Sosyal fobi (sosyal anksiyete bozukluğu), başkalarının önünde yargılanma, küçük düşme ya da rezil olma korkusunun kızarma, titreme, konuşamama ve kaçınmaya yol açacak kadar yoğun olmasıdır. Utangaçlıktan farkı, yaşamı belirgin biçimde kısıtlamasıdır. Bir karakter özelliği değil, tedavi edilebilir bir kaygı bozukluğudur; en etkili tedavi bilişsel davranışçı terapidir.
İçindekiler · 7 başlık

Sosyal fobi nedir?
Sosyal fobide kişi, başkalarının dikkatini çekebileceği durumlarda olumsuz değerlendirileceğinden yoğun biçimde korkar. Bu korku altı aydan uzun sürer, durumla orantısızdır ve kişi bu durumlardan kaçınır ya da büyük sıkıntıyla katlanır.[1] Toplumda en sık görülen kaygı bozukluklarından biridir ve çoğunlukla ergenlik yıllarında başlar.[5]
Korku birçok sosyal durumu kapsayabileceği gibi yalnızca konuşma yapmak ya da topluluk önünde performans sergilemekle de sınırlı kalabilir. Sık korkulan durumlar şunlardır:
- Tanımadığı insanlarla tanışmak, sohbet başlatmak
- Toplantıda söz almak, sunum yapmak
- Başkalarının önünde yemek yemek, içmek ya da yazı yazmak
- Telefonla konuşmak, mağazada bir şey sormak
- Ortak tuvaletleri kullanmak
Utangaçlık, içe dönüklük ve sosyal fobi arasındaki fark nedir?
Bu üç kavram sık karıştırılır, ama aynı şey değildir. İçe dönüklük bir kişilik özelliğidir ve yalnız kalmaktan enerji almayı anlatır; utangaçlık yeni ortamlarda geçici bir çekingenliktir. Sosyal fobide ise korku yaşamı kısıtlar ve kişi aslında istediği ilişkilerden, fırsatlardan geri durur. Aşağıdaki tablo farkları özetler.
| Özellik | İçe dönüklük | Utangaçlık | Sosyal fobi |
|---|---|---|---|
| Temel his | Kalabalık yorar, yalnızlık dinlendirir | Yeni ortamda çekingenlik | Yoğun yargılanma ve rezil olma korkusu |
| Kaçınma | Tercih meselesi | Hafif, zamanla azalır | Belirgin ve süregiden |
| Yaşama etkisi | Yok | Sınırlı | İş, okul ve ilişkilerde kısıtlanma |
| Tedavi gereği | Yok | Genellikle yok | Var |
İçe dönüklükle sosyal fobinin farkını içe dönüklük yazımızda ayrıntılı anlattık.
Sosyal fobiyi sürdüren kısır döngü nedir?
Bilişsel modele göre sosyal fobide kişi sosyal bir ortama girdiğinde dikkatini kendi üzerine çevirir: kızardığını, sesinin titrediğini, ne kadar gergin göründüğünü izler ve bu iç görüntüyü başkalarının da gördüğünü varsayar.[3] Kendine dönük bu dikkat kaygıyı artırır ve karşısındaki kişinin gerçek tepkisini görmesini engeller.
Kişi rezil olmamak için göz temasından kaçınmak, söyleyeceğini önceden ezberlemek, yüzünü kapatmak ya da alkol almak gibi “güvenlik davranışlarına” başvurur. Bu davranışlar kısa vadede rahatlatır, ama korkunun gerçek olmadığını öğrenmeyi önler ve kişiyi daha tuhaf görünür hâle getirebilir. Kaçınma da aynı biçimde korkuyu besler.
Sosyal fobi neden tedavi edilmeli?
Sosyal fobi kendiliğinden geçme eğilimi göstermez ve tedavi edilmediğinde yıllarca sürebilir. Okul ve iş seçimlerini daraltır, terfi ve ilişki fırsatlarını kaçırtır, yalnızlığa yol açar. Ayrıca depresyon ve alkol kullanımı riskini artırır; birçok kişi sosyal ortamlarda rahatlamak için zamanla alkole başvurmaya başlar.
