Kendisine nasıl hissettiği sorulduğunda çoğu zaman “bilmiyorum” ya da “iyiyim işte” diye cevap veren, üzgün mü yoksa öfkeli mi olduğunu ayırt edemeyen, sıkıntısını daha çok baş ağrısı ya da mide yanmasıyla fark eden insanlar vardır. Psikolojide bu tabloya aleksitimi, halk arasında duygu körlüğü denir. Bu yazıda belirtilerini, nedenlerini, benzer durumlardan farkını ve neler yapılabileceğini anlatıyoruz.
İÇİNDEKİLER

Ne hissettiğimi bilmiyorum, bu aleksitimi mi?
Ne hissettiğimi bilmiyorum cümlesini zaman zaman herkes kurar. Ani bir kayıptan sonra, çok yoğun bir iş döneminde ya da uzun bir tartışmanın ardından duygular bir süreliğine bulanıklaşabilir. Bu geçici durum zihnin yükü azaltma biçimidir ve koşullar yatıştıkça kendiliğinden açılır.
Aleksitimiyi düşündüren ise bu hâlin hayatın geneline yayılmasıdır. Kişi iyi ya da kötü dışında duygularına ad veremez, sıkıntısını daha çok mide, baş ya da göğüste bir rahatsızlık olarak fark eder; yakınları ne yaşadığını sorduğunda gerçekten yanıt bulamaz. Ağlamak üzere olduğunu ancak gözleri dolunca, öfkelendiğini ancak tartışma büyüdükten sonra fark edebilir.
Bu duyguyu yaşayan herkes aleksitimik değildir. Depresyonda görülen duygusal küntlük, travma sonrasında yaşanan donukluk ve bazı ilaçların duyguları yatıştıran etkisi de benzer bir boşluk hissi yaratabilir. Bu durumlarda daha önce zengin olan bir duygu dünyası sonradan değişmiştir; aradaki farkı anlamak için duyguların geçmişte nasıl olduğuna bakmak yol gösterir.
Kendinizi tanımak için küçük adımlar atabilirsiniz:
- Gün içinde birkaç kez durup bedeninize bakın: çeneniz sıkılı mı, mideniz düğümlü mü, nefesiniz hızlı mı?
- Bu bedensel duyuma bir kelime eşleştirmeyi deneyin: gergin, kırgın, utanmış ya da hayal kırıklığına uğramış.
- Sizi etkileyen bir olaydan sonra ne düşündüğünüzü, ne yaptığınızı ve bedeninizin ne hissettiğini kısa notlarla yazın.
- Duygu kelimelerinden küçük bir liste tutun ve gün sonunda o güne uyanları işaretleyin.
Bu boşluk hissi ilişkilerinizi zorluyor ya da açıklanamayan bedensel yakınmalara eşlik ediyorsa bir psikolog ya da psikiyatristle görüşmek, duyguları adlandırmayı birlikte öğrenmek için güvenli bir alan sağlar.
Aleksitimi (Duygu Körlüğü) Nedir?
Aleksitimi, kişinin kendi duygularını tanımakta, birbirinden ayırt etmekte ve sözcüklere dökmekte belirgin güçlük çekmesidir. Kişi bir şeyler hissettiğinin farkında olabilir ama bunun üzüntü mü, korku mu, öfke mi olduğunu söyleyemez. Aleksitimi bir hastalık tanısı değildir; herkeste az ya da çok bulunan bir kişilik özelliğinin belirgin ölçüde yüksek olması anlamına gelir.
Sözcük Yunanca kökenlidir ve kabaca “duygular için söz yokluğu” anlamı taşır. Kavram 1970'lerde, psikosomatik hastalarla çalışan bir psikiyatristin bu hastaların ne hissettiklerini anlatacak sözcük bulmakta çok zorlandığını fark edip tabloya bu adı vermesiyle yerleşti. Araştırmacılar bugün aleksitimiyi depresyon, intihar düşünceleri ve bedensel yakınmalar gibi birçok sorunla ilişkili bir özellik olarak ele alıyor.
Aleksitimik ne demek?
Aleksitimik, aleksitimi özellikleri belirgin olan kişiyi anlatan sıfattır. “Aleksitimik biri” denildiğinde duygusuz bir insan kastedilmez; bu kişiler de sevinir, üzülür, kızar. Farkları, yaşadıkları duyguyu fark etme, adlandırma ve başkasına aktarma aşamalarında zorlanmalarıdır. Bu nedenle çevreleri onları soğuk, mesafeli ya da ilgisiz sanabilir.
Aleksitimi hastalık mı, kişilik özelliği mi?
Aleksitimi için net tanı ölçütleri yoktur ve araştırmaların çoğu onu bir hastalıktan çok kalıcı bir kişilik özelliği olarak ele alır. Bununla birlikte araştırmacılar iki türden söz eder. Birincil aleksitimi çocukluk ya da genç yetişkinlik yıllarında gelişen, kalıcı bir özellik gibi davranır; ikincil aleksitimi ise ağır stres, travma ya da yoğun ruhsal sıkıntı dönemlerinde ortaya çıkar ve belirtiler geçtikçe azalabilir.[1]
Aleksitimi Ne Kadar Yaygındır?
