeler, çocuğun hem ders başarısını hem de arkadaş ilişkilerini destekler. Bilişsel davranışçı yaklaşımın genel ilkelerini bilişsel davranışçı terapi yazımızda bulabilirsiniz.
Tedavi ne kadar sürer?
Süre, seçilen programa ve eşlik eden sorunlara göre değişir. Tablodaki ebeveyn programları çoğunlukla 8 ile 16 arasında buluşmadan oluşur; buluşmalar haftalık yapıldığında bu, iki ila dört aylık bir süreç demektir. Ebeveyn eğitiminin etkisi program bittikten sonraki ilk aylarda belirgindir; birçok çalışmada izlem boyunca korunsa da bazı çalışmalarda bir yıl içinde azaldığı görülmüştür.[3] Bu yüzden öğrenilen yöntemleri program bittikten sonra da evde sürdürmek, zorlanılan dönemlerde uzmanla yeniden görüşmek ve eşlik eden durumların tedavisini aksatmamak gerekir.
Karşı gelme bozukluğunda ilaç kullanılır mı?
İlaç bu bozuklukta ilk seçenek değildir; İngiltere'nin ulusal kılavuzu davranış sorunlarının rutin tedavisinde ilaç önermez ve ağır saldırganlıkta bile ilacı kısa süreli, sıkı izlemli bir seçenek olarak görür.[4] Eşlik eden DEHB varsa DEHB ilaçları karşı gelme davranışlarını da azaltabilir; uyarıcı ilaçların bu davranışlar üzerindeki etkisi orta ile büyük, atomoksetininki ise küçük bulunmuştur.[13] Psikososyal yöntemlere yanıt vermeyen ağır saldırganlıkta hekim risperidon gibi bir antipsikotiği kısa süreliğine düşünebilir; diğer antipsikotikler ve duygudurum düzenleyiciler için kanıtlar zayıftır.[14] Bu ilaçların kilo artışı, kan şekeri ve hormon değişiklikleri gibi yan etkileri olabildiği için karar ve izlem çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanına aittir.
Aynı kılavuz, risperidon başlanırsa etkisinin 3–4 hafta sonra değerlendirilmesini ve altıncı haftada belirgin bir düzelme yoksa ilacın bırakılmasını önerir; tedavi boyunca kilo, kan şekeri, kan yağları ve prolaktin düzeyi izlenir. Çocuklarda kullanılan psikiyatri ilaçlarıyla ilgili genel bilgiler için çocuk ve ergen psikiyatrisi ilaçları yazımıza bakabilirsiniz.
Aileler Evde Neler Yapabilir?
Evde atılabilecek temel adımlar tutarlılık, sakinlik ve olumlu davranışı görünür kılmaktır. Kurallarda ve sonuçlarında tutarlı olmak, cezaları aşırı sert ya da her seferinde farklı uygulamamak ve anne babanın istediği davranışa kendisinin örnek olması önerilir.[6] Bu adımlar uzman desteğinin yerini tutmaz, ancak tedavinin evdeki devamıdır.
- Evde geçerli üç-beş temel kuralı birlikte belirleyin ve görünür bir yere asın.
- Yönergeyi kısa ve net verin: “Toplar mısın?” diye sormak yerine “Oyuncakları kutuya koy” deyin.
- Olumlu davranışı anında ve somut sözlerle fark edin: “Sırayı kardeşine verdin, bu çok düşünceliydi.”
- Zararsız, önemsiz davranışları görmezden gelmeyi deneyin; her itiraza cevap vermek zorunda değilsiniz.
- Sonuçları önceden açıklayın ve sakin bir sesle, her seferinde aynı biçimde uygulayın.
- Fiziksel ceza, aşağılama ve bağırmaktan kaçının; bunlar öfkeyi ve kini besler.
- Her gün çocuğunuzla baş başa, yönlendirmediğiniz kısa ve keyifli bir zaman geçirin.
- Anne ve baba aynı kuralları uygulasın; büyükanne, büyükbaba ve bakıcıyla da ortak bir dil kurun.
Çocuğun öfkesi çoğu zaman anne babanın öfkesini de tetikler. Kendi öfkenizi yönetmekte zorlanıyorsanız öfke kontrolü yazımız ve Sinir Küpü ve Öfke Patlaması Testi size fikir verebilir. Kardeşler arasındaki sürtüşmeler için kardeş kıskançlığı yazımıza göz atabilirsiniz.
Öfke nöbeti sırasında ne yapılmalı?
- Önce güvenliği sağlayın; kırılabilecek ya da tehlikeli eşyaları uzaklaştırın.
- Sesinizi alçak tutun, kısa cümleler kurun; nöbet sırasında nasihat vermeyin.
- Çocuğa sakinleşebileceği bir alan ve zaman tanıyın.
- Bağırarak istediğini elde etmesine izin vermeyin; verdiğiniz karar nöbet yüzünden değişmesin.
