Çocuk ve Ergen Hakkında Sık Sorulan Sorular
Çocuk gelişimi, ergenlik, okul sorunları ve ebeveyn tutumları. Bu başlıkta 120 soru yanıtlandı.
Ergen çocuğum bana hiçbir şey anlatmıyor, odasından çıkmıyor, endişelenmeli miyim?
bir miktar mesafe ergenliğin olağan bir parçasıdır, ancak bazı işaretler varsa dikkat gerekir. İkisini ayırt etmek için nelere bakacağınızı anlatalım.
Önce neden böyle olduğunu anlayalım. Ergenlik, kimlik kurma dönemidir. Bu dönemde gencin ebeveynden ayrışması, kendine ait bir alan yaratması ve akran ilişkilerini öne alması gelişimsel olarak beklenen bir şeydir. Odaya çekilmek çoğu zaman "seni istemiyorum" değil, "kendime alan açıyorum" anlamına gelir. Ayrıca bu yaşta uyku düzeni doğal olarak kayar; geç yatıp geç kalkmak biyolojik bir değişimdir.
Yanıtın tamamını oku
Çocuğum okula gitmek istemiyor, her sabah ağlıyor, ne yapmalıyım?
Bu tablo düşündüğünüzden yaygın ve çoğu zaman çözülebilir. Önce şunu bilin: sabah ağlamaları genellikle tembellik ya da inatçılık değildir; altında çoğunlukla kaygı vardır.
İlk adım nedenin ne olduğunu anlamaktır, çünkü çözüm nedene göre değişir. Sık görülen nedenler şunlardır. Ayrılık kaygısı: özellikle okul öncesi ve ilkokulun ilk yıllarında, anneden ya da babadan ayrılmak zorlayıcıdır. Okulda yaşanan bir zorluk: akran zorbalığı, dışlanma, arkadaş bulamamak, bir öğretmenden korkmak. Akademik zorlanma: okuma güçlüğü, dikkat sorunları, sınıfın gerisinde kalma hissi. Bedensel bir mesele: tuvalet kullanmakla ilgili utanç, yemek yeme sorunları. Evdeki bir değişiklik: taşınma, kardeş doğumu, ayrılık süreci, ailede hastalık ya da kayıp. Bir de kaygının bedensel görünümü: karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı. Bu şikâyetler gerçektir, uydurma değildir; ancak hafta sonları kaybolması kaygı kaynaklı olduğunu düşündürür.
Yanıtın tamamını oku
Çocuk sesiyle konuşma ve zaman boşlukları neden olur?
Yazdıkların "tuhaf" değil, dikkat edilmesi gereken belirtiler ve bunları fark edip sorman çok değerli. Kontrol dışı konuşma, farklı bir ses tonu ve zaman boşlukları en çok zihnin yoğun stres karşısında kendini korumak için "kopma" yaşadığı durumlarda görülür; ama bazı nöbet türleri gibi tıbbi nedenler de aynı tabloya yol açabilir. Hangisi olduğunu ancak seni yüz yüze dinleyen bir çocuk ve ergen psikiyatristi anlayabilir. Bunu tek başına taşıma; bugün güvendiğin bir yetişkine anlat.
Bazen kontrolün dışında konuştuğunu, bu konuşmaların çoğunlukla bir çocuğun sesine benzediğini fark ediyorsun. Bir de zaman boşlukları yaşıyorsun: kendini bilmediğin sokaklarda ya da ne zaman başladığını hatırlamadığın bir işi yaparken buluyorsun. Bunlar insanı gerçekten şaşırtan, hatta korkutan deneyimler. Fark etmen ve sorman, işin en önemli adımı.
Yanıtın tamamını oku
Ergen çocuğum gizlice ve aşırı yemek yiyor; bu bir yeme bozukluğu olabilir mi?
Kızınızda fark ettiğiniz davranışlar ve onun kendini kötü hissettiğini söylemesi, mutlaka ciddiye alınması gereken işaretler. Anlattığınız tablo, tıkınırcasına yeme bozukluğu ya da başka bir yeme bozukluğuyla ilişkili olabilir. Doğru değerlendirme için bir uzmana başvurmanız çok önemli.