Toplum çalışmaları, yetişkinlerin yaklaşık onda birinde aleksitimi puanlarının belirgin ölçüde yüksek olduğunu gösterir. Anoreksiya, madde kullanımı ve travma sonrası stres bozukluğu gibi bazı ruhsal sorunlarda bu oran daha yüksektir; otizmli yetişkinlerde ise aleksitimi özellikle sık görülür.[2] Oran erkeklerde kadınlardan yüksektir ve yaş ilerledikçe artma eğilimindedir.
Finlandiya'da 1.285 yetişkinle yapılan bir toplum çalışmasında katılımcıların yüzde 13'ü aleksitimik bulundu; oran erkeklerde yüzde 17, kadınlarda yüzde 10'du. Erkekler duyguları anlatmada güçlük ve dışa dönük düşünme boyutlarında daha yüksek puan aldı, duyguları tanımada güçlükte ise fark yoktu; puanların iki cinsiyette de normal dağılım göstermesi, araştırmacılara göre aleksitiminin bir kişilik boyutu olduğunu doğruladı.[3] Aynı ülkede 30–97 yaş arası 5.454 kişiyle yapılan daha büyük bir araştırmada oran yüzde 9,9 çıktı. Bu araştırmada aleksitimi; erkek olmak, ileri yaş, düşük eğitim düzeyi, sağlığını kötü algılamak ve depresyonla ilişkili bulundu.[4]
Aleksitimi Belirtileri Nelerdir?
Aleksitiminin temel belirtileri; duyguları tanımakta zorlanma, duyguları başkalarına anlatamama, iç dünyadan çok dış olaylara ve somut ayrıntılara odaklanan bir düşünme biçimi ve hayal gücünün kısıtlı olmasıdır.[1] Bunlara çoğu zaman duyguyu bedensel duyumlarla karıştırma, başkalarının duygularını okumakta güçlük ve ilişkilerde mesafeli görünme eşlik eder.
| Belirti | Günlük hayatta nasıl görünür? |
|---|---|
| Duyguyu tanıyamama | “Bir tuhafım ama ne olduğunu bilmiyorum” demek; üzüntü, korku ve öfkeyi birbirinden ayıramamak |
| Duyguyu anlatamama | Duygular sorulduğunda konuyu değiştirmek, “iyiyim”, “normal” gibi kısa ve genel cevaplar vermek |
| Dışa dönük düşünme | Bir olayın ne hissettirdiğini değil, ne olduğunu saat saat anlatmak; hemen pratik çözüme geçmek |
| Kısıtlı hayal gücü | Hayal kurmakta, gelecekle ilgili senaryolar düşünmekte ve rüyalarını anlatmakta zorlanmak |
| Duyguyu beden duyumuyla karıştırma | Kaygıyı yalnız çarpıntı, öfkeyi baş ağrısı ya da mide sıkışması olarak fark etmek |
| Başkalarının duygusunu okuyamama | Karşısındakinin üzgün mü kırgın mı olduğunu anlamamak, empati kurmakta zorlanmak |
| Birikip patlayan gerginlik | Adı konmayan sıkıntının birikip bir anda öfke patlaması olarak dışa vurulabilmesi |
Bu belirtilerin hepsinin bir arada bulunması gerekmez. Aleksitimi “var ya da yok” diye ikiye ayrılan bir durum değil, hafiften belirgine uzanan bir yelpazedir. Kişi bazı alanlarda zorlanırken bazılarında gayet iyi olabilir; örneğin duygusunu fark edip yalnızca anlatmakta güçlük çekebilir.
Aleksitimik kişiler ilişkilerde nasıl davranır?
Aleksitimik kişiler partnerini sevebilir, ona derinden bağlanabilir. Ancak sevgisini sözle göstermekte, tartışmalarda ne hissettiğini söylemekte ve karşısındakinin kırgınlığını fark etmekte zorlanır; bu güçlük empatiyi de etkileyebilir. Sorunlar çoğu zaman pratik çözümlerle kapatılmaya çalışılır, duygusal konuşmalardan kaçınılır. Empatinin nasıl işlediğini empati yazımızda anlattık.
Aleksitimi bedeni nasıl etkiler?
Adı konamayan duygular çoğu zaman bedende hissedilir. Finlandiya'da 5.129 kişiyle yapılan bir çalışmada aleksitimi; bedensel hastalıklardan, depresyon ve kaygıdan bağımsız olarak bedensel yakınmaların fazlalığıyla ilişkili bulundu ve bu ilişkide en büyük payı duyguları tanımada güçlük taşıyordu.[5] Duyguların bedene yansıması hakkında psikosomatik hastalıklar yazımıza bakabilirsiniz.