Alkolün kaygıyı geçici olarak yatıştırması, zamanla bağımlılığa giden bir yol açabilir. Bu konuda alkol bağımlılığı yazımıza bakabilirsiniz. Belirtilerinizi değerlendirmek için Sosyal Anksiyete Testi fikir verebilir; test tanı koymaz.
Sosyal fobi nasıl tedavi edilir?
Yetişkinlerde sosyal fobi için ilk önerilen tedavi, bu soruna özel geliştirilmiş bireysel bilişsel davranışçı terapidir.[2] Psikolojik ve ilaç tedavilerini karşılaştıran geniş bir analizde, bireysel bilişsel terapinin en etkili yöntemler arasında yer aldığı gösterilmiştir.[4] Terapide kişi, korktuğu durumlara adım adım girer ve güvenlik davranışlarını bırakır.
Bu tür bir bilişsel terapinin, ilaç tedavisine göre daha güçlü ve kalıcı etki gösterdiği randomize bir çalışmada bildirilmiştir.[6] Terapiyi istemeyen ya da terapiye erişemeyen kişilerde antidepresan grubundan ilaçlar etkili bir seçenektir. Sakinleştirici ilaçlar bağımlılık riski nedeniyle uzun süreli tedavi için önerilmez.
Kendi başınıza neler deneyebilirsiniz?
Hafif belirtilerde ya da tedaviye destek olarak, terapide kullanılan bazı ilkeleri günlük yaşamda deneyebilirsiniz. Amaç kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, kaygı varken de yapmak istediğiniz şeyi yapabilmektir. Aşağıdaki adımlar, küçük deneylerle korkunun ne kadar gerçek olduğunu sınamaya dayanır ve düzenli tekrar gerektirir.
- Dikkatinizi dışarı çevirin: Konuşurken kendi yüzünüze ve sesinize değil, karşınızdakinin anlattığına odaklanın.
- Bir güvenlik davranışını bırakın: Örneğin bir kez göz teması kurmayı ya da konuşmayı ezberlemeden yapmayı deneyin ve ne olduğunu not edin.
- Korkulan sonucu sınayın: “Sesim titrerse herkes fark eder ve küçümser” düşüncesinin gerçekleşip gerçekleşmediğini gözlemleyin.
- Kademeli ilerleyin: Mağazada bir şey sormaktan başlayıp toplantıda kısa bir söz almaya doğru sıralı bir liste yapın.
- Olay sonrası didiklemeyi sınırlayın: Bir buluşmadan sonra her cümlenizi saatlerce zihninizde tekrar etmeyin.
Bu ilkelerin dayandığı terapi yöntemini bilişsel davranışçı terapi yazımızda anlattık.
Sık Sorulan Sorular
Sosyal fobi tamamen geçer mi?
Tedaviyle birçok kişide belirtiler belirgin biçimde azalır ve kişi kaçındığı ortamlara rahatça girebilir hâle gelir. Hafif bir heyecan zaman zaman sürebilir, ama bu artık yaşamı kısıtlamaz. Tedavide öğrenilen becerileri kullanmaya devam etmek kazanımları kalıcı kılar.
Sadece topluluk önünde konuşurken korkuyorum, bu da sosyal fobi mi?
Korku yalnızca konuşma ya da performansla sınırlıysa sosyal fobinin “yalnızca performans” türü söz konusu olabilir. Bu tür, iş ve okul yaşamını etkiliyorsa tedavi edilmeye değerdir; bilişsel davranışçı terapi ve prova çalışmaları iyi sonuç verir.
Çocuklarda sosyal fobi nasıl anlaşılır?
Çocuklarda korku ağlama, öfke nöbeti, donup kalma ya da yetişkinlere yapışma şeklinde görülebilir ve yalnızca yetişkinlerle değil, yaşıtlarla ilişkide de ortaya çıkmalıdır. Okulda hiç konuşmama, sınıfta söz almaktan aşırı korkma gibi belirtiler sürüyorsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Sosyal kaygı yaşamınızı kısıtlıyorsa bir psikiyatrist ya da psikologla görüşün.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
1 yorumDüşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.
Okurların yorumları
Selim Dogan
Mesleki doyumsuzlugun tukenmislige giden yolunu bu makale basamak basamak gösteriyor.