Aklıma çok kötü düşünceler geliyor, kötü biri miyim?
Hayır, kötü biri değilsiniz. Bu soruyu sorabiliyor olmanız zaten bunun kanıtı. Anlatalım.
Bu düşünceler herkeste olur
İstenmeyen ve rahatsız edici düşünceler, insan zihninin olağan bir ürünüdür. Araştırmalar, hiçbir ruhsal tanısı olmayan kişilerin büyük çoğunluğunun zaman zaman şiddet, cinsellik ya da dine ilişkin istenmeyen düşünceler yaşadığını göstermiştir. Yani bu düşünceleri yaşamak yaygındır.
Fark, düşüncenin varlığında değil, ona verilen tepkidedir. Çoğu kişi bu düşünceleri "tuhaf bir şey geldi aklıma" diye geçiştirir ve düşünce kendiliğinden kaybolur. Takıntı tablosunda ise kişi düşünceyi ciddiye alır: "Bunu düşündüysem demek ki böyle biriyim." Bu yorum yoğun kaygı ve utanç yaratır, kişi düşünceyi bastırmaya çalışır ve tam da bu çaba düşünceyi büyütür.
Bastırmanın neden işe yaramadığını basit bir deneyle görebilirsiniz: bir dakika boyunca beyaz bir ayıyı düşünmemeye çalışın. Sonuç bellidir. Zihin, kaçınmaya çalıştığınız içeriği izlemek zorunda kalır ve böylece onu sürekli gündemde tutar.
Tipik özellikler ve biçimler
Bu düşüncelerin tipik özellikleri şunlardır:
- İstemsiz gelirler
- Kişinin değerleriyle taban tabana zıttırlar
- Yoğun rahatsızlık verirler ve kişi onlardan tiksinir. Tam da bu nedenle bir tehlike göstergesi değildirler. Gerçekten zarar verme eğilimi olan kişiler bu düşüncelerden rahatsız olmaz; sizin rahatsız olmanız
- Değerlerinizin yerinde olduğunu gösterir
Sık görülen biçimler:
- Yakınına zarar verme düşünceleri
- Yeni doğmuş bebeğine zarar verme düşünceleri (doğum sonrası dönemde oldukça yaygındır)
- Yüksek bir yerden atlama ya da birini itme dürtüsü hissi
- Dinî içerikli saygısız düşünceler
- Cinsel içerikli istenmeyen imgeler
- Kendi yönelimine dair kuşku döngüleri
- Hastalık bulaştırma düşünceleri
Tabloyu ne sürdürür?
Tabloyu sürdüren şey, düşünceye verilen tepkidir: zihinsel olarak dua ederek ya da sayarak nötrleştirmeye çalışmak, kendini sürekli sınamak ("acaba yapar mıyım?"), bıçakları saklamak, bebeğiyle yalnız kalmaktan kaçınmak, sürekli güvence istemek ("ben kötü biri değilim değil mi?"), internette araştırmak. Bu davranışların her biri kısa vadede rahatlatır, uzun vadede döngüyü besler.
Tedavi ve kendi yapabilecekleriniz
Tedavi tam da bunu hedefler. Maruz bırakma ve tepki önleme yöntemiyle, düşünceyle karşılaşıp nötrleştirme davranışını yapmamak çalışılır. Kabul temelli yaklaşımlar da etkilidir: düşünceyi bir gerçek olarak değil, gelip geçen bir zihinsel olay olarak görmeyi öğretir. Gerekli görülürse hekim değerlendirmesiyle ilaç tedavisi eklenir.
Kendi başınıza yapabilecekleriniz: düşünceyi bastırmaya çalışmayın, geldiğinde "yine bir takıntı düşüncesi geldi" deyip etiketleyin ve yapmakta olduğunuz işe dönün. Güvence isteme sayınızı kademeli azaltın. İnternette araştırmayı bırakın. Kaçındığınız durumlara kademeli geri dönün.
Doğum sonrası dönem
Doğum sonrası dönemde bu düşünceler yaşayan anneler için ayrı bir not: bu çok yaygındır ve kimseye anlatamamak yükü ağırlaştırır. Bunu bir uzmanla konuşmak, hem rahatlatıcı hem tedavi edicidir. Utanmanız gereken bir şey değildir.
Ne zaman uzmana başvurmalı?
Şu durumlarda uzmana başvurun:
- Düşünceler günün önemli bir bölümünü kaplıyorsa
- Kaçınma davranışları başladıysa
- Günlük işlerinizi etkiliyorsa
- Yoğun kaygı ve utanç yaşıyorsanız
- Uyku ve iştahınız bozulduysa
- Çökkünlük eklendiyse
Bu tablo tedaviye iyi yanıt verir ve anlatmanız için hazırlıklı bir uzman bulunur.
Bu konuda ücretsiz testler
Birkaç dakikada çözebilir, kendinizi daha iyi tanıyabilirsiniz. Testler tanı koymaz.
OKB Testi
Takıntılı düşünceler, tekrarlayan kontrol ve temizlik davranışları sizi yoruyorsa bu test, günlük yaşamın...
6 dk · ÜcretsizTesti çöz
Mikrop Kapma Korkusu Testi
Hijyen alışkanlıklarınızın ve bulaşma endişelerinizin günlük yaşam konforunuz üzerindeki etkilerini keşfe...
8 dk · ÜcretsizTesti çöz
Temizlik Hastası mıyım Testi?
Günlük temizlik alışkanlıklarınızın yaşam kalitenizi nasıl etkilediğini merak ediyor musunuz? Bu test, hi...
4 dk · ÜcretsizTesti çöz
Bu yanıt genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz. Belirtileriniz sürüyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurun. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın.
