Aile toplantılarına katılmayan, tatilini tek başına geçirmeyi seçen, övgüye de eleştiriye de pek tepki vermeyen biri çevresine soğuk görünebilir. Bu tutum yıllardır sürüyor ve yakın ilişki kurma isteği neredeyse hiç yoksa şizoid kişilik bozukluğu akla gelir. Bu yazıda belirtilerini, nedenlerini, şizotipal kişilik bozukluğundan farkını ve tedavi seçeneklerini anlatıyoruz.
İÇİNDEKİLER

Şizoid Kişilik Bozukluğu Nedir?
Şizoid kişilik bozukluğu, kişinin genç erişkinlikten itibaren sosyal ilişkilerden belirgin biçimde uzak durduğu ve başkalarının yanında duygularını çok sınırlı gösterdiği kalıcı bir kişilik örüntüsüdür. Kişi çoğu zaman yalnızlığından yakınmaz, yakınlık kurmayı da pek istemez. Bu örüntü tek bir ortamla sınırlı kalmaz; hayatın pek çok alanına yayılır.[2]
Şizoid kelimesi ilk olarak şizofrenideki erken dönem içe kapanmayı anlatmak için kullanıldı; bugün ise şizofreniden ayrı bir tanının adıdır. Amerikan Psikiyatri Birliği'nin sınıflamasında paranoid ve şizotipal kişilik bozukluklarıyla birlikte, "tuhaf ya da eksantrik" diye tarif edilen A kümesinde yer alır. Diğer kişilik bozukluklarıyla karşılaştırmak için kişilik bozuklukları rehberimize bakabilirsiniz.
Şizoid olmak içe dönük olmakla aynı şey mi?
Hayır. İçe dönük biri kalabalıkta çabuk yorulsa da seçtiği birkaç yakın ilişkiden keyif alır ve sevdiklerinin düşüncesini önemser. Şizoid kişilik bozukluğunda ise yakın ilişkiye duyulan istek belirgin biçimde azdır ve bu tutum kişinin hayatını daraltır. İçe dönüklük bir mizaç özelliğidir; bozukluktan söz etmek için örüntünün kalıcı olması, hayatın pek çok alanına yayılması ve işlevselliği bozması gerekir.
Şizoid kişilik bozukluğu ne kadar yaygın?
ABD'de 43 binden fazla yetişkinle yapılan geniş bir toplum araştırmasında şizoid kişilik bozukluğu yüzde 3,13 oranında saptandı, kadınlarla erkekler arasında fark bulunmadı ve bozukluk yeti kaybıyla anlamlı biçimde ilişkili çıktı.[10] Başka araştırmalarda çok daha düşük oranlar bildirildiği için gerçek sıklık tartışmalıdır. Bu kişiler nadiren kendiliğinden yardım aradığından kliniklerde az görülür, toplumda ise fark edilmeden yaşayabilir.
Şizoid Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?
Temel belirtiler; aile dahil yakın ilişkilerden keyif almamak, neredeyse her zaman tek başına yapılan etkinlikleri seçmek, cinsel yakınlığa ilgisizlik, çok az şeyden zevk almak, birinci derece akrabalar dışında yakın arkadaşı olmamak, övgü ve eleştiriye kayıtsızlık ve duygusal soğukluktur. DSM-5-TR'ye göre tanı için bu yedi özellikten en az dördü gerekir.[2]
| Belirti | Günlük hayatta nasıl görünebilir? |
|---|---|
| Yakın ilişki isteğinin azlığı | Aile buluşmalarından uzak durma, arkadaşlık tekliflerini geri çevirme |
| Yalnız etkinlik tercihi | Okuma, bilgisayar, koleksiyon ya da doğa yürüyüşü gibi tek başına yapılan uğraşlar |
| Cinsel yakınlığa az ilgi | Flört ve evlilik konularının neredeyse hiç gündeme gelmemesi |
| Az şeyden zevk alma | Kutlamalara, gezilere, yeni deneyimlere karşı belirgin isteksizlik |
| Yakın arkadaş eksikliği | İçini açabileceği kimsenin olmaması; varsa bu kişinin çoğunlukla bir aile üyesi olması |
| Övgü ve eleştiriye kayıtsızlık | Terfi, ödül ya da azar karşısında dışarıdan fark edilir bir tepki göstermeme |
| Duygusal soğukluk | Az gülümseme, sınırlı göz teması ve jest, tek düze ses tonu |
Dünya Sağlık Örgütü'nün ICD-10 sınıflaması bu tabloya iki özellik daha ekler: hayal kurmaya ve iç gözleme aşırı dalma ile toplumsal kurallara ve alışkanlıklara belirgin duyarsızlık.[4] Şizoid kişiler sosyal ipuçlarını fark etmekte zorlandıkları için beceriksiz ya da kendine dönük görünebilir. Kışkırtıldıklarında bile öfkelerini göstermekte güçlük çekerler ve önemli yaşam olayları karşısında beklenen tepkiyi vermeyebilirler.