Aleksitimi öfke patlamalarına yol açar mı?
Aleksitimi ile saldırganlık arasında bir ilişki bulunmuştur, ama bu aleksitimik her insanın öfkeli ya da saldırgan olduğu anlamına gelmez. Şiddet öyküsü nedeniyle adli psikiyatride ayaktan izlenen kişiler, madde bağımlılığı olanlar, antisosyal kişilik bozukluğu olan erkekler ve travma belirtileri taşıyan eski askerlerle yapılan çalışmalarda aleksitimi puanı yükseldikçe saldırganlık puanı da arttı; ilişki zayıf ile orta güçteydi. Bu ilişkiyi büyük ölçüde duyguları tanımada güçlük boyutu taşıyordu; dışa dönük düşünme ile saldırganlık arasında belirgin bir bağ görülmedi.[1]
Bu bulgular bir ilişkiyi gösterir; aleksitiminin tek başına saldırganlığa yol açtığını kanıtlamaz ve kimin saldırganlaşacağını tek bir özellik belirlemez. Bu çalışmaları özetleyen derlemeye göre düşük benlik saygısı hem aleksitimi hem saldırganlıkla ayrı ayrı ilişkilidir; güçlü sosyal desteğin ise şiddetin gelişmesine karşı koruyucu olduğu bulunmuştur. Öfkeyi erken fark edip yatıştırmanın yolları için öfke kontrolü yazımıza bakabilirsiniz.
Aleksitimi Neden Olur?
Aleksitiminin tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlık, çocuklukta duyguların konuşulduğu ya da bastırıldığı aile ortamı, ağır stres ve travma yaşantıları ile beynin duyguları ve beden sinyallerini işleyen bölgelerindeki farklılıkların birlikte rol oynadığı düşünülüyor. İleri yaş, erkek cinsiyet ve düşük eğitim düzeyi de daha yüksek aleksitimi puanlarıyla ilişkilidir.
Danimarka'da 8.785 ikiz çiftiyle yapılan geniş bir çalışmada, aleksitimideki bireysel farklılıkların yüzde 30–33'ü genetik etkilerle açıklandı. Aynı çalışmada ortak aile ortamının payı yüzde 12–20, kişiye özgü yaşantıların payı ise yüzde 50–56 bulundu.[6] Yani kalıtım bir yatkınlık yaratır, ama tabloyu büyük ölçüde kişinin kendi yaşantıları şekillendirir.
Çocukluktaki aile ortamı aleksitimiyi etkiler mi?
Duyguların konuşulmadığı, ağlamanın ya da öfkenin cezalandırıldığı, çocuğun duygusal ihtiyaçlarının görülmediği evlerde büyüyen kişiler duygularını tanımayı ve adlandırmayı yeterince öğrenemeyebilir. Araştırmalar, kişinin bağlanma biçimi ile aleksitimi arasında ilişki olduğunu gösteriyor. Bu konu çocuklukta duygusal ihmal yazımızda ayrıntılı olarak ele alınıyor.
Çocukluktaki olumsuz yaşantılarla aleksitimi arasındaki bağı inceleyen bir birleşik analiz, toplam 43.076 kişiyi kapsayan 88 çalışmayı bir araya getirdi. Çocukluk ya da ergenlikte kötü muamele görmüş olmak, çoğunlukla yetişkinlikte ölçülen daha yüksek aleksitimi puanlarıyla ilişkiliydi; etki bütün analizlerde küçük ama anlamlıydı. Aleksitimi, fiziksel ya da cinsel istismara göre ihmalle daha güçlü biçimde ilişkili bulundu.[7] Araştırmacılar, çocuklukta yaşanan kötü muamele ile sonraki ruhsal sorunlar arasındaki yolun bir bölümünü aleksitiminin açıklıyor olabileceğini ve bunun araştırılması gerektiğini belirtiyor.
Travma aleksitimiye yol açar mı?
Yukarıda değindiğimiz ikincil aleksitimi görüşüne göre kişi, dayanılmaz duygularla baş edebilmek için duygularını bir tür korunma yolu olarak “kapatabilir”. Travma sonrası stres bozukluğu olan 1.095 kişiyi kapsayan 12 çalışmanın birleşik analizinde aleksitimi ile bu bozukluk arasında güçlü bir ilişki bulundu; ilişki savaş deneyimi yaşamış erkeklerde daha da belirgindi.[8] Travmanın uzun süreli etkileri için travma sonrası stres bozukluğu yazımıza göz atabilirsiniz.
Aleksitimide beyinde ne oluyor?
Aleksitimik kişilerde, kendi duygularımızı işlemede görev alan ön insula ve ön singulat korteks bölgelerinde yapı ve işlev farklılıkları gözlenmiştir. Bu bölgeler aynı zamanda açlık, yorgunluk, sıcaklık ve kalp atışı gibi iç beden sinyallerinin algılanmasında da rol oynar. Anketlerle yapılan bir araştırmada aleksitimik kişiler, yalnız duygularını değil bu beden sinyallerini de yorumlamakta zorlandıklarını bildirdi ve duygularla beden durumlarını birbirine daha benzer algıladı.[9] Duygu ile beden duyumunun neden sık karıştığını bu ortak sistem açıklayabilir.