Tıkınırcasına yeme bozukluğu nedir? Kısa bir süre içinde, çoğu kişinin yiyebileceğinden çok daha fazla miktarda yemek yeme ve bu sırada yemeyi kontrol edemediği hissi yaşama ile kendini gösterir. Bu ataklara sıklıkla şunlar eşlik eder:
Yanıtın tamamını oku
Çocuğum saçını yoluyor ya da cildini koparıyor; ne yapmalıyım?
Kızınızın yaşadığı durum, tıpta trikotilomani olarak adlandırılan saç yolma bozukluğu ve dermatilomani olarak bilinen deri koparma bozukluğu ile uyumlu görünüyor. Bu davranışlar "bedene odaklı tekrarlayıcı davranışlar" grubunda yer alır ve çocuklarda ve ergenlerde sanıldığından daha sık görülür. İyi haber şu ki etkili tedavi yöntemleri vardır.
Bu davranışlar neden olur? Bedene odaklı tekrarlayıcı davranışlar genellikle şu durumlarda ortaya çıkar ya da artar:
Yanıtın tamamını oku
Çocuğumun kusma korkusu var, bu yüzden yemek yemiyor; ne yapmalıyım?
Kızınızın yaşadığı korku ve bunun yemek yemesini, okul hayatını etkilemesi sizi çok endişelendirmiş olmalı. Anlattığınız durum, emetofobi olarak bilinen kusma fobisiyle uyumlu görünüyor. Bu fobi çocuklarda sanıldığından daha yaygındır ve genellikle bir mide virüsü ya da kusma deneyiminden sonra başlayabilir. İyi haber şu ki doğru tedaviyle iyileşme mümkündür.
Emetofobide çocuklarda şu belirtiler görülebilir:
Yanıtın tamamını oku
Çocuğumda OKB olabilir mi? Belirtileri neler?
Evet, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) çocuklarda da görülür ve genellikle okul çağında başlayabilir. Oğlunuzda anlattığınız belirtiler, OKB'yi düşündürebilecek özellikler taşıyor. Bu nedenle bir uzman değerlendirmesi almanız çok yerinde olacaktır.
OKB iki temel bileşenden oluşur:
Yanıtın tamamını oku
Otizmli 17 yaşındaki oğlum için psikolog mu, psikiyatrist mi?
Ergenlik dönemi, otizm spektrumundaki gençler için özellikle zorlayıcı olabilir. Sosyal ilişkilerin karmaşıklaşması, okul baskısı ve geleceğe dair belirsizlikler kaygı ve öfkeyi artırabilir. Oğlunuzun yalnızlığını dile getirebilmesi ise çok değerli; bu, destek almaya açık olduğunu gösteriyor.
Psikolog mu, psikiyatrist mi? Oğlunuzun durumunda her iki uzmanın da önemli rolleri vardır ve çoğu zaman birlikte çalışmaları en iyi sonucu verir.
Yanıtın tamamını oku
7 yaşındaki kızım sürekli aynı şeyleri tekrarlıyor; bu otizm ya da OKB belirtisi olabilir mi?
Kızınızın tekrarlayan davranışları sizi endişelendirmiş olmalı. Bu tür tekrarlar farklı nedenlerden kaynaklanabilir ve doğru değerlendirme için bir uzmana başvurmanız faydalı olacaktır.
Tekrarlayan söz ve sorular şu durumlarda görülebilir:
Yanıtın tamamını oku
Aşılar otizme neden olur mu?
Bu endişe, özellikle ailesinde otizmli bir çocuk olan ebeveynler arasında çok yaygın. Çocuklarınızın sağlığını korumak istemeniz çok anlaşılır. Bu konudaki bilimsel bilgileri sizinle paylaşalım.
Aşılar otizme neden olmaz. Bu konu, dünya genelinde milyonlarca çocuğu kapsayan çok sayıda büyük ölçekli araştırmayla incelenmiştir. Bu araştırmaların hiçbirinde aşılar ile otizm arasında bir ilişki bulunmamıştır. Aşılı ve aşısız çocuklarda otizm görülme sıklığı benzer bulunmuştur.
Yanıtın tamamını oku
Çocuğuma otizm tanısı kondu; rapor alıp ücretsiz özel eğitimi nasıl alırım? Çevremden gizlemeli miyim?
Oğlunuzun tanısını öğrenmek sizin için zor bir süreç olmuş olmalı. Ancak erken yaşta tanı alması, ona sağlanacak destek açısından çok önemli bir avantaj. Erken başlanan özel eğitim, otizmli çocukların iletişim, dil ve sosyal becerilerinin gelişiminde belirgin fark yaratır.