- Nöbet geçtikten sonra, sakin bir anda ne olduğunu birlikte konuşun ve bir dahaki sefere ne yapılabileceğini planlayın.
Vurma, ısırma gibi davranışlar ön plandaysa çocuklarda saldırganlık ve öfke nöbetleri yazımızda daha ayrıntılı öneriler bulabilirsiniz.
Öğretmenler okulda nasıl destek olabilir?
Öğretmenin tutumu, çocuğun okuldaki gününü büyük ölçüde belirler. Sınıf önünde tartışmaya girmek yerine kısa ve sakin bir uyarı yapmak, sonra çocukla baş başa konuşmak çatışmanın büyümesini önler. Öngörülebilir bir ders düzeni, küçük başarıların hemen fark edilmesi ve çocuğa sınıfta sorumluluk verilmesi işe yarayan düzenlemelerdir. Aileyle kısa günlük notlar üzerinden haberleşmek, evde ve okulda aynı dilin kullanılmasını sağlar.
Ergenlikte karşı gelme nasıl ele alınır?
Ergenlikte bağımsızlık isteği doğal olarak artar ve anne babayla tartışmalar sıklaşır; bu tek başına bozukluk anlamına gelmez. Karşı gelme bozukluğunun belirtileri ise çoğunlukla çocuklukta başlar ve ilk kez ergenlik ortasında ortaya çıkması seyrektir. Bu yaşta kışkırtıcı ve kinci davranışlar, sosyal medyada başkalarına saldırma ya da onlarla alay etme biçiminde de görülebilir. Daha önce uyumlu olan bir gençte ani başlayan öfke ve kurallara karşı gelme görülüyorsa depresyon, madde kullanımı, akran zorbalığı ya da travma gibi nedenler de araştırılmalıdır.
Ergenle çalışırken az sayıda ama pazarlığa kapalı güvenlik kurallarını korumak, diğer konularda seçenek sunmak ve güç savaşlarından kaçınmak yararlıdır. Kararlara ergenin de katılması, kurallara uyma olasılığını artırır. Bu dönemin genel ruh sağlığı sınırları için ergenlik döneminde ruh sağlığı yazımızı okuyabilirsiniz.
Karşı Gelme Bozukluğu Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Tedavi edilmeyen karşı gelme bozukluğu okul başarısını, arkadaş ilişkilerini ve aile içi huzuru uzun süre olumsuz etkileyebilir. Belirtiler yaşla birlikte azalma eğiliminde olsa da bu çocuklarda ileride depresyon, kaygı bozuklukları, dürtü kontrol sorunları ve madde kullanımı riski artar. Erken başlanan destek, bu risklerin azaltılmasında en önemli fırsattır.
ABD'de 3.199 yetişkinle yapılan geniş bir araştırmada karşı gelme bozukluğu yaşamış kişilerin yüzde 92,4'ünde hayatlarının bir döneminde en az bir başka ruhsal bozukluk daha gelişmişti. Sekiz yaşından önce başlayan ve başka bozukluklarla birlikte seyreden tablolarda iyileşme daha yavaş oldu.[7] Bu bulgular, belirtilerin “büyüyünce geçer” diye beklenmemesi gerektiğini gösteriyor.
Seyri olumlu etkileyen başlıca etkenler eşlik eden durumların tedavi edilmesi, bireysel ya da aileyle birlikte yürütülen terapi ve olumlu ebeveynlik tutumlarıdır. Çocuğun yeterince gözetilmemesi ve zihinsel gelişimin sınırlı olması ise seyri zorlaştıran etkenler arasında sayılır.
Karşı gelme bozukluğu yetişkinlerde de görülür mü?
Evet. Belirtiler yetişkinlikte de sürebilir; bu kişiler anne babaları ve aile üyeleriyle çatışmalı ilişkiler yaşamaya devam eder, arkadaşlık ve romantik ilişkilerde zorlanır. İş yerinde amirleri ve çalışma arkadaşlarıyla sık sürtüşme yaşadıkları için işlerini sürdürmekte güçlük çekebilirler.[1] Yetişkinlikteki değerlendirmede davranışların çocukluktan bu yana sürüp sürmediği de sorulur ve tablonun depresyon gibi başka bir durumla daha iyi açıklanıp açıklanmadığına bakılır.
Karşı Gelme Bozukluğu Önlenebilir mi?
