Ağır bir hastalık, evliliğin en zor sınavlarından biridir. Bu dönemde eşine bakmayan, tedavisiyle ilgilenmeyen ya da onu yalnız bırakan eş, Türk hukukunda boşanma davasında kusurlu sayılabilir. Bu yazıda hasta eşini ihmal eden kocaya karşı hangi yolların açık olduğunu, hangi delillerin işe yaradığını ve bu sürecin ruh sağlığına etkisini anlattık.[1]
İçindekiler · 11 başlık

Yazıda erkek eş örnek alındı, ancak aynı kurallar hastalığında kocasına bakmayan kadın eş için de geçerlidir. Bu yazı genel bilgi verir; kendi durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.
Kanuna Göre Eşler Birbirine Bakmak Zorunda mı?
Evet. Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesine göre eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır; birliğin mutluluğunu da elbirliğiyle sağlamakla yükümlüdür. Hastalık, bu yardım yükümlülüğünün en çok önem kazandığı dönemdir. 186. maddeye göre eşler, birliğin giderlerine de güçleri oranında katılır.[1]
Bu yükümlülük, eşin her bakım işini tek başına üstlenmesi demek değildir; ama hasta eşi ilgisiz bırakmak, tedavisine engel olmak, ilaç ve hastane masraflarından kaçmak ya da ihtiyaç anında ortadan kaybolmak bu görevle bağdaşmaz.
Hasta Eşini İhmal Etmek Boşanma Sebebi midir?
Hastalık döneminde eşine bakmamak kanunda ayrı bir başlık olarak sayılmaz; ancak yargı kararlarında, eşin hastalığıyla ilgilenmemek, tedavisine destek olmamak ve onu yalnız bırakmak "ilgisizlik" kapsamında kusurlu davranış olarak değerlendirilir. Bu nedenle dava çoğunlukla 166. maddedeki evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılır.[1]
166. maddeye göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmek eşlerden beklenemeyecek kadar sarsıldıysa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Hâkim olayları değerlendirip hangi eşin ne ölçüde kusurlu olduğunu belirler; bu kusur değerlendirmesi tazminat ve nafaka kararlarını da doğrudan etkiler.[1]
Kusur, olayların bütününe bakılarak belirlenir. Örneğin evliliğin bozulmasına tamamen diğer eşin davranışları yol açmışsa, fiilen ayrı yaşanan dönemde bakım yapılmaması tek başına kusur sayılmayabilir; ilgisizliğin süresi, biçimi ve delillerle kanıtlanması sonucu belirler.
| Durum | Olası dayanak (TMK) |
|---|---|
| Hastalıkta ilgisizlik, bakımı ve tedaviyi ihmal | m. 166: evlilik birliğinin sarsılması |
| Hasta eşe hakaret, aşağılama, kötü muamele | m. 162: pek kötü ya da onur kırıcı davranış |
| Evi bırakıp dönmeme | m. 164: terk (en az 6 ay, ihtar şartı) |
Koca Evi Terk Ettiyse Ne Olur?
Kanunun 164. maddesine göre eşlerden biri yükümlülüklerinden kaçmak için diğerini terk eder ya da haklı sebep olmadan ortak konuta dönmezse, ayrılık en az altı ay sürmüş ve hâkimin yaptığı ihtar sonuçsuz kalmışsa terk edilen eş dava açabilir. İhtar talebi, terkin dördüncü ayı dolmadan yapılamaz.[1] Terk süresi dolmasa bile ilgisizlik, 166. madde kapsamında ayrıca ileri sürülebilir.
Bu Davada Hangi Deliller İşe Yarar?
Boşanma davasında iddia edilen olayların kanıtlanması gerekir; yalnız anlatmak çoğu zaman yeterli olmaz. Hastalık döneminde ihmali gösteren belgeler ve tanıklar bu yüzden çok önemlidir. Hukuka uygun yollarla elde edilmiş deliller mahkemeye sunulabilir; tanık beyanları da bu davalarda sık kullanılan delillerdendir.[3]
- Hastane yatış kayıtları, refakatçi bilgileri ve kontrol randevularına kimlerin eşlik ettiğini gösteren belgeler.
- Bakımı üstlenen yakınlar, komşular ya da sağlık çalışanları gibi tanıklar.
- İlaç ve tedavi masraflarının kim tarafından karşılandığını gösteren ödeme kayıtları.