F60.1 tanısı ne anlama gelir?
F60.1, Türkiye'de raporlarda ve reçetelerde kullanılan ICD-10 sınıflamasında şizoid kişilik bozukluğunun kodudur. F60 grubu özgül kişilik bozukluklarını kapsar; aynı grupta paranoid kişilik bozukluğu F60.0, kaygılı (çekingen) kişilik bozukluğu F60.6 koduyla yer alır. Şizotipal bozukluk ise bu gruba değil, şizofreniyle aynı bölüme, F21 koduna alınmıştır.
Şizoid kişi hiç duygu hissetmez mi?
Dışarıdan duygusuz görünseler de şizoid kişilerin iç dünyası boş değildir. Kendilerini güvende hissettikleri ender anlarda, özellikle insanlarla bir arada olmanın onlara acı verdiğini söyleyebilirler. Bazıları iç doyumu hayal dünyasında, kurguladıkları başka hayatlarda ya da hayali arkadaşlarda bulur.
Şizoid kişi kendini nasıl görür?
Şizoid kişiler kendilerini çoğu zaman olayların içinde yer alan biri olarak değil, dışarıdan izleyen bir gözlemci olarak görür. Kendi kendine yetme ve bağımsız olma duygusunu korumak için yakınlıktan vazgeçmeye yatkındırlar; hayatlarını da başkalarıyla temasın az olduğu bir düzene göre kurarlar. Bazıları duygusal bağı insanlardan çok eşyalarla ya da hayvanlarla kurar. Çevreleri ise onları çoğu zaman içine kapanık, yalnız ve renksiz biri olarak tanımlar.[8]
Şizoid Kişilik Bozukluğu Neden Olur?
Şizoid kişilik bozukluğunun nedeni bugün tam olarak bilinmiyor. Şizofreniyle ilişkili olabileceği ve onunla pek çok risk etkenini paylaştığı düşünülüyor; yine de şizofrenideki gibi sanrı ve varsanılarla gerçeklikten kopmaya yol açmaz, onun kadar ağır bir yeti kaybı da yaratmaz.[6] Araştırmalar kalıtımın, doğuştan gelen mizacın ve çocukluk deneyimlerinin birlikte rol oynadığına işaret ediyor.
Kalıtımın payı ikiz çalışmalarıyla ölçülüyor. Norveç'te toplumdan seçilen ikizlerle yapılan bir çalışmada şizoid özelliklerin kalıtsallığı yüzde 26 bulundu; ölçüm hataları hesaba katıldığında bu oran yüzde 55–59'a çıktı ve aynı ailede büyümenin ortak bir etkisi saptanmadı. Genetik açıdan şizoid ve çekingen kişilik bozuklukları ortak bir etkeni paylaşıyor; bu etken içe dönüklüğe yatkınlıkla ilişkilendiriliyor. Aile çalışmalarında şizofreniyle en yakın bağ şizotipal kişilik bozukluğunda bulunmuş, şizoidde bu bağ daha zayıf kalmıştır.[7]
Çevresel etkenler de önemlidir. Çocuklukta duygusal olarak soğuk, ihmalkâr ve mesafeli bakım verenlerle büyümek, ilişkilerin doyum vermediği duygusunu besleyerek bu kişilik yapısına katkıda bulunabilir. Ailesinde şizofreni ya da şizotipal kişilik bozukluğu olanlarda şizoid kişilik bozukluğu daha sık görülebilir.[2]
Şizoid kişilikte mizacın payı nedir?
Mizaç, kişinin doğuştan getirdiği ve kalıtsal yönü olan tepki biçimidir; yaşantılarla şekillenerek kişiliğin temelini oluşturur. Şizoid kişilik bozukluğunda sık görülen mizaç örüntüsünde zarardan kaçınma yüksek; yenilik arayışı, sosyal ödüle duyarlılık ve sebat ise düşüktür.[1] Günlük hayatta bu örüntü belirsizlikten ve bilinmeyenden çekinme, yeni şeylere az merak, onay ya da övgü için çaba göstermeme ve zorlanınca çabuk yılma olarak görülebilir. Böyle biri daha büyük başarılar için de pek hırs göstermeyebilir.
