Davranım bozukluğu, çocuk ya da ergenin başkalarının haklarını ve yaşına uygun toplumsal kuralları en az bir yıl boyunca tekrar tekrar çiğnediği bir ruhsal bozukluktur. Kavga, zorbalık, hayvanlara eziyet, mala zarar verme, yalan, hırsızlık ve evden ya da okuldan kaçma gibi davranışlar bir arada görülür.[1] Sıradan yaramazlıktan farkı, davranışların şiddeti, sürekliliği ve başkalarına verdiği zarardır.
İÇİNDEKİLER

Bu yazıda davranım bozukluğunun ne olduğunu, belirtilerini, karşıt olma bozukluğundan farkını, neden ortaya çıktığını, kaç yaşında başladığını, nasıl tedavi edildiğini ve ebeveynlerin neler yapabileceğini anlattık.
Davranım Bozukluğu Nedir?
Davranım bozukluğu, çocuk ve ergen psikiyatrisinde "yıkıcı davranış bozuklukları" başlığı altında yer alan bir tanıdır. Tanı için son on iki ay içinde belirli davranışlardan en az üçünün, bunlardan en az birinin de son altı ayda görülmesi ve bu davranışların okul, aile ya da sosyal hayatı belirgin biçimde bozması gerekir.[1] Tanıyı yalnız çocuk ve ergen psikiyatristi koyar.
Davranım bozukluğu çocuk ve ergenlerin yaklaşık yüzde dördünde görülür ve erkek çocuklarda kızlara göre belirgin biçimde daha sıktır.[1] Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü, kaygı ve depresyon sıklıkla eşlik eder; bu yüzden değerlendirme yalnız davranışla sınırlı kalmaz.
Davranım Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Davranım bozukluğunun belirtileri dört alanda toplanır ve çocukta bunların birkaçı bir arada görülür. Belirtilerin tek tek değil, bir örüntü hâlinde ve en az bir yıl boyunca sürmesi önemlidir; her çocuk bir kez yalan söyleyebilir ya da kavga edebilir. Aşağıdaki alanlar tanı ölçütlerine göre düzenlenmiştir.[1]
- İnsanlara ve hayvanlara saldırganlık: Sık kavga başlatma, zorbalık ve tehdit, silah ya da alet kullanma, insanlara ya da hayvanlara fiziksel zarar verme.
- Mala zarar verme: Bilerek yangın çıkarma, eşya, araç ya da bina gibi başkasının malına kasıtlı zarar verme.
- Yalan ve hırsızlık: Çıkar sağlamak ya da sorumluluktan kaçmak için sık yalan, başkasının evine ya da arabasına girme, mağazadan ya da evden çalma.
- Ciddi kural ihlali: On üç yaşından önce başlayan gece eve gelmeme, evden kaçma, sık okuldan kaçma.
Bazı çocuklarda bu davranışlara pişmanlık duymama, başkalarının duygularını önemsememe ve sığ duygulanım eşlik eder; bu tabloya "sınırlı prososyal duygular" denir ve daha dikkatli bir tedavi planı gerektirir.
Davranım Bozukluğu ile Karşıt Olma Bozukluğu Arasındaki Fark Nedir?
Karşıt olma karşı gelme bozukluğunda çocuk öfkeli, inatçı ve otoriteyle sürekli tartışan bir tutum içindedir; ancak başkalarının temel haklarını çiğnemez. Davranım bozukluğunda ise saldırganlık, zarar verme ve hırsızlık gibi haklara doğrudan saldıran davranışlar vardır. Karşıt olma bozukluğu bazen davranım bozukluğunun öncüsüdür, ama çoğu çocukta ona dönüşmez.
| Özellik | Karşıt olma bozukluğu | Davranım bozukluğu |
|---|---|---|
| Temel sorun | Öfke, inat, tartışma | Hakları çiğneme, saldırganlık |
| Başkasına zarar | Genellikle yok | Var (fiziksel, maddi) |
| Yalan ve hırsızlık | Nadir | Sık |
| Başlangıç | Okul öncesi–ilkokul | Çocukluk ya da ergenlik |
| Gidiş | Çoğunlukla iyi | Tedavisiz daha ağır |
Karşıt olma bozukluğunu karşıt olma karşı gelme bozukluğu yazımızda ayrıntılı anlattık.
Yaramazlık mı, Davranım Bozukluğu mu?