- Eşin ilgisizliğini ya da onur kırıcı sözlerini gösteren mesajlar.
Hangi delilin nasıl sunulacağı ve gizli kayıtların hukuka uygun olup olmadığı gibi konularda avukatınıza danışın; hukuka aykırı elde edilen delil davaya zarar verebilir.
Boşanma Davası Nerede ve Nasıl Açılır?
Boşanma davaları aile mahkemelerinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi bakar. Kanunun 168. maddesine göre yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yerin mahkemesidir. Hasta eş bu sayede kendi yaşadığı yerde dava açabilir.[1]
Dava, olayların ve taleplerin yazıldığı bir dilekçeyle açılır; tazminat ve nafaka talepleri de bu dilekçede belirtilmelidir. Hasta eşin duruşmalara katılması zorsa avukatla temsil edilmesi süreci büyük ölçüde kolaylaştırır. Hastalık nedeniyle kişi kendi işlerini göremiyorsa, davayı vasisi aracılığıyla yürütmesi gerekebilir.
Dava Sürerken Geçim ve Bakım Nasıl Sağlanır?
Kanunun 169. maddesine göre boşanma davası açıldığında hâkim, dava sürdüğü sürece eşlerin barınması, geçimi ve mallarının yönetimi gibi konularda gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır. Hasta ve geliri olmayan eş için bu, uygulamada çoğunlukla tedbir nafakası anlamına gelir. Tedavi masrafları da bu değerlendirmede dikkate alınabilir.[1]
Bakım ihtiyacı ağırsa ailenin dışındaki destekler de araştırılmalıdır. Şartları karşılayan hastalar için evde bakım maaşı ve diğer sosyal hizmetler, sürecin yükünü hafifletebilir.
Hasta Eş Tazminat ve Nafaka Alabilir mi?
Alabilir. Kanunun 174. maddesine göre boşanma yüzünden menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş, kusurlu eşten maddi tazminat; kişilik hakları saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat isteyebilir. Hastalık döneminde yalnız bırakılmak, ağır bir kişilik hakkı saldırısı olarak manevi tazminat değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Tazminatın miktarını hâkim, tarafların kusuru ve ekonomik durumunu birlikte değerlendirerek belirler.[1]

175. maddeye göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer eşten mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Hastalık nedeniyle çalışamayan eş için yoksulluk nafakası bu yüzden çok önemli bir haktır; miktarı hâkim belirler.[1]
Eş Psikiyatrik Bir Hastalık Yaşıyorsa Neler Değişir?
Hasta eşin psikiyatrik bir hastalığı varsa iki konu ayrıca önem kazanır. İlki, kanunun 165. maddesidir: bu madde, akıl hastalığının ortak hayatı çekilmez kıldığı ve geçmeyeceği resmî sağlık kurulu raporuyla saptandığı durumlarda sağlıklı eşe dava açma imkânı verir. Yani bu madde, hasta eşi ihmal eden değil, onu boşamak isteyen eşin dayanabileceği özel bir sebeptir.[1]
İkincisi, hastalık kişinin kendi işlerini yürütmesini engelliyorsa vasi atanması gerekebilir; bu durumda dava süreçlerinde kişiyi vasisi temsil eder. Ayrıntıları vasi tayini yazımızda, psikiyatrik raporların davadaki yerini boşanma davalarında psikolojik raporlar yazımızda ve hastaların yasal hakları rehberimizde anlattık.
İhmal Şiddete Dönüşürse Ne Yapılmalı?
İhmal; aşağılama, tehdit, ilaçlara ya da paraya erişimi engelleme gibi davranışlarla birlikte geliyorsa bir şiddet biçimi olabilir. 6284 sayılı Kanun şiddeti fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddeti kapsayacak biçimde tanımlar ve koruma kararları için başvuru yolu açar.[2] Psikolojik şiddetin belirtilerini ayrıca anlattık.
Böyle bir durumda polise, jandarmaya ya da Cumhuriyet savcılığına başvurabilir; Alo 183 Sosyal Destek Hattı'ndan bilgi alabilir, KADES uygulamasını kullanabilirsiniz. Hayati tehlike varsa beklemeden 112'yi arayın.
Hastalıkta Yalnız Bırakılmak Ruh Sağlığını Nasıl Etkiler?