Şizoid ile Şizotipal Kişilik Bozukluğu Arasındaki Fark Nedir?
İki durumda da kişinin yakın arkadaşı azdır ve sosyal ilişkileri sınırlıdır. Fark, bu uzaklığın kaynağındadır: şizoid kişi ilişki kurmayı istemez, şizotipal kişi ise insanların arasında kuşkuya dayalı yoğun bir kaygı duyar. Şizotipalde ayrıca tuhaf inançlar, büyüsel düşünce, olağandışı algılar ve alışılmadık konuşma ya da görünüş bulunur; şizoidde bunlar görülmez.[3]
| Özellik | Şizoid kişilik bozukluğu | Şizotipal kişilik bozukluğu |
|---|---|---|
| Uzak durmanın nedeni | Yakın ilişkiye istek ve ilgi azlığı | İnsanlara karşı kuşku ve buna bağlı yoğun kaygı |
| Yalnızlıktan rahatsızlık | Çoğunlukla rahatsız değildir | İlişki eksikliğinin onu mutsuz ettiğini söyleyebilir |
| Sosyal kaygı | Belirgin değildir | Tanıdık ortamlarda bile azalmayan kaygı |
| Düşünce ve algı | Olağandır; tuhaf inanç ya da algı yoktur | Olaylara kendine özel anlam yükleme, büyüsel düşünce, olağandışı algılar |
| Konuşma ve görünüş | Az konuşur, tepkisiz görünür | Belirsiz, mecazlı ya da aşırı ayrıntılı konuşma; alışılmadık giyim ve tavırlar |
| DSM-5-TR ölçütü | 7 özellikten en az 4'ü | 9 özellikten en az 5'i |
| ICD-10'daki yeri | F60.1, kişilik bozuklukları | F21, şizofreni ve ilişkili bozukluklar |
| ICD-11'deki yeri | Kişilik bozukluğu ve "mesafelilik" özelliği | Şizofreni ve diğer birincil psikotik bozukluklar grubu |
| Şizofreniyle aile bağı | Zayıf | Daha güçlü |
| İlaç | Kendisi için ilaç yok; eşlik eden sorunlara göre | Kaygı ve psikoza benzeyen belirtiler için bazı antipsikotik ve antidepresanlar kullanılabilir |
Dünya Sağlık Örgütü'nün sınıflamaları şizotipal tabloyu kişilik bozukluklarından çok şizofreni ailesine yakın görür. ICD-11'de şizotipal kişilik bozukluğu için ayrı bir kişilik kodu yoktur; bu özellikler şizofreni ve diğer birincil psikotik bozukluklar içinde kodlanır.[5] Şizoid kişilik bozukluğu ise kişilik bozuklukları başlığında kalır.
Şizotipal kişilik bozukluğunun belirtileri nelerdir?
Şizotipal kişilik bozukluğu olan kişiler gündelik olayların kendilerine özel bir anlam taşıdığını düşünebilir, altıncı his ya da telepati gibi olağanüstü güçlere inanabilir. Adlarını fısıldayan bir ses duyar gibi olmak türünden olağandışı algılar yaşayabilir, çevrelerine kuşkuyla bakabilirler. Konuşmaları belirsiz, mecazlı ya da gereğinden ayrıntılı olabilir. Bu kişilerin yarısından fazlası hayatında en az bir kez majör depresyon geçirir.[3]
Şizotipal kişilik bozukluğu şizofreniye dönüşür mü?
Dönüşebilir, ama bu kaçınılmaz değildir. ICD-10, şizotipal bozukluğun iniş çıkışlarla süregen seyrettiğini ve zaman zaman açık şizofreniye ilerleyebildiğini belirtir.[4] Şizotipal tanısı alan 33 ergenin bir yıl izlendiği küçük bir çalışmada, gençlerin yaklaşık yüzde 18'i bu sürenin sonunda psikotik bir bozukluğun tanı ölçütlerini karşıladı.[8] Şizofreninin ilk işaretleri için şizofreni başlangıcı yazımıza bakabilirsiniz.
Şizotipal kişilik bozukluğu nasıl tedavi edilir?