Her çocuk zaman zaman kural bozar, yalan söyler ya da kavga eder; bu gelişimin parçasıdır. Davranım bozukluğunu düşündüren şey davranışın şiddeti, sıklığı ve süresidir: Davranışlar başkasına gerçek zarar veriyor, aylardır sürüyor, uyarıya ve cezaya rağmen azalmıyor ve çocuk pişmanlık göstermiyorsa sıradan yaramazlığın ötesine geçilmiş demektir. Böyle durumda bekleyip görmek yerine değerlendirme istemek daha doğrudur. Öğretmenlerin gözlemi bu ayrımda çok değerlidir.
Davranım Bozukluğu Neden Olur?
Davranım bozukluğunun tek bir nedeni yoktur; biyolojik yatkınlık ve çevre koşulları birlikte etki eder. Araştırmalar, duyguları tanıma ve dürtüleri frenleme ile ilgili beyin bölgelerinde farklılıklar, kalıtsal yatkınlık ve zor mizaç gibi etkenlerin riski artırdığını göstermektedir.[2] Ancak bu yatkınlık tek başına bozukluğa yol açmaz; çevre belirleyicidir.
Çevresel risk etkenleri arasında tutarsız ya da sert disiplin, ihmal, aile içi şiddet, ebeveynde madde kullanımı ya da ruhsal hastalık, yoksulluk, akran reddi ve suça karışan arkadaş çevresi sayılabilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda davranım sorunları daha sık gelişir; bu ilişkiyi çocuklarda DEHB yazımızda anlattık.
Davranım Bozukluğu Kaç Yaşında Başlar?
Davranım bozukluğu iki farklı biçimde başlar ve bu ayrım gidişi belirler. Çocukluk başlangıçlı tipte en az bir belirti on yaşından önce ortaya çıkar; bu çocuklarda saldırganlık daha belirgindir ve tedavi edilmezse sorunlar yetişkinliğe uzanma eğilimindedir. Ergenlik başlangıçlı tipte belirtiler on yaşından sonra, çoğunlukla akran etkisiyle başlar ve çoğu gençte ergenlik bitince azalır.[3]
Bu yüzden küçük yaşta başlayan saldırganlık ve kural ihlalleri "büyüyünce geçer" diye bekletilmemelidir; erken müdahale en çok bu grupta fark yaratır. Ergenlik döneminin kendine özgü sınır ve risk konularını ergenlik döneminde ruh sağlığı yazımızda bulabilirsiniz.
Davranım Bozukluğu Tedavisi Nasıldır?
Davranım bozukluğu tedavisinin merkezinde aile vardır. Küçük çocuklarda en güçlü kanıta sahip yöntem ebeveyn eğitimi programlarıdır: Anne baba, olumlu davranışı fark edip ödüllendirmeyi, tutarlı ve sakin sınır koymayı ve çatışmayı tırmandırmadan yönetmeyi öğrenir. Bu programların erken başlayan davranım sorunlarını azalttığı geniş bir derlemede gösterilmiştir.[4]
Okul çağı ve ergenlikte çocuğa yönelik bilişsel davranışçı terapi eklenir; çocuk öfkeyi tanımayı, sorunları konuşarak çözmeyi ve başkasının bakış açısını görmeyi öğrenir. Ağır olgularda aileyi, okulu ve arkadaş çevresini birlikte ele alan çok sistemli terapi kullanılır ve suça karışmayı azalttığı gösterilmiştir.[5] İlaç tedavisi davranım bozukluğunun kendisi için değil, eşlik eden dikkat eksikliği ya da ağır saldırganlık için hekim kararıyla kullanılır.[6]
Ebeveynler Ne Yapabilir?
Davranım sorunu olan bir çocuğu büyütmek yorucudur ve ebeveynler çoğu zaman ya çok sert ya da tükenip tamamen gevşek davranmaya başlar; ikisi de davranışı artırır. İşe yarayan yaklaşım sakin, tutarlı ve önceden belirlenmiş kurallardır. Aşağıdaki adımlar tedaviyi destekler, yerine geçmez.
- Az sayıda, net kural koyun ve sonuçlarını önceden söyleyin; kuralı her seferinde aynı biçimde uygulayın.
- İyi davranışı yakalayın: istenen davranışı gördüğünüz anda somut biçimde övün; olumlu dikkat olumsuzundan daha güçlüdür.
