Depresyon Hakkında Sık Sorulan Sorular

Çökkünlük, isteksizlik, umutsuzluk ve tedavi süreci hakkında sorular. Bu başlıkta 39 soru yanıtlandı.

Kendimi değersiz hissediyorum, bu depresyon belirtisi mi? Kendimi değersiz hissediyorum, bu depresyon belirtisi mi?

Olabilir. Değersizlik ya da aşırı suçluluk hissi, depresyon tanısında aranan belirtilerden biridir. Ancak tek başına depresyon demek değildir; uzun süredir düşük öz saygıyla yaşayan kişiler de kendini değersiz hissedebilir. Belirleyici olan, bu hissin ne kadar sürdüğü ve hayatınızı ne kadar etkilediğidir.

Değersizlik hissine aşağıdakiler eşlik ediyor ve en az iki haftadır sürüyorsa depresyon açısından değerlendirme gerekir:

Yanıtın tamamını oku
Kimseyle konuşmak istemiyorum, neden böyle hissediyorum? Kimseyle konuşmak istemiyorum, neden böyle hissediyorum?

Herkesin zaman zaman yalnız kalmaya ihtiyacı vardır; yorgun ya da kırgın olduğumuzda geri çekilmek doğaldır. Ancak bu isteksizlik iki haftadan uzun sürüyor, eskiden keyif aldığınız şeylerden de uzaklaşıyorsanız ve keyifsizlik, uyku ya da iştah değişiklikleri eşlik ediyorsa, depresyonun bir işareti olabilir.

Kimseyle konuşmak istememenin birçok nedeni olabilir:

Yanıtın tamamını oku
Bipolar bozukluk nedir, normal duygu değişimlerinden farkı ne? Bipolar bozukluk nedir, normal duygu değişimlerinden farkı ne?

Bipolar bozukluk, kişinin ruh hâlinde, enerjisinde ve etkinlik düzeyinde belirgin dönemler hâlinde değişim görülen bir tablodur. Bu değişimler günlük iniş çıkışlardan farklıdır ve tanınması tedaviyi doğrudan belirler.

Farkı nasıl anlarsınız? Üç ölçüt işinizi görür.

Yanıtın tamamını oku
Hiçbir şeyden zevk almıyorum, eskiden sevdiğim şeyler bile, bu ne demek? Hiçbir şeyden zevk almıyorum, eskiden sevdiğim şeyler bile, bu ne demek?

Tarif ettiğiniz şeyin bir adı var: zevk alamama. Ruh sağlığı alanında anhedoni denir ve depresyonun en ayırt edici belirtilerinden biridir. Kişi üzgün olmayabilir bile; asıl yakınma, eskiden tat veren şeylerin artık boş gelmesidir. Müzik dinlersiniz ama dokunmaz, sevdiğiniz yemeği yersiniz ama tatsızdır, arkadaşlarınızla olursunuz ama içinde değilsinizdir.

Bu belirti iki parçada incelenir. Birincisi beklenti tarafı: bir şeyi yapmadan önce ona karşı istek duyma. İkincisi ise yaşama tarafı: yaparken keyif alma. Depresyonda genellikle önce beklenti tarafı zayıflar. Kişi "gitsem iyi olur ama hiç içimden gelmiyor" der; gittiğinde ise beklediğinden daha iyi hissedebilir. Bu ayrım tedavi açısından önemlidir, çünkü isteği beklemeden harekete geçmek çoğu zaman işe yarar.

Yanıtın tamamını oku
Menopoza girdim, ruh hâlim çok değişti, bu geçici mi? Menopoza girdim, ruh hâlim çok değişti, bu geçici mi?

Bu dönemdeki duygudurum değişiklikleri çok yaygındır ve çoğu kadında zamanla hafifler. Ancak "geçici" demek her zaman "kendiliğinden düzelecek, bir şey yapmaya gerek yok" anlamına gelmez. Bazı tablolar desteklenmeyi gerektirir.

Önce dönemi netleştirelim. Menopoz, âdet görmenin tamamen sona ermesidir; asıl zorlanma genellikle ondan önceki geçiş döneminde yaşanır. Bu geçiş yıllar sürebilir ve hormon düzeylerinin dalgalanmasıyla belirginleşir. Bu dalgalanma, beyinde duygudurumu düzenleyen sistemleri de etkiler. Yani "kafanızda kurmuyorsunuz", biyolojik bir zemini var.