Karşı gelme bozukluğunu kesin olarak önleyen bir yöntem yoktur, ancak riski azaltmak mümkündür. Çocuğun öz denetim becerilerinin hızla geliştiği okul öncesi yıllarda olumlu ebeveynliği destekleyen programlar, erken işaretleri olan çocuklarda bozukluğun ortaya çıkma olasılığını azaltabilir. Duygu düzenleme güçlüklerini erken fark etmek de önlemenin bir parçasıdır.[3]
İngiltere'nin ulusal kılavuzu, risk altındaki çocukların yoğun olduğu okullarda 3–7 yaş çocuklara sınıf içinde program uygulanmasını önerir. Bu programlar çocuğa kendi ve başkalarının duygularını tanımayı, öfkesini ve davranışını denetlemeyi, olumlu bir benlik algısı ve iyi arkadaşlıklar kurmayı öğretmeyi amaçlar.[4] Evde ise yukarıda anlatılan tutarlı ve sakin ebeveynlik adımlarına ek olarak çocuğu istismar, ihmal ve şiddetten korumak önemlidir; istismar ve ihmal bu bozukluğun ortaya çıkma olasılığını artırır. Anne ya da babanın kendi ruhsal sorunları için yardım alması da çocuğun korunmasına katkı sağlar.
Ne Zaman Bir Uzmana Başvurulmalı?
İnatlaşma ve öfke altı aydan uzun sürüyor, yaşıtlara göre belirgin biçimde sık görülüyor ve çocuğun evdeki, okuldaki ya da arkadaşlarıyla olan hayatını bozuyorsa bir çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanına başvurmak yerinde olur. Ailenin kendi çabaları sonuç vermiyorsa ya da ev içindeki gerginlik herkesi yıpratıyorsa da beklemeye gerek yoktur.
Şu durumlarda değerlendirmeyi geciktirmeyin:
- Öfke nöbetleri sırasında kendine, başkalarına ya da hayvanlara zarar verme
- Okuldan uzaklaştırma, sık disiplin cezası ya da arkadaş çevresinden dışlanma
- Hırsızlık, evden kaçma ya da yalanın alışkanlığa dönüşmesi gibi daha ağır davranışlar
- Sürekli mutsuzluk, umutsuzluk ya da “ölsem daha iyi” gibi sözler
- Konuşma, öğrenme ya da dikkat sorunlarına dair işaretler
- Anne babanın kendini tükenmiş ve çaresiz hissetmesi
Çocuğunuz ya da bir başkası öfke nöbeti sırasında ciddi bir tehlike altındaysa ya da çocuğunuz kendine zarar vermekten söz ediyorsa beklemeden 112'yi arayın. Hangi uzmanın hangi konuya baktığını merak ediyorsanız çocuk psikologları hangi hastalıklara bakar yazımız yol gösterebilir.
Sık Sorulan Sorular
Karşı gelme bozukluğu kendiliğinden geçer mi?
Belirtiler bazı çocuklarda yaşla birlikte azalır, ancak bu herkes için geçerli değildir. Beklemek yerine erken destek almak hem çocuğu hem aileyi yıllarca sürebilecek çatışmalardan korur.
Karşı gelme bozukluğu olan çocuğun zekası geri midir?
Hayır. Karşı gelme bozukluğu zeka düzeyini anlatan bir tanı değildir; zihinsel yetersizlik ya da dil bozukluğu olan çocuklarda ise söyleneni anlamamaya bağlı uyumsuzluk karşı gelme gibi görünebilir ve bu ayrımı uzman değerlendirmesi yapar. Genel işlevsellik ile tek bir alandaki yetenek arasındaki şaşırtıcı farklara bir örnek için savant sendromu yazımıza bakabilirsiniz.
Yalnız kardeşine karşı inatlaşan çocukta bu tanı konur mu?
Hayır. Davranışların kardeş dışında en az bir kişiyle de yaşanması gerekir. Yalnız kardeşler arasında süren kavgalar genellikle farklı bir yaklaşım gerektirir.
Karşı gelme bozukluğunda ceza işe yarar mı?
Sert, fiziksel ya da tutarsız cezalar öfkeyi ve inatlaşmayı artırabilir. Önceden açıklanan, kısa ve sakin biçimde uygulanan sonuçlar olumlu davranışın ödüllendirilmesiyle birlikte kullanıldığında daha iyi sonuç verir.
Karşı gelme bozukluğu için bir test var mı?
Tanıyı tek başına koyan bir test yoktur. Uzmanlar görüşmeyi destekleyen ebeveyn ve öğretmen ölçekleri kullanır; internetteki testler yalnızca ön fikir verir.
Karşı gelme bozukluğu için hangi doktora gidilir?
18 yaşından küçükler için çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanına, yetişkinler için psikiyatri uzmanına başvurulur. Ebeveyn eğitimi ve terapi sürecinde klinik psikologlar da görev alabilir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; çocuğunuzdaki inatlaşmanın gelişimsel bir dönem mi, karşı gelme bozukluğu mu yoksa altta yatan başka bir sorun mu olduğunu ancak onu ve ailenizi dinleyerek değerlendiren bir uzman söyleyebilir. Öfke anında biri tehlikeye girerse ya da çocuğunuz kendine zarar vermekten söz ederse vakit kaybetmeden 112'ye ulaşın.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Henüz yorum yok; ilk yorumu siz yazabilirsiniz. Düşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.