- Bağırmadan ve vurmadan sınır koyun; fiziksel ceza saldırganlığı öğretir ve artırır.
- Her gün çocukla kavgasız, keyifli on beş dakika geçirin; ilişki güçlendikçe iş birliği artar.
- Okulla düzenli iletişim kurun; davranışlar ev ve okulda aynı yaklaşımla ele alınsın.
- Çocuğun kimlerle vakit geçirdiğini bilin; riskli akran çevresi en güçlü tetikleyicilerden biridir.
- Kendi öfkenizi yönetin; sakin kalamadığınız anlarda ara verip sonra konuşun.
Öfkeyi yönetme teknikleri için öfke kontrolü yazımıza bakabilirsiniz; çocuğunuzda kaygı belirtileri de varsa çocuklarda anksiyete bozuklukları yazımız yardımcı olur.
Davranım Bozukluğu Geçer mi?
Davranım bozukluğunun gidişi başlangıç yaşına, eşlik eden sorunlara ve tedaviye erişime göre değişir. Ergenlikte başlayan olguların çoğu yetişkinliğe girerken düzelir. Çocuklukta başlayan ve tedavi edilmeyen olgularda ise okul terki, madde kullanımı, suça karışma ve yetişkinlikte antisosyal kişilik bozukluğu riski artar.[2]
İyi haber şudur: Erken ve aileyi içine alan tedaviyle çocukların önemli bir kısmında davranışlar belirgin biçimde azalır. Tedaviye ailenin katılımı ve okulla iş birliği, sonucu en çok etkileyen iki etkendir.
Ne Zaman Bir Uzmana Başvurmalısınız?
Çocuğunuz başkalarına ya da hayvanlara zarar veriyor, sık yalan söylüyor ya da çalıyor, eşyalara kasıtlı zarar veriyor, okuldan ya da evden kaçıyor ve bu davranışlar aylardır sürüyorsa çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmanız gerekir. Davranışlar on yaşından önce başladıysa ya da çocuk pişmanlık göstermiyorsa beklemeyin; erken değerlendirme gidişi değiştirir.
Ön fikir için öfke kontrol testi ve dürtü kontrol testi, dikkat sorunlarından şüpheleniyorsanız çocuklarda dikkat eksikliği testi yardımcı olabilir; testler tanı koymaz. Değerlendirme ve tedavi için çocuk ve ergen psikiyatristlerimizden randevu alabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Davranım bozukluğu olan çocuk nasıl anlaşılır?
En az bir yıldır süren saldırganlık, zorbalık, kasıtlı zarar verme, sık yalan, hırsızlık ve evden ya da okuldan kaçma gibi davranışların bir arada görülmesiyle anlaşılır. Kesin tanıyı çocuk ve ergen psikiyatristi koyar.
Davranım bozukluğu DEHB ile aynı şey mi?
Hayır. DEHB dikkat, hareketlilik ve dürtüsellikle ilgilidir; davranım bozukluğunda başkalarının haklarını çiğneyen davranışlar vardır. İkisi sık birlikte görülür ve birlikte tedavi edilir.
Davranım bozukluğu ilaçla tedavi edilir mi?
Davranım bozukluğunun kendisi için özel bir ilaç yoktur; temel tedavi ebeveyn eğitimi ve terapidir. Eşlik eden DEHB ya da ağır saldırganlıkta hekim ilaç ekleyebilir.
Davranım bozukluğu kalıtsal mıdır?
Kalıtsal yatkınlık riski artırır ama tek başına belirleyici değildir. Aile ortamı, disiplin biçimi, travma ve akran çevresi gidişi en az kalıtım kadar etkiler.
Davranım bozukluğu büyüyünce geçer mi?
Ergenlikte başlayan olguların çoğu yetişkinliğe girerken düzelir. Çocuklukta başlayan ve tedavi edilmeyen olgularda sorunlar sürebilir; erken tedavi gidişi belirgin biçimde iyileştirir.
Davranım bozukluğu için hangi doktora gidilir?
Çocuk ve ergen psikiyatristine başvurulur. Değerlendirmede aile görüşmesi, okul bilgisi ve eşlik eden dikkat, öğrenme ve kaygı sorunlarının taranması yer alır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerine geçmez. Çocuğunuzun davranışları başkalarına zarar veriyor ya da aylardır sürüyorsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Henüz yorum yok; ilk yorumu siz yazabilirsiniz. Düşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.