Aleksitimi Hangi Durumlarla Birlikte Görülür?
Aleksitimi tek başına bir tanı olmasa da birçok ruhsal ve bedensel durumla birlikte sık görülür. Depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozuklukları, alkol kullanım bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu ve açıklanamayan bedensel yakınmalar bunların başındadır. Bu birliktelik, eşlik eden sorunun tedavisini de etkileyebildiği için önemlidir.
| Durum | Araştırmalar ne gösteriyor? |
|---|---|
| Otizm spektrum bozukluğu | Bir birleşik analizde, eşik puanı bildiren çalışmalarda otizmli katılımcıların yaklaşık yarısı (yüzde 49,9) aleksitimi eşiğinin üzerindeydi; karşılaştırma grubunda bu oran yüzde 4,9'du.[10] |
| Depresyon | 19 çalışmada 3.572 kişinin verisi, aleksitimi ile depresyonun şiddeti arasında orta düzeyde bir ilişki gösterdi.[11] |
| Yeme bozuklukları | Anoreksiya ve bulimiyası olan kişiler, sağlıklı kişilere göre duyguları tanıma ve anlatmada belirgin biçimde daha çok zorlandıklarını bildiriyor; tıkınırcasına yeme bozukluğunda fark daha küçük ve kanıt daha sınırlı.[12] |
| Alkol kullanım bozukluğu | Aleksitimi oranı yüzde 45 ile 67 arasında bildiriliyor; ancak aleksitiminin alkol sorununa yol açtığını gösteren kanıt zayıf.[13] |
| Travma sonrası stres bozukluğu | Güçlü bir ilişki var; savaş deneyimi yaşamış erkeklerde daha belirgin. |
| Açıklanamayan bedensel yakınmalar | Aleksitimi, bedensel hastalık ve depresyondan bağımsız olarak daha fazla bedensel yakınmayla ilişkili. |
Bu ilişkilerin yönü her zaman açık değildir. Aleksitimi depresyona yatkınlık yaratabilir, ama depresyon düzeldikçe aleksitimi puanlarının da düştüğünü gösteren çalışmalar vardır.[1] Bu yüzden ağır bir depresyon döneminde yapılan değerlendirmenin, tablo düzeldiğinde yeniden gözden geçirilmesi yararlı olur.
Aleksitimi ile otizm aynı şey mi?
Hayır. Aleksitimi otizmli kişilerde sık görülür ama herkeste bulunmaz; otizmi olmayan pek çok kişide de belirgin aleksitimi olabilir. Bazı araştırmacılar, otizmde görülen duygu tanıma ve empati güçlüklerinin önemli bir bölümünün otizmin kendisinden değil, eşlik eden aleksitimiden kaynaklandığını öne sürüyor.[2] Otizmin temel belirtileri için otizm rehberimize bakabilirsiniz.
Aleksitimi Benzer Durumlardan Nasıl Ayrılır?
Aleksitimi; depresyondaki duygusal donukluk, otizm, şizoid kişilik bozukluğu, depersonalizasyon ya da düşük duygusal zeka ile karıştırılabilir. Temel fark, aleksitimide duyguların yaşandığı ama tanınıp sözcüklere dökülemediğidir. Depresyondaki zevk alamama çoğunlukla dönemseldir; şizoid kişilikte ise sorun duyguyu adlandırmaktan çok yakın ilişkiye ilgi duymamaktır.
| Durum | Öne çıkan özellik | Aleksitimiden farkı |
|---|---|---|
| Aleksitimi | Duyguları tanıma ve anlatmada güçlük, dışa dönük düşünme | Duygular yaşanır ama adı konamaz; çoğu zaman kalıcı bir kişilik özelliğidir |
| Depresyon | Günün çoğunda süren çökkünlük ya da zevk alamama; uyku, iştah ve enerji değişiklikleri | Çoğunlukla dönemseldir ve çoğu zaman tedaviyle düzelir; kişi genellikle kötü hissettiğini söyleyebilir |
| Otizm spektrum bozukluğu | Sosyal iletişimde güçlük, sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlar | Çocukluktan başlayan gelişimsel bir durumdur; aleksitimi otizmli kişilerin bir bölümüne eşlik eder |
| Şizoid kişilik bozukluğu | Yakın ilişkilere ilgisizlik, yalnız etkinlikleri seçme, duygusal ifadenin kısıtlı olması | Kişi yakınlık istemez; aleksitimik kişi çoğu zaman yakınlık ister ama duygusunu aktaramaz |
| Depersonalizasyon | Kendine, bedenine ve duygularına yabancılaşma, “film izliyormuş gibi” hissetme | Kişi duygularının uzaklaştığını fark eder ve bundan rahatsız olur; sorun duyguyu adlandırmak değil, onu yabancı hissetmektir |
| Düşük duygusal zeka | Duyguları yönetme ve ilişkilerde kullanma becerilerinde zayıflık | Daha geniş bir kavramdır; aleksitimi özellikle kendi duygusunu tanıma ve anlatma güçlüğünü anlatır |
Aleksitimi ile depresyon birbirine yakın, ama ayrı kavramlardır. Depresyonun belirtileri için depresyon rehberimize, yabancılaşma hissi için derealizasyon ve depersonalizasyon yazımıza, duygusal zekanın bileşenleri için duygusal zeka rehberimize bakabilirsiniz.
Aleksitimi ile nevrotik kişilik arasında ilişki var mı?
Kısmen var, ama ikisi aynı şey değildir. Nevrotiklik; kaygı, üzüntü, öfke ve kırılganlık gibi olumsuz duyguları sık ve yoğun yaşama eğilimini anlatan bir kişilik boyutudur. 101 üniversite öğrencisiyle yapılan bir çalışmada Toronto ölçeği puanı nevrotiklikle aynı yönde, dışadönüklük ve deneyime açıklıkla ters yönde ilişkiliydi. Araştırmacılar bu tabloyu, aleksitiminin birden fazla kişilik özelliğine yayılan kendine özgü bir yapı olduğunu gösteren bir bulgu olarak yorumladı.[14]
Bu ilişkinin bir bölümü ölçüm biçiminden kaynaklanıyor olabilir. 51 üniversite öğrencisiyle yapılan daha küçük bir çalışmada, görüşmeyle yapılan değerlendirmede duyguları tanımada güçlük nevrotiklikle ilişkili çıkmadı; deneyime açıklığın düşük olması ise hem görüşmede hem ölçeklerde aleksitimiyle birlikte görüldü.[15] Nevrotikliğin ne anlama geldiğini ve nevroz kavramının bugün nasıl kullanıldığını nevroz ve nevrotik kişilik yazımızda anlattık.
Aleksitimi Nasıl Değerlendirilir, Tanısı Konur mu?
Aleksitimi için kan tahlili, beyin görüntülemesi ya da kesin bir tanı ölçütü yoktur. Değerlendirme; bir ruh sağlığı uzmanının yapacağı görüşme, kişinin ve yakınlarının anlattıkları ile öz bildirim ölçekleriyle yapılır. Uzman ayrıca depresyon, kaygı, travma, otizm ya da madde kullanımı gibi eşlik edebilecek durumları araştırır.
En sık kullanılan araç, 20 maddelik Toronto Aleksitimi Ölçeği'dir (TAS-20). Aleksitimi araştırmalarının büyük çoğunluğu bu ölçekle yapılmıştır ve ölçek birçok dile çevrilmiştir.[16] Kişi her maddeye 1 ile 5 arasında puan verir; ölçek toplam puanın yanında duyguları tanımada güçlük, duyguları anlatmada güçlük ve dışa dönük düşünme alt puanlarını da verir. Toplam puan 20 ile 100 arasındadır ve 61 ve üzeri yüksek aleksitimi düzeyi olarak kabul edilir.[12]
Türkiye'de de aleksitimi bu ölçeklerle araştırılıyor. Üniversite öğrencileriyle yapılan bir çalışmada, duyguları aktarmada güçlüğün depresyon belirtilerinin şiddetiyle, duyguları tanımada güçlüğün ise kaygı belirtilerinin şiddetiyle ilişkili olduğu bulundu.[17]
Aleksitimi testi tanı koyar mı?
Hayır. Öz bildirim ölçekleri tarama amaçlıdır ve doğal bir sınırlılıkları vardır: kendi duygusunu tanımakta zorlanan birinin, bu zorluğu ne kadar yaşadığını doğru değerlendirmesi de zor olabilir. Kendinizle ilgili ön fikir edinmek için Aleksitimi Testi'ni çözebilirsiniz; sonuç sizi düşündürüyorsa bir uzmanla görüşmek daha doğru olur.
Toronto ölçeği dışında hangi değerlendirme yöntemleri var?
Öz bildirimin bu sınırlılığı nedeniyle araştırmacılar başka yöntemler de geliştirdi. Toronto Aleksitimi Yapılandırılmış Görüşmesi (TSIA), aleksitimiyi kişinin kendini puanlamasıyla değil, görüşmeyi yapan kişinin sorulara verilen cevapları puanlamasıyla değerlendirir. Bermond-Vorst Aleksitimi Ölçeği (BVAQ) ise yine bir ankettir, ancak duyguları tanıma ve anlatmanın yanında duygusal uyarılmanın ve hayal kurmanın düzeyini de ayrıca ölçer.[15] Günlük uygulamada bu araçlar tek başına değil, uzmanın görüşmesiyle birlikte yorumlanır.