Şizoid kişilik bozukluğundan farklı olarak şizotipal kişilik bozukluğunda ilaç sık başvurulan bir seçenektir. İkinci kuşak antipsikotikler kaygıyı ve psikoza benzeyen belirtileri hafifletebilir, antidepresanlar da sosyal kaygıyı azaltmaya yardım edebilir.[3] Sosyal beceri kazanmaya ve kaygıyla baş etmeye odaklanan bilişsel davranışçı terapi, kişinin kendi davranışlarının başkalarınca nasıl algılandığını fark etmesini de sağlayabilir. Destekleyici psikoterapi ise cesaret veren bir ilişki içinde, özellikle insan ilişkilerinde daha sağlıklı savunma biçimleri geliştirmeyi amaçlar.
Aynı ilaç ailesinin haftalar ya da aylar arayla yapılan uzun etkili iğne biçimleri ise asıl olarak şizofreni tedavisinde kullanılır; şizotipal kişilik bozukluğu bu iğnelerin onaylı kullanım alanları arasında yer almaz. Bunlardan biri olan ve ayda bir yapılan paliperidon iğnesini Xeplion yazımızda anlattık.
Şizoid Kişilik Bozukluğu Hangi Durumlarla Karışır?
Sosyal geri çekilme pek çok ruhsal durumda görüldüğü için şizoid kişilik bozukluğu sık karıştırılır. En çok karıştırıldığı durumlar çekingen kişilik bozukluğu, sosyal kaygı bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu, şizofrenideki olumsuz belirtiler ve depresyondur. Uzman, ayırım yaparken geri çekilmenin nedenine, ne zaman başladığına ve eşlik eden belirtilere bakar.
| Durum | Benzeyen yön | Ayırt ettiren özellik |
|---|---|---|
| Çekingen kişilik bozukluğu | Az ilişki, sosyal ortamlardan kaçınma | Kişi ilişki ister; utanma ve reddedilme korkusu yüzünden uzak durur |
| Sosyal kaygı bozukluğu | Kalabalıktan kaçınma | Kaçınmanın nedeni başkalarınca değerlendirilme korkusudur; kişi bundan rahatsızdır |
| Otizm spektrum bozukluğu | Sosyal iletişimde güçlük | Belirtiler erken çocuklukta başlar; kalıplaşmış davranış ve ilgiler belirgindir |
| Şizofreni | Duygu küntlüğü, az konuşma, içe kapanma | Varsanı, sanrı ve düşünce bozukluğu vardır; isteksizlik daha belirgindir |
| Paranoid kişilik bozukluğu | Mesafeli ilişkiler | Temelde kuşku ve kin tutma vardır; kişi sosyal ortama daha çok girer, tartışmacı olabilir |
| Depresyon | Zevk alamama, geri çekilme | Belli bir dönemde başlar; çökkün duygu durumu ve dönemsel seyir vardır |
| İçe dönüklük | Yalnız kalmaktan hoşlanma | Bir mizaç özelliğidir; yakın ilişkiler vardır ve hayat daralmaz |
Çekingen kişilik bozukluğunda yalnızlık istenmeden yaşanır ve kişi bundan acı duyar; şizoid kişilik bozukluğunda ise geri çekilme ilişkilere karşı genel bir ilgisizlikten kaynaklanır. Kuşkuculuk öne çıkıyorsa paranoyak kişilik yazımıza, utanma ve reddedilme korkusu öne çıkıyorsa sosyal fobi yazımıza bakabilirsiniz. Kendi çekingenlik düzeyinizi görmek için Utangaçlık ve İnsanlardan Çekinme Testi ön fikir verebilir.
Şizoid kişilik bozukluğu otizm mi?
Hayır, ikisi ayrı tanılardır; ancak yetişkinlikte birbirinden ayırmak zor olabilir. Bir derlemede özetlenen dört çalışmada, otizmli yetişkinlerin azımsanmayacak bir kısmı şizoid kişilik bozukluğu ölçütlerini de karşılıyordu; bu oran bir çalışmada yüzde 36'ya ulaştı.[9] Ayırt ederken çocukluktaki gelişim öyküsüne, belirtilerin ne zaman başladığına ve nasıl seyrettiğine bakılması önerilir. Otizmin yetişkinlikteki görünümü için Asperger sendromu ve yetişkinlerde yüksek işlevli otizm yazılarımıza bakabilirsiniz.
Asperger Sendromu Testi sosyal iletişim alanındaki güçlükleriniz hakkında ön fikir verebilir; ancak testlerin hiçbiri tanı koymaz.
Şizoid kişilik bozukluğu şizofreniye dönüşür mü?