Yanıtın tamamını oku
Ailem depresyonuma inanmıyor, 'kendini topla' diyorlar, ne yapmalıyım? Ailem depresyonuma inanmıyor, 'kendini topla' diyorlar, ne yapmalıyım?

Bu durum çok yaygın ve gerçekten yıpratıcı; çünkü zaten zor olan bir tabloyu, anlaşılmama yüküyle birlikte taşımak zorunda kalıyorsunuz. Birkaç açıdan ele alalım.

Önce şunu netleştirelim: depresyon bir irade sorunu değildir. Uyku, iştah, enerji, dikkat ve keyif alma gibi işlevleri etkileyen bir tablodur ve bunlar isteyerek düzeltilebilen şeyler değildir. "Kendini topla" demek, bacağı kırık birine "yürüyüver" demek gibidir.

Yanıtın tamamını oku
Depresyon ilacı kullanmadan sadece terapiyle iyileşebilir miyim? Depresyon ilacı kullanmadan sadece terapiyle iyileşebilir miyim?

Birçok kişide evet. Bu, depresyonun şiddetine ve tablonun özelliklerine bağlı bir karardır; tek bir cevap yoktur ama net bir çerçeve vardır.

Hafif ve orta düzey depresyonda, psikoterapi tek başına etkili olabilir ve birçok rehberde ilk seçenekler arasında yer alır. Bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası terapi bu alanda en iyi desteklenen yöntemlerdir. Bu tablolarda terapiyle alınan sonuç, ilaçla alınan sonuca yakındır ve bir avantajı vardır: terapi, biten tedaviden sonra da koruyucu etkisini sürdürme eğilimindedir, çünkü kişi beceri kazanır.

Yanıtın tamamını oku
Sabahları kalkamıyorum, her şey anlamsız geliyor, bu depresyon belirtisi mi? Sabahları kalkamıyorum, her şey anlamsız geliyor, bu depresyon belirtisi mi?

Tarif ettiğiniz iki belirti de depresyonun sık görülen bulgularından. Özellikle "her şey anlamsız geliyor" ifadesi dikkate değer; çünkü depresyonun en ayırt edici belirtilerinden biri, daha önce keyif veren şeylerden zevk alamamaktır.

Depresyondan söz edebilmek için belirtilerin en az iki hafta boyunca, günün büyük bölümünde ve neredeyse her gün sürmesi beklenir. Aranan belirtiler şunlardır: çökkün ruh hâli, ilgi ve keyif kaybı, iştahta ve kiloda değişim, uyku bozukluğu (uyuyamama ya da aşırı uyuma), yorgunluk ve enerji kaybı, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, dikkat toplama ve karar verme güçlüğü, hareketlerde yavaşlama ya da huzursuzluk, ölüm ve yaşamı sonlandırma düşünceleri. Bu belirtilerin birkaçı bir arada ve işlevi bozacak düzeydeyse değerlendirme gerekir.

Yanıtın tamamını oku
Depresyon kendiliğinden geçer mi, tedavi almadan iyileşir miyim? Depresyon kendiliğinden geçer mi, tedavi almadan iyileşir miyim?

Bir kısmında geçer, ama bu beklemenin iyi bir plan olduğu anlamına gelmez. Hafif şiddetteki bazı depresyon tabloları aylar içinde kendiliğinden hafifleyebilir. Buna karşılık tedavi görmeyen bir depresyon ortalama olarak çok daha uzun sürer, daha fazla yıpratır ve tekrarlama olasılığı daha yüksektir. Yani soru "geçer mi" değil, "ne pahasına ve ne kadar sürede" olmalıdır.

Beklemenin görünmeyen maliyeti şudur. Depresyon sürdükçe iş ya da okul performansı düşer, ilişkiler zarar görür, kişi sosyal ortamlardan çekilir. Çekildikçe keyif veren etkinlikler azalır, azaldıkça duygudurum daha da düşer. Uyku ve iştah bozulur, hareket azalır. Bir kısım kişi bu dönemde alkol ya da madde kullanımına yönelir. Yani depresyon yalnız zaman almakla kalmaz, kendi kendini besleyen bir çember kurar.

Yanıtın tamamını oku

Buradaki yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz.