Psikiyatrik tanı, yaşadığınız belirtilerin bir adı ve tedavinin hangi yönde ilerleyeceğini gösteren bir yol işaretidir; sizin kim olduğunuzu tanımlamaz. Tanıdan sonra hekiminizle birlikte ilaç, psikoterapi ya da ikisinin birleşimine karar verilir, kontrol aralıkları belirlenir. Tedavi genellikle haftalar içinde etkisini göstermeye başlar.
İçindekiler · 9 başlık

Tanı aldıktan sonra ilk ne yapmalısınız?
İlk adım tanıyı anlamaktır: ne anlama geldiğini, neden bu tanının düşünüldüğünü ve tedavi seçeneklerinin neler olduğunu hekiminize sorun. İlk görüşmede konan tanı bazen bir çalışma tanısıdır ve takip görüşmelerinde netleşebilir ya da değişebilir.[1] Bu belirsizlik olağandır ve tedaviye başlamaya engel değildir.
- Bu tanıyı hangi belirtilerime dayanarak koydunuz?
- Başka bir olasılık var mı, ek bir tetkik gerekiyor mu?
- Hangi tedavileri öneriyorsunuz, alternatifleri neler?
- İyileşme belirtilerini ne zaman görmeyi beklemeliyim?
- Bir sonraki görüşme ne zaman, acil durumda size nasıl ulaşırım?
Tedavi planı nasıl belirlenir?
Tedavi planı tanıya, belirtilerin şiddetine, önceki deneyimlerinize ve sizin tercihlerinize göre birlikte oluşturulur. Hafif ve orta düzey tablolarda çoğu zaman önce psikoterapi önerilirken, belirtiler ağırsa ilaç tedavisi ya da ilaç ile terapinin birlikte kullanımı gündeme gelir.[2] Kararlara ortak olmak, tedaviye uyumu da artırır.[3]
İlaç tedavisinde neler beklenir?
Antidepresan gibi birçok psikiyatrik ilacın etkisi bir anda başlamaz; ilk iyileşme çoğu zaman iki ila dört hafta içinde fark edilir, tam etki için altı ila sekiz hafta gerekebilir.[6] Bulantı, baş ağrısı ya da uyku değişikliği gibi yan etkiler genellikle ilk haftalarda görülür ve çoğu zaman azalır. Dozu kendi başınıza değiştirmek ya da ilacı birden bırakmak sorun yaratabilir.
İyileşme sağlandıktan sonra ilacın bir süre daha kullanılması, belirtilerin geri dönmesini önler; depresyonda bu süre genellikle en az altı aydır.[2] İlaç bırakılacaksa bu, hekimle planlanır ve doz yavaş yavaş azaltılır.
Psikoterapi nasıl ilerler?
Psikoterapi çoğu zaman haftada bir yapılan görüşmelerle ilerler; bilişsel davranışçı terapi gibi yapılandırılmış yöntemlerde birkaç aya yayılan belirli sayıda seans planlanır. Seanslar arasında verilen ödevleri yapmak, terapinin etkisini belirgin biçimde artırır. Terapistle kurulan güvenli ilişki de sonucu etkileyen önemli etkenlerden biridir.[4]
Önümüzdeki aylarda süreç nasıl gider?
İyileşme düz bir çizgide ilerlemez; iyi günlerin arasına kötü günler girebilir ve bu, tedavinin işe yaramadığı anlamına gelmez. Aşağıdaki tablo, depresyon ya da kaygı bozukluğu gibi sık görülen tablolarda sürecin genel gidişini özetler. Sizin süreciniz tanınıza ve tedavinize göre farklı olabilir.
| Dönem | Ne olur? | Siz ne yaparsınız? |
|---|---|---|
| İlk 2 hafta | Tedavi başlar, yan etkiler görülebilir | İlacı düzenli alır, yan etkileri not edersiniz |
| 2–8 hafta | İlk iyileşme belirtileri, doz ayarı | Kontrollere gider, değişimi takip edersiniz |
| 2–6 ay | Belirtiler belirgin azalır | Tedaviyi sürdürür, günlük düzeni kurarsınız |
| İyileşme sonrası | Koruma dönemi | Hekimle birlikte bırakma planı yaparsınız |
Kontroller ne sıklıkla yapılır?