Çocuk ve Ergenlerde Aleksitimi Nasıl Fark Edilir?
Çocuklarda aleksitimi, sözden çok bedensel yakınmalarla kendini gösterebilir. Sıkıntısını anlatamayan çocuk sık tekrarlayan karın ya da baş ağrısından yakınabilir, neden üzüldüğü sorulduğunda “bilmiyorum” diyebilir. Duyguları adlandırma becerisi çocukluk boyunca geliştiği için bu işaretler tek başına aleksitimi anlamına gelmez; ne kadar sürdüklerine ve çocuğun hayatını ne kadar etkilediklerine bakmak gerekir.
Tetkiklerde nedeni bulunamayan bedensel yakınmaları olan çocuklarla yapılmış 10 çalışmayı inceleyen bir derlemede, sağlıklı çocuklarla karşılaştırma yapan 8 çalışmanın 7'sinde bu çocuklar anketlerde daha yüksek aleksitimi bildirdi. Ancak duygu tanımayı doğrudan ölçen görevlerin kullanıldığı iki çalışmada fark bulunmadı; bu nedenle bulgular şimdilik ön bulgu sayılıyor.[18] Migren ya da gerilim tipi baş ağrısı olan çocuk ve ergenlere odaklanan başka bir derlemede de incelenen çalışmaların hepsi, bu gençlerde karşılaştırma gruplarına göre daha yüksek aleksitimi puanı bildiriyordu.[19]
Ergenlikte aleksitimi, kendine zarar verme davranışıyla da ilişkili bulunmuştur. Ergenlerde depresyon, aleksitimi ve kendine zarar verme arasındaki bağı inceleyen dokuz çalışmalık bir derlemede, kendine zarar veren gençlerin hem depresyon hem aleksitimi puanları kendine zarar vermeyenlerden belirgin biçimde yüksekti; aleksitimideki fark en çok duyguları tanıma ve onları bedensel duyumlardan ayırt etme boyutundaydı. Yazarlar aleksitimiyi, depresyonu olan ergenlerde intihar amacı taşımayan kendine zarar verme için bir risk etkeni olarak değerlendirdi; ancak çalışmaların hepsi gençlerin kendi bildirimine dayanıyordu.[20]
Tekrarlayan ağrılarda önce çocuk doktoru muayenesiyle bedensel bir neden araştırılmalıdır. Çocuğunuzda kendine zarar verme belirtisi görürseniz ya da çocuğunuz açıklanamayan ağrılar yüzünden sık sık okula gidemiyorsa bir çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanına başvurun; çocuğunuz yaşamına son vermekten söz ediyorsa ya da ciddi biçimde yaralanmışsa beklemeden 112'yi arayın. Ebeveynleri harekete geçirmesi gereken diğer işaretleri ebeveynler için endişe verici belirtiler yazımızda topladık; evde duygu dilini desteklemenin yolları ise aşağıda, günlük hayatla ilgili bölümde yer alıyor.
Aleksitimi Tedavi Edilebilir mi?
Aleksitimi bir kişilik özelliği olduğu için onu “tamamen geçirmek” hedeflenmez; ancak duygu farkındalığı çalışılarak kısmen azaltılabilir. Araştırmalar, doğrudan duyguları tanıma ve adlandırmaya odaklanan psikolojik yöntemlerin, bu konuyu hedeflemeyen tedavilere göre daha tutarlı sonuç verdiğini gösteriyor.[21] Eşlik eden depresyon, kaygı ya da travmanın tedavisi de önemlidir.
| Yöntem | Nasıl çalışır? | Bilinenler |
|---|---|---|
| Duygu farkındalığına odaklanan psikoterapi | Beden duyumlarını fark etme, duygulara ad verme, duygu ile olay arasında bağ kurma | Aleksitimiyi doğrudan hedefleyen çalışmalar, tedavi sonrasında puanlarda genellikle anlamlı düşüş bildirdi |
| Bilinçli farkındalık (mindfulness) | Yargılamadan, şimdiki ana dikkat verme alıştırmaları | Toplam 460 katılımcılı 4 randomize kontrollü çalışmada, uygulama sonunda Toronto Aleksitimi Ölçeği puanları kontrol grubuna göre ortalama 5,28 puan daha düşüktü[22] |
| Grup terapisi | Başkalarının duygularını nasıl anlattığını görmek, geri bildirim almak | Bu kişiler için grup temelli çalışmanın uygun olabileceği öne sürülüyor |
| Destekleyici ve eğitici yaklaşım | Duyguları somut örneklerle öğretmek, duygu sözcüklerini çoğaltmak | Yorumlayıcı yöntemlere göre daha uygun olabileceği öne sürülüyor |
| Duygusal zeka eğitimi | Duyguları tanıma, anlama ve yönetme becerilerini geliştirme | Duygu bileşenlerinin öğretilmesiyle aleksitimi puanlarının düştüğü bildirildi |
| Eşlik eden bozukluğun tedavisi | Depresyon, panik bozukluğu, OKB ya da bulimiyanın tedavisi | Bu tedavilerden sonra aleksitimi puanlarının da azaldığı görüldü |
Tablodaki son dört satır, aleksitimi üzerine yazılmış bir derlemenin özetlediği bulgulara dayanıyor. Aynı derleme önemli bir noktaya da dikkat çekiyor: bulimiya, panik bozukluğu, OKB ya da depresyon tedavisinden sonra görülen düşüş, terapinin aleksitimiyi doğrudan değiştirmesinden çok eşlik eden belirtilerin hafiflemesinden kaynaklanıyor olabilir.[1]
Terapi türleri hakkında genel bilgi için psikoterapi çeşitleri yazımıza, bilinçli farkındalık alıştırmaları için mindfulness rehberimize bakabilirsiniz.