Şizoid kişilik bozukluğu bazı kişilerde şizofreniden önce görülen bir yapı olabilir, ancak her şizoid kişide şizofreni gelişmez. Şizofreni sonradan ortaya çıkarsa DSM-5-TR'de şizoid tanısının yanına "hastalık öncesi" anlamına gelen premorbid notu düşülür.[1] Şizofreninin belirtileri ve tedavisi için şizofreni rehberimize, kendi durumunuza dair ön bir fikir için Şizofreni Testi'ne bakabilirsiniz.
Yetişkinlikte sonradan başlayan içe kapanma şizoid kişilik bozukluğu olabilir mi?
Çoğu zaman hayır. Dünya Sağlık Örgütü'nün ICD-10 sınıflamasına göre kişilik bozuklukları çocukluk ya da ergenlikte beliren ve yetişkinliğe uzanan gelişimsel durumlardır; yetişkinlikte ağır ya da uzun süren bir stresin, ciddi bir ruhsal hastalığın ya da beyin hastalığı veya yaralanmasının ardından ortaya çıkan tabloya ise kişilik değişikliği denir.[4] Kafa travması, beyin damar hastalıkları, beyin tümörleri, epilepsi, multipl skleroz ve hormon hastalıkları da kişilikte değişikliğe yol açabilir.[1] Bu yüzden önceden insanlarla ilişkisi olağan olan birinde belirgin bir içe kapanma başlamışsa, nedeni ayrıca araştırılmalıdır.
Şizoid kişilik bozukluğuna başka hangi sorunlar eşlik edebilir?
Bazen sorun iki durumun karıştırılması değil, birlikte bulunmasıdır. Şizoid kişilik bozukluğuna en sık eşlik eden kişilik bozuklukları paranoid, şizotipal ve çekingen kişilik bozukluklarıdır. Kişilik bozukluğu olanlarda alkol ve madde kullanım bozuklukları da sık görülür; ancak hangi kişilik bozukluğunun en yüksek riski taşıdığı henüz net değildir.[1] Bir kişilik bozukluğu başka bir ruhsal bozukluktan önce ya da sonra görülüyorsa iki tanı birlikte konur.[4]
Alkol ya da madde kullanımı artan bir yakınınız varsa bağımlılık psikolojisi rehberimiz ilk adımlar için fikir verebilir.
Şizoid Kişilik Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?
Tanı, psikiyatri uzmanının ayrıntılı görüşmesine ve gözlemine dayanır; kan tahlili ya da beyin görüntülemesiyle konan bir tanı değildir. Kişilik bozukluğu uzun süreli örüntülere dayandığı için kesin tanı birden fazla görüşme gerektirebilir. Mümkün olduğunca çok kaynaktan bilgi toplanır; aileden ve yakınlardan alınan bilgiler de değerlendirmenin önemli parçasıdır.
Görüşmede kişinin zamanını nasıl geçirdiği, kimlerle görüştüğü, okul ve iş hayatı ayrıntılı biçimde sorulur. Belirtilerin başka bir ruhsal bozuklukla, örneğin şizofreni, psikotik özellikli depresyon ya da otizmle daha iyi açıklanmaması gerekir. ICD-10'a göre kişilik bozukluğu tanısı 16–17 yaşından önce genellikle uygun görülmez; tanı için genellikle en az üç şizoid özelliğin açıkça bulunması beklenir.[4]
Muayenede uzman nelere dikkat eder?
Muayenede kişinin görünüşü, davranışı, konuşması, duygu ifadesi ve düşünceleri tek tek değerlendirilir. Şizoid kişi bakımsız görünebilir, göz teması kurmakta zorlanabilir ve görüşmeye isteksiz katılabilir; sorulara kısa cevaplar verse de konuşmayı başlatmakta, sesinin yüksekliğinde ya da kelime dağarcığında genellikle bir sorun olmaz. Duygu ifadesi çoğu zaman küntleşmiştir; düşünce akışı genellikle düzenlidir, genel bilişsel işlevler ve yönelim de çoğunlukla yerindedir.[1] Varsanı ya da sanrı beklenmez; büyüsel düşünce şizotipal kişilik bozukluğunu, belirgin düşünce dağınıklığı ise şizofreni yelpazesindeki durumları akla getirir.
Kişilik bozukluğu tanısı genellikle ağır bir depresyon atağı gibi akut bir ruhsal hastalık sürmüyorken konur, çünkü bu hastalıkların belirtileri kişilik özellikleriyle karışabilir. Kişinin kendi durumunu değerlendirme gücü, yani içgörüsü de çoğu zaman zayıftır.