Devlet destekli özel eğitim süreci genel olarak şu adımlardan oluşur:
Yanıtın tamamını oku
2 yaşındaki çocuğum konuşmuyor, otizm şüphesi var; nereye başvurmalıyım?
Farklı görüşler duymak ve belirsizlik içinde beklemek çok yorucu olmalı. Bu durumda kapsamlı bir değerlendirme almanız, hem kafanızdaki soruları netleştirmek hem de oğlunuza en uygun desteği sağlamak için çok önemli.
Konuşma gecikmesinin farklı nedenleri olabilir:
Yanıtın tamamını oku
Otizm belirtileri nelerdir? Çocuğumda otizm olup olmadığını nasıl anlarım?
Endişenizi dile getirmeniz ve erken dönemde bilgi aramanız çok önemli. Otizm spektrum bozukluğunda erken tanı ve erken müdahale, çocuğun gelişimi üzerinde büyük fark yaratır. "Erkek çocuklar geç konuşur" diye beklemek yerine bir değerlendirme almanız en doğru yaklaşım olacaktır.
Otizm spektrum bozukluğu, sosyal iletişim ve etkileşimde güçlükler ile tekrarlayıcı davranışlar ve sınırlı ilgi alanlarıyla kendini gösteren nörogelişimsel bir durumdur. "Spektrum" kelimesi, belirtilerin çocuktan çocuğa çok farklı düzeylerde görülebileceğini ifade eder.
Yanıtın tamamını oku
Çocuğuma DEHB ilacı önerildi; güvenli mi, bağımlılık yapar mı?
Çocuğunuza ilaç başlanması kararı karşısında endişelenmeniz çok doğal. İnternette bu konuda pek çok yanlış ve korkutucu bilgi bulunuyor. Size bilimsel bilgiler ışığında yol göstermeye çalışalım.
DEHB ilaçları nasıl etki eder? DEHB tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar, metilfenidat gibi uyarıcı ilaçlardır. Bu ilaçlar, beyinde dikkat ve dürtü kontrolüyle ilgili kimyasal ileti sistemlerini düzenler. Bunun yanında uyarıcı olmayan ilaçlar da bazı çocuklarda tercih edilebilir.
Yanıtın tamamını oku
Çok oyun oynamak ya da ekran kullanımı dikkat eksikliğine neden olur mu?
Bu çok sık sorulan ve kafa karıştırıcı bir konu. Ekran kullanımı ile dikkat sorunları arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışalım.
Oyunlar ve ekranlar DEHB'ye neden olur mu? Bilimsel araştırmalar, ekran kullanımının tek başına dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHB) neden olduğunu göstermemektedir. DEHB, büyük ölçüde genetik yönü olan ve beyin gelişimiyle ilgili bir durumdur. Ancak bu, ekranların dikkat üzerinde hiçbir etkisi olmadığı anlamına gelmez.
Yanıtın tamamını oku
Dikkat eksikliği genetik mi, psikolojik mi? Hastalık sayılır mı?
Çevrenizden gelen bu farklı yorumlar, DEHB konusunda toplumda ne kadar yanlış bilgi olduğunu gösteriyor. Bu karışıklığı gidermeye çalışalım.
DEHB nedir? Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, beyin gelişimini etkileyen nörogelişimsel bir durumdur. Yani beynin dikkat, planlama, dürtü kontrolü ve aktivite düzeyiyle ilgili bölgelerinin gelişimi ve çalışmasındaki farklılıklardan kaynaklanır. Bu durum uluslararası tanı sistemlerinde tanımlanmış, bilimsel olarak kabul edilmiş bir tanıdır.
Yanıtın tamamını oku
Ergen kızımda DEHB olabilir mi? Kızlarda DEHB farklı mı görünür?
Evet, kızlarda da DEHB görülür ve sizin gözlemleriniz çok önemli bir noktaya işaret ediyor: Kızlarda DEHB çoğu zaman farklı şekilde ortaya çıkar ve bu nedenle sıklıkla gözden kaçar ya da geç fark edilir.
DEHB'nin üç farklı görünümü vardır:
Yanıtın tamamını oku
Çocuğumda DEHB olabileceğini nasıl anlarım?