Tedavinin başında kontroller daha sık, genellikle iki ila dört haftada bir yapılır; durum oturdukça aralıklar uzar. Yeni bir antidepresana başlayan 25 yaş altındaki kişilerde ya da intihar düşüncesi olanlarda ilk kontrolün bir hafta içinde yapılması önerilir.[2] Kontrole giderken son görüşmeden bu yana olanları özetlemek, görüşmeyi verimli kılar.
- Uykunuz, iştahınız ve enerjiniz nasıl değişti?
- Ruh hâlinizi 0–10 arasında günlük puanlayın.
- Gözlediğiniz yan etkileri ve ne zaman başladığını yazın.
- İlacı atladığınız günleri not edin.
Tanınızı kimlerle paylaşmalısınız?
Tanınızı kiminle paylaşacağınız tamamen sizin kararınızdır. Sağlık verileri özel nitelikli kişisel veridir ve izniniz olmadan paylaşılamaz.[5] Çoğu iş için tanınızı işverene bildirmek zorunda değilsiniz; ancak silah ruhsatı ya da bazı ehliyet türleri gibi özel sağlık raporu gerektiren durumların kendi kuralları vardır.
Güvendiğiniz bir aile üyesine ya da arkadaşa durumunuzu anlatmak çoğu zaman yükü hafifletir. Ona hangi belirtilerin kötüleşme işareti olduğunu ve size nasıl destek olabileceğini söylemek, zor anlarda işinize yarar.
Hangi durumlarda beklemeden hekime başvurmalısınız?
Tedavi sırasında bazı belirtiler kontrol tarihini beklemeden harekete geçmeyi gerektirir. Kendinize zarar verme ya da intihar düşüncelerinin ortaya çıkması ya da artması durumunda hemen hekiminize ulaşın ya da 112’yi arayın. Aşağıdaki durumlarda da en kısa sürede hekiminize haber verin.
- Uyku ihtiyacının birden azalması, aşırı enerji, hızlı konuşma gibi taşkınlık belirtileri
- Ciltte yaygın döküntü, yüksek ateşle birlikte kas sertliği ya da bilinç bulanıklığı
- Huzursuzluğun ve iç sıkıntısının belirgin biçimde artması
- İlacı tolere edemeyip bırakmak zorunda kalmanız
Sık Sorulan Sorular
Psikiyatrik tanı ömür boyu sürer mi?
Hayır, birçok tanı belirli bir dönemi anlatır ve tedaviyle tamamen düzelir. Bazı rahatsızlıklar ise tekrarlama eğilimindedir ve uzun süreli takip gerektirir. Tanının kalıcılığı kişiden kişiye değişir; bu konuyu hekiminizle konuşmak, beklentilerinizi gerçekçi tutmanıza yardımcı olur.
Ömür boyu ilaç kullanmam gerekir mi?
Çoğu kişi ilacı belirli bir süre kullanır ve iyileşme sonrası koruma döneminin ardından, hekimle planlayarak bırakır. Tekrarlayan ya da ağır seyirli bazı durumlarda daha uzun süreli kullanım önerilebilir. Bu karar her zaman sizin durumunuza göre, yarar ve riskler birlikte değerlendirilerek verilir.
Tedavinin işe yaramadığını nasıl anlarım?
Yeterli doz ve sürede, yani çoğu ilaç için altı ila sekiz hafta kullanıma rağmen belirgin bir değişim yoksa tedavinin gözden geçirilmesi gerekir. Doz ayarı, ilaç değişikliği ya da terapinin eklenmesi gibi seçenekler vardır. Bu kararı kendiniz vermek yerine hekiminizle birlikte değerlendirin.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Hekim seçimiyle ilgili ayrıntılar için doğru psikiyatristi seçme rehberimize bakabilirsiniz.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
1 yorumDüşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.
Okurların yorumları
Pinar Unal
Is yerinde tükenmişlik sendromu yaşamaya baslamistim. Bu yazıyı okuyana kadar bunun ne kadar ciddi olduğunu bilmiyordum.