ICD-11'de şizoid kişilik bozukluğu var mı?
ICD-11'de kişilik bozuklukları, ayrıca belirtilebilen borderline örüntüsü dışında, tek tek türlere ayrılmıyor; önce bozukluğun hafif, orta ya da ağır olduğu belirleniyor, ardından öne çıkan kişilik özellikleri ekleniyor. Bu özellikler olumsuz duygulanım, mesafelilik, ketlenmezlik, dissosyallik (başkalarının hak ve duygularını hiçe sayma) ve anankastiadır (katı mükemmeliyetçilik). Şizoid tabloya en çok mesafelilik karşılık gelir: sosyal ve duygusal olarak uzak durma, yakınlıktan kaçınma, duyguları az yaşama ve az gösterme.[5]
Birleşik Krallık'ın ulusal sağlık hizmeti de tanı biçiminin değiştiğini, kişilerin artık belirli bir tür yerine hafif, orta ya da ağır kişilik bozukluğu ve belirli kişilik özellikleriyle tanı alabileceğini belirtiyor.[12] Boyutsal yaklaşımı savunanlar, şizoid kişilik bozukluğunun ayrı bir tanı olarak geçerliğine dair kanıtın sınırlı olduğunu vurgular. Bazı araştırmacılara göre şizoid denen kişilerin bir kısmı şizotipal, bir kısmı ise çekingen kişilik bozukluğuna daha yakındır.[13]
Şizoid kişilik bozukluğu için test var mı?
Uzmanların kullandığı yapılandırılmış görüşmeler ve ölçekler vardır, ancak internetteki hiçbir test tek başına tanı koymaz. Genel kişilik yapınızı merak ediyorsanız Kişilik Testi ya da Karakter ve Mizaç Analizi fikir verebilir. Yalnızlığın sizin için ne kadar yük olduğunu görmek isterseniz Kimsesizlik ve Yalnızlık Hissi Testi'ni deneyebilirsiniz.
Şizoid Kişilik Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?
Şizoid kişilik bozukluğunda psikoterapiyi ya da ilaç tedavisini sınayan kontrollü bir çalışma henüz yayımlanmadı; bu yüzden etkinliği kanıtlanmış bir tedavi yoktur.[2] Tedavinin amacı kişiliği baştan değiştirmek değil; aile ve iş çatışmalarını azaltmak, kişinin düzenli bir yaşam kurmasına yardım etmek ve eşlik eden depresyon, kaygı ya da madde kullanımı gibi sorunları tedavi etmektir.
Bu kişiler uzmana çoğu zaman kendi istekleriyle değil, yakınlarının ısrarıyla gelir. Yalnızlık kişiyi rahatsız etmiyorsa, kendisi istemedikçe tedavi gerekmeyebilir; sosyal becerisi gelişsin diye onu kalabalık ortamlara girmeye zorlarken de dikkatli olunmalıdır.[1] Terapist, kişinin mesafesine saygı gösteren, sabırlı ve baskı kurmayan bir tutum izler.
| Yaklaşım | Ne sağlayabilir? |
|---|---|
| Destekleyici psikoterapi | Baskı hissettirmeyen güvenli bir ilişki, günlük sorunların konuşulabilmesi |
| Bilişsel davranışçı terapi | Sosyal beceri kazanma, iş ve günlük hayattaki zorlanmalarla baş etme |
| Ortak ilgi alanları üzerinden iletişim | Hobi, koleksiyon, kitap gibi kişisel olmayan konular üzerinden güven kurma |
| Eşlik eden sorunların tedavisi | Depresyon, kaygı, alkol ya da madde kullanımı varsa bunların ayrıca ele alınması |
| Aile bilgilendirmesi | Beklentilerin gerçekçi hâle gelmesi, yeni belirtilerin erken fark edilmesi |
| Sosyal ve mesleki destek | İş, gelir ve barınma düzeninin korunması |
Kişiden duygusal yakınlık beklentisini azaltmak işe yarayabilir. Bu kişiler iş, düşünsel uğraşlar ya da belli beklentiler üzerine kurulu ilişkilerde daha rahat eder; terapistle iyi bir çalışma ilişkisi kurmakta zorlanabildikleri için konuşma terapilerinin etkisi sınırlı kalabilir.[6] Terapi yöntemleri hakkında bilişsel davranışçı terapi ve psikoterapi çeşitleri yazılarımızda ayrıntı bulabilirsiniz.