Aleksitimi terapiyi zorlaştırır mı?
Evet, zorlaştırabilir. Bir dizi çalışmada yüksek aleksitimi, hem psikodinamik hem destekleyici terapide daha düşük yararla ilişkili bulundu. Grup terapisinde bu kişilerin olumlu duygularını az dile getirmesi terapistte olumsuz tepkiler uyandırıyor ve bu durum sonucu kısmen olumsuz etkiliyordu.[23] Bu yüzden aleksitiminin terapinin başında fark edilmesi, yöntemin kişiye göre uyarlanmasını kolaylaştırır.
Aleksitimide ilaç kullanılır mı?
Aleksitimiyi doğrudan ortadan kaldıran bir ilaç yoktur. Eşlik eden depresyon ya da kaygı bozukluğu varsa hekim bunlar için ilaç önerebilir. Aleksitiminin ilaç tedavisinden alınan yararı da azaltabileceği bildirildiği için, ilaç kullanılan durumlarda duygu farkındalığı çalışmasını sürdürmek yararlı olur.[1]
Aleksitimi ile Günlük Hayatta Nasıl Baş Edilir?
Duygu farkındalığı, yabancı bir dil gibi düzenli alıştırmayla gelişebilen bir beceridir. Gün içinde birkaç kez durup bedeninizde ne olduğunu fark etmek, bunu olası bir duyguyla eşleştirmek, duygu sözcükleriyle çalışmak ve yaşadıklarınızı yazmak başlangıç için uygun adımlardır. Duyguları alkolle bastırmaya çalışmak ise yeni sorunlar doğurabilir.
- Beden taraması: Günde üç kez, örneğin öğünlerden önce, bir dakika durun; omuz, göğüs, mide ve çenenizde ne hissettiğinizi not edin.
- Duygu sözlüğü: “İyi” ve “kötü” yerine kullanabileceğiniz sözcükleri çoğaltın: kırgın, gergin, mahcup, hayal kırıklığına uğramış, rahatlamış, heyecanlı.
- Üç sütunlu günlük: Akşamları “Ne oldu?”, “Bedenimde ne hissettim?” ve “Bu hangi duygu olabilir?” sorularını kısaca yanıtlayın.
- Tahmin etmeye izin verin: “Sanırım kırıldım” demek yeterlidir; duygunuzdan kesin emin olmak zorunda değilsiniz.
- Geri bildirim isteyin: Güvendiğiniz birine, zor bir anda yüzünüzün ve sesinizin nasıl göründüğünü sorun.
- Film ve romanlardan öğrenin: Film ve romanlarda karakterlerin ne hissettiğini tahmin etmek duygu dağarcığını genişletir.
- Temel ihtiyaçları koruyun: Düzenli uyku, hareket ve öğünler, açlık ya da yorgunluğun duygularla karıştırılmasını azaltmaya yardımcı olabilir.
Aleksitimik bir yakınınıza nasıl yaklaşabilirsiniz?
Onu “duygusuz” olmakla suçlamak yerine, duyguları anlatmanın onun için gerçekten zor olduğunu kabul edin. Açık uçlu sorular yerine seçenek sunmak işe yarayabilir; örneğin “Bu seni daha çok kızdırdı mı, yoksa üzdü mü” diye sorabilirsiniz. Kendi duygularınızı kısa ve net cümlelerle ifade ederek örnek olun. Eşiyle aynı evde yalnızlık hissedenler için duygusal ihmal sendromu yazımız da yol gösterebilir.
Çocuklarda duygu farkındalığı nasıl desteklenir?
Çocuklar duygularına ad vermeyi büyük ölçüde çevrelerindeki yetişkinlerden öğrenir: “Oyuncağın kırıldığı için üzüldün” demek, çocuğa yaşadığı şeyin bir adı olduğunu gösterir. Ağlamayı ya da öfkeyi yasaklamak yerine duyguyu kabul edip davranışa sınır koymak, evde duyguların konuşulması ve ebeveynin kendi duygularını da dile getirmesi yararlıdır. Çocukta duygularla ilgili belirgin güçlük, iletişim sorunları ya da sosyal zorluklar varsa çocuk ve ergen psikiyatrisine başvurulmalıdır.