Bu soru, ebeveynlerin en sık sorduğu sorulardan biridir. Küçük çocukların hareketli olması, dikkatlerinin kolay dağılması ve sabırsız davranması gelişimin normal bir parçasıdır. Ancak bazı çocuklarda bu özellikler yaşına göre beklenenden çok daha belirgin ve günlük hayatı zorlaştıracak düzeydedir. Bu durumda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) akla gelebilir.
DEHB'nin üç temel belirti grubu vardır:
Yanıtın tamamını oku
Ergen çocuğumuz ruhsal bir kriz yaşadı; bundan sonra aile olarak nasıl toparlanırız?
Çocuğunuzun ruhsal bir kriz yaşaması, bir aile için yaşanabilecek en zor deneyimlerden biridir. Sarsılmış ve korkmuş hissetmeniz çok doğal. Bu süreçte hem oğlunuza hem de kendinize destek olmanın yollarını konuşalım.
Kriz sonrası dönemde öncelikli konular:
Yanıtın tamamını oku
4 yaşındaki oğlum kız olmak istediğini söylüyor; ne yapmalıyım?
Bu durum pek çok ebeveynin kafasında soru işaretleri yaratabilir ve sizin de ne yapacağınızı bilememeniz çok anlaşılır. Size gelişimsel bir bakış açısıyla yol göstermeye çalışalım.
Okul öncesi dönemde çocuklar, cinsiyet ve kimlik kavramlarını yeni yeni anlamaya başlar. Bu yaşta pek çok çocuk, farklı rolleri, kıyafetleri ve oyunları deneyerek dünyayı keşfeder. Erkek çocukların bebeklerle oynaması, elbise giymek istemesi ya da kız olmak istediğini söylemesi, kız çocukların da benzer şekilde erkek rolleriyle ilgilenmesi bu yaşta görülebilen davranışlardır. Bu davranışların çocuğun ileride nasıl bir kimlik geliştireceğini öngörmek için tek başına yeterli olmadığını bilmenizde fayda var.
Yanıtın tamamını oku
Mahkeme sürecinde çocuğumun dinlenmesi için çocuk psikoloğu gerekir mi?
Boşanma ve velayet süreçleri çocuklar için oldukça stresli olabilir. Çocuklarınızın bu süreçten en az etkilenmesini istemeniz çok değerli.
Mahkemede çocukların dinlenmesi nasıl olur? Türkiye'de aile mahkemeleri, velayet kararlarında çocuğun üstün yararını gözetir. Çocuğun yaşı ve olgunluğu dikkate alınarak görüşüne başvurulabilir. Bu süreçte genellikle şunlar uygulanır:
Yanıtın tamamını oku
Evde şiddete tanık olan çocuğum için nasıl destek alabilirim?
Hayır, abartmıyorsunuz. Yaşadığınız durumu ciddiye almanız çok önemli. Tartışmalarda eşya kırmak, fırlatmak ve yüksek sesle korku yaratmak, sıradan bir tartışma değildir. Bu davranışlar psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir ve hem sizin hem de oğlunuzun güvenliğini tehdit eder.
Çocuğunuzu etkiler mi? Evet. Bebekler ve küçük çocuklar, konuşamasalar bile çevrelerindeki gerginliği ve korkuyu çok yoğun şekilde hisseder. Şiddete tanık olmak, çocuk doğrudan şiddete maruz kalmasa bile, beyin gelişimini, duygusal güvenlik duygusunu ve ilerleyen yıllarda ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Oğlunuzun ağlamadan donup kalması, yoğun bir korku tepkisi olabilir ve dikkatle takip edilmesi gereken bir işarettir.
Yanıtın tamamını oku
Boşanma sonrası çocuğum babasıyla görüşmek istemiyor; ne yapmalıyım?
Boşanma sonrası bu tür bir durumla karşılaşmak hem sizin hem de oğlunuz için çok zorlayıcı. Çocuğunuzun iyiliğini düşünerek doğru adımı atmak istemeniz çok değerli.
Önce şunu söyleyelim: Boşanma sonrası çocukların bir ebeveynle görüşmek istememesi farklı nedenlerden kaynaklanabilir:
Yanıtın tamamını oku
16 yaşındaki çocuğumda sosyal kaygı var; nasıl yardımcı olabilirim?