Şizoid kişilik bozukluğunda ilaç kullanılır mı?
Şizoid kişilik bozukluğunun kendisini düzelten bir ilaç yoktur; başka bir ruhsal hastalık eşlik etmiyorsa ilaç tedavisinin işe yaramadığı bildirilir.[1] Depresyon, kaygı ya da psikotik belirtiler gibi eşlik eden sorunlar varsa hekim bunlar için ilaç önerebilir. Şizoid kişilerin yarıya varan kısmı hayatının bir döneminde majör depresyon geçirdiği için bu ayrım önemlidir.[2]
Şizoid kişilik bozukluğu tamamen geçer mi?
Şizoid özellikler, diğer kişilik bozukluklarına göre zaman içinde daha az değişir.[2] Bu nedenle hedef tam iyileşmeden çok yaşam kalitesini artırmaktır. Eşlik eden sorunların tedavi edilmesi, iş ve yaşam düzeninin korunması ve kişiye uygun ilişki biçimlerinin bulunması gidişatı olumlu yönde etkileyebilir.
Şizoid kişilik bozukluğunda terapi ne kadar sürer?
Kesin bir süre yoktur. Kişilik bozukluklarında tedavi, sorunun ağırlığına ve eşlik eden sorunlara göre birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.[12] Şizoid kişilik bozukluğunda tedavinin hedefleri her kişi için ayrıca belirlenir; bu yüzden süre de kişiden kişiye değişir. Terapide ilerleme durmuş gibi hissediliyorsa terapide tıkanma yazımız fikir verebilir.
Şizoid Bir Yakınınıza Nasıl Yaklaşmalısınız?
Şizoid bir yakınınızla ilişkide işe yarayan başlıca tutum, yakınlık beklentisini azaltmak ve onun alanına saygı göstermektir. Israrla sosyal etkinliklere çağırmak, duygularını anlatması için baskı yapmak ya da mesafesini kişisel algılamak ilişkiyi zorlar. Ortak bir uğraş, düzenli ama kısa temaslar ve açıkça konuşulmuş beklentiler çoğu zaman daha iyi sonuç verir.
- Davetlerinizi baskı kurmadan yapın; "hayır" cevabını kişisel algılamayın.
- İletişimi kitap, oyun, iş ya da bir hobi gibi ortak ilgi alanları üzerinden kurun.
- Sevgisini sözle göstermesini beklemek yerine yaptıklarına bakın.
- Uyku, beslenme, iş ya da okul düzeninin bozulup bozulmadığını gözetin.
- Kendi yakınlık ihtiyacınızı başka ilişkilerle de karşılamayı ihmal etmeyin.
Ailelerin dikkat etmesi gereken bir nokta da sonradan başlayan yeni belirtilerdir. Yakınınız sesler duyduğunu söylüyorsa, izlendiğine inanıyorsa ya da konuşması dağınıklaşıyorsa bu, şizoid yapının ötesinde bir durumun işareti olabilir. Böyle bir değişiklikte beklemeden bir psikiyatri uzmanına başvurun.
Şizoid biriyle evlilik ya da ilişki yürür mü?
Yürüyebilir, ama ilişkinin biçimi alışılmıştan farklı olabilir. Şizoid kişiler nadiren flört eder ve sıklıkla evlenmez. İlişki kurulmuşsa, paylaşılan işler ve ortak bir düzen üzerine kurulu, duygusal yakınlık beklentisi daha düşük bir birliktelik iki taraf için de daha sürdürülebilir olabilir. Yakınlıktan kaçan partnerlerle ilgili kaçıngan bağlanma yazımız da fikir verebilir.
Şizoid kişi iş hayatında nasıl olur?
Mesafeli kişilik özellikleri belirgin olan kişiler, başkalarıyla etkileşim gerektirmeyen işlere yönelme eğilimindedir. Tek başına yürütülen, kuralları açık ve ekip baskısı düşük işlerde daha rahat edebilirler. Yine de iş ve gündelik yaşamda zorlanma sık görülür; bu yüzden iş düzeninin korunması, tedavinin başlıca hedeflerinden biridir.
Şizoid bir yakınınızı uzmana gitmeye nasıl ikna edebilirsiniz?