Ciddi hastalık tanısı almış yetişkinlerde yapılan bir çalışmada, tanıdan sonra eşinden ayrılan ya da boşanan kadın hastaların oranı %20,8, erkek hastaların oranı ise %2,9 bulundu; yani kadınlar yaklaşık altı kat daha sık yalnız bırakılıyordu.[4] Aynı çalışmada yalnız kalan hastaların tedaviye katılımının ve yaşam kalitesinin olumsuz etkilendiği bildirildi.
Hastalıkla birlikte gelen ihmal; değersizlik, öfke, utanç ve yalnızlık duygularını derinleştirebilir, depresyon riskini artırabilir. Bakımı üstlenen yakınlar da yoğun bir yük altına girer; aile içi bakım verenlerde hem beden hem ruh sağlığı sorunlarının arttığı gösterilmiştir.[5] Bakım veren yakınlar için önerileri bakım veren tükenmişliği yazımızda bulabilirsiniz.
Boşanma Kararı Vermeden Önce Nelere Dikkat Edilmeli?
Hastalık döneminde boşanma kararı vermek hem duygusal hem pratik açıdan ağırdır. Karar vermeden önce tedavinizin ve bakımınızın kesintiye uğramaması için bir plan yapın, güvendiğiniz bir yakınınızı sürece dahil edin ve bir avukattan hukuki durumunuz hakkında görüş alın. Avukat ücreti karşılayamayanlar baroların adli yardım bürolarına başvurabilir.
Duygularınızı ve seçeneklerinizi netleştirmek için Evliliğimi Kurtarmalı mıyım Yoksa Boşanmalı mıyım Testi ve depresyon testi bir başlangıç olabilir; bu testler karar vermez ve tanı koymaz. Bu süreçte destek almak için deneyimli psikolog ve psikiyatristleri uzman sayfamızda bulabilirsiniz. Boşanmanın çocuklara etkisini de yaşa göre rehberimizde anlattık.
Sık Sorulan Sorular
Hasta eşine bakmayan koca kusurlu sayılır mı?
Hastalık döneminde eşiyle ilgilenmemek, tedavisine destek olmamak ve onu yalnız bırakmak yargı kararlarında kusurlu davranış olarak değerlendirilebilir. Kusurun derecesine hâkim, somut olaya göre karar verir.[1]
Bu davada anlaşmalı boşanma mümkün mü?
Evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler boşanma ile mali sonuçları üzerinde anlaşıyorsa anlaşmalı boşanma mümkündür; bu da 166. madde kapsamındadır. Hasta eşin haklarının korunması için protokolün avukat desteğiyle hazırlanması önerilir.[1]
Hastalık masraflarını kim öder?
Eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılır. Dava sürerken hâkim geçim için geçici önlem alabilir; boşanmadan sonra ise yoksulluk nafakası gündeme gelebilir.[1]
Koca hasta eşini boşayabilir mi?
Hastalık tek başına boşanma sebebi değildir. Akıl hastalığında ise 165. madde, hastalığın geçmeyeceği resmî sağlık kurulu raporuyla saptanırsa ve ortak hayat çekilmez hâle gelmişse dava açılmasına imkân verir.[1]
Boşanmadan sonra hasta eşin bakımından kim sorumlu olur?
Boşanmayla eşler arasındaki yardım yükümlülüğü sona erer; şartları varsa yoksulluk nafakası devam eder. Kanunun 364. maddesine göre herkes, yardım etmezse yoksulluğa düşecek üstsoyuna, altsoyuna ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür; bu yüzden yetişkin çocuklar ve diğer yakınlar da destek yükümlülüğü altına girebilir.[1]
Manevi tazminat için ne kanıtlanmalı?
Boşanmaya yol açan olayların kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı ve karşı tarafın bu olaylarda kusurlu olduğu gösterilmelidir. Hastalık döneminde aşağılanma, terk edilme ya da tedaviye engel olunması bu kapsamda değerlendirilebilir.[1]
Hasta eş yalnız kaldığında nereden yardım alabilir?
Alo 183 Sosyal Destek Hattı, bulunduğunuz ilin sosyal hizmet merkezi ve baroların adli yardım büroları ilk başvuru noktalarıdır. Yalnızlık ve çökkünlük sürüyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek almak da iyileşmenin parçasıdır; yalnızlık testi duygularınızı adlandırmanıza yardımcı olabilir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Boşanma, tazminat ve nafaka konusundaki haklarınız somut olaya göre değiştiği için bir avukata danışın.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Henüz yorum yok; ilk yorumu siz yazabilirsiniz. Düşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.