Kızınızın yaşadığı zorluklar, sosyal kaygının sık görülen belirtileriyle örtüşüyor. Sosyal kaygı, utangaçlıktan farklıdır. Utangaçlık bir kişilik özelliğidir ve günlük hayatı ciddi şekilde kısıtlamaz. Sosyal kaygı ise kişinin başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme korkusunun o kadar yoğun olduğu bir durumdur ki okul, arkadaşlıklar ve günlük işler belirgin şekilde etkilenir.
Sosyal kaygının belirtileri şunlar olabilir:
Yanıtın tamamını oku
Çocuğumda ağır ayrılık kaygısı var; terapi işe yarar mı?
Oğlunuzun yaşadığı zorluk ve sizin bu süreçte hissettiğiniz yorgunluk çok anlaşılır. Ayrılık kaygısı küçük çocuklarda gelişimin normal bir parçasıdır; ancak 9 yaşında hâlâ bu kadar yoğun şekilde devam etmesi ve günlük hayatı kısıtlaması, ayrılık kaygısı bozukluğunu düşündürebilir. İyi haber şu ki bu durum tedaviye çok iyi yanıt verir.
Terapi işe yarar mı? Evet. Çocuklarda ayrılık kaygısı için en etkili yöntem, bilişsel davranışçı terapidir. Araştırmalar, bu yöntemin çocukların büyük çoğunluğunda belirgin bir iyileşme sağladığını göstermektedir.
Yanıtın tamamını oku
4 yaşındaki çocuğum çok kaygılı, her şeyi kafasına takıyor; bu normal mi?
Küçük çocuklarda korku ve kaygı, gelişimin doğal bir parçasıdır. Okul öncesi dönemde çocuklar dünyayı keşfederken pek çok yeni şeyle karşılaşır ve bazı korkular geliştirmeleri beklenir. Karanlıktan, yabancılardan, hayvanlardan ya da ayrılıktan korkmak bu yaşta oldukça yaygındır.
Ancak bazı durumlarda kaygı, gelişimsel olarak beklenenin ötesine geçebilir. Şu durumlarda bir uzmandan destek almanızı öneririz:
Yanıtın tamamını oku
Çocuğum ekran ve telefon kullandıktan sonra daha öfkeli oluyor; ne yapmalıyım?
Bu gözleminiz pek çok ebeveynin yaşadığı bir durum. Ekran kullanımının çocukların ruh hâli ve davranışları üzerindeki etkisi, son yıllarda en çok konuşulan konulardan biri.
Ekran kullanımı sonrası öfkenin birkaç nedeni olabilir:
Yanıtın tamamını oku
Kızım okulda kolunu çizmiş; kendine zarar veren çocuğa nasıl yaklaşmalıyım?
Bunu öğrenmek bir ebeveyn için çok sarsıcıdır ve şaşkınlık, korku, hatta öfke hissetmeniz son derece doğal. Durumu kötüleştirmekten korkmanız da kızınızı ne kadar önemsediğinizi gösteriyor. Size adım adım yol göstermeye çalışalım.
Önce şunu bilmeniz önemli: Ergenlerde kendine zarar verme davranışı ne yazık ki sanıldığından daha yaygındır. Çoğu zaman yoğun ve baş edilmesi zor duyguları, örneğin üzüntüyü, öfkeyi, kaygıyı ya da boşluk hissini hafifletmenin bir yolu olarak ortaya çıkar. Her zaman intihar isteği anlamına gelmez; ancak intihar riskiyle ilişkili olabileceği için mutlaka ciddiye alınmalı ve bir uzman tarafından değerlendirilmelidir.
Yanıtın tamamını oku
12 yaşındaki kızım birden konuşmayı bıraktı; ne yapmalıyım?
Kızınızın bu ani değişikliği sizi çok korkutmuş olmalı. Önceden konuşkan bir çocuğun aniden konuşmayı bırakması, mutlaka ciddiye alınması ve hızla değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Bu durumun olası nedenleri şunlar olabilir:
Yanıtın tamamını oku
Çocuğum okula gitmeyi reddediyor; zorla mı götürmeliyiz, ara mı vermeliyiz?
Her sabah bu tür bir mücadele yaşamak hem sizin hem de kızınız için çok yıpratıcı olmalı. Okula gitmeyi reddetme, uzmanların sıkça karşılaştığı ve doğru yaklaşımla çözülebilen bir durumdur.
Okul reddinin arkasında genellikle bir kaygı vardır. Bu kaygının nedenleri farklı olabilir:
Yanıtın tamamını okuBuradaki yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz.