Şizoid kişi yalnız yaşamını çoğu zaman kendine uygun bulur; bu kişilik yapısı yardım istemeyi de zorlaştırır.[11] Bu yüzden "kişiliğin sorunlu" demek yerine onun da dile getirdiği somut bir sıkıntıdan, örneğin uykusuzluktan, iş yerindeki bir anlaşmazlıktan ya da para sıkıntısından yola çıkmak daha kolay kabul görebilir. İlk görüşmeye birlikte gitmeyi önerebilir, "hayır" cevabında ısrar etmeden konuyu bir süre sonra yeniden açabilirsiniz.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalısınız?
Yalnız yaşamayı sevmek tek başına tedavi gerektirmez. Ancak içe kapanma iş, okul ya da temel yaşam düzenini bozuyorsa, kişi yalnızlıktan acı çekmeye başladıysa ya da çökkünlük, kaygı, alkol veya madde kullanımı eşlik ediyorsa bir psikiyatri uzmanına başvurmak gerekir. Yeni başlayan tuhaf inançlar ve algı değişiklikleri de beklemeden değerlendirilmelidir.
- Okulu ya da işi bırakma, faturaları ödeyememe gibi yaşam düzeninde bozulma
- Uzun süren çökkünlük, hiçbir şeyden zevk alamama, umutsuzluk
- Alkol ya da madde kullanımında artış
- Ses duyma, izlendiğini düşünme, konuşmada dağınıklık
- Ölüm ya da kendine zarar verme düşünceleri
Zevk alamamanın depresyonla ilişkisi için anhedoni yazımıza ve depresyon rehberimize bakabilirsiniz.
Şizoid kişiler yardım istemekte zorlandığı için intihar riski gözden kaçabilir. Bir derlemede şizoid kişilik bozukluğunun ya da şizoid özelliklerin, intihar ve ciddi intihar girişimleri için önemli bir risk etkeni olabileceği vurgulandı.[11] Yakınınız yaşamına son vermekten söz ediyorsa bunu ciddiye alın, onu yalnız bırakmayın ve hemen 112'yi arayın.
Sık Sorulan Sorular
Şizoid kişilik bozukluğu tehlikeli mi?
Şizoid kişiler genellikle çevrelerine zarar vermez; çoğu kimseyi rahatsız etmeden kendi hâlinde yaşar. Asıl risk çoğu zaman kişinin kendisi içindir: işlevsellikte kayıp, depresyon, yardım istememe ve gözden kaçabilen intihar düşünceleri.
Şizoid kişiler âşık olur mu?
Olabilir. Ancak yakın ilişkiye ve cinsel yakınlığa ilgi genellikle düşük olduğu için romantik ilişki daha az kurulur; kurulduğunda da duygular dışarıya pek yansımaz.
Şizoid kişilik bozukluğu genetik mi?
Kısmen. İkiz çalışmaları kalıtımın belirgin bir payı olduğunu gösteriyor; ancak tek bir genle açıklanmaz ve çocukluk deneyimleri de rol oynar.
Şizoid kişilik bozukluğu önlenebilir mi?
Bugün için şizoid kişilik bozukluğunu önlediği gösterilmiş bir yöntem yok. Kişilik bozukluklarının, kalıtımın yanında istismar ya da ihmal gibi zorlayıcı çocukluk yaşantılarının da etkisiyle geliştiği düşünülüyor. Çocuğun duygusal ihtiyaçlarının karşılanması, şizoid kişilik bozukluğunu önlediği kanıtlanmamış olsa da genel ruh sağlığı açısından değerlidir.
Çocuklarda şizoid kişilik bozukluğu görülür mü?
Kişilik bozukluğu tanısı genellikle ergenlik sonrasında konur. Yine de okul çağında görülen yalnızlık, empati güçlüğü ve düşünce katılığı gibi özelliklerin bazı çocuklarda yetişkinliğe kadar sürdüğü bildirilmiştir. Bu yaşta öncelikle otizm, sosyal kaygı ve depresyon gibi durumlar değerlendirilir.
Şizoid kişilik bozukluğu için hangi doktora gidilir?
Yetişkinlerde psikiyatri uzmanına, 18 yaş altında çocuk ve ergen psikiyatrisine başvurulur. Klinik psikolog, özellikle terapi sürecinde destek verebilir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; bir yakınınızın mesafeli tavrının kişilik yapısı mı, şizoid kişilik bozukluğu mu yoksa başka bir ruhsal durum mu olduğunu ancak onu görüp dinleyen bir psikiyatri uzmanı ayırt edebilir. Yalnızlığın içinde umutsuzluk ya da yaşamı sonlandırma düşünceleri belirirse beklemeden 112'yi arayın.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Henüz yorum yok; ilk yorumu siz yazabilirsiniz. Düşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.