Aleksitimi İçin Ne Zaman Uzmana Başvurulmalı?
Duygularınızı tanıyamamak ilişkilerinizi, işinizi ya da sağlığınızı belirgin biçimde etkiliyorsa bir psikiyatri uzmanına ya da klinik psikoloğa başvurmanız yararlı olur. Özellikle süren çökkünlük, kaygı, açıklanamayan bedensel yakınmalar, alkol kullanımında artış varsa ya da yakınlarınızdan sürekli “seni anlayamıyorum” sözünü duyuyorsanız değerlendirmeyi ertelemeyin.
- Haftalardır süren ve günlük işleri aksatan çökkünlük ya da zevk alamama
- Tetkiklerde nedeni bulunamayan, sık tekrarlayan ağrı ve bedensel yakınmalar
- Sıkıntıyı yatıştırmak için alkol, madde ya da aşırı yemeye yönelme
- İlişkilerde tekrarlayan kopukluk, partnerin sizi “duygusal olarak ulaşılmaz” bulması
- Ağır bir kayıp ya da travmadan sonra duyguların tamamen “kapanmış” gibi hissedilmesi
- Kendinize zarar verme ya da yaşamınızı sonlandırma düşünceleri
Aleksitimi, intihar düşünceleriyle ilişkili bulunmuştur ve bazı çalışmalarda bu ilişki depresyon hesaba katıldığında da sürmektedir.[1] Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa beklemeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise gidin. Bu konuda kendine zarar verme ve intihar düşünceleri rehberimiz yol gösterebilir.
Sık Sorulan Sorular
Aleksitimi geçer mi?
Yetişkinlerde aleksitimi oldukça kalıcı bir özelliktir; Finlandiya'da 30 yaş ve üzerindeki 3.083 kişinin 11 yıl arayla iki kez değerlendirildiği çalışmada ortalama puan değişmedi.[24] Buna karşın duygu farkındalığına odaklanan çalışmalarla belirtiler azaltılabilir; stres ya da hastalıkla ortaya çıkan ikincil aleksitimi ise tablo düzeldikçe gerileyebilir.
Aleksitimik biri aşık olur mu?
Evet. Aleksitimik kişiler de sevgi, bağlılık ve kıskançlık gibi duyguları yaşar; zorlandıkları nokta bu duyguları fark edip sözle ifade etmektir. Sevgilerini sözden çok yardım etmek, bir işi üstlenmek gibi davranışlarla gösterebilirler.
Aleksitimi erkeklerde daha mı sık görülür?
Toplum çalışmalarında erkeklerde daha sık bulunmuştur. Finlandiya'daki çalışmada erkekler duyguları anlatmada güçlük ve dışa dönük düşünme boyutlarında daha yüksek puan aldı, ancak duyguları tanımada güçlük boyutunda kadınlarla aralarında fark yoktu.
Aleksitimi ile duygusal zeka aynı şey mi?
Hayır. Duygusal zeka; duyguları tanıma, anlama, yönetme ve ilişkilerde kullanma becerilerini kapsayan daha geniş bir kavramdır. Aleksitimi ise özellikle kendi duygularını tanıma ve ifade etme güçlüğünü anlatır. Bu becerilere genel bir bakış için Duygusal Zeka Testi'ni de çözebilirsiniz.
Aleksitimi ile duygularını bastırmak aynı şey mi?
Hayır. Duygularını bastıran kişi ne hissettiğini bilir ama göstermemeyi seçer; aleksitimide ise sorun duyguyu tanımak ve adlandırmaktır. Yine de ikisi iç içe geçebilir. Çocuklukta biçimlendiği düşünülen kalıcı düşünce ve duygu kalıplarına “erken dönem uyumsuz şema” denir; bu şemaları inceleyen 19 çalışmayı birleştiren bir analizde aleksitimi 18 şemanın 16'sıyla ilişkiliydi ve en güçlü ilişkiyi, duyguları ve kendiliğinden tepkileri aşırı ölçüde bastırmayı anlatan “duygusal ketlenme” şemasıyla gösterdi.[25]
Aleksitimi için hangi uzmana gidilir?
Yetişkinlerde psikiyatri uzmanı ya da klinik psikolog, çocuk ve ergenlerde çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı uygundur. Değerlendirme yüz yüze görüşmeyle yapılır; eşlik edebilecek depresyon, kaygı ya da otizm gibi durumlar da gözden geçirilir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; duygularınızı tanımakta yaşadığınız güçlüğün bir kişilik özelliği mi, yoksa depresyon, travma ya da başka bir durumun parçası mı olduğunu sizi dinleyen bir ruh sağlığı uzmanı ayırt edebilir. İçinizdeki boşluk kendinize zarar verme düşüncesine dönüşürse vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ulaşın.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Henüz yorum yok; ilk yorumu siz yazabilirsiniz. Düşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.